Etiket: Yargı

  • STK’lar brifingli ve paralel yargı kararlarının iptalini istedi

    Diyarbakır’da kendilerine İslami Sivil Toplum Kuruluşları adını veren bir grup sivil toplum kuruluşunun temsilcisi, 28 Şubat mağdurlarına dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yaptı. Merkez Bağlar ilçesindeki Koşuyolu Parkı’nda yapılan açıklamaya, eski Hüda-Par Genel Başkanı ve Diyarbakır bağımsız milletvekili adayı Zekeriya Yapıcıoğlu, İl Başkanı Metin Kaya ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

    Grup adına açıklama yapan İmam Hatip-Der Başkanı Üzeyir Yuva, brifingli ve paralel yargı kararlarının iptal edilmesi, 28 Şubat hükümlülerinin serbest bırakılması ve dönem yargılamalarının yenilenmesi için bir araya geldiklerini belirtti. Yeni bir seçim sürecine girilen bugünlerde, 20-25 Ramazan ayını ve 40-50 bayramı cezaevinde geçiren 28 Şubat hükümlüleri için hiçbir şeyin değişmediğini anlatan Yuva, “Ne kadar ironiktir ki, 28 Şubat’ta darbe yaptığı mahkemece tescil edilip müebbet hapis cezası alan darbeciler ayda bir imza karşılığı salıverilirken darbenin hakiki mağdurları halen cezaevlerinde tutulmaktadırlar. Çocukları babasız, anneleri evlatsız bırakan bu sorunun hemen şimdi çözülmesi gerekmektedir. Unutulmasın ki mazlumların ahı bütün siyasi hesapları ve matematik hesaplarını alt üst edecek bir güce sahiptir. Kendilerini tutuklayanlar tutuklu hale geldiği halde af talebinde bulunmayan, vakur ve onurlu bir duruşla haklarını arayan bu insanların ve bu insanların ailelerinin hak taleplerine kulak vermek ve gereğini yerine getirmek, açıktır ki başta Yargı, Hükümet ve TBMM olmak üzere herkesin üzerine düşen önemli bir görevdir” dedi.

  • Trump’a yargı darbesi

    ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Başkan Donald Trump’ın itirazına rağmen 1 Ocak’tan itibaren transseksüel bireylerin orduya katılmasına izin vereceğini açıkladı.

    Pentagon yaptığı yazılı açıklamada, “Son zamanlarda federal bölge mahkemelerince alınan kararlar doğrultusunda Savunma Bakanlığı, 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren transseksüel bireylerin askerlik hizmeti için başvurularını işleme almaya başlanacağı duyurdu. Adalet Bakanlığından yapılan açıklamada ise söz konusu mahkeme kararlarının temyize götürüleceğini ve Trump yönetiminin aldığı kararın yürürlüğe gireceği ifade edildi.

    ABD’de bazı yerel mahkemeler, Trump’ın transseksüellerin Amerikan ordusuna alınmasını engelleyen kararını kasım ayında iptal etme kararı almıştı.

  • Site cinayeti yargı önünde

    Bursa’nın Mudanya ilçesinde bir sitede işlenen cinayetle ilgili 2 kişinin yargılanmasına başlandı.

    Geçen mart ayında meydana gelen olayda, sitede kapıcılık yapan İbrahim D. ile ev sahibi Hakan K. alkol almaya başladı. Baykal Öztürk’ün (39) eve gelmesiyle 3 kişi arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesiyle İbrahim D., Öztürk’e ateş etti. Baykal Öztürk, ayağından ve bacağından isabet eden kurşunla hayatını kaybetti. Olayın ardından İbrahim D. ve Hakan K. tutuklandı.

    Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten adam öldürmek’ suçundan haklarında müebbet hapis cezası talep edilen 2 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Olay gününü anlatan Hakan K, “Ben Mudanya’daki evimi Hasan Ö.’ye kiraya vermiştim. Polis sürekli onunla alakalı benden bilgi istiyordu. O da 2 günde bir telefonunu ve aracını değiştiriyordu. Eve de birçok arkadaşı geliyordu. Bu sebeple onu evden çıkartmak istedim. Olay günü kendisiyle buluştuk. Bana bir tane anahtar verdi. Diğer anahtarları sorunca ‘elimden aldılar. Sen eve kim gelirse polise şikayet et’ dedi. Bende eve doğru yola çıktım. Site kapıcısı İbrahim beni arayarak, Baykal’ın eve geldiğini söyledi. Ben eve geldiğimde Baykal gitmişti. Av tüfeğimle beraber eve girdim. İbrahim’i de eve çağırmıştım. Oda tüfekle geldi. Televizyonun yerinde olmadığını gördüm. İbrahim’den şüphelendi. Daha sonra beraber alkol almaya başladık. Bir süre sonra hava almak için ikimiz de tüfeklerimizle dışarıya çıktı. İbrahim’i sigara almaya yolladığımdan birkaç dakika sonra Baykal ile birlikte siteye geldi. Eşyaların alınması ile alakalı tartışma çıkınca kavgaya başladılar. İbrahim, bir fırsatta tüfeğini alarak ateş etti. Dizinden yaralanan Baykal düşmedi. Daha sonra Baykal benim tüfeğimi aldı. Ben ona yapıştım. Boğuşurken ikimizde yere düştük. Bu sırada İbrahim Baykal’a ateş etti. Baykal düştü ve vefat etti” dedi.

    “Baykal eline tüfeği alınca bende ateş ettim”

    Diğer sanık İbrahim D. ise, “Hakan ve ben alkol alıyorduk. Bir ara beni sigara almaya yolladı. O esnada Baykal ile karşılaştım. Baykal eve yönelirken, Hakan elindeki iki tüfekle gelerek Baykal’ın ensesine vurdu. Ne yapmak istediklerini sorduğumda ikisi kavgaya başladı. Ben de ayırmaya çalıştım. Boğuşma esnasında Hakan’ın elindeki tüfek patladı. Ama kimse yaralanmamıştı. Sonra Baykal bana yumruk attı. Hakan, ‘Baykal’ın elinde bıçak var’ dedi. Ben de tüfeği aldım. İkimiz de elimizdekileri bırakalım dedim. Baykal o esnada bana vurmaya çalışınca tüfekle dizinden yaraladım. Hakan, Baykal’ın elindeki bıçağı Almaya çalışıyordu. Namluyu Baykal’ın omzuna yaslayarak bırakmasını söyledim. Baykal, Hakan’ın tüfeğini elinden aldı. Ben de ona ateş ettim. Tüfeği alarak oradan uzaklaştım” diye konuştu.

    Mahkeme heyeti ifadelerin ardından şahitlerin dinlenmesine, eksikliklerin tamamlanmasına, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Türkiye’nin ABD Büyükelçiliği: “Yargı süreci devam eden dosyalarla ilgili olarak hükümetimizin herhangi bir güvence vermesi söz konusu değildir”

    Türkiye’nin ABD Büyükelçiliğinden yapılan yazılı açıklamada, “Yargı süreci devam eden dosyalarla ilgili olarak hükümetimizin herhangi bir güvence vermesi söz konusu değildir. ABD’de Türk vatandaşlarıyla ilgili süren davalara ilişkin de Türklerin çok ciddi endişeleri bulunmaktadır” ifadelerine yer verildi.

    Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği, ABD Büyükelçiliğinden vize konusunda yapılan açıklama hakkında değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın’ın sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden paylaştığı açıklamada, “Türk ve ABD vatandaşlarının iki ülkedeki temsilcilikleri tarafından kısıtlı şekilde yeniden vize başvurularının alınmaya başlaması olumlu bir gelişmedir. Türkiye bir hukuk devletidir ve yargı süreci devam eden dosyalarla ilgili olarak hükümetimizin herhangi bir güvence vermesi söz konusu değildir. Türkiye’de hiçbir temsilcilik görevlisi kendi resmi görevinin icrası sebebiyle adli soruşturmaya tabi tutulmamıştır. ABD tarafından istihdam edilen söz konusu personel de keza resmi görevleri çerçevesinde değil, hakkında çok ciddi suçlamalar olduğu için adli sürece tabi tutulmuştur. Bundan sonraki süreçte de Türkiye’deki konsolosluk görevleri dışına çıkarak suç işleyen kişilerle ilgili yargı süreci başlatılması bağımsız yargının gereğidir” denildi.

    18 Ekim 2017 tarihinde Ankara’da Türk ve ABD yetkililerinin katıldığı toplantıda adli konularda ve konsolosluk işbirliğiyle ilgili olarak karşılıklı daha iyi bilgilendirme yapılması konusunda mutabık kalındığı hatırlatılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Türkiye’deki tüm diplomatik ve konsüler temsilcilikler için olduğu gibi ABD’nin temsilciliklerinin güvenliğiyle ilgili de gereken tüm tedbirler alınmışken ve bu hususta her vesileyle ABD tarafından ilave ihtiyaç olmadığı bildirilmişken, söz konusu açıklamada güvenlik durumuna atıfta bulunulması yadırganmıştır ve gerçeği yansıtmamaktadır.”

    “ABD’de Türk vatandaşlarıyla ilgili süren davalara ilişkin de Türklerin çok ciddi endişeleri bulunmaktadır”

    Açıklamada, ABD’de Türk vatandaşlarıyla ilgili süren davalara ilişkin de Türklerin çok ciddi endişelerinin bulunduğu, Türk yetkililerin bu davaların tatmin edici bir şekilde çözüme ulaştırılması için Amerikalı muhataplarıyla görüşmeyi sürdüreceği vurgulandı.

  • Özgecan’ın katil zanlısı Fatih Gökçe yeniden yargı önünde

    Mersin’in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015 tarihinde Türkiye’yi ayağa kaldıran vahşetin kurbanı Özgecan Aslan’ın cinayet davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onanan 27 yaşındaki Fatih Gökçe, hakkında ’cinsel saldırı suçundan’ verilen 24 yıl hapis kararının Yargıtay tarafından bozulması üzerine yeniden hakim karşısına çıkarıldı. Gökçe, savunmasında Özgecan’ı cinsel saldırıda bulunmadığını ileri sürdü. Gökçe’nin avukatı Yargıtay’ın verdiği kararın yerinde ve yetersiz olduğunu söyledi. Hakim duruşmayı 29 Eylül 2017 günü saat 14.00’a erteledi.

    Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Özgecan Aslan’ı öldüren sanıklardan Ahmet Suphi Altındöken’i ’canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 27 yıl hapis cezasına çarptırdı. Baba Necmettin Altındöken’i ’Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, yakalanmamak amacıyla öldürme, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum eden mahkeme heyeti, sanık Fatih Gökçe’nin ise ’Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, nitelikli cinsel saldırı, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 24 yıl hapisle cezalandırılmasını kararlaştırmıştı.

    Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin, Özgecan Aslan davasıyla ilgili cezaevinde öldürülen Ahmet Suphi Altındöken, babası Necmettin Altındöken ve Fatih Gökçe hakkında, ’Adam öldürme’ suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını onarken Gökçe hakkında ’cinsel saldırı’ suçundan verilen 24 yıl hapis cezasını ise delil yetersizliğinden bozdu.

    Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada Fatih Gökçe, Osmaniye’deki cezaevinden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Özgecan Aslan’ın amcası Yaşasın Aslan’ın aileyi temsilen geldiği duruşmayı, Mersin ve Adana Barosu ile Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ve bazı kadın örgütleri de izledi. Fatih Gökçe’nin avukatı mahkemede, Yargıtay’ın verdiği kararın yerinde ve yetersiz olduğunu söyledi. Yaklaşık 8 saat süren mahkemede sık sık ‘şuurum yerinde değildi’ ve ‘depresyondaydım’ diyerek çelişkili ifadeler veren Fatih Gökçe, suçlamaları kabul etmedi. Askerlik yapmadığını söyleyen Gökçe, Suphi Altındöken’in de askerlik yapmadığını ifade ederek, olay günü Suphi’nin istediği için benzin satın alarak getirdiğini ve ne için kullanılacağını bilmediğini söyledi.

    Gökçe, “Minibüse bindiğimde çok ağır bir kan kokusu vardı. Biri yatıyordu, her taraf kandı ama bakmadım. Evin önündeyken Suphi babasından bıçak istedi. Minibüse bindikten sonra Özgecan’ın elleriyle birlikte çıktı. Hatta bana elleri göstererek şaka yapmak istedi. Ben de ’Ne yapıyorsunuz’ dedim. Ölü ölü, dedi bana. Elleri sonra bir çuvala koydular. Yaptım, ettim, gittim ama isteyerek değil, şuurum yerinde değildi. Şimdi kafama vuruyorum keşke şöyle yapsaydım, diye. Çocuğumun velayet mevzusu vardı. Ondan dolayı depresyondaydım” dedi.

    Fatih Gökçe, maktule cinsel saldırıda bulunmadığını savunarak suça sürüklediklerini ileri sürdü. Cezaevine girdiği günden bu yana tek kişilik hücrede kaldığını belirten Gökçe, “Olaydan sonra maktulün ellerinin benim arabamda bulunduğu söylendi. Tedirgin oldum, ne yaptığımı ne konuştuğumu bilmiyorum. Beni suça sürüklüyorlar, iftira atıyorlar. Ben bunları ailemin şerefi için söylüyorum. Bu işi benim üstüme yıkmaya çalışıyorlar. Daha önce ifade verirken kendimde değildim. Şuanda bile elim ayağım titriyor. İfade vermekte zorlanıyorum. Depresyondaydım” dedi.

    Hakkındaki cinsel saldırı suçlamasını kabul etmediğini belirten Gökçe, “5 dakikalık zevk için hayatımı karartmam. Ben bir şey yapmadım. Ben kamyon şoförüyüm tek gözümle bile araba kullanırım” dedi.

    Mahkeme başkanının “Şuurum yerinde değildi, uyurgezer gibiydim diyorsun ama Toroslar’a kadar araba kullanmışsın. Tek göz ile bile araba kullanırım diyorsun” şeklindeki sorusu üzerine de Gökçe, “Ne yaptığımı bilmiyordum. Bir ara önde oturuyordum, sonra arka tarafta oturdum” şeklinde karşılık verdi.

    Mahkeme heyeti, yaklaşık 8 saat süren duruşmayı dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için erteledi.

    Mahkeme bitiminde sonra açıklama yapan Özgecan Aslan’ın ailesinin avukatı Sevim Küçük, Mahkemenin, ilk verdiği kararda direnmesini beklediklerini söyledi. Küçük, “Daha önce yerel mahkeme her üç sanığa canavarca hisle adam öldürme suçundan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve sanık Ahmet Suphi Altındöken ve Fatih Gökçe hakkında cinsel saldırı suçundan dolayı hapis cezası vermişti. Yargıtay canavarca hisle adam öldürme suçundan dolayı her üç sanık hakkında da verilen kararı da onadı. Suphi Aldındöken öldüğü için onun hakkında kararın düşmesine karar verilmesi gerekti ki, bu yasanın doğal sonucudur. Fatih Gökçe hakkında ise nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden mahkumiyet verilmesine yeterli derecede delil olmamasına rağmen ceza verilmesi hukuka aykırı buldu ve bozma kararı verdi. Bu nedenle bozma kararı üzerinden yeniden yargılama yapıldı ve bu duruşma bu günlük sona erdi. Mahkeme Fatih Gökçe’nin savunmasını yeniden aldı. Sorular soruldu, savunmasını yaptı. 29 Eylül’e ertelendi. Eksiklikleri tamamlamak ve dosyayı incelemek üzere. Bizim edindiğimiz izlenim şu aslında biz bu bozma kararını öğrendiğimiz tarihten itibaren bu kararın kesinlikle hukuka uygun olmadığını, adam öldürme gerekçesinin zaten nitelikli cinsel saldırı suçlarının delillerini ortadan kaldırmak, tamamen yok etmek amacıyla bu suçu işledikleri ve mevcut diğer delillerle birlikte adli tıp raporu, tanıkların beyanları ve son olarak da Ahmet Suphi Altındöken’in de Fatih Gökçe’nin cinsel saldırı suçu işlediği yönündeki beyanıyla bizce cinsel saldırı suçu kesinliğe varmıştır. Bu nedenle de biz mahkemenin direnme kararı vereceğini umuyoruz. Kamu vicdanı açısından da böyle olması gerekiyor” dedi.

    Özgecan Aslan’ın amcası Aslan ise adliye bahçesinde basın açıklaması yapmalarına polis tarafından izin verilmemesine tepki gösterdi. Aslan, “Daha önce burada konuşmamıza izin verilip de şu an izin verilmemesinin bir amacı var mıdır, bilmiyorum. Sanırım kamuoyunun baskısı eskisi gibi olmadığı için herhalde birileri güç alıyor ki, bunun bir başka örneği de çok güzel amaçla kurduğumuz Özgecan Aslan Derneğinden ağabeyim istifa ettirilerek bir hanımefendinin geçmesi neticesinde özel amaçları için derneğimizi kullanmakta, kendi şahsi çıkarı için kullanmakta yine yalnızız. Şu an herhalde yalnızlığın bir sonucunu yaşıyoruz. Mahkeme olarak da mahkeme heyetinin saatlerdir caninin dalga geçmesine rağmen, saatlerdir manevra yapmasına rağmen onun görüldüğünü düşünüyorum ve bir sonraki mahkemede inşallah yüce Türk milleti adına karar veren mahkemelerin, yüce Türk milletinin nabzına göre bir karar vereceğini düşünmek istiyorum ve umuyorum” şeklinde konuştu.

    Kadın örgütleri tepkili

    Dava öncesi Tarsus Adliye bahçesinde toplanan çeşitli kadın örgütleri sanığa tepki gösterdi. KADEM üyesi grup, ellerindeki dövizlerle adliye bahçesinde bir süre bekledi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu adına konuşan Ayşen Ece Kavas ise, gerçekler açığa çıkana kadar, biz mücadelelerinin devam edeceğini söyledi. CHP Kadın Kolları MYK üyesi avukat Nevin Zaimoğlu ise yerel mahkemenin kararında direnmesini istedi.