Etiket: Yargı

  • Trabzon’da adliye personelinden Yargı Reformu Paketi’ne tepki

    Trabzon’da adliye personelinden Yargı Reformu Paketi’ne tepki

    Büro Memur-Sen Trabzon Şubesi, açıklanan Yargı Reformu Paketi’nde zabıt katiplerinin kurum içi görevde yükselme sınavının kaldılmasına adliye önünde gerçekleştirdikleri basın açıklamasıyla tepki gösterdi.

    Trabzon Adliyesi önünde toplanan Büro Memur-Sen üyesi adliye çalışanları, 30 Mayıs 2019’da açıklanan Yargı Reformu Stratejisi paketinde yer alan, zabıt katiplerinin kurum içinde Görevde Yükselme Sınavı (GYS) ile yazı işleri müdürü olabilmesini sağlayan hakkın kaldırılmasına tepki gösterdi.

    Büro Memur-Sen Trabzon Şube Başkanı Mustafa Kahraman’ın okuduğu basın açıklamasında, Adalet Bakanlığı personelleri olarak durumu üzüntüyle karşıladıklarını belirterek; “Yapılması düşünülen düzenleme ile adliyelerdeki mesleki tecrübeye sahip çalışanların emeklerinin gözardı edilmesi, mesleki tecrübeye sahip olmayanların sınava tabi tutularak kurum dışından mahkeme birimlerine yazı işleri müdürü atanması aksamalara neden olabileceği gibi, personel arasında çalışma barışını ve huzurunu ortadan kaldıracaktır” iddiasında bulundu.

    Paket hazırlanırken çalışmanın paydaşı olan adliye çalışanlarının ve yetkili sendikanın görüşünün alınmamasının asla kabul edilemez olduğunun belirtildiği açıklamada, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da kınandı. Açıklamada, “Türkiye Barolar Birliği Başkanının Yargı Reformu Paketini değerlendirirken yapmış olduğu açıklamada, dosyaların eksik olarak duruşmaya çıkmasının müsebbibi yazı işleri müdürleri imiş gibi hedef gösterilmesi ve bu göreve hukuk mezunlarının atanması ile sorunların ortadan kalkacağının ifade edilmesi yargı çalışanlarımıza hakarettir. Bu talihsiz açıklamayı şiddetle kınıyor, Barolar Birliği Başkanı Sayın Metin Feyzioğlu’nu adalet çalışanlarından özür dilemeye davet ediyorum” ifadelerine yer verildi.

  • Yapıcı’dan Yargı Reformu Stratejisi açıklaması

    Yapıcı’dan Yargı Reformu Stratejisi açıklaması

    Türk Büro-Sen Şube Başkanı Yusuf Yapıcı, Adalet dağıtan kurum olan Adalet Bakanlığında Yazı İşleri Müdürü kadrosuna atama durumunun gözden geçirilmesi ve kalem işlerinde tecrübeli, liyakatli ve kariyer ilkesine uygun olan Görevde Yükselme Sınavı ile atamaların yapılmasına devam edilmesi gerektiğini söyledi.

    Yapıcı, sendika üyeleri ile birlikte bugün Adliye binası önünde yaptığı basın açıklamasında, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından Yargı Reformu Stratejisi kamuoyu ile paylaşılmıştır. Sendikamızca açıklanan Yargı Reformu Stratejisini incelemiş ve özellikle Adalet Bakanlığı çalışanlarını ilgilendiren kısımlar tespit edilerek, değerlendirmeler yapılmıştır. Özellikle Hedef 4.9 Maddesindeki “Mahkeme Yazı İşleri Müdürlükleri güçlendirilecektir” başlıklı maddede personelin motivasyonunu ve çalışma barışını bozacak, liyakat ve kariyer ilkesine aykırılık bulunan durumlar tespit edilmiştir” dedi.

    Yazı İşleri Müdürlüğü’nün kariyer meslek olarak yapılandırılması ve Cumhurbaşkanımızın ifadesinde belirtmiş olduğu üzere sadece “Hukuk Öğrenimi” almış olanların yapılacak sınava girebilmesi adliyelerde çalışan ve çoğunluğu oluşturan zabıt katiplerinin çalışma motivasyonunu ve barışını bozacak bir yapılandırma olacağını düşündüklerini anlatan Türk Büro-Sen Şube Başkanı Yusuf Yapıcı, “Benzer uygulamanın kısa bir süre önce Yüksek Seçim Kurullarında yapılması neticesinde seçim kurullarında işleyişin dışarıdan atanan müdürler tarafından bilinmemesinin nelere sebep olduğu ortadadır. Adalet dağıtan kurum olan Adalet Bakanlığında da aynı sıkıntıların yaşanmaması için doğrudan Yazı İşleri Müdürü kadrosuna atama durumunun gözden geçirilmesi ve kalem işlerinde tecrübeli, liyakatli ve kariyer ilkesine uygun olan Görevde Yükselme Sınavı ile atamaların yapılmasına devam edilmelidir. Adalet Bakanımız Abdulhamit Gül ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyoruz. Liyakat, Kariyer ve Hakkaniyet açısından bu tür uygulamaların ülkeye ve yargı sistemine bir yarar getirmeyeceği aşikardır. Düzenleme yapılırken bu kriterlerin dikkate alınması ve ilkeler doğrultusunda düzenleme yapılması beklemekteyiz. 2010 yılından beri Adalet Bakanlığı Çalışanları’nın birçok mali ve özlük haklarının elinden alındığı aşikardır. Arkadaşlarımızdan isteğimiz artık bu yetkili sendikaya olan desteklerin çekip liyakatli olan kazanılan haklar konusunda emeği geçen sendikaya verilmesini ümit diyoruz Buna rağmen yetkili sendika tarafından hiçbir iyileştirme sağlanamamış olup aksine şartlar daha kötüye gitmiştir. Türk Büro-Sen olarak, düzenleme yapılması halinde elimizden gelen her desteği sunacağımızı ve zabıt katiplerinin kazanılmış hakları konusunda geri adım atmayacağımızı kamuoyuna saygı ile duyururuz” diye konuştu.

  • Marka sahtekarlığı yapan baklavacıya yargı engeli

    Lezzet sahtekarları damakları kandıramadı

    Ayıntap Baklavaları Yönetim Kurulu Başkanı Levent Aktaş, İstanbul Bayrampaşa’da firmalarının ismini taklit ederek, “Ayntap Baklava” olarak faaliyet gösteren firmanın tabelalarının mahkeme kararı ile indirildiğini açıkladı.

    Lezzet sahtekarları damakları kandıramadı.

    Gastronomi kenti Gaziantep’in ünlü baklavacısı Ayıntap, taklit firmalara karşı tüketicileri uyardı. Ayıntap Baklavaları Yönetim Kurulu Başkanı Levent Aktaş, “Ayıntap Baklavaları, sadece Türkiye’de değil dünyada bilinirliği olan bir firma. Markamız tüketiciye güven veriyor. Bu durumdan yararlanmak isteyen bazı uyanıklar da ismimizi taklit ederek, tüketiciyi kandırma yoluna gidiyor. Son olarak İstanbul Bayrampaşa’da ’Ayntap Baklavaları’ adı altında bir baklavacı olduğunu tespit ettik. Ayıntap baklavanın lezzetine alışmış olan ve firmamız dışında bir tercih yapmayan İstanbullu tüketicilerden de bu konuda bizleri arayarak ’İstanbul’a sizin adınızı kullanan bir baklavacı var. Gaziantep’teki kalite yok. İsminizi taklit etmeye çalışmışlar ama lezzetinizden eser yok. Acil önlem alın’ diye bizi uyardılar. Bunun üzerine gerekli yasal girişimlerde bulunarak ismimizi taklit eden firmanın tabelalarını kaldırdık” diye konuştu.

    Ayıntap Baklavalarının Gaziantep dışında şubesinin bulunmadığını ifade eden Levent Aktaş, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Ayıntap bizim 30 yıllık emeğimizin ürünüdür. AyıntapBaklava’nın her türlü patent hakkı da bize aittir. Bu emeğimize bir çırpıda sahip çıkmak isteyenlere karşı yasal yollardan mücadelemiz devam edecektir. Tüketicilerin ağız tatlarının bozulmaması için dikkatli olmaları gerekmektedir. Bizim Gaziantep dışında şubemiz bulunmamaktadır. Çünkü biz makineleşmeye girmeden, butik baklava üretimi yapıyoruz. Ancak, sadece Türkiye’nin değil dünyanın her tarafına baklava göndermekteyiz. Ürünlerimiz tazeliği bozulmadan özel bir kargo şirketi aracılığıyla dünyanın her tarafındaki baklava tüketicilerine ulaştırılmaktadır.”

  • Cumhuriyet Başsavcısı Akın: “Yargımız, terör örgütleriyle mücadele etmenin zorluklarına rağmen adil yargı ilkesinden ödün vermiyor”

    2018-2019 Adli Yargı Açılış

    -Kayseri’de yeni adli açılış yılı

    (Fotoğraflı – Görüntülü)

    Ali Göç – Muhammed Kısır

    KAYSERİ (İHA) – Adli yıl açılışında konuşan Kayseri Cumhuriyet Başsavcısı Abdulkadir Akın, ” Ülkemizin güvenliğini tehdit eden, başka ülkelerde de örgütlenmesi olup bir kısım güç odaklarından destek olan PKK, DEAŞ, FETÖ terör örgütlerinin kendilerine özgü yapıları nedeniyle hukuk devleti olarak mücadele etmenin zorluklarına rağmen yargımız, soruşturma ve kovuşturmaları adil yargılanma ilkesinden ödün vermeden yürütmektedir” dedi.

    Kayseri Baro Başkanlığı tarafından 2018-2019 adli yılı için bir otelde resepsiyon düzenlendi. Resepsiyona, Vali Süleyman Kamçı, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ercan Teke, 12’nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Selçuk Aygün, AK Parti Kayseri Milletvekili Taner Yıldız, Kayseri Cumhuriyet Başsavcısı Abdulkadir Akın, Baro Başkanı Cavit Dursun, Adalet Komisyonu Başkanı Dursun Büyükbaş, belediye başkanları, kaymakamlar, avukatlar ve davetliler katıldı.

    Resepsiyonun açılış konuşmasını yapan Kayseri Cumhuriyet Başsavcısı Abdulkadir Akın, “Türkiye Cumhuriyeti’nin insana en dokunan niteliklerinden birisi Anayasamızın 2’inci maddesinde belirtilen hukuk devleti olmasıdır. Atatürk’ün bizlere hedef olarak gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ve medeniyetimizin tasavvur ettiği yegane yolu dört başı mamur hukuk devleti inşası ile mümkün olacaktır. Hukuk devleti bireyin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan yönetimi hukuka bağlı kılan denetleme ve hukuki uyuşmazlıkları bağımsız ve tarafsız mahkemeler önünde makul sürede adil yargılama imkanı vererek hukuk güvenliği sağlayan devlettir” dedi.

    “Yargımız, terör örgütleriyle mücadele etmenin zorluklarına rağmen adil yargı ilkesinden ödün vermiyor”

    Yargının, terör örgütleriyle mücadele etmenin zorluklarına rağmen adil yargı ilkesinden ödün vermediğini kaydeden Akın, “Ülkemizin güvenliğini tehdit eden, başka ülkelerde de örgütlenmesi olup bir kısım güç odaklarından destek olan PKK, DEAŞ, FETÖ terör örgütlerinin kendilerine özgü yapıları nedeniyle hukuk devleti olarak mücadele etmenin zorluklarına rağmen yargımız, soruşturma ve kovuşturmaları adil yargılanma ilkesinden ödün vermeden yürütmektedir. Terör örgütü ve eylemlerine yönelik yargımızın duyduğu hassasiyetin adına karar verdiğimiz, milletimize karşı taşıdığı sorumluluğun bir gereği olduğunu bundan sonra aynı sorumlulukla hukuk çerçevesinde etkin soruşturma ve kovuşturmalarla bu görevi yerine getireceğine inancım tamdır. Kayseri Adliyesi, 86 hakim, 53 cumhuriyet savcısı, 792 personel ile Kayseri’ye adalet sunmaya devam etmektedir. Bu ay yapılacak mülakatlar sonunda alınacak 198 personelle de personel ihtiyacımız önemli derece de giderilmiş olacaktır. Adalet Bakanlığı’nın hızlı ve etkin adil yargılamaları için önümüzde ki süreçte tüm adliyelerde uygulamaya geçirmeyi düşündüğü ön büro mahkeme sistemi, kısıtlı alan uygulaması, arabuluculuk sistemi, uzlaştırma bürosu, adli görüş odaları adliyemizde sorunsuz bir şekilde faaliyete geçirilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığımızın gören gözü, duyan kulağı olan kolluk kuvvetlerimizin üstün gayretleriyle özellikle uyuşturucu madde ticareti, terör, bilişim ve cinsel istismar ile ilgili etkin soruşturmalar yürütülmüştür. Bu vesileyle kolluk kuvvetlerimize ve amirlerimize teşekkür ediyorum. Önemli bir ihtiyaca cevap vereceğini düşündüğümüz Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı’nın Kayseri’de faaliyete geçirilmesi için adli tıp kurumu ve bina tahsisi Sağlık Bakanlığı’mız ile ilgili görüşmeler yapılmış, bu adli yıl içerisinde müstakil bir binada açılışını yapmayı umut ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Adalet, hava ve su gibi gerekli bir değerdir “

    Adaletin, her yerde ve her koşulda korunması gereken müstesna bir değer olduğunu kaydeden Adalet Komisyonu Başkanı Dursun Büyükbaş da, “Adalet mülkün temelidir. Mülk yönetim, idari sistem ve devlet demektir. Adalet ise insanların bir arada yaşamasına vesile olan ruhtur. Ulaşılmak istenen kutsal amaçtır. Devleti güçlü kılan ve toplumsal barışı sağlayan birlikte yaşamı kolaylaştıran yegane temeldir. Adalet her yerde ve her koşulda aranması, yaşanması ve korunması gereken müstesna bir değerdir. Adalet, milletlerin bekası için vazgeçilmez bir unsurdur. Hepimiz için hava ve su gibi gerekli bir değerdir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet egemenliğini yetkili organlar aracılığıyla kullanır. Bunlardan biriside bağımsız yargı yetkisidir. Millet adına yargılama yetkisini bağımsız mahkemeler kullanır. Mahkemeler ve yargı meşrutiyetinin milletinden alır. Millet adına yargılama yapıp millet adına karar verir. Yargılama faaliyeti aklın, zekanın ve yeteneğin en üst düzeyde kullanıldığı süreçtir. Sadece mantığa dayalı bir mekanik iş değildir. Adalet, hakkaniyet, iyi niyet, dürüstlük, tarafsızlık gibi insani ve evrensellik içerisinde cereyan eden bir faaliyettir. İçinde yaşadığımız ülkemiz zor bir coğrafyada bulunmaktadır. Tarih boyunca sayısız saldırılara maruz kalmıştır. Son yıllarda PKK, FETÖ gibi terör örgütlerinin ağır saldırılarıyla karşılaşılmış ve bu süreçte yargı organları üzerine düşen sorumluluğu kısa sürede yerine getirmiş, bundan sonrada yerine getirmeye devam edecektir” şeklinde konuştu.

    Kayseri Baro Başkanı Cavit Dursun da, “Güvenilir, saygın, adil ve iyi işleyecek bir yargının en önemli şartlarından birisi de, hukuk eğitimidir. Hukuk eğitimi kaliteli ve nitelikli olmayan bir ülkenin, yargısından da hiçbir şey beklenemez.” dedi.

  • Galatasaraylılar Derneği’ndeki cinayet yargı önünde

    Bursa’nın Yenişehir ilçesindeki Galatasaraylılar Derneği’nde bir kişiyi öldüren sanığın yargılanmasına başlandı.

    Olay, Yenişehir ilçesindeki Galatasaraylılar Derneği’nde geçen şubat ayında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ali U., dernekte bulunan Aytaç Çalım ve Erman Çalım’a ateş etti. Açılan ateş sonucu Aytaç Çalım hayatını kaybederken, Erman Çalım kolundan hafif şekilde yaralandı. Olayın ardından Ali U., tutuklandı.

    İnegöl Ağır Ceza Mahkemesi’nde Ali U. hakkında müebbet talebiyle dava açıldı. Ali U., mahkemedeki ifadesinde, “Derneğin de bulunduğu yer eskiden balıkçıydı. Ben de içeriye girip, akvaryum ve balık satılıp satılmadığını sordum. Bana küfürle karşılık verildi. Bir anda üzerime 10 kişi gelince silahı çekip, ateş ettim. Yere düşünce tabancamı elimden aldılar” dedi.

    Olaydan yaralı kurtulan Erman Çalım ise, “Sanık gerçekleri söylemiyor. Ona küfür edilmedi. Maç izlerken içeriye gelip, akvaryum ve balıkçı aradığını söyledi. Ağabeyim, kendisiyle konuştu. Burasının dernek olduğunu söyleyip, çıkmasını rica etti. Kısa süre sonra sanık tekrar içeri girdi. Ağabeyimin kafasına ve göğsüne ateş etti. Beni de aynı şekilde öldürmek istedi. Ben hamle ile kurtularak omzumdan yaralandım” diye konuştu.

    Duruşma, ileri bir tarihe ertelendi.