Etiket: Yardımcısı

  • Hüda-Par Genel Başkan Yardımcısı Şahin Ağrıda

    HÜDA-PAR Genel Başkan Yardımcısı Said Şahin, 6-7 Ekim olaylarının günümüzün Kerbelası olduğunu belirterek “Bu olaylar siyasi olaylardır aynı zamanda. PKK ve siyasi kanadı HDP, Marksist ideolojiye hizmet ettikleri için bu olaylar yaşandı” dedi.

    İslam coğrafyasının yeniden dizayn edilmek istendiğini anlatan Şahin, şunları söyledi: “İhanetin bir ayağı PKK ve HDP’ye verildi. Kürtler, İngilizleri kızdırdılar ve dört parçaya bölündüler.”

    Mustazaflar Cemiyeti Ağrı Şubesi tarafından Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen “Hz. Hüseyin-Yasin ve Kerbela” adlı programda konuşan HÜDA-PAR Genel Başkan Yardımcısı Said Şahin, Kerbela hadisesi ile günümüzü mukayese etti.

    Kerbela’nın İslam dünyası için bir facia olduğunu anlatan Said Şahin, şöyle konuştu: “Kerbela, peygamber torunlarının katledildiği bir hadisedir. Kerbela bir başkaldırıdır, bir boyun eğmeyiş hadisesidir. Kerbela hadisesinde ilginç yanlar var. Kerbela’daki karakterler, günümüzdeki İslam toplumu içerisinde karşılığını bulan karakterlerdir. Kerbela’da hepimizin bir karşılığı vardır. Şu an İslam dünyasında yaşayan Müslümanların veya insanlık aleminde yaşayanların Kerbela’da karakter olarak hepimizin bir karşılığı vardır. Kerbela’nın en büyük karakterlerinden biri Yezid’dir. Saltanatı için ahiretini berbat etti.”

    Emperyalistlerin, 6-7 Ekim olaylarının günümüzün Kerbelası olduğunu söyleyen Said Şahin, “Bu olaylar neden yaşandı. Bu olaylar siyasi olaylardır aynı zamanda. PKK ve siyasi kanadı HDP Marksist ideolojiye hizmet ettikleri için bu olaylar yaşandı. Ama bunun ötesinde İslam coğrafyasının üzerinde emeli olanların planı doğrultusunda yaşandı bu olaylar. Yani daha net bir ifade ile ABD, Rusya, AB ile emperyalist güçlerin İslam coğrafyasındaki hesapları için yaşattı” diye konuştu.

    İslam coğrafyasının yeniden dizayn edilmek istendiğini anlatan Şahin, şunları söyledi: “Yapılmaya çalışılan ihanetin bir ayağı PKK ve HDP’ye verildi. İslam ümmeti ile birlikte olmak isteyen Kürtler, İngilizleri kızdırdılar ve 4 parçaya bölündüler. İngilizlerin tayin ettikleri zalimler ile sürekli dövdürüldüler. Bir yandan da Kürtleri İslam dünyasına düşman kılacak projeler geliştirdiler. IŞİD’in Kobani’ye saldırısı ile ekim ayında başlatılan Kobani bahaneli olaylar bu planın son vuruşlarıdır. Bu olaylar ile İsrail’in önünü açmak vardır. ABD bir taraftan kendi isteğini gerçekleştirip İsrail’i rahatlatmak istiyor. Hem istikrarsızlık üzerinden insansızlaştırıyor sahayı hem de İslamsızlaştırıyor. Bir taraftan ekonomik kaynaklara sahip olacak ortam, şartlar, enerji nakil yolları oluşturuyor. Bütün savaşlar bunun üzerine veriliyor.”

    Program Grup Vahdet’in seslendirdiği eserlerin ardından İlahiyatçı Suat Çelik’in yaptığı dua ile sona erdi.

  • Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin:

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, “Türkiye’nin AK Parti iktidarına geçmişten daha fazla ihtiyacı var” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük milletvekili adayı Mehmet Ali Şahin seçim çalışmaları kapsamında partisinin Karabük İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Beşbinevler mahalle toplantısına katıldı. Beşbinevler Mahallesi’ne yapılacak spor ve sağlık merkezlerini görselleriyle katılımcılara anlatan İl Başkanı Timurçin Saylar’ı dinleyen Şahin, daha sonra yaptığı konuşmada, Karabük’te yapılacak projelerden bahsederek, işsizlik diye bir sorunun ortadan kalkacağını söyledi.

    “TERÖRÜN KÖKÜNÜ KAZIMAYA NİYETLİYİZ VE KARARLIYIZ”

    Türkiye’nin AK Parti iktidarına geçmişten daha fazla olduğunu söyleyen Şahin, “7 Haziran seçimlerinden sonra bu bölücü terör örgütü ’kurt puslu havayı sever’ dercesine yeniden eylemlere başladı. Şırnak’ta, Yüksekova’da, bir takım yerlerde kurtarılmış bölgeler oluşturmaya çalıştı, hendekler kazdı. Türkiye Cumhuriyeti demez onlar TC derler, ’Buraya TC’nin askeri, polisi giremez’ dediler. Onlara gerekli dersi vermek, bunları yapamayacaklarını göstermek, ’Türkiye dağ başı değildir, her isteyen istediğini yapamaz’ demek gerekiyordu. Terör örgütü gerek sınır ötesinde gerekse yurt içinde çok ciddi zayiatlar verdi. Şimdi baskıyla oy verdirilen Güneydoğu’daki halkımız yavaş yavaş kendine gelmeye ve güven duymaya başladı. Hangi soydan gelirse gelsin, anadili ne olursa olsun bu ülkenin mayasında vatan sevgisi vardır, iman vardır. Bu terör örgütü bizi birbirimize düşürmeye çalışıyor. Terörle mücadelede başlatılan çalışmalar sekteye uğramadan devam etmeli. Biz AK Parti olarak bu terör örgütünün artık silahları bırakmasını, bir an önce bu sevdadan vazgeçmesini istiyoruz. Aksi halde terörün kökünü kazımaya niyetliyiz ve kararlıyız” diye konuştu.

    “HASTANE YAPACAĞIM DİYECEĞİNE KAVŞAĞA GEÇİT YAPSIN”

    Karabük kent merkezinde çok büyük bir trafik sorunu yaşandığını, kent merkezinde il belediyesinin bu işten sorumlu bulunduğunu aktaran Mehmet Ali Şahin, “Bize çokça şikayet geliyor vatandaşlardan. ’trafik sorunu ne olacak?’ diye soruyorlar. KARDEMİR önünde bir kavşak var. Safranbolu’ya ve kent merkezine giden. Bu kavşakta trafik çok tıkanıyor. Buraya bir alt geçit yapmak lazım. Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, ’Beşbinevler’de yıkılan Kadın ve Doğum Hastanesi’ni yapacağım’ demeyi bırakıp oraya bir geçit yapsa çok daha iyi olmaz mı? Onun görevi o. ’Ben yapamam, gücüm yetmez’ diyorsa biz merkezi hükümet olarak yardımcı olmaya hazırız” ifadelerini dile getirdi.

    Karabük’ün artık denize yakın olacağını da belirten Şahin, en büyük projelerinden birisinin Karabük-Bartın yolu olduğunu, yaptıklarında Bartın Limanı’nın Karabük’ün sahili konumunda bulunacağını, ayrıca yeni dönemde Karabük’ün bir havaalanına da sahip olacağını anlattı.

  • Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin:

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, “1 Kasım’dan sonra sandıktan 7 Haziran sonuçlarına benzeyen bir sonuç çıkmamalı. Çıktığı takdirde şuanda yaşadığımız siyasi belirsizliği yaşarız. Koalisyon hükümeti kurulup, koalisyon ortaklarının birbirleri ile geçinme sorunu yaşayacağı bir hükümet modeli ile Türkiye’de geçim sorununu çözemeyiz” dedi.

    Karabük Çankırılar Derneğinin yaren gecesine katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili adayı Mehmet Ali Şahin, yaren geleneği deyince öncelik akla Çankırı’nın geldiğini söyleyerek, “Yaren geleneği aslında Anadolu insanımızın bir geleneğidir. Yaren kalbinde düşmanlık husumet ve kin yerine, sevgi muhabbet ve hoşgörü barındıran herkes yarendir. Hatta bugün, dostluğa, sevgiye, muhabbete, kardeşliğe insanlığın çokça ihtiyacı olduğu şu zaman diliminde keşke herkes yaren olabilse. Yaren gibi sevebilse, yaren gibi bakabilse. Bugün insanlığın ihtiyaç duyduğu bir sevgiyi, muhabbeti ve anlayışı bize hatırlatıyorsunuz” diye konuştu.

    “7 HAZİRAN SONUÇLARINA BENZEYEN BİR SONUÇ ÇIKMAMALI”

    Şahin, bu yıl 7 Haziran’da milletçe sandık başına gittiklerini ve 4 ay sonra yeniden seçimine gittiklerini de hatırlatarak, “Vatandaşımızın artık sandıktan seçimden ve demokrasiden soğumakta olduğunu hissetmeye başladık. Yurtdışındaki vatandaşlarımızın oy kullanma oranı 7 Haziran’a göre düştü. Milletimiz demokrasiye sahip çıkıyor. Parlamenter sisteme hep destek verdi. 1 Kasım’dan sonra sandıktan 7 Haziran sonuçlarına benzeyen bir sonuç çıkmamalı. Çıktığı takdirde şuanda yaşadığımız siyasi belirsizliği korkarım yaşarız. Türkiye ve insanımız bundan kaybeder. Artık halkımız seçim değil, geçim istiyorsunuz. Sürekli seçim yapılan bir ülke olmaktan çıkalım. 7 Haziran seçimleri soncuna benzer 1 Kasım’da da bir sonuç çıkarsa korkarım önümüzdeki senede seçim tekrar gündeme gelebilir, bir koalisyon hükümeti kurulamayabilir ve partiler anlaşamayabilir. Bir koalisyon hükümeti kurulup, koalisyon ortaklarının birbirleri ile geçinme sorunu yaşayacağı bir hükümet modeli ile Türkiye’de geçim sorununu çözemeyiz. Türkiye’nin geleceğini düşüneceğiz. Geçmişte şu veya bu partiye oy vermiş kardeşlerimiz olabilir. Şimdi Türkiye için düşünme zamanı. Türkiye için oy verme hareket etme zamanıdır. 2019’a kadar Türkiye’yi başka bir seçim gündemde olmaksızın istikrarla yürütecek olan işbaşında bir hükümete ihtiyaç var” dedi.

    “SENİN OYUNUNA ALET OLMAYACAĞIZ DEMELİYDİLER”

    Şahin, uzun sayılabilecek siyasi hayatı boyunca demokratik siyasi istikrarın ne kadar önemli olduğunu yaşayarak görüp öğrenmiş biri olduğunu da anlatarak, “O Bakımdan Türkiye etrafı ateş çemberi iken, içimizde bir takım dış güçlerin maşası terör örgütleri bu ülkede kaos meydana getirmeye çalışırken, Türkiye’deki normal yaşamı olumsuz etkileyerek memleketimizde insanların huzursuz yaşamalarını temin etme gibi bir amacı güderlerken, bu oyunları mutlaka bozmamız gerekiyor. Ankara’da eylemin amaçlarından bir tanesi 1 Kasım seçimlerini sabote etmek, hatta yaptırmamak. Siyasi partiler bir araya gelerek, terör örgütünün bu amacı karşısında sen ne yaparsan yap, farklı siyasi görüşlere de sahip olsak biz, el ele bir araya geldik senin oyununa alet olmayacağız demeliydiler. Ama diyemediler” diye konuştu.

    “SİYASİ PARTİ LİDERLERİ BİR ARAYA GELEMEYECEK DE NE ZAMAN GELECEK”

    Ankara’daki terör saldırısı sonrası Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun davet ettiğini de anımsatan Şahin, “Sadece biri gelebildi, Sayın Kılıçdaroğlu. Devlet bey kim kendisi ile görüşmek istese reddediyor. Böyle bir durumda, böylesine önemli bir olayın Ankara’da meydana geldiği yüzden fazla insanın hayatını kaybettiği bir zamanda siyasi parti liderleri bir araya gelemeyecek de ne zaman gelecek. O nedenle seçimden yeniden koalisyon çıkara, bu siyasi partilerle koalisyon kurmak ve yürütmek oldukça zordur. O halde sandıktan bir partinin iktidarı çıkmalıdır, siz bunu sağlarsınız. AK parti’den başka da tek başına iktidara gelebilecek parti yoktur” açıklamasında bulundu.

  • Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan:

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Zonguldak’ta sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve muhtarlarla bir araya geldi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Zonguldak ziyaretinde Kdz. Ereğli ilçesinin ardından AK Parti İl binasına gelerek partililerle birlikte teşkilat toplantısına katıldı. Burada gerçekleştirilen toplantının ardından sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve muhtarların katılımıyla gerçekleşen toplantıya katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, 1 Kasım seçimlerinin öneminden bahsetti. Karaarslan, bu seçimlerin artık memleket meselesi olduğunun ifade ederek şunları söyledi:

    “Sanırım Zonguldak 1 Kasım seçimlerinin sonucunu almış bugün sanki onun kutlamasında gibiyiz. Çünkü siz sahadasınız çünkü siz bire bir halkın içinde onların nabzını tutanlarsınız. O yüzden öyle anlıyoruz ki o kırımızı çoktan turuncuya dönmüş. İnşallah öyle olacak. Biz hakikaten 1 Kasım seçimlerinde sadece partimiz için değil ülkemiz için çok büyük bir mücadelenin son aşaması olarak görüyoruz. Bu seçimleri yani iş artık memleket meselesi iş artık ne kişisel bir çıkarı ne de parti menfaatini kaldırmayacak bir durumda konu memleket o nedenle de biz bugün bütün yol arkadaşlarımızla hep birlikte bu yolculuğa devam ediyoruz. Aramıza yeni katılanlarda var. Bugün biz bildiğiniz gibi Ereğli İlçesinde CHP Meclis üyesinin partimize geçiş törenin yaptık. Ondan önce ben Samsun 19 Mayıs ilçesinde kurucu ülkü ocaklarının başkanına AK Parti rozetini takmıştım.”

    “AİLEMİZ, MEMLEKETİ DERT EDİNENLERLE BÜYÜYOR”

    AK Parti ailesinin memleketi dert edinenlerle büyümeye devam ettiğini ifade eden Karaaslan, “Ailemiz memleketi dert edinenlerle büyümeye devam ediyor. Çünkü bu ülke hepimizin hepimiz bu gemide yolculuk yapıyoruz. Bu geminin ancak tek başına bir iktidar tarafından dümene oturursa kontrol onda olursa hedefe çok daha hızlı ilerleriz. Çünkü bizim bir hedefimiz var. Bazıları da açıkçası hedefi belli olmadığı için ne rüzgara ne dalgalara ne rotaya hiç bakma gereği hissetmiyor” dedi.

    “KÜÇÜK HESAPLARIN PARTİSİ OLMADIK”

    AK Parti hükümetinin her zaman büyük hedeflerle yoluna devam ettiğini ifade eden Çiğdem Karaaslan, Zonguldak’taki yatırımlarla ilgili de şöyle dedi:

    “Bildiğiniz gibi koalisyon görüşmeleri yapılırken seçime gidelim diyenler seçime giderken koalisyona varız diyorlar böyle bir akıl tutulması yaşanıyor. Anavatanı yavru vatana suyla denizin altında bağladık. Can suyu gönderdik onlara inşallah bu tip projeleri daha çok arttırarak devam edeceğiz. Bugüne kadar son 13 yılda 6.6 Milyar TL yatırım yapılmış Zonguldak’a bunu biz arttırarak devam ettirmenin peşindeyiz. Biz hiçbir zaman gündelik çözüm arayışlarında olmadık. Biz hiçbir zaman küçük hesapların partisi olmadık. Biz her zaman büyük düşündük. Biz her zaman önümüze büyük hedefler koyduk. Dedik ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruluşunun 100’üncü yılında çok daha farklı noktada olmalı ve hep bu hedef doğrultusunda yürüyoruz. Bu hedefe ulaşmak için tek başına iktidar olmak gerekir ve buna inanıyoruz ve bunu açıkça söylüyoruz. Bizim bu seçimde bir hedefimiz var.”

    “İKTİDAR HEDEFİ OLAN BERİ GELSİN”

    Konuşmasında muhalefete de yüklenen Karaaslan sözlerini şöyle tamamladı:

    “Tek başına iktidar olmak başka böyle hedefi olan var mı varsa beri gelsin. Başka böyle bir hedef yok. Bir kere hedefi olmayana güven olur mu? Yani hedefi birkaç puan arttırmak olan hedefi günün koşullarına göre strateji belirlemek olan hedefi bir biriyle yarışmak olana bu halk güven duyar mı? Mümkün değil. Biz büyük hedeflerin partisiyiz. Bu hedeflerimizden hiç bir zaman hiçbir şekilde yönümüzü çevirmedik çevirmeyeceğiz. Bütün müdahalelere rağmen bütün birleşmelere rağmen bütün bloklara rağmen asla bundan geri dönüş olmadı bundan sonra da olamayacak.”

    Karaaslan, toplantının sonunda katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ağbaldan Müsiada Ziyaret

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bayburt Milletvekili Naci Ağbal, Ağbal, “Şu anda partiler içerisinde bir hükümet programı hazırlayabilecek, seçim beyannamesi hazırlayabilecek tek parti AK Parti. Diğer partilerin seçim beyannamelerine bakarak buradan bir hükümet programını çıkarmak mümkün değil” dedi.

    1 Kasım seçimleri öncesi bir dizi ziyaret ve açılışlara katılmak üzere Çorum’a gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Naci Ağbal, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Çorum Şubesi’ni ziyaret etti. MÜSİAD Yönetim Kurulu üyesi Engin Bıyıkoğlu ve diğer üyelerle bir araya gelen Ağbal, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

    Burada AK Parti’nin seçim beyannamesine yönelik muhalefet partilerinin eleştirilerini değerlendiren AK Parti Genel Ağbal, AK Parti’nin seçim beyannamesinin temelinde kalkınma olduğunu belirterek, Türkiye’yi kalkındırmak ve ülkedeki refah seviyesini artırmak istediklerini söyledi.

    AK Parti’nin seçim beyannamesinin üç ayaktan oluştuğunu açıklayan Ağbal, bunun ilk ayağının reformların oluşturduğuna dikkat çekti. Ağbal, Türkiye’nin orta gelir, orta teknolojiden kurtulması için reform yapılmasının yanı sıra yapılan reformların devam ettirilmesi gerektiğini söyledi.

    Seçim beyannamesinde eğitim reformunu en öncelikli reform olarak belirlediklerinin altını çizen Ağbal, “Çünkü biz eğitim reformu üzerinden beşeri sermayemizi, insan kaynağımızı gerçekten orta ve yüksek teknoloji üretecek bir noktaya dönüştüreceğiz. Çok iddialı reform alanlarını da belirledik. Yine biz hukuk ve adalet reformunun çok önemli bir reform alanı olarak seçim beyannamemizin içerisine yerleştirdik. Bizim daha önce adalet strateji belgesi üzerinden açıkladığımız bir adalet reformu vardı. Bu seçim beyannamemizde onu daha da geliştirerek koyduk. Bir ülkede hukuk devleti yerleştiği takdirde hem yatırımcı gelir hem de içerideki yatırımcı da bu yatırımlarını artırır. Onun için biz önümüzdeki dönemde AK Parti’nin son 13 yılda inşa ettiği hukuk devletini daha da geliştireceğiz, daha da sağlamlaştıracağız, temellerini kuvvetlendireceğiz. Kamu yönetimi reformunu da öncelikli alan olarak belirledik. Hep bürokrasiden kamu yönetimindeki verimsizlikten şikayet edilir. Biz istiyoruz ki yeni dönemde bu konularla ilgili önemli düzenlemeler yapalım yetkiyi kamudan özel sektöre yayalım özel sektörün üzerindeki yükleri kaldıralım kamu daha küçük kamu, daha verimli kamuyu hakim kılalım. Diğer partilerin seçim beyannamelerine bakıldığında böyle bir reform konseptini kapsayıcı, birbirini tamamlayan bir reform konseptini diğer partilerin seçim beyannamesinde göremezsiniz” diye konuştu.

    “GENÇLERİMİZİ VAATLERİN MERKEZİNE OTURTTURDUK”

    Seçim beyannamesinin en önemli ayaklarından birisinin de taahhütleriyle, vaatlerinin oluşturduğunu anlatan Ağbal, “Vatandaşlarımıza, gençlerimize, emeklilere, çalışanlara, çiftçilere olan taahhütlerimiz yani toplumun tüm kesimlerine dönük önümüzdeki dört yıllık süre zarfında ne taahhüt ediyorsak seçim beyannamemize açık, net, somut bir şekilde koyduk. Hayatın her alanında, doğumdan ölüme kadar her alanında vatandaşının memnuniyetini merkeze alan, insanını onurunu merkeze alan taahhütler silsilemiz var. Gençlerimizi de vaatlerin merkezine oturtturduk. Çünkü bizim gençlerimiz, geleceğimiz, ümidimiz, yarınlarımız. Onların eğitimi daha kaliteli alması, eğitime erişmesi, eğitimi tamamladıktan sonra da iş sahibi olması, istediği işte çalışması yada kendi işini kurması. Bütün bu alanları destekleyen kendini ifade etmesi noktasında alacağı tüm inisiyatiflere destek veren programlar geliştirdik. Gençler akıllarına gelen her alanda kendi medeni ve ruhu gelişmelerine katkı sağlayacak kendilerini daha iyi ifade edebilecek her alanda ne kadar proje getirirlerse getirsinler biz devlet olarak, hükümet olarak onlara destek vereceğiz. Çünkü gençlere vereceğiniz destek ileride ülkenin geleceğine, kalkınmasına katkı sağlayacak. Emeklilerimize, asgari ücretle çalışan çalışanlarımıza da önemli anlamda yeni taahhütlerde bulunduk. Bu taahhütlerde bulunurken bir taraftan ekonominin gereklerini dikkate aldık, bir taraftan da vatandaşımızın yaşam standardını artırmanın gayreti içerisinde hareket ettik” diye konuştu.

    “DÜNYA TÜRKİYE’NİN BU PROJELERİNE BAKIYOR”

    Muhalefet partileri ile AK Parti arasındaki temel farklığı da açıklayan Ağbal, “AK Parti’nin seçim beyannamesindeki taahhütleri vatandaş hayatın önümüzdeki evresinde gerçekleşecek somut, inandırıcı taahhütler olarak görüyor. Bu dönemde seçim beyannamemizin yeni muhtevası gerçekten vatandaşlarımız arasında büyük bir hüsnü kabul ve büyük bir teveccüh gördü. Herkes 1 Kasım seçimlerini heyecanla bekliyor. Seçim beyannamemiz üzerinden oluşan son derece olumlu bir atmosfer var. Dolaysıyla bu da bizi sevindiriyor. Seçim beyannamemizin üçüncü ayağı projelerimiz. Biz Türkiye’ye sınıf atlatacak, çağ atlatacak, Türkiye’nin dünyada ki yerini önemli ölçüde değiştirecek devasa projeleri seçim beyannamemizin önemli bir ayağı olarak belirledik. Ben bunlara mega projeler diyorum. Körfez Geçiş projesinden İstanbul’daki üçüncü havalimanı inşasından, köprü geçişlerinden, boğazda üçlü dediğimiz tüp geçitten alında büyük devasa baraj, otoyol, hızlı tren projeleri. Gerçekten Türkiye’nin ufkunu değiştiren Türkiye’yi her bakımdan dünyada iftahar edeceğimiz noktalara taşıyan dünya ölçeğinde projeler. Şu anda dünya Türkiye’nin bu projelerine bakıyor. Bugün iftiharla söylüyoruz ki İstanbul’da dünyanın en büyük havalimanını inşa edeceğiz. Türkiye önümüzdeki dönemde dünya havacılığında birkaç önemli HAB’tan bir tanesi olacak. HAB ne demek, herkesin bir noktadan başka bir noktaya varmak istediğinde mutlaka uğradığı nokta demektir. Türkiye Son 13 yılda yakalamış olduğu bu ekonomide, siyasette yakalamış olduğu ivmeyi bu projelerle taçlandırmış olacak. Projeler hayata geçtiği taktir de Türkiye’nin önümüzdeki dönemde her bakımdan kalkınma olsun, yatırım olsun önü açılacak. O yüzden bizim seçim beyannamemiz seçim çalışmalarımızın merkezini oluşturan en önem verdiğimiz doküman. Bizim hükümet programımızın da temeli. Şu anda partiler içerisinde bir hükümet programı hazırlayabilecek içerikte bir seçim beyannamesi hazırlayabilecek tek parti AK Parti. Diğer partilerin seçim beyannamelerine bakarak buradan bir hükümet programını çıkarmak mümkün değil. Ama bizi en fazla sevindiren husus 13 yıldır vatandaşımızın bize gösterdiği teveccühün seçim beyannamemize de gösterilmiş olmasıdır. AK Parti söylerse yapar. AK Parti’ye karşı bir inanç var. Söylediklerini yapacağına dair bir inanç var. Vatandaş şuna da inanıyor; AK Parti eğer bir şey söylerse her şeyi gözetir. Bir popülizm içerisine girmez. Vatandaşın ihtiyacını en öne koyar ama her şeyin istikrar içerisinde, huzur içerisinde sadece bugünü kurtarma adına değil, Türkiye’nin gelecek yarınlarını da kuran bir anlayışı temsil eder AK Parti. Onun için bu seçim beyannamesi üzerinden muhalefet partilerinin geliştirmeye çalıştıkları söylemlerinin vatandaş nezdinde inandırıcılığı yok. 1 Kasım seçimlerinde de hem seçim beyannamemiz üzerinden vatandaşlarımıza söylediklerimiz var. Hem parti olarak masanın üzerinde duran sorunlara karşı çok açık, net, somut fikir ve projelerimiz var” diye konuştu.

    13 yıldır gövdesi taşın altında bir parti olduklarını dile getiren Ağbal, konuşmasında şunları kaydetti:

    “Bu memleketin en zor sorunlarını almış o sorunlardan her anlamda demokrasinin güçlendirilmesi, inanç hürriyetinin güçlendirilmesi, temellendirilmesi ve geliştirilmesi, terör sorunun çözümü, teşebbüs hürriyetinin geliştirilmesi, fikir hürriyetinin geliştirilmesi. 13 yılda her alanda sağlanan gelişme o kadar net ki. Bugün dışarıda Türkiye ile ilgili değerlendirme yapıldığında Türkiye hep son 13 yıldır yapılanlarla örnek gösteriliyor. Türkiye ekonomide, siyasette, demokratikleşmede, devletin inşasında gerçekten son 13 yılda hep örnek gösterilen bir ülke olmuştur. Onun için biz zaten bir çok uluslar arası mesele de kendine rol alabilen aldığı rolün üstesinden gelen bir ülke haline geldik. 1 Kasım seçimlerinde vatandaşımızın gösterdiği bu teveccühü bir defa daha alacağız. Vatandaş bize bir emanet veriyor. 13 yıldır vatandaş AK Parti’ye bu milletin geleceğini emanet etti. Bizde bu emanete riayet ederek, o emanetin sorumluluğunu üzerimiz de taşıyarak bugünlere geldik. Meseleyi iktidar olma meselesi olmak olarak görmüyoruz. Bir sorumluluğu emaneti alma olarak görüyoruz. Vatandaş ta bizi bu yüzden seviyor.”

    Ziyarette AK Parti Çorum milletvekilleri Salim Uslu, İlksen Ceritoğlu Kurt, Belediye Başkanı Muzaffer Külcü ve AK Parti Çorum İl Başkanı Rumi Bekiroğlu da hazır bulundu.