Etiket: Yaralara

  • Yaralara merhem olmaya hazırlar

    Trakya Kalkınma Ajansı 2018 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında, Tekirdağ Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen “Yara Bakım Eğitimi ile Yaralara Merhem Olacağız” eğitimi tamamlandı.

    Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Vekili Uzm. Dr. Aykut Demirkıran, “Tekirdağ Devlet Hastanesi basınç yaraları, tüm dünyada sağlık çalışanlarının yoğun çaba içinde olduğu önemli bir sağlık sorunudur. Basınç yaralarının tedavisi güç ve maliyeti yüksektir. Bu nedenle en etkin ve ucuz tedavi, önlemektir. Bu amaçla, Trakya Kalkınma Ajansına Temmuz-Ağustos dönemi teknik destek başvurusunda bulunduk ve yara bakım eğitimimize destek almaya hak kazandı. Yara bakımı önleme, stoma hemşireliği konularında kanıt temelli uygulamalara yönelik bilgi ve becerilerin arttırılması amacıyla, 2 grup şeklinde, her gruba 28 saat toplam 56 saatlik eğitim verilmiş olup, 50 kişi bu eğitimi tamamlayarak belge almaya hak kazandık. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezine, eğitimimizin etkili ve verimli geçmesini sağlayan Dr. Öğretim üyesi Ayşegül Savcı ve Dr. Öğretim Üyesi Kevser Karacabay’a ve projemize destek veren Trakya Kalkınma Ajansına teşekkür ediyorum” dedi.

    Belge törenine, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanvekili Uzm. Dr. Aykut Demirkıran, Personel, Destek Hizmetleri Başkanı Zafer Soykırılı ve hastane yöneticileri katıldı.

  • Diyabete bağlı iyileşmeyen yaralara “kök hücre” tedavisi

    BEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği’nde diyabet hastalığına bağlı ayaklarında iyileşmeyen yaraları ve bacakta damar tıkanıklıkları olan iki hastaya “PRP (Platelet rich plasma-trombositten zengin plazma) ile zenginleştirilmiş yağ kökenli mezenkimal kök hücre” uygulaması yapıldı.

    İyileşmeyen yaralarda, özellikle kronik hastalıklara bağlı yaralarda, tedavi süreci hem hastalar hem de hekimler açısından uzun ve zorlu bir zaman anlamına geliyor. Bu zorlu süreçte her zaman yüz güldürücü sonuçlara ulaşmak da mümkün olamayabiliyor. Yara tedavisinde son ve en ileri nokta olan ve tıbbın birçok alanında gelecek vadeden kök hücre uygulaması iyileşmeyen yaralar için artık Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde uygulanıyor.

    Konuyla ilgili Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Burçin Acuner şunları söyledi: “Kök hücreler hasarlı dokuya uygulandıklarında dokuyu fonksiyonel olarak çoğaltan, sınırsız bölünebilme ve farklılaşma yetenekleri olan hücrelerdir. İnsanda erişkin tip kök hücreler kemik iliği dışında yağ dokusundan da ’liposuction-yağ alma’ işlemi ile elde edilebilmektedir. Yağ dokusundan kemik iliğine kıyasla daha bol miktarda ve daha kolay kök hücre elde edilebilmektedir. Yağ kökenli kök hücreler ayrıca doku mühendisliğinde organ veya biyolojik pansuman ürünü geliştirmek için, radyoterapi sonrasında oluşan cilt değişikliklerinde, bazı nörolojik hastalıklarda da kullanılabilmektedir. PRP daha çok estetik uygulamalarda kullanım yönü ile bilinse de yara tedavisinde de kullanılmaktadır. PRP ile hastanın kendi kanındaki pıhtılaşma hücrelerinin içerdiği büyüme faktörleri yoğunlaştırılarak hasarlı bölgeye verilmekte ve yara iyileşmesinin hızlanması sağlanmaktadır. Diyabetik ve iskemik ayak yaralarında yara iyileşmesi bir noktada takılıp kalmaktadır. Kök hücre uygulamaları ve eş zamanlı PRP uygulaması ile ameliyattan fayda görmeyen ya da ameliyat olamayan diyabetik ve iskemik ayak yaralarında hastanın yarasının kapatılması ve uzvunun kurtarılması hedeflenmektedir.”

    Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer ise şunları söyledi:

    “Bölgemizde sunduğumuz sağlık hizmetini her geçen daha ileri taşımaya gayret etmekteyiz. Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’mizde kök hücre tedavisi ile iyileşmeyen yaralara yönelik başlatılan yeni tedavi yönteminin uygulamaya sokulmasının haklı gururunu taşıyoruz. Bölgede ilk kez uygulanan bu yöntemden iyileşmeyen yaraları olan hastalarımızın yüksek oranda istifade edeceğini düşünüyorum. Emeği geçen tüm ekip üyelerini tebrik ediyorum.”

  • Ağızda Ve Genital Bölgede Tekrarlayan Yaralara Dikkat

    Antalya’da gerçekleştirilen 16’ncı Ulusal Romatoloji Kongresi’nde Behçet ve gut hastalığı ele alındı. Prof. Dr. Vedat Hamuryudan, “Behçet hastalığı aynı anda birçok hastalığı tutabilen bir hastalıktır. En belirgin özelliği ise ağızda tekrarlayan yaralardır” dedi.

    16’ncı Ulusal Romatoloji Kongresi’nde konuşan Prof. Dr. Sedat Kiraz, gut hastalığı hakkında bilgiler verdi. Onkoloji ilaçlarının ve onkoloji hastalarının artmasını gut hastalıklarının görülmesine neden olan etkenlerden biri olduğuna değinen Kiraz, “Onkoloji ilaçlarının ve onkoloji hastalarının artması da ürik asit yüksekliği ve gut hastalığının görülmesinin en önemli nedenlerinden birisidir. Sadece ürik asit yüksekliği eklem şikayetine sebep olmuyor, damarın içindeki endotel dediğimiz hücrelerin yapısını da bozarak hipertansiyona ve erken ölümlere kadar giden bir takım ürik asit yüksekliğine sebep olan hastalıklara sebep olabiliyor. Yine ilk atak olduktan sonra hiçbir şey yapılmasa dahi Behçet hastalığında olduğu gibi iyileşiyor. Hastaların yüzde 97’si ikinci bir atakla karşılaşıyor” dedi.

    NASIL TEDAVİ EDİLİR?

    Gut hastalığının tedavisinde özellikle beslenme şekillerinin değiştirilmesi gerektiğine değinen Prof. Kiraz, “Bir defa beslenme şeklini değiştirmek gerekiyor. Proteinden fakir gıdalar vermek gerekiyor. Alkol alımını kısıtlamak gerekiyor. Süt ve süt ürünleri, peynir gibi kullanımı daha rahat olan proteinler ama hayvansal gıdalar özellikle sakatat, kabuklu deniz ürünleri bunlardan biraz daha uzak durmak gerekiyor ama şunu da unutmamak gerekiyor; ne kadar sıkı diyet yapılırsa yapılsın ürik asiti en fazla bir birim düşürebiliyorsunuz eğer çok yüksek değerler varsa ki üründen fakir diyet dediğimiz bir diyet onu yapmak çokta kolay bir şey değil, onun için gerekiyorsa ürik asiti düşürücü tedavi vermekten de geç kalmamak lazım” diye konuştu.

    AĞIZDA TEKRARLAYAN YARALARA DİKKAT

    Prof. Dr. Vedat Hamuryudan ise özellikle Anadolu’ya özgü hastalıklardan biri olan Behçet hastalığı hakkında bilgi verdi. Behçet hastalığının aynı anda birçok hastalığı tutabilen bir hastalık olduğunu ifade eden Hamuryudan, “Bu topraklara has diğer bir hastalık ise Behçet hastalığıdır. Diğeri ise Ailesel Akdeniz Ateşi’dir. Behçet hastalığı aynı anda birçok hastalığı tutabilen bir hastalıktır. En belirgin özelliği ise ağızda tekrarlayan yaralardır. Diğer belirtileri ise genital bölgede de, göğüste çıkan ve tekrarlayan yaralardır. Bir taraftan yaptığı bu belirtilerle yaşam kalitesini bozuyor, hastayı rahatsız ediyor ama bir taraftan da gözünüz veya beyniniz tutuluyorsa o zaman sakatlık veya ölüm de var bu işin içinde. Yani herhangi bir organda çeşitli derecelerde rahatsızlıklara yol açan bir hastalıktır. Erken tanı ve zamanında tedavi yapıldığı takdirde organ bozuklukları ve daha ciddi rahatsızlıkların hafifletilip önlenmesi mümkün olabiliyor” dedi.