Etiket: Yaralar

  • Yıldız Tilbe kolundaki yaralar ellerinde de görüldü

    Ünlü sanatçının kollarında bulunan yaralar Bodrum’daki konserinde ellerinde de görüldü. Tilbe’nın kollarında oldukça belirgin olarak görülen pul pul izler ve yaraların ellerine sıçraması hayranlarını üzdü.

    Bodrum’da bir gece kulübünde sahne alan Yıldız Tilbe, şarkılarını hayranları ile beraber söyledi. Konser başlamadan saatler önce eğlence mekanında adım atacak yer kalmadı. Sahneye hayranlarının çığlıkları arasında çıkan Tilbe sevilen şarkılarını seslendirdi.

    Kollarındaki lekeler ellerine sıçradı

    Kolundakş ve baçağındaki lekelerden hiç bir zaman bahsetmeyen Tilbe’nin aynı izlerden ellerinin üzerinde de görüldü. Yıldız Tibe’nin, 1 hafta önce verdiği konserde kollarında ki izlerin azaldığı dikkat çekmişti. 1 hafta aradan sonra Pasha club de sahne alan Tilbe’nin kollarınnda ki izler yeniden ortaya çıktı. Kollarının yanı sıra elinin üzerinde de kolundaki pul pul olan lekelerden ve yaralardan görüldü. Tilbe sahnesinde sırt dekolteli uzun bir elbise giymeyi tercih etti.

    Adım atacak yer kalmadı

    Gümbet Barlar Sokağı’nda bulunan Pasha Kulüp’te sahneye çıkan Yıldız Tilbe, şarkılarının çoğunu hayranları ile birlikte seslendirdi. Tilbe’nin fotoğrafını çekmek isteyen sevenleri izdihama neden oldu. Unutulmaz bir gece yaşatan Tilbe, eski ve yeni şarkılarını sevenleri ile paylaştı. Giydiği elbise sebebiyle zaman zaman zor anlar yaşayan Tilbe’yi yaklaşık 2 bin kişi dinledi. 2 saat sahnede kalan Tilbe, yaptığı danslarla da büyük beğeni topladı. Konser öncesinde club önünde uzun kuyruklar oluştu. Bin kişilik mekana 2 bin kişi gelince eğlence makanında adım atacak yer kalmadı.

  • Bakan Çağatay Kılıç: “Çarşamba’da yaralar ivedilikle sarılacak”

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Samsun’un Çarşamba ilçesinde meydana gelen sel felaketinin yaralarının sarılması konusunda yürütülen çalışmaları yakından takip ediyor.

    Bakan Çağatay Kılıç, sel bölgesinde zarar gören vatandaşların mağduriyetinin bir an önce giderilmesi konusunda bölgedeki tüm kamu kurum ve kuruluşlarına talimat verdi.

    Selin yarattığı hasar ile vatandaşın mağduriyetinin giderilmesi konusunda yürütülen çalışmalarla ilgili sürekli bilgi alan Bakan Çağatay Kılıç, “Sel bölgesinde tüm kurum ve kuruluşlarımız çalışmalarına devam ediyor. Hemşehrilerimiz müsterih olsun, onların rahat edebilmeleri için bütün kurumlarımız gece gündüz çalışmaya devam ediyor” dedi.

    Bölgede kamu kurumlarının koordineli bir şekilde çalıştığını kaydeden Bakan Çağatay Kılıç, valiliğin koordinasyonunda, Büyükşehir Belediyesi, DSİ, Karayolları Bölge Müdürlüğü, Çarşamba Belediyesi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, AFAD ve Kızılay ekiplerinin yoğun bir çalışma içinde olduklarını bildirdi.

    Bakan Çağatay Kılıç, yürütülen çalışmalar konusunda şu bilgileri verdi: “Bölgede 110’a yakın tarım işçimiz mağdur oldu. İşçilerimize AFAD, yatak ve battaniye temin etti. Kızılay da yemek dağıtımına başladı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğümüz ile Tarım Reformu il tarım alanlarında meydana gelen hasarla ilgili tespit çalışmalarına başladılar. Ayrıca, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü de hasar tespit çalışmalarına başladı. Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü ise acil gereken iş makinelerini takviye olarak bölgeye yönlendirdi. Samsun genelinde dere ıslahları master plana alındı. Projelendirme ve ıslah çalışmaları devam ediyor.”

    Bakan Çağatay Kılıç, devletin tüm olanaklarının Çarşamba’da seferber edildiğini, selden zarar gören vatandaşların mağduriyetinin acilen giderileceğini belirterek, “Hemşehrilerimiz müsterih olsunlar. Devletimiz tüm olanakları ile onların yanındadır ve hemşehrilerimizin zararı en kısa sürede giderilecektir. Çarşambalı hemşehrilerime bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” ifadelerini kullandı.

  • Bağlar’daki patlamada yaralar sarılmaya devam ediyor

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 4 Kasım 2016’da terör örgütü mensuplarınca düzenlenen bombalı saldırıda zarar gören vatandaşlara yönelik yardımlar devam ediyor. Valilik, yapılan çalışmalar kapsamında zarar görenlere 30 milyon 543 bin 797 liralık yardımda bulundu.

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 4 Kasım 2016’da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü binasına yönelik terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen bombalı saldırıda 2’si polis 11 kişi şehit olmuş, çevrede bulunan birçok bina kullanılamaz hale gelmişti. Patlama sonucunda evleri ağır hasar gören 811 aileye 18 milyon 822 bin lira, evleri küçük çaplı zarar gören 4 bin 457 aileye 4 milyon 292 bin 501 lira, 2 bin 86 esnafa 5 milyon 628 bin 707 lira, olay anında bölgede bulunup araçları zarar gören 295 vatandaşa da toplam 1 milyon 800 bin 532 lira yardımda bulunduğu öğrenildi.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, “Bölücü terör örgütü tarafından gerçekleştirilen hain patlamada zarar gören vatandaşlarımızın yaşadıkları mağduriyetleri gidermek adına, valiliğimiz tarafından başlatılan çalışmalar hızlı bir şekilde devam etmiş, mesai mefhumu gözetmeksizin yapılan çalışmalar sonucunda toplam bedeli 30 milyon 543 bin 797 lira olan ve 7 bin 649 dosyadan oluşan hasar tespiti yapılmıştır. Bu kapsamda Başbakanlığımız tarafından gönderilen 7 milyon 664 bin 456,44 TL ödenek Bağlar Kaymakamlığı’na aktarılarak vatandaşlarımıza ödenmiştir. Bunun yanında, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından oturulamaz ve kullanılamaz raporu verilen 8 apartmanda bulunan 194 daire ile 16 iş yerinin bedeli olan toplam 13 milyon 526 bin 600 liralık tutar, 5233 sayılı kanun kapsamında valiliğimize aktarılarak hak sahiplerine ödenmeye başlanmıştır ve bu ödemelere devam edilmektedir” dedi.

    Kalacak hiçbir yeri olmayan vatandaşlar çeşitli otellerde misafir edildi

    Patlamada evi zarar gören ve kalacak yerleri olmayan vatandaşların otellere yerleştirildiğini belirten Vali Aksoy, “53 vatandaşımızı otellerde misafirimiz ettik ve halen bazılarını misafir etmekteyiz. Bu harcama için Başbakanlık tarafından gönderilen ve valiliğimiz tarafından aktarılan ödenekle Bağlar Kaymakamlığı tarafından 32 bin 179 lira ödenmiştir. Olayın duyulmasının hemen akabinde Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğümüzce psiko-sosyal destek ekipleri oluşturulmuştur. 4 Kasım-8 Aralık 2016 tarihleri arasında, sosyolog, psikolog, sosyal çalışmacının bulunduğu 3’er meslek elemanından oluşan 10 adet psiko-sosyal destek ekiplerince, 370 aile ile görüşme gerçekleştirilirmiş olup, 342 aileye psiko-sosyal destek sağlanmıştır” diye konuştu.

    “Okullarımızda eğitim öğretim kesintisiz olarak devam etti”

    Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde kurulan kriz merkezinde yürütülen çalışmalar sonucunda 4 okulda 102 dersliğin hasar gördüğünü kaydeden Vali Aksoy, “Hasar gören okulların onarımları hızlı bir şekilde tamamlanmıştır ve 7 Kasım 2016 pazartesi gününden itibaren de tüm okullarımızda eğitim öğretim kesintisiz olarak devam etmektedir. Bizler devlet olarak yaşanan terör olayının izlerini silmek adına her zaman vatandaşlarımızın yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. İmkanlar dahilinde bütün vatandaşlarımıza devletin sıcak elini uzatmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermek ve Diyarbakır’ın refah seviyesini daha yukarılara taşımak adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Devletimiz vatandaşlarımızın güvenliği adına her türlü çalışmayı yapmaya ve önlemi almaya devam edecektir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın” şeklinde konuştu.

  • Him: “Çocuk istismarı, çocuğun ruhsal dünyasında tamiri imkansız yaralar açmakta”

    Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Öğretim Görevlisi Tuba Him, “Çocuk istismarı, çocuğun ruhsal dünyasında tamiri imkansız yaralar açmakta, çocuğun gelişimini en üst düzeyde tamamlamasını, potansiyelini gerçekleştirmesini önlemektedir” dedi.

    GAÜ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Öğretim Görevlisi Tuba Him, Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ)’nin ’Çocuk ve Sevgi’ yılı teması çerçevesinde gerçekleştirmiş oldukları proje ve çalışmalarda, toplum bazında farkındalığı arttırmaya gayret ettiklerini söyledi. Him, çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek yapılan davranışların ’Çocuk İstismarı’ olarak adlandırılması gerektiğini ifade etti.

    “Çocuğun sağlığı, fiziksel veya psikolojik gelişimi için gerekli ihtiyaçların karşılanmaması ise ’Çocuk İhmali’ olarak tanımlanmaktadır” diyen Him “Çocuk istismarı, çocuğun ruhsal dünyasında tamiri imkansız yaralar açmakta, çocuğun gelişimini en üst düzeyde tamamlamasını, potansiyelini gerçekleştirmesini önlemektedir. Son yıllarda çocuk istismarı ve ihmali giderek artmakta, hatta çocuklar istismar sonucunda ölebilmektedirler. Çocukların ihmali ve istismarını önlemede, temel becerilerin öğretimi önem kazanmaktadır. Çocuk istismarını önlemede en önemli araç, yine eğitimdir. Toplumun, bireylerin ve ailelerin bu konularda bilinçlendirilmeleri, şiddet ve istismarı olağan görmekten vazgeçmeleri, şiddet ve istismarın önlenmesi için, hayati önem taşımaktadır. İhmal ve istismar uygulayan birçok kişi çocuklara nasıl zarar verdiklerinin farkında olmayabilirler ya da yaptıkları kendi sosyal çevrelerinde kabul edilebilir davranışlar olabilir. Yanlış olan bu tutum ve düşünceleri ortadan kaldırmanın en iyi yolu, anne babalara verilen eğitimdir” ifadelerini kullandı.

  • Geç iyileşen yaralar, diyabet habercisi olabilir

    Özel Hatem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Şenel Bolat, geç iyileşen yaraların diyabet habercisi olabileceğini belirterek, diyabet hastalığı ile ilgili uyarılarda bulundu.

    Dr. Şenel Bolat, halk dilinde şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin, vücuttaki pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen ve ömür boyu süren bir hastalık olduğunu belirtti. Diyabetin ortaya aniden çıkabileceğini ya da yıllar içerisinde yavaş yavaş gelişebileceğini anlatan Dr. Bolat, geç iyileşen yaraların hastalık habercisi olabileceğini ifade etti.

    Hastalığın belirtileri hakkında da bilgi veren De. Bolat, “Çok fazla su içme ve içme isteği, ağız kuruluğu, iştahın açılması ve fazla yemek yeme, yaraların geç iyileşmesi, çok sık idrara çıkmak ve geceleri bunun için sık sık uyanmak, bacaklarda kramplar, uyuklama hali, kilo kaybı, ciltte kuruma, bazen bulanık görmek gibi durumları belirtileri arasında sıralayabiliriz” dedi.

    Diyabetin yol açtığı sağlık problemleri

    Dr. Bolat, diyabetin başka sağlık problemlerine de yol açabileceğini hatırlatarak, “Kan şekerinin sürekli yüksek olmasına bağlı olarak ileri dönemde önemli sağlık sorunları gelişebilir. Bunları ise kalp-damar hastalıkları, böbrek sorunları, göz sorunları, körlük, felç, ayak yaraları, duyu kayıpları, sık enfeksiyonlar, yara iyileşmesinde gecikme, cinsel sorunlar şeklinde sıralayabiliriz” ifadesini kullandı.

    Diyabet görülme riski daha fazla olanlar

    Bolat, ailesinde şeker hastası olanların diyabet hastalığına yakalanma riskinin yüksek olduğunu belirtirken, diyabetin risk grubunda yer alanları ise şöyle anlattı:

    “Fazla kilolu insanlar da risk altındadır. Bunu beden kitle indeksi (BKİ) ile anlayabiliriz. BKİ’si 25’in üzerinde olanlar risk altındadır. Ayrıca hızlı yemek yiyenler, çabuk acıkanlar, yüksek tansiyonu olanlar, kandaki yağ miktarı fazla olanlar, hareketsiz bir yaşam tarzı sürenler, stresli kişilik yapısı olanlarda hastalığın görülme riski yüksektir. Ayrıca yaş ilerledikçe bu hastalık riski de artar.”

    Diyabetin tedavisi

    Dr. Bolat, şeker hastalığının tedavisinin hastalığın tipine göre değiştiğini söyledi. Hastalığın tipi ve tedavi yöntemleri ile ilgili bilgi veren Dr. Bolat, “Diyabet tedavisinde amaç kan şekeri ayarını sağlamaktır. İyi bir diyabet kontrolü için Tip 1 Diyabet (şeker) hastalarının vücutlarında yeterli insülin bulunmadığı için ömür boyu insülin kullanmaları önemlidir. Tip 2 Diyabet (şeker) hastalığı tedavisi daha geniş seçenekler içermektedir. İlaç tedavisi ağızdan alınan haplardan başlayarak ilerleyen dönemlerde insülin kullanımına kadar değişmektedir. Tip 2 Şeker hastaları ilk dönemlerde yaşam tarzı değişikliği ve hap tedavileri ile şekerlerini kontrol altına alabiliyorlarken ilerleyen dönemlerde insülin ihtiyaçları ortaya çıkabilmektedir” dedi.

    Sağlıklı beslenmenin önemi

    De. Bolat, sağlıklı beslenmenin de hastalıkta önemli olduğunu söyleyerek, “Yenilen besinlerin özellikle karbonhidrat içeren besinlerin vücudun ihtiyacından fazla tüketilmesi kan şekeri seviyelerini yükseltir. Kan şekeri kontrolünün sağlanmasında diyabetli bireye özgü beslenme tedavisinin verilmesi önemlidir” ifadelerine yer verdi.

    Egzersizin önemi

    Şeker hastalarının egzersiz yapmalarının da sağlıkları ve şeker seviyesini dengelemeleri açısından önem taşıdığını ifade eden Dr. Bolat, “Hem sağlıklı yaşamı korumak hem şekerin vücuda verdiği zararları azaltmak hem de şeker seviyelerini düşürmek için egzersiz ve sporun çok büyük önemi vardır. Düzenli egzersiz kandaki şekerin hücreler tarafından alınıp kullanılmasını arttırarak kan şekeri seviyelerinin düşmesine yardımcı olur” diye konuştu.