Etiket: Yaradı

  • Hortlayan kuş gribi Türkiye’ye yaradı, ihracat arttı…(ÖZEL HABER)

    Kış mevsiminin gelmesi ile başta İran olmak üzere çeşitli ülkelerde adeta hortlayan kuş gribi salgını karşısında önlem alan yerli beyaz et şirketleri, kuş gribinin yaşandığı ülkelerle olan ihracatını arttırdı. Bupiliç Yönetim Kurulu Üyesi ve Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Faruk Kula, şirketlerde denetim ve önlemlerin en üst seviyede olduğunu ancak ’Gezen Tavuk’ adı altında yapılan denetimsiz tavukçuluğun tehlike saçtığını söyledi.

    Bupiliç Yönetim Kurulu Üyesi, Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı ve aynı zamanda Balıkesir Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı olarak tarım ve hayvancılıkla iç içe bir ticari hayat sürdüren Faruk Kula, çeşitli ülkelerde başlayan kuş gribi vakalarının Türkiye’ye etkisini değerlendirdi. Başkan Kula, “Türkiye’de son 3 yıldan bu yana salma tavuk adı altında, özgür tavuk adı altında hiç bir kaydı olmadan bireysel olarak yapılan tavukçuluk sektörü oluşmaya başladı. Bunların bio güvenliği yoktur. Maalesef bunlar ciddi rakamlara ulaştılar. Biz üst birliklere ve bakanlığa ilettiğimizde, çözüme ulaştırmaya çalıştıklarını gördük. Ancak, bugün işletmelerin tamamı kuş gribinden etkilendiği için bio güvenlik tedbirlerini fazlası ile almıştır. Türkiye’yi bekleyen tehlike yer tavukçuluğu adı ile yapılan işlerdir, bunlarda bio güvenlik yoktur” dedi.

    Başkan Kula, son ihracat durumu hakkında bilgi vererek “Irak’ta, İran’da, Hindistan’da, Macaristan’da, Fransa’da bir çok ülkede kış mevsimi ve göçlerden dolayı kuş gribi kendini gösteriyor. Ülkemizdeki üreticileri bio güvenlik tedbirlerini çok yükseltmeleri lazım. tetikte olmaları lazım. Bu ülkemizde de var olabilir, bu herhangi bir çiftliğe geldiğinde bunun sıçraması kolay oluyor. Irak’a yaptığımız ihracat normal şartlarda 200 TIR iken, kuş gribi neticesinde 330 TIR’a yükseldi” şeklinde konuştu.

    Yumurta fiyatlarına da değinen Kula “Türkiye’de yumurta üretilmesi imkansız hale gelirken, bu olaylar neticesinde yumurta fiyatları da kendine geldi. Bu fiyatlar böyle sürerse, üreticiler 2 yılın yaralarını sararlar. Ülkemizde böyle bir şey olmadan bu kışı atlatırsak Türkiye’de yumurta üretimine devam edilir” şeklinde sözlerini tamamladı.

  • Havaların soğuması amatör balıkçılara yaradı

    Kars’ta havaların soğumasıyla birlikte daha çok lezzetlendiği ileri sürülen tatlı su kefali amatör balıkçıları Kars Çayı’na çekti.

    Geçtiğimiz günlerde yağan karın ardından açan hava Kars’ta en çok amatör balıkçıların işine yaradı. Soluğu Kars Çayı’nda alan amatör balıkçılar, serpme ağla tatlı su kefali yakalıyor. Soğuk suyun balığı daha lezzetli yaptığını ifade eden balıkçılar, “Kış mevsiminin gelmesiyle beraber av sezonunu da açtık. Neden? Çünkü kış mevsimi. Soğuk havalarda balık daha diri, daha lezzetli, daha toplu, lezzetine doyum olmuyor. Çok da güzel balık yakaladım” dedi.

    Kars Çayı’nda balık tutmanın keyfini yaşayan balıkçılar, güneşli havanın hafta sonu da devam edeceğini belirterek hafta sonu için de program yaptıklarını söyledi.

    Kars’ta güneşli ve sıcak havanın hafta sonuna kadar devam edeceği bildirildi.

  • Kars’ta kar yağışı lastikçilere yaradı

    Kars’ta etkili olan kar yağışı hayatı olumsuz yönde etkilerken, durum oto tamircilerinin ve lastikçilerin yüzünü güldürdü.

    Kars’ta sabaha doğru başlayan ve devam eden kar yağışı sürücüleri hazırlıksız yakaladı. Kar yağışının Kars’ta etkisini arttırması üzerine vatandaşlar, araçlarına kışlık bakım yaptırmak ve kar lastiği taktırmak için lastikçilere akın etti. Sabah erken saatlerde lastikçilerin dolduran sürücüler, kar yağışı artmadan lastiklerini değiştirmeleri gerektiğini söyledi.

    Uzun kuyrukların oluştuğu lastikçilerde sıra bekleyen sürücü Salim Dümen, “Şuanda biraz mağdur oluyoruz zamanında lastiklerimizi değiştirmediğimiz için. Şimdi aşırı kar yağdı, yoğunluk var. Kış lastikleri 6-7 dereceden sonra değiştirilmesi lazım. İnsanlar kar yağışını beklememeliydi. Bu bölgede kış şartları olumsuz olduğu için 10’ncu ayın 15’inden sonra kar lastikleri değişmesi lazım. Burada şimdi yoğunluk var. Görüyorsunuz” dedi.

    Kars’ta karla birlikte hareketlenen lastikçiler, çok sayıda aracın yazlık lastiklerini çıkararak yerine kışlık lastik taktı. Kar yağışı, en çok lastikçiler ve oto tamircilerine yaradı.

  • Yaz saatinin sabitlenmesi okula yeni başlayan miniklere yaradı

    Her yıl okulların açılmasından kısa bir süre sonra kış saati uygulamasına geçilmesinin özellikle okula yeni başlayan öğrencileri olumsuz etkilediğini belirten Doğa Okulları Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Merve Kuruhasanoğlu, “Yaz saatinin kalıcı hale getirilmesi, çocukların alıştıkları biyolojik düzenlerini devam ettirmesini sağladığı için okula adaptasyon sürecini kısaltmış oldu” diye konuştu.

    Bu yıl kış saati uygulamasının yürürlükten kaldırılması, okula yeni başlayan çocukların okula adaptasyon sürecini olumlu etkiledi. Güneş ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla bu yıl, önceki yıllarda Bakanlar Kurulu kararıyla Ekim ayında geçilen kış saati uygulamasına son verildi. Yeni düzenleme ile ilgili uzun süredir çalışma yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yaz saatinin kalıcı hale getirilmesi ile daha fazla enerji tasarrufu sağlamayı amaçlarken, uygulamanın özellikle anaokuluna ve ilkokula yeni başlayan minik öğrencilere olumlu etkisi oldu.

    Yaşları küçük öğrenciler uyum sorunları yaşıyordu

    Merve Kuruhasanoğlu, anaokuluna ve ilkokul birinci sınıfa başlayan çocukların okula adaptasyonunun diğer öğrencilere göre daha uzun sürdüğünü belirterek, önceki yıllarda okullar açıldıktan kısa bir süre sonra kış saati uygulamasına geçilmesinin okul düzenine yeni alışmaya başlayan öğrencilerin tekrar adaptasyon sorunu yaşamasına neden olduğunu kaydetti. Merve Kuruhasanoğlu ayrıca, “Okula başlama süreci, çocuk için zaten alıştığı düzenin değiştiği ve yepyeni bir düzene uyum sağlamasını gerektiren önemli bir süreç. Onun hayatında önemli bir değişiklik bu. Öğrenciler, saat değişikliği nedeniyle erken kalktıkları için biyolojik düzenleri bozuluyordu. Bu süreçte okula geç kalmalar artıyor, özellikleri yaşları küçük öğrenciler yorgun olduklarından şikayet ediyorlardı. Dersleri takip etmede sorun yaşıyorlardı. Bu faktörler okula zaten yeni yeni alışmaya başladıkları adaptasyon sürecinin uzamasına neden oluyordu. Yaz saati uygulamasının devam etmesi, bu yıl öğrencilerimizin okula uyumunu sağlamakta hem bizim, hem de anne babaların işini kolaylaştırmış oldu” şeklinde açıklamalarda bulundu.

    Öğrenciler karanlıkta kalmıyor

    Yaz saatinin kalıcı olmasının ardından kış aylarında güneş daha geç doğduğu için işe gidenler ve öğrenciler eskisine göre daha karanlıkta kalkıyor. Buna karşılık mesai ve eğitim saatlerinde karanlık süre azalmış oluyor ve geçiş dönemindeki olumsuzluklar yaşanmıyor. Sabah dersi 09:00’da başlayan, 17:00’de biten öğrenciler hiç karanlıkta kalmıyor.

  • Başbakan Yardımcısı Canikli: “28 Şubat sürecinde kapatılan imam hatipler FETÖ’nün okullarına yaradı”

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, 28 Şubat’ta imam hatip okullarının kapatılmasının Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) okullarına yaradığını söyledi.

    Giresun’da Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne bağlı yurdun açılışını yapan Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, yaptığı konuşmada 28 Şubat sürecinde başka birtakım tahribatla birlikte imam hatip okullarının da kapatıldığına dikkat çekerek, “Biz onu sadece özellikle salt ideolojik yaklaşımlarla böyle bir karar alındığını ve adımın atıldığını o zaman bu çerçevede değerlendirerek yorumlamıştık. Fiilen kapatılmıştı. Üniversiteye girişte dezavantajlı bir şekilde tablo ortaya koyarsanız tabi ki kimse tercih etmez. Fiilen böylelikle kapatılmış oldu” dedi.

    Bugün toplumda her veli, her ebeveynin çocuğunun nasıl eğitim alması gerektiği konusunda bir kanaati ve kararı olduğunu belirten Canikli, “Herkeste o hakka saygı duyar. Saygı duyması da gerekir. Hangi okul türüne evlatlarını göndermek isterse gönderebilir. Hiç kimsenin ona müdahale etme hakkı yoktur. Doğru ve demokratik bir yaklaşımdır. Devlet o imkanı onlara sunabilmeli. Aynı şekilde de bir veli çocuğunu biraz daha dini hassasiyetle imam hatip müfredatına uygun bir programda eğitim görmesini arzu ediyorsa diğerlerine yaklaşıldığı gibi aynı şekilde eşit ve tarafsız şekilde yaklaşmalı, aynı imkan ona da sunulmalıdır. Müdahale edilmemeli ve yönlendirilmemelidir. Ya da bu noktada baskı altına alınmamalıdır. Kim çocuğunu nereye göndermek istiyorsa göndersin. Devlet ve hükümet olarak bizim görevimiz bu vatandaşın talebinin yerine gelmesi için en iyi şekilde gerekli alt yapıyı sunmak ve hazırlamaktır” şeklinde konuştu.

    “İmam hatipler kapatılınca öğrenciler FETÖ’nün okullarına otomatik olarak yönlendirilmiş oldu”

    Bugün itibariyle imam hatip okullarında 1 milyon 150 binin üzerinde öğrencinin eğitim öğretim gördüğünü söyleyen Canikli, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bazı kişiler böyle bir sayıya ulaşılmasını eleştiriyor. Benzer bir yaklaşım 28 Şubat sürecinde ortaya konuldu, imam hatipler kapatıldı. O zaman biz onu sadece özellikle salt ideolojik yaklaşımlarla böyle bir karar alındığını ve adımın atıldığını düşünmüştük. Bugün çok daha farklı projelerin önemli başlangıç noktaları olduğunu anlıyoruz. Çocuklarının dini hassasiyeti olan bir okuldan mezun olmasını isteyen velilerin tercih ettiği bu okul kapatılınca bu şekilde talebi olan öğrencilerin hemen hemen büyük bölümü, hatta tamamına yakını Fetullahçı Terör Örgütü’nün okullarına otomatik olarak yönlendirilmiş oldu. Çünkü o alanda ona yakın bir hizmet vereceği ile yola çıkan Fetullahçı Terör Örgütü’nün okullarına bu kaynak o okullara yönlendirildi. Yani 28 Şubat sürecini dizayn eden gerçekleştirenlerinden amaçlarından biri de bu idi. Ve gerçekten imam hatipler kapatıldıktan sonra yüzbinlerce evladımız hem insan hem de parasal kaynak olarak Fetullahçı Terör Örgütü tarafından maalesef sömürüldü, kullanıldı ve bu terör örgütünün güçlenmesi, gelişmesi için inanılmaz bir şekilde onlara bu kaynak sağlandı. Bugün imam hatiplerdeki öğrenci sayısının bu kadar yüksek olmasına itiraz edenlere yakında yaşanan tarihi gerçeği hatırlatmakta fayda var.”