Etiket: Yapsın”

  • Burak Şen: “Engelli insanlarımızı evlerinden çıksın, spor yapsın”

    22 Yaş Altı Avrupa Tekerlekli Sandalye Basketbol Şampiyonası’nda altın madalya kazanan takımın oyuncularından Burak Şen, “Engelli insanlarımızı evlerinden çıksın, spor yapsınlar. Hayat her zaman her türlü güzeldir” dedi.

    22 Yaş Altı Avrupa Tekerlekli Sandalye Basketbol Şampiyonası’nda şampiyon olan milli takımda yer alan Burak Şen, basketbola başlama hikayesini anlattı. Basketbola Melikgazi Belediye Bedensel Engeller Spor Kulübü Başkanı Faruk Şahin sayesinde başladığını belirten Şen, “Okullara haber yolluyorlarmış, ‘Engelli öğrencileriniz varsa spora teşvik edin’ diye. Onun vesilesi ile ben de başladım. Küçüklükten beri hayalimdi. Ben Beşiktaşlıyım. Beşiktaş’ın maçlarını çok izledim televizyonda. Devamı da gelecek inşallah” dedi.

    Kendisine verdikleri büyük destekten dolayı ailesine teşekkürlerini ileten Şen, “Aileme sonsuz teşekkür ediyorum. Hiçbir zaman desteklerini bende esirgemediler. Ben bu günlere geldiysem ailemin desteği ve emeği ile geldim. Ailemin desteği ile daha iyi yerlere geleceğim inşallah. Onların hiçbir zaman emeklerini zayi etmeyeceğim. Boyunları asla bükmeyeceğim” ifadelerini kullandı.

    “Hedeflerime adım adım ilerliyorum”

    Dünya Şampiyonası’nda da ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için yoğun bir şekilde çalışmalarına devam ettiklerini dile getiren Burak Şen, “Hedeflerime adım adım ilerliyorum. Avrupa Şampiyonu olduk. Bu doğrultuda devam edip şimdi önümüzde Dünya Şampiyonası var, ona hazırlanıyoruz. Kanada’nın Toronto şehrinde olacak Haziran-Temmuz arasında. Kanada’da ülkemizi en güzel şekilde temsil ederek altın madalya ile dönmek istiyoruz” dedi.

    “Spor çok güzel bir şey”

    Engelli sporculara da tavsiyelerde bulunan Burak Şen, “Spor engel tanımıyor. Hiçbir zaman engellerinden utanmasınlar. Çünkü her insan engel ile karşı karşıya günümüzde. Bazı aileler çocuklarını dışarı çıkarmıyor. Hiçbir zaman engellerlinden utanmasınlar, hem aileler hem engelli kardeşlerim. İlk başta ‘yapamayacağım’ diye bir hisse kapılabilirler ama zamanla aşılır. Aşılmayacak bir problem değil. Spor yapsınlar. Spor çok güzel bir şey. Başladıkları zaman bir daha bırakamazlar” şeklinde konuştu.

  • Palandöken: “Herkes işini yapsın”

    Kamu kurumları ve yerel yönetimlerin artık esnaf ve sanatkarların işini yapmaması gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Kamu kurumları ve mahalli idareler esnaflığa soyundu. Bakın ne güzel atasözlerimiz var. Kendi işinde başarılı olamayanlar başkalarının işlerine el atıyor, oysa herkes bildiği işi yapsın” dedi.

    Bendevi Palandöken konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Esnaf ve sanatkarımız ülke ekonomisinin can damarlarıdır. Mahalli idareler fırıncı oldu ekmek satıyor, kamunun misafirhaneleri otel, salonları ise düğünevi oldu. Pek çok yerde herkese açık market işletiyorlar. Taksicimizin işini engelleyen adli servisler, sosyete pazar servislerinin ardından bankalar altın alım-satımı yaparak kuyumculuk sektörüne darbe vurdular. Binlerce esnaf bu tür karar ve uygulamalardan etkilenerek dükkanlarını kapattı. Buna bir dur demenin zamanı geldi. Bırakın işi erbabı yapsın” diye konuştu.

    Ülkemizde yaklaşık 2 milyon esnaf ve sanatkarın kamunun yanlış uygulamalarından zarar gördüğünü ifade eden TESK Genel Başkanı Palandöken, “Esnafa bir bir darbe vurulmaya çalışılıyor. Acele tedbir alınarak haksız rekabetin önüne geçilmeli. Ya da esnafa da rekabet edebilecek eşit şartlar sağlansın. Esnaf ve sanatkarın olmadığı yerde kültür ve yaşam olmaz. Esnaf ülkenin çimentosudur. Bu çimento olmaz ise bina ayakta duramaz. Biran önce binanın ayakta durması ve yapının bozulmaması için önlemler alınmalı ve herkes kendi işini yapmalıdır” şeklinde konuştu.

  • Sağlığınız da bayram yapsın

    Uzmanlar, kurban bayramında sağlıklı beslenme tavsiyesinde bulundu.

    Özel Hayat Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Hüseyin Şimşekli, bayramlarda ikramları geri çevirmenin zor olduğunu belirterek, “Ziyaretlerde bir öğünde çok fazla aynı gruptan gıda tüketmemeye gayret edin, tatlı olarak da sütlü ve meyvelileri tercih edin. Kurban bayramında bilhassa obezite, kalp-damar hastalığı, diyabet, yüksek tansiyon, mide rahatsızlığı ve benzeri sağlık problemi olan kişiler ve yaşlıların beslenmelerine dikkat etmesi lazım. Kurban bayramında ramazandan farklı olarak tatlı ve et tüketimi artıyor. Kurbanlık hayvanın sakatat kısımları kolesterol ve doymuş yağ bakımından oldukça zengindir. Kan şekeri seviyesinin dengeli seyretmesi açısından öğünde tüketilen diğer etlerin de miktarı azaltılmalı, menü sebze, salata, tahıllar, tam buğday, çavdar ekmeği ve yoğurt, cacık ile zenginleştirilerek sağlıklı ve dengeli bir öğün oluşturulmalı” dedi.

    Sütlü ve meyveli tatlıları tercih edin

    Dr. Hüseyin Şimşekli, “Eğer bir seferde fazla gıda tükettiyseniz, diğer öğünde onu azaltılmalı. İkramlarda mümkün olduğunca sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Şerbetli tatlılar ve şekerli gıdalardan uzak durmaya özen gösterilmelidir. Bayram boyunca günde en az 8-10 bardak su içilmeli, sık sık ikram edilen çay, kahve, asitli-gazlı içeceklere de hayır denebilmelidir. Bayram ziyaretlerinde içilen fazla çay ve kahve uykusuzluk, kalpte ritim bozuklukları ve mide problemlerine sebebiyet verebilir” diye konuştu.

  • Myp Lideri Yılmaz: “Bir Değişimde Bahçeli Yapsın, Milleti Sevindirsin”

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, MHP lideri Devlet Bahçeli’yi eleştirerek, “Buyursun, yerinde otursun ama MHP halka açılsın. Kaybettiği ya da uzaklaştırdığı değerleri bu harekete geri kazandırsın. Benim kendisine tavsiyem bu yöndedir” dedi.

    MYP lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, yazılı bir açıklama yaptı. Yılmaz yaptığı açıklamada, “AK Parti her zaman değişim yaparak millete yeni şeyler sunmanın gayreti içinde sayın Bahçeli liderliğini tartışma konusu yapmak yerine ağırlığını ve vakarını koruyarak bir değişim ve vizyon değişikliği yapabilecek durumdadır” dedi.

    MHP lideri Devlet Bahçeli’yi eleştiren Yılmaz, “Sayın Bahçeli iyi bir final yaparak gönüllere nasıl taht kuracak adımlar atmalıdır. Buyursun yerinde otursun ama MHP halka açılsın. Kaybettiği ya da uzaklaştırdığı değerleri bu harekete geri kazandırsın. Benim kendisine tavsiyem bu yöndedir. Yoksa gelişmeler her gün kendi aleyhine dönmektedir. Kendisi de nihayetinde kör değildir. Aklı selim ile bir uzlaşma yolu bulup hem koltuğunu koruyup hem değişimi sağlayabilir” ifadelerini kullandı.

    Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Parti yönetimi üzerinde doğru isimler üzerinde bir değişimi sözde değil özde bir değişimi Sayın Bahçeli derhal herhangi bir mahkeme kararını beklemeden gündeme almalıdır. Eğer bu tavrını ortaya koyarak hareket etmezse bu ülkeye yazık edecektir. AK Parti’yi bu milletin kaderi haline tek başına getirmiştir. Şimdi hepimiz faniyiz. Biraz el insaf el iman diyorum. Allah’ın huzuruna hatalardan arınıp gitmek fırsatı her an vardır. Bence bu Devlet Bahçeli içinde geçerlidir. Umarım birkaç gün içinde toparlayıcı beyanlarla milletimizin gönlüne bir ılık su serper.“

  • Prof. Yalçıntaş: “Bırakın Çocuklarınız Keşifler Yapsın”

    Hayatının 30 yılını Amerika’daki devlet üniversitelerinde teknoloji transferi alanında çalışarak geçiren Prof. Dr. Güven Yalçıntaş, Einstein ve Leonardo gibi dâhilerin rutin eğitim sisteminin dışına çıkarak büyük buluşlara imza attığına işaret ederek, “Çocuklarınızı bu döngünün içerisinden çıkarın. Onları bir şeyler bulmaya, keşifler yapmaya yönlendirin” dedi.

    Uludağ Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) tarafından düzenlenen ‘Nasıl Mucit Olurum?’ ‘Einstein Gibi Nasıl Düşünürüm? Nasıl Leonardo Gibi Olurum’ konulu seminere ABD’deki Oklahoma ve Newyork devlet üniversitelerinin teknoloji transferi çalışmalarından sorumlu eski rektör yardımcısı Prof. Dr. Güven Yalçıntaş katıldı. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’ndeki semineri iş dünyası temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler takip etti.

    Türkiye’ye döndükten sonra ‘Applied Professional International’ danışmanlık firmasını kuran ve halen yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Güven Yalçıntaş, Einstein ve Leonardo’nun düşünme metotları konusunda bilgiler verdi. İki dehanın sırrını yeni bir tarzda düşünmek olarak açıklayan Prof. Dr. Yalçıntaş, “Düşünme tarzımızı değiştirmeliyiz. Yani Einstein’in dediği gibi ‘kutunun dışına’ çıkmalıyız. Kuralların dışında düşünmeliyiz. Leonardo gibi yüzyıllar öncesinden helikopter çizimleri yapmak bunun en güzel örneğidir. Çocuklarımızı da bu kutunun içerisine bırakmak yerine, dışına çıkaralım. Eğer verilen eğitim sisteminde çocuklarımız kutunun içerisinde kalıyorlarsa, o zaman sistemi bu kurallara göre yeniden düzenleyelim. Çocuklarımızı bir şeyler bulmaya, keşfetmeye yönlendirelim. Bırakın onlar mucit olmaya çalışsın ve buna da inansınlar. Yarın önemli bir göreve geldiklerinde bu düşünce tarzı ile hareket etsinler. İşte o zaman inanın bana savaşlar çıkmayacaktır” diye konuştu.

    “NOT DEFTERİNİZ OLSUN”

    Herkese not defteri bulundurmalarını tavsiye eden Yalçıntaş, insanların aklına gelen her şeyi mutlaka not etmesi gerektiğinin altını çizdi. Yalçıntaş, “Günlük hayatta not defterinizi yanınızdan ayırmayın. Aklınıza gelen her şeyi not edin. Çok değil, iki yıl sonra bu notlarınıza baktığınızda sizi temin ediyorum kendiniz ile gurur duyacaksınız. Ne güzel şeyler düşünmüşüm diyeceksiniz. Leonardo, bu dediğim yöntemi uygulayan bir dahi idi. Kendi tuttuğu notlar bugün müzede sergileniyor. Tam on iki cilt notu var. Aklına gelen her şeyi not etmiş” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE’DE TEKNOLOJİ TRANSFERİ KONUSU ÇOK YENİ”

    Amerika’da görev yaptığı 30 yıl zarfında çalıştığı bütün üniversitelerde teknoloji transferi konusuyla ilgilendiğini kaydeden Prof. Dr. Yalçıntaş, Türkiye’de ise bu konuların henüz 5 yıldır dile getirildiğini vurguladı. Yalçıntaş sözlerini söyle sürdürdü:

    “Şimdi artık Türkiye’de bu işin içerisine girmeye başladı. Uludağ Üniversitesi de teknoloji transferi alanında çalışma yapan ve belli başarılar elde etmeye çalışan üniversitelerden birisi olarak görünüyor. Rektörü de bu alan ile yakından ilgileniyor. Kendisini ve ekibini tebrik ediyorum. Türkiye teknoloji transferi konusunda biraz daha şanslı. Amerika’da 30 yıldır yapılan çalışmalar belli bir noktaya geldi. Ülkemiz, bu edinilen tecrübeleri hayata geçirerek boşuna bir 30 yıl kaybetmemiş olacak. Ancak bundan sonraki süreçte işin üzerine ne kadar gidileceği önem taşıyor.”