Etiket: Yapmaya

  • Yüksek EGO, Çalışanı Hile Yapmaya İtiyor

    Avrupa Ekonomik Suç Raporuna göre, çalışma hayatında en çok hileye erkekler başvururken, en çok hilenin görüldüğü sektör bankacılık oldu.

    Çalışma hayatında meydana gelen usulsüzlükleri inceleme ve bu usulsüzlüklerin ortaya çıkarılmasına yönelik yapılan çalışma sonrası Avrupa Ekonomik Suç Raporu açıklandı. Rapora göre çalışma hayatında hileye en çok erkekler başvuruyor. Dünya çalışma hayatında hile denetiminin başlı başına bir uzmanlık haline geldiği günümüzde yapılan araştırma neticesinde hilenin en çok görüldüğü sektör yüzde 14,3 ile bankacılık ve finansal hizmetler sektöründe görülüyor.

    Çalışma hayatında usulsüzlüklerin ortaya çıkartılması alanında faaliyet gösteren Fraud Audit Corporation Yönetim Kurulu Başkanı Adli Muhasebe Uzmanı Baki Toraman, çalışma hayatında yapılan usulsüzlük üzerine yapmış olduğu açıklamada, “Dünya hile denetimi başlı başına bir uzmanlık haline gelmiştir. Gelişmiş ülkeler bu olumsuz durumdan doğan zararları en aza indirmek için önlem almakta, biz ise bu konularda bir şey yapmamaktayız. Türkiye’de avukatlar üzerlerine aldıkları davalarda uzman bir desteğe kesinlikle gerek duymak durumundadır. Benzetmek istemesek de mahkemelerimiz bilirkişilik kurumuna sürekli başvurmaktadır. Bu kurumun genel başarısı ortadadır. Bu nedenle mahkemelerimize gerçek anlamda uzman şahitler gerekmektedir. Günümüzde işletmelerimiz, çalışanları tarafından değişik biçimlerde zarara uğratılmaktadır. Bu zararları en aza indirecek önleyici ve ortaya çıkartıcı önlemlerin alınması gerekmektedir. Hileyi aldatma, gizleme veya güven ihlali şeklinde nitelendirilebilecek yasa dışı herhangi bir eylem şeklinde özetlerken bu hareketler şiddet veya güç kullanımına bağlı değildir. Hile bireyler veya örgütler tarafından yapılabilir.”

    Avrupa Ekonomik Suç Araştırma raporuna göre, tüm sektörlerde hile olduğu belirlenirken, yapılan araştırmaya göre kamu kurumları hariç hilenin en yaygın olduğu sektörler şöyle:

    Bankacılık & Finansal Hizmetler 14,3

    Üretim 9,7

    Sağlık 8,6

    Sigorta 7,5

    Perakende 7,2

    Eğitim 7,0

    Genel Hizmetler 5,8

    Teknik Hizmetler 5,6

    İnşaat 3,4

    Lojistik Hizmetler 3,3

    Petrol 3,1

    Emlak 2,9

    Toptan Ticaret 2,9

    Ulaşım ve Depolama 2,6

    Eğlence 2,1

    İletişim 1,5

    Ziraat 0,8

    Madencilik 0,1

    Yine yapılan araştırmaya göre, hileyi en çok benlik ve egosu yüksek evli erkekler yapıyor. Hilelerin yüzde 40’ını kadınlar, yüzde 60’ını erkekler yapmaktadır. Hilelerin yüzde 70’lik kısmı en az 3 yıl ve üzeri çalışanlar tarafından yapılmaktadır. Öte yandan raporda hile yapanların karakteristik özellikleri şöyle sıralandı: “Eğitimli, eğitim düzeyi arttıkça yapılan hilenin kalitesi yükselmektedir. Zeka düzeyi yüksek, benlik ve ego düzeyi yüksek, risk almayı seven, yaş düzeyi yüksek. Yaş arttıkça verilen hile zararı artmakta, ilgili bir kişilik, kurallara uymayı sevmemek, işe çok erken gelip herkesten geç gitme, uzun süre boyunca izin yapmama”

  • Kafkas: “Ben Elimden Gelenin Fazlasını Yapmaya Çalışıyorum”

    Kayserispor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, “Ben elimden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyorum. Belli sıkıntılar var, bunların bedelini ödeyecek ilk kişi de benim. Ben istifanın da ayrılma noktasında şerefli bir karar olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Kayserispor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas ve Kayserispor Başkan Vekili Oğuz Ortaköylüoğlu ile Basın Sözcüsü Ahmet Yıldız basın toplantısı düzenledi.

    Toplantıda ilk konuşan Kayserispor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, Başakşehir maçında takımın beklenilenin altında performans sergilediğini ve bunun tek sorumlusunun kendisi olduğunun altını çizerek, “Taraftarın tepki göstermesi haklıdır. Taraftar her şeyin iyi olmasın ister ve iyi olmadığı zaman tepkisini ortaya koyar” dedi. Kafkas, yaşanan sakatlıklar nedeniyle takımın omurgasında bazı değişiklikler olduğunu ve Derley, Mabiala ile Samba’nın olmayışını hissettiklerini söyledi.

    TOLUNAY KAFKAS: “BEN HAYATIM BOYUNCA RİSK ALDIM”

    Kayserispor’un sezon başında belli sıkıntılar çektiğini ve kamp yapamadığını hatırlatan Kafkas, “Bunlar bahane değil ama zor bir dönem geçirdik. Ben kulübe zarar vermeden maliyeti uygun oyuncuları alma gayretinde oldum. Başkanımız Recep Mamur bu konuda bana en büyük desteği verdi. Ben de risk aldım. Ben hayatım boyunca risk aldım. Tolunay Kafkas isminin oluşmasında, Tolunay Kafkas ismi eğer ki spor camiasında varsa bu başkanımız Recep Mamur ve Sayın Özhaseki sayesindedir” diye konuştu.

    Kayserispor’un Kafkaslı veya Kafkassız ligde kalabileceğini söyleyen tecrübeli teknik adam, “Ben elimden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyorum. Belli sıkıntılar var. Bunların bedelini ödeyecek ilk kişi de benim. Ben istifanın da ayrılma noktasında şerefli bir karar olduğunu düşünüyorum” ifadesinde bulundu.

    Mabiala ve Derley’in takıma dönmesiyle Kayserispor’un daha iyi olacağını söyleyen Kafkas, “Kalecimiz Ahamada, santraforumuz iyi ama yeteri kadar pas alamıyor. Adnan da iyi bir oyuncu, daha iyi oyuncular transfer etmek isterdik ama ekonomik şartlar bunu gerektiriyor. Gençlerbirliği’ni yenmek için her şeyi yapacağız. Bu takım 4 maç kazandığı zaman orta sıralarda yer alacaktır” dedi.

    Kayserispor Başkanvekili Oğuz Ortaköylüoğlu, Gençlerbirliği maçında camiadan destek beklediklerinin altını çizerek, “Taraftarlarımız camia olarak bir reaksiyon göstermek zorunda. Kayseri büyük ve güçlü bir şehir. 3 puanlık sisteme baktığınız zaman orta sıralarda yer alabilmemiz mümkün. 5 tane iç saha maçımız var. Bunları kazanabilmemiz için seyirci desteği lazım. Bu karşılaşmalarda taraftarımızın desteği sonuca yansıyacaktır” diye konuştu.

  • Kanser Çocuk Yapmaya Engel Değil

    Kadınlarda üreme organlarındaki kanser tanısının çocuk sahibi olmaya engel olmadığı belirtildi.

    Başkent Üniversitesi Adana Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Jinekolojik Onkoloji Bölümü uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Çelik, belli yaş ve koşullarda olmak şartıyla kansere yakalanan kadınların da çocuk sahibi olabileceklerini bildirdi.

    Yumurtalık, rahim ve rahim ağzı kanseri olan, genç, bekar, evli ama çocuksuz veya yeteri kadar çocuğa sahip olmayan kadınların da belli bazı durumlarda çocuk sahibi olabileceğini anlatan Prof. Dr. Hüsnü Çelik, “Üreme organları ile ilgili kanser tanısı almış olmak, üreme potansiyelini tamamen kaybetmek anlamına gelmez” dedi.

    YUMURTA SAKLANABİLİYOR

    Jinekolojik kanserlerin erken evrelerinde, kadınları kanserin ilerleme riskinden koruyarak onları çocuk sahibi yapmanın mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hüsnü Çelik, “Kemoterapi gibi, yumurtalık fonksiyonlarını azaltıcı tedavilerden önce bekar kadınlardan yumurta toplanarak, saklanabiliyor. Evlendiği zaman, bu yumurtalar ile oluşturulan embriyo rahim içerisine yerleştirilerek gebelik gerçekleşebiliyor” bilgisini verdi.

    Prof. Dr. Çelik, kadının evli olduğu durumlarda tedaviye başlamadan önce oluşturulan embriyonun saklandığını ve yine tedaviler sona erince bu embriyoların rahim içerisine nakledilebildiğini kaydetti.

    BÖYLE ÇOK ÖRNEK VAR

    Birçok hastanın çocuk sahibi olduğunu bildiren Prof.Dr. Hüsnü Çelik, “Hem kanserin ilerlememesini garanti altına almak, hem de kanser tanısı almış kadını güvenle çocuk sahibi yapabilmek, üreme teknolojisi ve kanser biliminde en uç ve başarısı kanıtlanmış yöntemlerdir“ diye konuştu.

    Prof. Dr. Hüsnü Çelik, “Bu durumdaki hastalardan uygun olanlara jinekoloji ile ilgilenen hekimlerin bilgi vermesi kadar, hastalarında bu isteklerini ön plana çıkarmalarının önemli” olduğunu belirterek “Tabi ki tam olarak aydınlatıldıktan sonra uygun kriterleri taşıyan kadınlar bu tedavi şansına sahip olabilir” dedi.

    40 YAŞINDAN BÜYÜK OLMAMALI

    Çelik, uygun kriterlere açıklık getirirken de, “Kadınların 40 yaşından büyük olmaması, iyi bir yumurta rezervine sahip olması, kanserin erken evrelerde olması gerekir. Hastalarımız içinde bu yolla gebe kalan en büyük kişi 44 yaşındadır. Ancak bu istisnai bir durumdur ve tektir. Diğer hastalarımızın tamamı 40 yaş altıdır” ifadelerini kullandı.

    YARDIMCI BİRİMLERDEN DESTEK ALMALILAR

    Prof. Dr. Hüsnü Çelik, kanser tanısı almış ve üreme fonksiyonu korunarak tedavi edilen kadınların gebelik sürecini hızlandırmaları ve üremeye yardımcı birimlerden de destek alması gerektiğini söyledi. İki nedenle bunun önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Hüsnü Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

    “Birincisi, bu hastalarda, genel olarak bakıldığında sağlıklı kadınlara göre gebelik şansı daha azdır. Ayrıca, bu olgu çoğu kez ileri yaştadır ve ileri yaşlarda gebelik şansı azalmaktadır. İkincisi; kanserin nüksetmesi ve tekrarlayan tedavi ihtiyacı göz önünde bulundurularak gebeliğin bir an önce aradan çıkarılması istenilen durumdur.”

    Prof. Dr. Hüsnü Çelik, bu uygulamaların, alanında deneyim kazanmış uzmanların bulunduğu, jinekolojik onkoloji, medikal onkoloji, yardımla üreme gibi ilgili tüm bölümleri barındıran bir merkezde yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

  • Vatani Görevini Yapmaya Coşkuyla Gönderildiler

    Samsun’da vatani görevini yapmaya giden gençler coşku içinde birliklerini uğurlandılar.

    Samsun’da 96-1 tertip askere gidecek olan gençler Yusuf Ziya Yılmaz Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde davul-zurna eşliğinde omuzlarda taşınıp, havaya fırlatılarak coşku içinde Türkiye’nin dört bin yanındaki birliklerine uğurlandılar. Otobüs terminali “En büyük asker bizik asker” sloganları ile inlerken, aileler için veda sırasında gözyaşı döktüler. Askere giden gençler ise “Vatan için canımız feda” diyerek dosta güven düşmana göz dağı verdiler.

  • (Özel Haber) Selçuk Şahin: “Gençlerbirliği’nde Elimden Geleni Yapmaya Çalışacağım”

    Gençlerbirliği’nin yeni transferi Selçuk Şahin, transferinin ani geliştiğini ifade ederek, “Bana güvenen insanları mahcup etmeyi sevmem. Burada elimden geleni yapmaya çalışacağım” dedi.

    Devre arası kamp çalışmalarını Antalya Belek’te sürdüren Gençlerbirliği’nde, yeni transfer Selçuk Şahin İHA’ya özel açıklamalarda bulundu. Uzun yıllar Fenerbahçe’de top koşturduktan sonra İsviçre ekiplerinden Wil 1900’e transfer olan ve Gençlerbirliği ile yeniden Süper Lig’e dönen 34 yaşındaki futbolcu, “Transferim ani gelişti. Sonuçta böyle bir karar verdik. Umarım her iki taraf için de hayırlısı olur” şeklinde konuştu.

    “SEZON SONUNA KADAR STRES YAŞAMAK İSTEMİYORUZ”

    Gençlerbirliği’nin Süper Lig’de iyi kalitede olan takımlardan biri olduğunu dile getiren Selçuk, “Ama maalesef ilk yarıyı iyi bir noktada bitirmediler. Biz de takıma yardımcı olarak üst sıralara çıkarmak istiyoruz. İnşallah bunu başarırız. Şu anda çalışmalar gayet iyi gidiyor. İnşallah ikinci yarının başından itibaren birkaç galibiyet alarak alt sıralardan çıkmak istiyoruz. Sezon sonuna kadar bu stresi yaşamak istemiyoruz” açıklamasını yaptı.

    “ELİMDEN GELENİ YAPMAYA ÇALIŞACAĞIM”

    Şahin, Gençlerbirliği’nde özellikle Türk oyuncuların genç olduğunu vurgulayarak, “Yetenekli oyuncular. Onlara tecrübemizle saha içinde yardımcı olmaya çalışacağız. Tabii öncelikle görevimiz saha içinde onlar kadar mücadele etmek. Ondan sonra ağabeylik yapmak. Burada elimden geleni yapmaya çalışacağım. İnşallah başarılı olurum. Bana güvenen insanları mahcup etmeyi sevmem. Umarım öyle bir durum oluşmaz” diye konuştu.

    “İBRAHİM ÜZÜLMEZ ÇOK HIRSLI”

    Teknik Direktör İbrahim Üzülmez’in oyunculuk döneminde de hırslı biri olduğunu dile getiren tecrübeli oyuncu, “Mücadeleyi çok seven biriydi. 3-4 gündür beraberim, hocalık döneminde de öyle görünüyor. Çok hırslı, istekli, takıma bir şeyler vermeye çalışan yapıda birisi. O da zor bir görevi kabul etti ama başaracağını düşünerek kabul etmiştir. O bize hoca olarak yardım edecek, biz de oyuncular olarak ona yardım edeceğiz. İnşallah hep beraber camiayla bir bütün olarak bu takımı layık olduğu yere taşımak istiyoruz” ifadelerini kullandı.