Etiket: Yapmalı

  • Eğitim-bir-sen Genel Başkan Yardımcısı Kolukısa: “Medya İle STK’lar İşbirliği Yapmalı”

    Uluslararası Medya Enformasyon Derneği’nde devam eden Medya Okulu’nun bu haftaki konuğu konuğu Eğitim-Bir-Sen’in Basından ve İletişimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa oldu. Kolukısa, “Gençler, okumalı, araştırmalı, öğrenmeli, öğrendiklerini yaymalı geçmişin tecrübesi üzerinden yürüyerek gelecek için yeni bir nefes farklı bir ses olabilmeli. Aklen tutarlı, ahlaken iyi, estetik olarak ta güzeli ortaya koyabilmeli” dedi.

    Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) tarafından yeni nesil gazeteciler yetiştirmek amacıyla kurulan “Medya Okulu” eğitimleri devam ediyor. Medya Okulu’nun bu haftaki konuğu Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı, Eğitim-Bir-Sen’in Basından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa oldu.

    Ülkemizde demokratikleşmenin artmasıyla birlikte bugün Sivil Toplum Örgütlerinin toplumun her katmanında, insanın üretimde bulunduğu her kademede eğitimden sağlığa, insan haklarından kalkınmaya, kriz yönetiminden diplomasiye kadar uzanan çok geniş bir alanda faaliyet gösterdiğini belirten Şükrü Kolukısa, “En büyük amacımız, sorunlara kalıcı çözüm üretmek, toplumsal barışı sağlamak, normalleşmeye katkı sunmak, özgürlük alanlarını genişletmek, özlük haklarını geliştirmek emeği değerli ve ekmeği helal kılmaktır. Bu hizmetlerimizi yaparken, hak için mücadele ederken bizim en önemli sesimiz medyadır. Yaptığı haberlerle toplumun STK’ları tanımasını ve yaklaşmasını sağlayan medya, yanlışlıkları önlemek ve iyi olanı önermek konusunda yanımızda olduğunda mesafe kat etmemiz daha kolay oluyor. Haklı taleplerimize medya omuz verdiğinde, taleplerimizi kazanıma dönüştürmemiz daha hızlı oluyor” dedi.

    Sivil toplum örgütlerinin medya ile işbirliği içerisinde, meydanın da hak mücadelesinde STK’ların yanında durması gerektiğini vurgulayan Kolukısa, “Güçlü bir Türkiye, adil bir dünya için STK’lar ve medya işbirliği yapmalıdır. Hak ihlallerinin duyurulması, toplumsal sorumluluk- bireysel sorumluluk bilincinin yükseltmesi ve demokrasinin tam anlamıyla oturmasını sağlamak için yapılması gereken budur. Bu birliktelik ne kadar geniş alanda sağlanırsa, tam anlamıyla adaleti herkes için yeryüzünde sağlarız” diye konuştu.

    Eğitim-Bir-Sen olarak her zaman gençleri bugün için heyecan yarın için güvence olarak gördüklerini vurgulayan Kolukısa, “Bizim bugünden yarına taşıyacağımız en kıymetli hazinemiz emek vererek yetiştirilmiş, duruşuyla yerel savunduklarıyla evrensel gençlerimizdir. Gençlerimizin önünü açacak projeleri desteklemek bizler için ödevdir. Sizlere de düşen büyük görevler var. Gençler, merak etmeli, araştırmaya önem vermeli, kültür işçisi, hakikatin elçisi olmayı her şeyden üstün bilmelidir. Ciddi mana bir bilgi birikimine sahip olmayı önemsemeli, bugünden yarına iyi planlar yapabilmeli, doğru ve iyi olanı yaygınlaştırmalıdır” dedi.

    Medya Okulunda Kenan Adem Kızılağıl ise uygulamalı foto muhabirliği eğitimi verdi. Kızılağıl, fotoğraf makinesinin kullanım tekniklerini anlattı, haber fotoğrafı çekim teknikleri, haber fotoğrafı işleme teknikleri, haber fotoğrafı iletim teknikleri, foto röportaj çekimi ve dünya haber fotoğrafçılığı kültürü gibi konularda iletişimcilere sunum yaptı.

  • Mustafa Güler: STK’lar Çalışmalarını Toplumun Tümünü Kucaklayacak Şekilde Yapmalı

    Tavşanlı Belediye Başkanı Mustafa Güler, Avrupa Birliği Bakanı ve Baş müzakereci Volkan Bozkır’nda iştirak ettiği “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne Üyelik Süreci” konulu Sivil Toplumla Diyalog toplantısına katıldı. Eskişehir Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda STK’ların önemine vurgu yapılırken, bu kuruluşların toplumsal işlevlerinin nasıl güçlendirilmesi gerektiğine dair görüş alış verişinde bulunuldu.

    Belediye Başkanı Mustafa Güler, AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır’ın katılımıyla gerçekleştirilen toplantının son derece verimli geçtiğini söyleyerek idarecilerin sorumluluklarının da büyük olduğunu kaydetti. Güler, “Tavşanlı Belediyesi olarak yürüttüğümüz sosyal çalışmalar ve projelerde sivil toplum kuruluşlarının katılımlarını görüşlerini ve önerilerini önemsiyoruz. Bu toplantıda Türkiye’de 108 bini aşkın sivil toplum örgütünün nasıl çalıştığını, hizmet noktasında etkinliklerini konuştuk. Maalesef şunu ifade etmeliyim ki Tavşanlı’da anlık bir heyecanla açılan, bir müddet sonra işlevliğini yitiren, bir guruba, cemaate bağlı kalarak sizden, bizden ayırımı yapılarak toplum nezdinde desteği azalan STK’ların olduğunu düşünüyorum. Bu kuruluşların tabelalarıyla var olmaması gerekiyor. Her zaman toplumun ihtiyaçlarına duyarlı kalmaları, yardım faaliyetlerini ayırım yapmadan sürdürebilmelidir. Tavşanlı Belediyesi olarak bize gelen tüm STK’lara yanlarında olduğumuzu, destek noktasında elimizden geleni yaptığımızı ve yapmaya devam edeceğimizi söylüyoruz. STK’lar toplumların gelişmesinde önemli bir görevi üstlenmiş durumdadır” diye konuştu.

    Tavşanlı Belediye Başkanı Mustafa Güler Eskişehir’de ki toplantının ardından AB Bakanı ve Baş Müzakereci Volkan Bozkır ile kısa bir görüşme yaparak çalışmalarında üstün başarılar diledi. Volkan Bozkır’da başkan Güler’e teşekkür ederek Tavşanlı halkına selamlarını iletti.(EFE)

  • Doç. Dr. Öztürk: “Her Doktor Ya Da Uzman Mesleki Etik Kapsamında Kendi İşini Yapmalı”

    Diyetisyen Doç. Dr. Barış Öztürk, “Her doktor ya da uzman mesleki etik kapsamında kendi işini yapmalı” dedi.

    Sağlık, beslenme, teknoloji, güvenlik, eğitim gibi toplumsal gereksinimlerin her toplumda bu hizmetleri sunacak meslekleri gerektirdiğini belirten Doç. Dr. Barış Öztürk, “Mesleğimiz toplumsal gereksinimlerden doğmuştur ve gereksinimler ölçüsünde her geçen gün yeni meslekler ortaya çıkmaktadır. Sağlık, beslenme, teknoloji, güvenlik, eğitim gibi toplumsal gereksinimler her toplumda bu hizmetleri sunacak meslekleri gerektirmektedir. Meslek icra eden kişinin sadece kendi doyumu için değil, aynı zamanda toplumun yararı için yaptığı bir uğraştır. Bir hekim mesleğini sadece hizmetinin karşılığında aldığı para için değil, insanlara sağlıklarını kazandırmak için de yapar. Örneğin bir öğretmen okuma yazma öğretmenin ve insan yetiştirmenin mutluluğunu hayat boyu hisseder” diye konuştu.

    Günümüzde sağlıklı yaşam kavramının ve sağlığa bakış açısının hastalıkların tedavisi odaklı değil, hastalıkların önlenmesi odaklı olarak gelişimini sürdürdüğünü anlatan Diyetisyen Doç. Dr. Barış Öztürk, “İnsanlar artık uzun bir yaşam sürmenin yanında kaliteli yaşamak için mücadele etmekte, sağlıklı olmanın yanında güzel bir görünüme sahip olmak için her yolu denemektedirler. Bu ihtiyaçlara paralel olarak sağlık mesleklerinin sayısı her geçen gün artış göstermekte ve yeni çıkan sağlık meslekleri için yeni yasalar geliştirilerek mesleki tanımlamalar yapılmaktadır. İnsan tedavisinde ekip çalışmasının önemi tüm dünyada vurgulanmaya devam etmekte hekimlik mesleğinde uzmanlık dalları hatta yan dal uzmanlıklarının sayısı her geçen gün artmakta ve tıbbi uygulamalardaki karar ve yetki mekanizması tek merkezli olmaktan çıkmaktadır. Gelişmiş ülkelere paralel olarak ülkemizde de sağlık meslekleri arasındaki çalışma disiplini hekim merkezli olmaktan çıkarak tüm sağlık profesyonellerinin etkin olduğu ve söz sahibi olduğu, yetki karmaşasından arınarak maksimum fayda elde etmeye yönelik bir yapıya dönüşmektedir. Teknikerlik düzeyindeki sağlık mesleklerinde de aynı şekilde sağlık teknikeri kavramı ortadan kalkarak yerini anestezi teknikeri, diyaliz teknikeri, patoloji teknikeri, ağız ve diş sağlığı teknikeri gibi çok sayıdaki yeni mesleklere bırakmakta ve branşlaşma her geçen gün artış göstermektedir” dedi.

    Sağlık mesleklerindeki branşlaşmanın sağlık hizmetlerinin kalitesini arttırdığını ve tıbbi hataları azalttığını söyleyen Doç. Dr. Öztürk, “Sağlıklı yaşamın önemli bir bileşeni olan beslenme ve diyetetik konusunun popülaritesi son günlerde giderek artmakta ve bu popülarite ticari kaygıları da beraberinde getirmektedir. Ülkemizde beslenme ve diyetetik konusunda kimin yetkili olduğu, beslenme danışmanlığı ve tıbbi beslenme tedavisini kimin uygulayacağına açıklık getiren bir yasa ve yönetmelik olmasına rağmen konunun çekiciliğine kapılan başka meslek mensupları da bu konuda konuşmayı kendilerine hak görmekte ve hatta çeşitli basın organlarında ’bu diyetisyenin işi değil’ gibi söylemlerde bulunmaktadırlar. Bu meslek grupları arasında kardiyolog, aile hekimleri, kalp-damar cerrahları, biyokimya uzmanları, endokrinologlar, kimyagerler, beden eğitim öğretmenleri, hemşireler, fizik mühendisleri ve hatta lise mezunları, estetisyenler saymakla bitmez. Amacım hiçbir meslek grubunu karalamak ya da eleştirmek değil. Altını çizmek istediğim husus, nasıl ki bir diyetisyenin kalp hastalığında ilaç tedavisi vermesi, bu konuda yazı yazması, basına demeç vermesi yanlışsa, kardiyoloğun da beslenme konuşması yanlıştır. Tıp hekimlerinin meslekleri ile ilgili olduğu için zaman zaman bazı genel beslenme bilgisi vermeleri normal karşılanabilir fakat beslenme konusunda spesifik bilgiler vermek kesinlikle diyetisyenliğin alanına girmektedir. Aksi takdirde topluma sunulan yanlış bilgiler toplum tarafından denenmekte ve gereğinden fazla yağ tüketimi, protein tüketimi, karbonhidrat tüketiminin neden olduğu insülin direnci, metabolik sendrom ile kalp damar hastalıklarının, diyabetin, obezitenin yayılmasına sebep olmaktadır. Diyetisyenliğin mesleki eğitimi her meslekte olduğu gibi spesifik konuları içermekte ve bu konuda eğitim almayan kişilerin bu konuda konuşmaları halk sağlığı açısından kısa ve uzun vadede sakıncalar doğurmaktadır. Diyetisyenlik mesleki eğitimi temel biyolojik ve tıp eğitiminin yanında Nutrisyonel biyokimya, beslenme antropometrisi, besin kimyası, beslenme epidemiyolojisi, besin mikrobiyolojisi, tıbbi beslenme tedavisi, çocuk hastalıklarında beslenme, halk sağlığı gibi başlıca dersleri ve bu derslerle ilgili laboratuvar, klinik, saha ve hastane uygulamalarını kapsamaktadır. Tıp fakültesi müfredatlarında beslenme konusunda tek bir ders bile bulunmamaktadır. Diğer mesleklerin eğitiminde ise bu veya benzeri derslerin okutulmadığı bilinmektedir. Buna rağmen neden bu konuda bazı meslek mensuplarının konuşmakta ve hatta tedavi vermekte, profesyonel hizmet sunmakta ısrar ettiği tartışmalı bir konudur. Aslında tartışmalı demek bile yanlış. Yukarıda bahsettiğim konu sadece diyetisyenlik mesleği için de geçerli değildir. Diğer meslek grupları da bu olumsuzlukları yaşamakta ve mücadeleyi sürdürmektedir. Ben de bir diyetisyen ve diyetisyen yetiştiren bir öğretim üyesi olarak kendi mesleğimde yaşadığım sıkıntıları dile getirmek istedim. Sonuç olarak ’herkes kendi işini yapmalı’ mesajı ile tüm topluma ulaşmasını diliyorum” ifadelerini kaydetti.

  • Erenler Belediyesi “Peder Beyi Ne Yapmalı?” Konferansı Düzenledi

    Erenler Belediyesi, Türkiye Gençlik Vakfı (TUGVA), Sakarya Gençlik Merkezi, Erenler Belediyesi ve Erenler Kaymakamlığı ortaklığında ‘Peder Beyi Ne Yapmalı?’ adlı konferans gerçekleştirildi.

    ‘Peder Beyi Ne Yapmalı?’ adlı konferans Erenler Belediyesine ait Kültür Merkezinde düzenlendi. İstanbul Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ömer Miraç Yaman’ın konuşmacı olduğu programa Erenler Belediye Başkanı Cavit Öztürk, Erenler Belediye Başkan Yardımcısı Ali Akdeniz, TUGVA Sakarya Başkanı Muhammet Fatih Yahşi, Sakarya Gençlik Merkezi sorumluları ve çok sayıda öğrenci katıldı.

    Kültür Merkezinin tamamen dolduğu programda, anne-baba ilişkileri, aile içi sorunlar, madde bağımlılığı ve gençliğin sorunları konuşuldu. Yrd. Doç. Dr. Ömer Miraç Yaman’ın kendine has anlatım tarzıyla işlediği konular, katılım gösteren gençler arasında büyük ilgi gördü.

    Konferans sonrasında TUGVA Sakarya Başkanı Muhammet Fatih Yahşi, Erenler Belediye Başkanı Cavit Öztürk’e plaket takdim ederken Başkan Öztürk de konuşmacı Yaman’a çiçek ve plaket hediye etti.

  • Ünüvar: “siyasetçi Hem İş Yapmalı, Hem De Gönül Yapmalı”

    AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Necdet Ünüvar, “Siyaset buluşmaktır, paylaşmaktır, birbirinin derdiyle dertlenmektir. Böyle siyaset yaparsan siyasetin keyfi de olur, neticesi de olur, bereketi de olur” dedi.

    AK Parti Adana İl Başkanlığında, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve kanaat önderlerinin katılımıyla düzenlenen kahvaltıda konuşan Ünüvar, hiçbir şey konuşulmasa bile, böyle bir sofranın etrafında bir araya gelebilmenin çok değerli olduğunu söyledi.

    Bugün siyasetin çok fazla acımasızlaştığı bir noktaya gelindiğini ifade eden Ünüvar, “İnsanlar birbirlerine oy vermeyebilirler, ama bir araya gelebilmeliler. Siyasetin amacı da insanları buluşturmaktır. Siyasetin önemli görevlerinden biri iş yapmaksa, diğeri de gönül yapmaktır” diye konuştu.

    Kahvaltıda ortaya konulan fotoğrafın sayısının artırılması gerektiğinin altını çizen Ünüvar, şöyle konuştu:

    “Biz hem iş yapmak, hem de gönül yapmak durumundayız. Biz yaptığımız şeyleri de anlatmak durumundayız. Biz samimi bir partiyiz. Eksiğimiz olabilir, hatamız olabilir, ama samimiyetimizden şüpheniz olmasın. Bu tabloyu, bu sofraları Hakkari’de de Van’da da Diyarbakır’da da başka yerlerde de kurmamız lazım. Çözüm süreci dediğimiz, bu sofraların farklı şehirlerde kurulmasıdır. Biz aynı sofranın etrafındayız. Biz bu sofraları Türkiye’nin her yerinde kurmak zorundayız. Siyaset buluşmaktır, siyaset paylaşmaktır, siyaset birbirinin derdiyle dertlenmektir. Böyle siyaset yaparsan siyasetin keyfi de olur, neticesi de olur, bereketi de olur.”

    MHP’DEN AK PARTİ’YE KATILIM

    Milletvekili adayları Mehmet Sağlam ve İbrahim Dölek’in de hazır bulunduğu AK Parti İl Başkanlığındaki toplantının ardından Yüreğir ilçesinde düzenlenen katılım törenine geçen Ünüvar, MHP’den AK Parti’ye katılan kadınlara rozetlerini taktı.

    Ünüvar, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin dünyanın en önemli ülkesi olduğunu belirtti.

    Türkiye’nin öneminin; dağlarına, ovalarına, madenine, tarımına, eğitimine, insanına, kaynaklarına bakıldığı zaman anlaşılabileceği gibi, düşmanın bakış açısıyla bakıldığında da Türkiye’nin ne kadar önemli ve jeostratejik konumda olduğunun görülebileceğini kaydeden Ünüvar, “Asırlardır bu güzide toprakların dostu var, ama düşmanı daha çok var” dedi.

    Türkiye’nin Avrupa ve dünya için vazgeçilmez bir ülke olduğunun altını çizen Ünüvar, şöyle devam etti:

    “Tarihe baktığımızda ecdadımız, Viyana kapısından Orta Asya’nın içlerine kadar, Kuzey Afrika’dan Arabistan çöllerine kadar, Balkanlara kadar bir hükümdarlık kurmuş, medeniyet götürmüş, insanlık götürmüş, merhamet götürmüş. Bu kadar asil bir milletin, bu kadar köklü bir milletin miras bıraktığı ülke üzerinde herkesin gözü olur. Herkesin gözü varsa, biz de bu ülkeye gözümüz gibi bakmalıyız.”

    AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Türk milletinin, ülkesinin kıymetini bilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Bu ülkenin kıymetini bilmek; ’bu bayrak benim, bu vatan benim, bu ezan benim’ diyen herkesin üstüne düşen bir görevdir. Herkesi göreve ve sorumluluğa davet ediyorum. Bugün AK Parti birliğin, beraberliğin, bütünleşmenin adresi olmuştur. Türkiye’de ırklar arasında ayrım yapmayan tek parti AK Parti’dir. Mezhep ayrılığı yapmayan tek parti AK Parti’dir. Sen başı açıksın, sen başı kapalısın diye ayrım yapmayan tek parti AK Parti’dir. ’Sen zenginsin, sen fakirsin’ demeyen tek parti AK Parti’dir. Türkiye’deki en milli parti AK Parti’dir, Türkiye’nin menfaatlerini en fazla düşünen parti yine AK Parti’dir” şeklinde konuştu.

    TERÖRE TAVİZ YOK

    Son dönemde yaşanan terör saldırılarına da dikkat çeken Ünüvar, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye terörle uğraşsın, diğer işlerle uğraşamasın diye terörist saldırıları başlattılar. Türkiye terörle uğraşırsa eskisi gibi hastaneler yapamaz, okullar yapamaz diye düşünüyorlar. Ama AK Parti, terör örgütlerine asla taviz vermeyecektir. İnşallah ülkemizi terör belasından da tamamen kurtaracaktır. Terörle mücadeleye amansız bir şekilde devam edeceğiz. Bu ülkede bir tek terörist kalmayıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz. Türkiye, kaynaklarını teröre ve terör örgütlerinin çıkardığı faaliyetlere harcamayacak. Tarımı büyüten, eğitimi, sağlığı büyüten, hastaneleri yapan, sosyal yardımları yapan, vatandaşını aç ve açıkta bırakmayan iktidarın daha güçlü olması lazım. Daha güçlü olsun ki daha çok hizmet edebilsin. Onun için sizden daha çok destek istiyoruz.”

    AK Parti Adana Milletvekili Adayı Mehmet Sağlam da, dostluğa ve kardeşliğe vurgu yaparak, “Bizim dostluğumuz, kardeşliğimiz seçimle sınırlı olmayacak. Bizim dostluğumuz ve kardeşliğimiz 1 Kasım’dan sonra inşallah daha fazla güçlenecek” dedi.

    Konuşmaların ardından, AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Milletvekili Adayları Mehmet Sağlam, Müberra Kara ve İbrahim Dölek, partiye katılan kadınlara rozetlerini taktı.