Etiket: Yapmalı

  • Oral: “Salgınla mücadelede herkes üzerine düşeni yapmalı”

    Oral: “Salgınla mücadelede herkes üzerine düşeni yapmalı”

    Yalova Altınova Belediye Başkanı Dr. Metin Oral, Covid-19 kuralları konusunda vatandaşları uyararak toplumun tüm bireylerinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesini istedi.

    Yeni kısıtlamaların gelecek günler için zorunlu hale geldiğini ifade eden Başkan Oral, “Yeni kısıtlamalara hepimizin harfiyen uyması gerekir. Temizlik, maske ve mesafe konusunda hassas olmalıyız. Evlerimizde de tedbiri elden bırakmamamız lazım. Özellikle taziye ve ev ziyaretleri konusunda dikkatli olmalıyız. Telefonla taziye geleneği oluşturalım. Taziyeler, cenazeler, ziyaretler bizim vaka sayımızı artırıyor. Evlerde oluşan yoğunlaşmalar ve tedbirsizlikler de vaka artışlarına sebep olmaktadır. Ayrıca vatandaşlarımızın gerekmedikçe evden çıkmamalarını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Sağlık çalışanlarının büyük özveriyle canla başla görevlerini yerine getirdiğini söyleyen Oral, “Hastanelerde, sahada hayatın her alanında sağlık çalışanlarımız yoğun ve yorgun bir mücadele veriyor. Kendinden, ailesinden geçmiş bizler için canını dişine takıp çalışan sağlık çalışanlarımıza yardımcı olmalıyız. Hastalanmayarak onların yükünü azaltmamız gerekiyor. Bizler, kurallara uyarak, yükümlülüklerimizi yerine getirerek virüsü yeneriz. Sevdiklerimizi kaybediyoruz. Sevdiklerimizden uzak kalıyor, görüşemiyoruz. Çocuklarımız okullarından uzak kalıyor. Esnafımız, üreticilerimiz, sanayicimiz olumsuz etkileniyor. Bu zor süreci hep birlikte yaşıyoruz. Ancak bu zor günleri de el ele vererek birlikte atlatacağız. Sabırla, kararlılıkta, kurallara uyarak virüse karşı mücadele edip eski günlerimize kavuşacağız” dedi.

  • Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: “Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı”

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: “Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı”

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, “Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı, yeni bir düzenlemeye gerek olmadan ve herhangi bir şarta bağlanmaksızın haftalık ders çizelgesi üzerinden ek ders ücreti ödemelerinin yapılmasını sağlayarak tartışmaları sonlandırılmalıdır” dedi.

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, online eğitime devam edilmesinin ardından öğretmenlere ödenecek ek ders ücretleri konusunda yer alan çeşitli manipülasyonlar hakkında konuştu. Geylan, “Meslek liselerinde sıkıntılar yaşanıyor, canlı derse öğrenci gelmiyor ek ders ücreti kesiliyor; ek ders ücreti ödemelerinde illere göre ve hatta okullara göre farklı’ yorumlamalarını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı”

    Öğretmenlerin yıl içi planlamalarını eğitim-öğretim yılı başında yaptıklarını belirten Geylan, “Öğretmenlerimiz, öğretim yılı başında kendilerine tebliğ edilen haftalık ders çizelgesindeki ek ders ücreti ve maaşları üzerinden ödemelerini planlar. Belki kredi çekmiştir, belki taksit ödemeleri vardır. Ancak salgın nedeniyle tekrar uzaktan eğitime geçilmesiyle yurt genelinde uygulama birliğinden uzak yeni bir karmaşayla karşı karşıyayız. ‘Meslek liselerinde sıkıntılar yaşanıyor, canlı derse öğrenci gelmiyor ek ders ücreti kesiliyor; ek ders ücreti ödemelerinde illere göre ve hatta okullara göre farklı’ yorumlamalarını görüyoruz. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yeniden uzaktan eğitime geçileceğini duyurduğu açıklamada ‘öğretmenlerimizin ek ders ücretleri ödenecek’ diye özellikle vurgulamıştı. Nitekim biz de o akşam yaptığımız açıklamada ‘zaten ekonomik sıkıntılar içerisinde olan öğretmenlerimizin ek ders ücretlendirmeleri hususunda karmaşa oluşturacak yeni düzenlemelere gidilmemelidir. Öğretmenlerimizin mevcut haftalık ders çizelgeleri üzerinden yürütülen uygulama devam ettirilmelidir’ demiştik. Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı, yeni bir düzenlemeye gerek olmadan ve herhangi bir şarta bağlanmaksızın haftalık ders çizelgesi üzerinden ek ders ücreti ödemelerinin yapılmasını sağlayarak tartışmaları sonlandırmalıdır” dedi.

  • Girmen: “Ucuz sebze meyve için üretici direkt satış yapmalı”

    Girmen: “Ucuz sebze meyve için üretici direkt satış yapmalı”

    Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, vatandaşın ucuz sebze meyve yiyebilmesi için üreticinin kuracağı kooperatifler aracılığıyla direkt satış yapması ve sebze üretimi yapan küçük aile işletmelerinin devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini söyledi.

    Sebze meyve fiyatlarının yükselmesinin birçok nedeninin olduğunu belirten Süleyman Girmen, bunun yapılacak müdahalelerle düşürülebileceğini söyledi. Girmen, “Sadece aracılar nedeniyle değil. Biz bu işin mutfağındayız. Biz bu ürünlerin nasıl yetiştiğini, nasıl pazarlandığını tüketiciye nasıl ulaştığını çok iyi biliyoruz. Sebze meyve fiyatlarındaki artışlarda en büyük nedenlerden biri maliyet girdilerinin artmasıdır. Bu inkar edilemez. Tarımdaki tüm girdiler dövize bağlı. Gübre, tohum, mazot, zirai ilaç maalesef bunlarda dışa bağımlıyız. Tabi üretim girdi maliyetleri arttı. Uzun süredir sebzeden zarar eden üreticiler bu işi bırakıp artık alternatif işlere yönelmeye başladılar. 10 yılda sebze ekim alanları 930 bin hektardan 800 bin hektara geriledi. Bu konuda defalarca uyarı yapmamıza rağmen bu kimsenin dikkatini çekmedi. Türkiye’de sebzeyi küçük aile işletmeleri üretir. Seracılar üretir, büyük çaplı sebze üretimi yapan yerleri göremezsiniz. Siz şimdi sebze üretimi yapan küçük aile işletmelerini dikkate almaz, seraların üretimindeki zorlukları dikkate almazsanız, ayrıca birde bunun üzerine girdi maliyetleri ve tabi afetler eklenirse sebze fiyatları biranda ebetteki akıl almaz noktalara gelir” dedi.

    “Bir mekanizma kurmak lazım”

    Vatandaşın ucuz sebze ve meyve tüketebilmesi için bazı düzenlemeler yapılması ve bunun için özel bir mekanizma kurulması gerektiğini vurgulayan Girmen, “Bize dahi bundan birkaç sene önce de deselerdi ki, ’patlıcanı 10 liraya, biber 20 liraya satılacak’, biz bile gülerdik. Bunu yapanlar ne gıda teröristi, ne aracı terörü, ne de başka bir şey. Aracıları biz de eleştiriyoruz. Ama çok farklı. Yani özetle, şu an halka ucuz sebze meyve sağlamak ne tanzim satış mağazalarıyla olur, ne de başka bir şeyle olur” diye konuştu.

    Türkiye’de günlük 90 bin ton sebze tüketildiğinin altını çizen Girmen, şunları kaydetti:

    “Bu kadar tüketim olan bir ülkede siz üretimi artırmazsanız, üretimi artıracak tedbirlere yönelmezseniz, her yıl bu tartışmaları yaşamaya devam ederiz. Bunun için ayrıca bir mekanizma kurmak lazım. Üretimden pazarlamaya kadar. Buna kooperatifte diyebilirsiniz. Direkt üreticiden satışta diyebilirsiniz. Biz ısrarla bunun tarafındayız. Bunu yapamazsanız halka ucuz sebze meyve tükettirme imkanı yok. Yeni Hal Kanunu da buna imkan sağlamıyor. Nedense bu tip kararlar alınırken eli taşın altında olan bizler değil de başka kesimler bu konuyu televizyonlarda tartışıyor. Bizlerde gülerek izlemeye devam ediyoruz. Şu an küçük aile işletmelerini desteklemek gerekiyor. Kooperatifleşme ve üreticiden tüketiciyle satış yapabilecek yasal düzenlemeler çok önemli. Üreticiden tüketiciye direkt satış yapabilecek yasal düzenlemeyi sağlamak hali hazırda hal yasası üreticinin tüketiciye direkt satışına izin vermiyor. Bu pahalılığın en büyük nedeni yine bu sistemin kendisi.”

  • Soykarcı: Amatörde şiddetin önüne geçmek için herkes üzerine düşeni yapmalı

    Kayseri Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı ve TFF Amatör Kurul Üyesi Musa Soykarcı, son günlerde amatör maçlarda yaşanan ve ülke genelinde maçların ertelenmesine neden olan şiddet olayları ile ilgili önemli açıklamalar yaptı.

    Son haftalarda amatör maçlar öncesinde, maç sırasında ve sonrasında yaşanan şiddet olaylarının kendilerini üzdüğünü söyleyen Kayseri ASKF Başkanı ve TFF Amatör Kurul Üyesi Musa Soykarcı, bu olayların önüne geçilmesi için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini söyledi. Olayların geneline bakıldığında kimsenin suçu kabul etmediğini söyleyen Soykarcı, ’’Bu olayların sona ermesi için deyim yerindeyse herkes kapısının önünü süpürecek. Öncelikle herkes kendine çeki düzen verecek. Önce ben değil önce centilmenlik düsturunu edinecek. Saha içinde hakem hatası da olur oyuncu hatası da olur. İyi niyetli olmak çok önemli. 17 Yaşında bir kardeşimiz hayatını kaybetti. Bunun telafisi olabilir mi? Farkındalık oluşturmak için bir hafta maçlar oynatılmayacak. Bu duruma bile farklı yorumlar getiriliyor. Yazık. Gencecik bir kardeşimizi kaybetmişiz ve birileri çıkıp başka konulara giriyor. Bu tür şiddet olaylarının önlenmesi için bu camianın içinde bulunan herkes, hakem, gözlemci, saha komiseri, yönetici, antrenör, futbolcu ve taraftarlar şapkalarını önlerine koyarak bu konu hakkında ben ne yapabilirim diye düşünürse bir adım atmış oluruz’’ dedi.

  • TESK Genel Başkanı PalandökeN: “Bankalar gibi inşaat sektörü de fedakârlık yapmalı”

    Dünyadaki ekonomik gelişmelerden olumsuz etkilenen piyasaların düzelmesi için başta hükümet olmak üzere tüm sektörlerin üzerine düşeni yaptığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Yükselen faizlerin özellikle konut sektöründe düşürülmesi, başta inşaat sektörü olmak üzere tüm sektörlere olumlu yansıyacaktır. Ancak bankalarla birlikte gayrimenkul ve inşaat sektörü de fiyatlarda fedakârlık yapmalıdır. Böylelikle uygun fiyatlara konut satışı ekonomimizi rahatlatır” dedi.

    Alınan tedbirlerin piyasalarda yansımasının çok olumlu olduğunu ve ekonomideki gelişmelerin kısa sürede rayına oturacağını belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Konut kredi faizlerinin ve inşaat sektöründeki abartılı fiyatların düşürülmesi gerektiğini kısa süre önce dile getirdik. Hükümetimiz hemen bu uyarımızı dikkate alarak bankalardaki konut kredi faizlerinin düşürülmesini sağladı. Bu olumlu gelişme ile birlikte Merkez Bankasının almış olduğu tedbirler olumlu sonuçlandı ve 4 banka konut kredisi faiz oranlarını düşürdü. Bu atılan başta konut sektörü olmak üzere piyasalarda olumlu algılanmaya başladı. İnşaat sektörü özellikle son dönemde satışlarda büyük sıkıntılar içerisindeydi. Mart ayında konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14 azalmıştı. Bu azalışta ve inşaat sektörünün durgunlaşmasının altında konut kredi faizlerinin yüksek olması yatıyordu. Dolayısıyla faizlerin düşmesi en çok inşaat sektörünü etkileyecek. Vatandaş yüksek fiyatlara ev sahibi olamıyordu. Şu an 2 milyona yakın konut stoku bulunuyor” diye konuştu.

    “İnşaat sektörü de bankalar gibi elini taşın altına koymalı”

    Bankaların konut kredisi faizlerini düşürmeleri gibi inşaat ve gayrimenkul sektörünün de elini taşın altına koyması gerektiğini söyleyen Palandöken, “Bankalar elini taşın altına koydu ve konut kredisi faizleri düştü. Vatandaş faizlerin düşmesinin ardından şimdi aynı şekilde inşaat ve emlak sektörünün adım atmasını bekliyor. Çünkü 2 milyona yakın konutun satışı için aynı olumlu adımın inşaat ve emlak sektörü tarafından atılması ile eldeki konutlar kısa sürede alıcı bulacaktır. Fiyatları yükseltmek kimsenin işine yaramaz. Eldeki mevcut konutları satmak isteyen inşaat sektörü bu imkanı iyi kullanıp fırsata çevirmelidir. İnşaat sektörü abartılı fiyatlardan kaçınmalı ve aşağı çekmelidir. Bunun için de fiyatlarda en az yüzde 25’lik indirim yapılmalıdır. Bu iki sektörü de çift yönlü indirim imkânı sağlandığında vatandaş daha çok ev sahibi olacak ve eldeki konutların satılmasıyla ekonomimiz rahat nefes alacaktır. Konut satışlarında yaşanacak artışla birçok sektörde zincirleme olarak canlanma yaşanacaktır” dedi.