Etiket: Yapmadık

  • Tuna: “Biz tahtlar ve makam sahibi olmak için bu hizmetleri yapmadık”

    Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, Anamur’da vatandaşlarla buluştu.

    MHP’nin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tuna’ya, MHP Mersin milletvekilleri Olcay Kılavuz ve Baki Şimşek, İl Başkanı Zeynel Uğur Gölgeli ile partililer eşlik etti. Kalabalık bir araç konvoyuyla ilçede tur atan Tuna, “24 yıllık aktif siyaset hayatımızda çok seçimler gördük. Çalıştık, çabaladık ve bugünlere kadar geldik. Siyaset, çiftetelli gibi tek başına yapılmaz. Siyaset, halay gibidir, birlikte yapılır. Başta Genel Başkanımız, başkanlık divanı, genel başkan yardımcıları, MYK üyeleri, milletvekilleri, İl Başkanı, ilçe başkanları, belediye başkanları, kadın kolları, ocak başkanları ve tüm partililer ile birlikte halay şeklinde yapılır. Müziğin ritmi ile halayın ritmi birbirine uyumlu olursa herkes o halayı alkışlar. O alkışın karşılığı da oy demektir. Halayın çekilişi de eylem ve söylem birliğidir. Anamur bu halayı doğru çekeceğine bugün karar vermiş. Onu gördük ve gözlemledik. Bugün bu halayı mükemmel çektiniz. Hepinizin yüreğine sağlık” dedi.

    Vatandaşlardan 31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde büyükşehirde kendisine, Anamur’da Hidayet Kılınç’a yetki ve sorumluluk vermelerini isteyen Tuna, “Özellikle 6360 Sayılı Büyükşehir Yasası ile ilçe belediyelerin yetkileri kısıtlandı. Yüzde 70 yetkilerin olduğu büyükşehir sağ el gibi güçlü kol. İnşallah vatandaşlarımızın teveccühü ile Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumuzda ilçelerimiz ile birlikte çalışacağız. Onun için hem büyükşehiri hem de Anamur’u almak durumundayız. Eğer Anamur, doğru hizmet almak istiyorsa, üreten belediyecilik anlayışının burada olmasını istiyorsa Anamur’da Hidayet Kılınç’a, büyükşehirde de Hamit Tuna’ya yetki ve sorumluluk verecek inşallah. Özellikle köylere verilen hizmetler daha da artacak. Şehir merkezinde ne var ise köylerimizdeki hizmetler de aynı değer ve kalitede olacak. Adaletli hizmet etmek bizim şiarımızdır. Adaletli olmayan payidar kalamaz. Herkesin derdini bilen, derdini bildiği için derman olan yanımızla bugüne kadar Toroslarımıza 15 yılda en güzel hizmeti verdik. Biz, tahtlar ve makam sahibi olmak için bu hizmetleri yapmadık. Biz insanlarımızın gönlünde, yüreğinde taht kurmak için milletimize hizmet ediyoruz. Allah izin verirse, bu bilgi birikimimiz, belediyecilik tecrübemiz ve milletimizin teveccühü ile tarım, sanayi, turizm, lojistik, teknoloji kenti olan ve Allah’ın verdiği bütün güzellikleri içerisinde barından Mersinimize hizmet etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Trump: “Türkiye ile bir anlaşma yapmadık”

    ABD Başkanı Donald Trump serbest bırakılan Papaz Andrew Brunson ile ilgili basın mensuplarına açıklama yaptı, Trump “Brunson’un serbest bırakılması için bir anlaşma yapmadık” dedi.

    ABD Başkanı Donald Trump serbest bırakılan Papaz Andrew Brunson ile ilgili basın mensuplarının sorularını cevapladı. Trump, Rahip Brunson’ın serbest bırakılması için bir anlaşma yapılıp yapılmadığı hakkındaki sorulara cevaben, “Türkiye ile herhangi bir anlaşma yapmadık” dedi. Türkiye ve ABD ilişkilerine ilişkin soruya ise, “Bugün Türkiye için iki gün önce olduğundan çok farklı hissediyorum, Türkiye’ye karşı çok iyi hislerim var, iki gün önce ise yoktu” cevabını verdi.

  • “Afrin’e girerken kimseyle pazarlık yapmadık, Menbiç’e girerken de yapmayacağız”

    Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, “Afrin’den sonra Menbiç’in de teröristlerden arındırılacağını ordumuzun Başkomutanı Sayın Cumhurbaşkanımız açıklamıştır. Irak sınırına kadar hiçbir terörist bırakmayana kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye El Bab’a da pazarlıkla girmedi, Afrin’e de pazarlıkla ilerlemiyor” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde AK Parti İl Başkanlığınca düzenlenen Nilüfer, Osmangazi, Gürsu, Kestel ve Yıldırım ilçe teşkilatları vefa yemeğinde yaptığı konuşmada, Elbab’a girerken de Afrin’e girerken de kimseyle pazarlık yapılmadığını Menbiç’e girerken de kimseyle yapılmayacağını söyledi.

    Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu, AK Parti’nin kaderinin Türkiye’nin kaderi ile örtüşürken Suriye sınırında gelişen olayların ve Zeytin Dalı Harekatı’nın bu çerçevede iyi okunması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

    “Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başkomutanımızın talimatıyla, hudutlarımızda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla, Suriye’nin kuzeybatısında Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ’a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek ve dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak üzere, çok önemli bir harekat başlatılmıştır. Türkiye’nin haklı davası gereği attığı adım karşısında neredeyse her platformda muhalif bir dil benimseyen tüm devletler dahi, bu harekatın Türkiye’nin meşru müdafaa hakkını kullanmakta olduğunu, terörle mücadele olduğunu, sınır güvenliğini sağlamak için olduğunu kabul etmek zorunda kalmışlardır. Devlet olmanın gereği neyse, Türkiye Cumhuriyeti bunu yapmaktadır ve yapmayı sürdürecektir.”

    Zeytin Dalı Harekatı’nın insanın değerini ve onurunu yüceltmekten başka bir gayesi olmadığına değinen Çavuşoğlu, “Mesele kan tacirlerinin at koşturduğu bir bölgeye razı gelip gelmemektir. Hamd olsun güçlü Türkiye ile kan tacirlerine geçit yok. Terör eliyle bölgede zulüm saçanlara, kan tacirlerine dur diyeceğiz. Hemen sınırlarımızda yaşanan şiddet, çatışma sarmalı ile terör örgütlerinin faaliyetleri sonucunda yaklaşık 370 bini Kürt olmak üzere 3 buçuk milyon masum insan yerlerinden, yurtlarından ayrılmak zorunda kalmış ve gidecek tek yer, sığınılacak tek güvenli liman olarak Türkiye’yi görmüştür. Sürgüne yollanan, soykırımla muhatap olan Kürt kardeşlerim var. Bizler bu zulme seyirci kalamayız. Zulüm altında inleyen Kürt kardeşlerimiz bunlardan çok muzdarip. Bizler bu kardeşlerimizin kurda kuşa yem olmalarına göz yummadık, yummayacağız.”

    Çavuşoğlu, son teröriste kadar operasyonların devam edeceğini vurgulayarak, “Bu açıdan Türkiye mazlum ve mağdurlar için güvenilir bir liman olurken, aziz milletimiz darda kalana ulaşan yardım eli olmuş, şanlı bayrağımız güvenin teminatı ve yarınlara olan umudun adı olmuştur. Bölgenin teröristlerden temizlenmesi faaliyetleri çok başarılı bir şekilde sürdürülmektedir. Hava harekatı, taarruz helikopterleri, silahlı insansız hava araçları ve kara ateş destek vasıtaları ile desteklenen harekat, planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir. Burada hedef tamamen terör örgütleridir, teröristlerdir. Askerlerimiz masum insanların zarar görmemesi için kılı kırk yarıyor. Burada dik durmak önemlidir. Sessiz kalan, el pençe divan duran bir ülke değiliz artık. Türkiye hayal aleminde kendilerine korku imparatorlukları kuranların oyunlarını bozuyor. Olayın özü budur. Burada hedef çok açıktır, bölgedeki son teröriste ulaşmaktır. Bölgede terörist kalmaması için her türlü askeri operasyon icra edilecektir” diye konuştu.

    3,5 milyon Suriyelinin güven içinde evlerine dönene kadar durmayacaklarını vurgulayan Çavuşoğu, “Türkiye’de kendi evlerinde gibi ağırladığımız, 3,5 milyon Suriyeli kardeşlerimizin kendi evlerine güven içinde dönene kadar durmayacağız” dedi.

    “El Bab’a, Afrin’e girerken kimseyle pazarlık yapmadık. Menbiç’e girerken de yapmayacağız” diyen Çavuşuğlu, “Afrin’den sonra Menbiç’in de teröristlerden arındırılacağını ordumuzun Başkomutanı Sayın Cumhurbaşkanımız açıklamıştır. Irak sınırına kadar hiçbir terörist bırakmayana kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye El Bab’a da pazarlıkla girmedi, Afrin’e de pazarlıkla ilerlemiyor. Menbiç’e de gidecekse pazarlıkla gitmeyecek. Bunun altını çiziyoruz. Bu noktada Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlılığını, terörü bölgeden, sınırından kazımaya kararlı olduğunu ifade edelim. Cenab-ı Hak’tan şehitlerimize rahmet diliyorum, askerlerimize güç kuvvet vermesini niyaz ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın sıklıkla vurguladığı gibi, ’Kimsesizlerin kimsesi olmak bizim için şereftir’ İşte bu şerefe layık olabilmek için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Büyük Türkiye, bizim tek idealimiz, vazgeçemeyeceğimiz sevdamız bu. Bu sevdaya tutulmuş tüm dava arkadaşlarımızı, hemşehrilerimi en derdin muhabbetle saygıyla selamlıyorum. Allah yardımcımız olsun diyorum” ifadesini kullandı.

    Programa, AK Parti Bursa milletvekilleri Mehmet Müezzinoğlu, Efkan Ala, Osman Mesten, Emine Yavuz Gözgeç, Müfit Aydın, İsmail Aydın, Zekeriya Birkan, Bennur Karaburun, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda partili katıldı.

  • CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: “Üzerimize Düşeni Yapmadık”

    TRABZON (İHA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Üzülerek ifade edeyim, hem şehitlerimizin yakınları için hem de gazilerimiz için siyaset kurumu olarak üzerimize düşeni yapmadık. Ama önümüzdeki günlerde bu konuda göreceksiniz cumhuriyet halk partisi yine kendisine yakışan çözüm önerilerini TBMM’ye sunacaktır” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin teşkilat mensuplarıyla Trabzon’da düzenlenen yemekte bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada, “Onlar bizim onurumuzdur. Onlara saygı göstermek zorundayız. Biz her ne kadar şehitlerimi için güzel laflar etsek de, ama üzülerek ifade edeyim, hem şehitlerimizin yakınları için hem de gazilerimiz için siyaset kurumu olarak üzerimize düşeni yapmadık. Ama önümüzdeki günlerde bu konuda göreceksiniz Cumhuriyet Halk Partisi yine kendisine yakışan çözüm önerilerini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunacaktır. Biz onları ayrıcalıklı bir kesim olarak kabul etmek zorundayız. Biz onların tamamını kucaklamak zorundayız ve daha güzelini yapmak zorundayız” diye konuştu.

    “DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRMAK İSTİYORSAN ADAM GİBİ KALDIRALIM”

    Kılıçdaroğlu, dokunulmazlıklarla ilgili, “Biz dedik ki ‘arkadaş dokunulmazlıkları kaldırmak istiyorsan gel adam gibi kaldıralım. Anayasa’nın 83’üncü maddesini değiştirelim.’ Ne dokunulmazlığı? Kürsü dokunulmazlığı mı? Evet, milletvekili ister mecliste ister Trabzon’da ister Hakkari’de ister Tekirdağ’da konuşsun ama dokunulmazlığı olsun. Eyvallah, hiç itirazımız yok. Ama hırsızın Meclis’te ne işi var? Vatandaş ona oy veriyor bana hizmet et diye, vekil kimin vekili? Milletin vekili. Kendi cebinin vekili değil ki. Gel kardeşim dokunulmazlıkları kaldıralım, bakanların da dokunulmazlıklarını kaldıralım. Efendim bakanlar olunca onlar olmazmış. Niye bakanlar olmaz söyleyeyim mi. Yolsuzluğu yapan asıl aktör bakandır arkadaşlar. Ödeneklerin ve ihalenin yapılmasına milletvekili değil bakan karar verir. Yolsuzluk yapılırsa zaten bakan yapar. Bakanın izin vermediği yerde yolsuzluk olmaz. Yolsuzluk yapanları koruyanlar yolsuzluk yapanların ortaklarıdır” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE CİDDİ BİR YÖNETİM BOŞLUĞU VAR”

    Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyetinde ciddi bir yönetim boşluğu olduğunu savunarak, “Neden korkuyorlar? Çünkü bazı bakanlar terör örgütlerine yardım ve yataklık yapmışlardır ondan korkuyorlar. Açık ve net söyledim. Elli seferde TBMM kürsüsünde söyledim. Adalet ve Kalkınma Partisi terör örgütlerine yardım ve yataklık yapan bir partidir. Gayet açık gayet net söyledim. Her konuda beni mahkemeye verirler. Bir şey söylerim hemen beni mahkemeye verirler. Bende çıkar kürsüye derim ki vermeseniz namertsiniz. Hiç korkmam hiç çekinmem. İşin garip tarafı nedir biliyor musunuz? Ben bu bakanlar terör örgütlerine yardım ve yataklık yapmıştır diyorum, adamların ağzında bir bant, hiç sesleri çıkmıyor, hiç beni mahkemeye vermiyorlar. Çok ağır bir suçlama, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık, bakanlık koltuğunda oturacaksın. Başbakanlık koltuğuna da oturacaksın ben sana diyeceğim ki; sen terör örgütlerine yardım ve yataklık yapıyorsun. Beni mahkemeye vermekten korkacaksın. Niçin? Terör örgütlerine yardım ve yataklık yaptıklarını onlarda biliyorlar. Çünkü mahkemeye verdiklerinde bütün delilleri bürokrasi yoluyla önlerine getireceğim. Korkuyor o nedenle bakanların dokunulmazlıklarını istemiyor. Milletvekillerinin dokunulmazlığı kalkacak Ahmet Davutoğlu’nun dokunulmazlığı kalkmayacak. O dokunulmaz. Ne biçim dokunulmazlığı kaldırmak hani sen hodri meydan diyordun. Bunu diyorsan ‘Önce ben dokunulmazlığımı kaldırıyorum, ey Kılıçdaroğlu gel destek ver’ diyeceksin. Ama verebilir mi, veremez, abisi izin vermez. O nedenle söylüyorum Türkiye Cumhuriyetinde ciddi bir yönetim boşluğu var. Kimin yönettiği belli değil Türkiye’yi” ifadelerini kullandı.

    Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından kendisine isminin yazılı olduğu Trabzonspor forması hediye edildi.

  • Özat: “Bugün Kazanmak Adına Hiçbir Şey Yapmadık”

    Samsunspor Teknik Direktörü Ümit Özat, deplasmanda Göztepe’ye 2-0 mağlup oldukları maç sonrası yaptığı açıklamada, “Bugün kazanmak adına hiç bir şey yapmadık. Takım olarak iyi günümüzde değildik. Bu mağlubiyetin bahanesi olamaz” dedi.

    PTT 1. Lig’in 12. haftasında lider Samsunspor, İzmir ekibi Göztepe’ye Manisa 19 Mayıs Stadı’nda 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Samsunspor Teknik Direktörü Ümit Özat, “Bugün kazanmak adına hiç bir şey yapmadık. Takım olarak iyi günümüzde değildik. Bu mağlubiyetin bahanesi olamaz. Gole kadar iki takım da hiç bir şey yapamadı. O penaltı bizim lehimize olsaydı belki biz de 2-0 yapabilirdik. Hakem hatalarının arkasına sığınacak değiliz. Ancak bu kadar bariz bir penaltı verilmesi gerçekten bizi üzüyor. Ben kötü bir kadro çıkarmış olabilirim, takım olarak kötü oynamış olabiliriz. Buna rağmen gole kadar Göztepe’nin hiç pozisyonu yok. Hatta ikinci yarıda kazanmak adına hamle yaptık ama futbolun tek gerçeği futbolculardır. Ne antrenör, ne yönetici ne de hakem. Ama maalesef hakemler sahada bu oyunculara kötü davranıyor. Hem ifade şekliyle hem konuşmasıyla. Bunlar doğru şeyler değil. O oyuncular olmazsa siz halı sahada bile maç yönetemezsiniz. Ben bugün kaybettim diye konuşmuyorum. Bundan 3-4 hafta önce kazandığımız maçta da söylemiştim” dedi.

    “KENDİNİ BU KADAR DEĞERLİ GÖRME BİR HAKEM OLARAK”

    Hakem eleştirilerine devam eden Özat, “İnsanlar kendini bu kadar değerli göremez. Hakeme küfür edince anons yap, oyunu durdur. Antrenöre küfür edildiği zaman dünya umurunda değil. Sen de ana baba evladısın, biz de ana baba evladıyız. Bu işte değerli görülecek bir şey varsa o da futbolculardır. Sen kendini bu kadar değerli görme bir hakem olarak. Futbolcu olmasa, ne hakem olur, ne antrenör olur ne de yönetici olur. Senin oyun içerisinde bu kadar kendini değerli görmenin anlamı ne? Ne oldu maç nereden nereye geldi. Artık önümüze bakacağız. İlk yenilen takım değiliz, son yenilen takım da olmayacağız. Belki hakem hatasının da olduğu ilk takım değiliz ama böyle bir hakem hatası olmaz. Ortada bir karar olur, faul olur devam dersin. Yani kendi insiyatifini kullanırsın da vücutları bile birbirine değmiyor iki oyuncunun. Oyuncunun bile haberi yok. Rakip kulübe bile şaşırdı yan yanayız. Birilerini yarışa sokmak istiyorsanız, biz o yarıştan kopmayız” diye konuştu.