Etiket: Yapıyı

  • Bakan Fatih Dönmez: “Borda teknolojik alt yapıyı da kuracağız”

    Bakan Fatih Dönmez: “Borda teknolojik alt yapıyı da kuracağız”

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Kütahya’nın Emet ilçesinde, Eti Maden İşletmeleri Sülfürik Asit Üretim Tesisi’nin temel atma törenine katıldı.

    Törende konuşan Bakan Dönmez, tesisin 2020 yılında hizmete sunulacağını kaydetti.

    Bakan Dönmez, “Bizler Emet’i, Hisarcık’ı, Tavşanlı’yı, bütün ilçeleri ile Kütahya’yı geliştirmenin, Türkiye’yi ihya etmenin gayreti içerisinde olduk ve olmaya devam edeceğiz. Dünya bor rezervlerinin yüzde 40’ını oluşturan 1 nokta 80 milyar ton büyüklüğünde olan bir rezervden bahsediyoruz. Yani bu topraklar tüm dünyanın ihtiyacını tam 300 yıl boyunca sorunsuz karşılayabilecek bir kaynağa ev sahipliği yapıyor. Bu rezervleri hakkıyla işlemek için Eti Maden’e yeni bir vizyon belirledik. Bu kaynakları burada iişleyecek teknolojik alt yapıyı da artık Türkiye’de kuracağız. Yerli teknoloji ve yerli insan kaynağımızla artık bor cevherimizi burada işleyecek değerine değer katacağız. Bor, işlendiğinde bire yüz, bire bin hatta bire 4 bin’e kadar değerlenen önemli bir cevher. ’Neden bu zenginlikten milletimizi mahrum edelim’ dedik. Allah nasip ederse artık bor ihracatında konsatre ürünlerin payını azaltıp, ileri teknoloji ürünlerinin payını arttıracağız. Eti Maden’in yeni dönemdeki vizyonu geleneksel bor ürünlerinden ileri teknolojide kullanılan bor üretimine geçiş yapmak olacak” diye konuştu.

    Tesisin temeli, tören alanına Emine Elif isimli torunuyla gelen bir bayan ve protokol mensuplarınca atıldı.

  • Ürgüp’te vatandaş kendi yaptığı kaçak yapıyı yıktı

    Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde 2017 yılından sonra yaptığı yapıyı bir vatandaş kendi imkanlarıyla yıktırdı.

    Ürgüp’ün Aktepe mevkiinde 2017 yılından sonra yapıldığı öğrenilen kaçak yapı mal sahibi tarafından yıkıldı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından kendisine yapının kaçak olması nedeniyle yazı gönderilen vatandaş kendi imkanlarıyla yaptırdığı kaçak yapıyı yine kendi imkanlarıyla yıktırdı.

    Nevşehir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekiplerince, SİT alanında 2017 yılından sonra yapıldığı ya da yapımına başlandığı tespit edilen, Nevşehir Tabiat Varlıklarını Koruma bölge komisyonu kararınca yapı kayıt belgeleri iptal edilen yapıların yıkılması için başlatılan çalışmalar sürüyor.

  • AK Parti’li Yılmaz: “Vesayetçi yapıyı karşımızda görmek istemiyoruz”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Fetullahçı terör örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra yapılan referandumdan sonra ülkenin yeni bir döneme girdiğini belirterek, “Artık vesayetçi yapıyı karşımızda görmek istemiyoruz” dedi.

    Bir dizi toplantıya katılmak ve bazı ziyaretlerde bulunmak üzere Van’a gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, partisinin düzenlediği ‘Vefa Buluşması’ programına katıldı. Burada partililere hitaben konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, 15 yıllık süreçte özgürlükleri artırdıklarını belirterek, “Ne yaparlarsa yapsınlar, nasıl saldırıyorlarsa saldırsınlar, birliğimizi ve beraberliğimizi kuruduğumuz sürece bu günde olduğu gibi bundan sonra da başaramayacaklardır. Beylik peşinden koşanlar, makam, mevki peşinde koşanlar başka siyasetlere gidebilirler. Ancak bu siyaset anlayışında onlara yer yoktur. Bu 15 yıllık süreçte sadece ekmeğimizi büyütmedik, özgürlüklerimizi de artırdık. Devlet ve milleti buluşturduk. Devlet ve milleti karşı karşıya getiren siyasi anlayışları tasfiye ettik. Bugün çok şükür devlet ve millet aynı yöne doğru bakıyor” dedi.

    “Her geçen yıl Türkiye daha çok kalkınacak”

    Türkiye’nin her geçen yıl daha çok kalkınıp, gelişeceğini ifade eden Yılmaz, “Türkiye kim ne yaparsa yapsın, hangi güç saldırırsa saldırsın kalkınma mücadelesi de demokrasi mücadelesini de devam ettirecek. Hak ve özgürlükleri daha da genişleteceğiz.Her geçen yıl Türkiye daha çok kalkınacak, daha çok gelişecektir. Bunu görenler bu 15 yıllık süreçte önümüze türlü türlü engeller çıkardılar” diye konuştu.

    “15 Temmuzdan sonra Türkiye yeni bir döneme girdi”

    Yeni sitemin tüm Türkiye’nin fayda sağladığı gibi Kürtlere de Doğu ve Güneydoğuya da istikrar getireceğini dile getiren Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Referandum yapıldı halkımız yeni bir yönetime karar verdi. Biz artık bir daha eski günleri yaşamak istemiyoruz. Vesayetçi yapıyı karşımızda görmek istemiyoruz. Milletin iradesinin her alanda üstün olduğu bir Türkiye istiyoruz. Bu yeni sistemin Kürtlere ne zararı var? Yeni sitemin Doğu ve Güneydoğuya ne zararı var? Tüm Türkiye’nin fayda sağladığı gibi Kürtlere de Doğu ve Güneydoğuya da istikrar getirecektir.”

    Bugün kayyum belediyelerin yapmış olduğu çalışmalarla ilgili güzel haberler aldığını sözlerine ekleyen Yılmaz, “Yıllar yılı bu belediye başka amaçlarla kullanıldı. Bu halka hizmet etmesi gereken belediye, başka amaçlara hizmet etti. Bu halkın kaynakları gayrimeşru amaçlar için kullanıldı. Artık belediye bu halk için hizmet ediyor. Kayyumdan önce belediyelerin harcamaları içinde yatırımın payı yüzde 30, kayyumdan sonra yatırım payı yüzde 60 civarındadır. 130 milyon yatırım harcaması kayyumdan önce, 360 milyon TL yatırım harcaması ise kayyumdan sonra yapıldı. Bundan daha açık bir gösterge olur mu?” dedi.

  • FETÖ, toplumsal yapıyı hedef aldı

    Kartepe Zirvesinde FETÖ’nün örgüt yapılanması derinlemesine ele alındı.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Uluslararası 15 Temmuz ve Darbeler Sempozyumu’nun ikinci gününde bugüne kadar tüm terör örgütlerinden farklı bir tarza sahip olan FETÖ yapılanması akademisyenler tarafından ele alındı. Başkanlığını Mustafa Kemal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Bulut’un yaptığı oturumda FETÖ gerçeği, Prof. Dr. Ramazan Biçer, Yrd. Doç. Dr. Yakup Bulut, Yrd. Doç. Dr. Ali Kuyaksil ve Çağatay Gülaştı tarafından derinlemesine incelendi. Oturumda toplumdan devşirilen insanların aslında, daha sonraki amaçlar için askeri ve sivil bürokrasinin içine sokulduğu ve sivil toplumla başlayan bu sürecin giderek baskı grubuna ve nihayetinde devleti ele geçirmeye giden bir yapıya dönüştürüldüğü ifade edildi.

    Aynı zamanda oturum başkanı olan Prof. Dr. Bulut, “Sivil Toplumdan İhanet Örgütüne Giden Yol: FETÖ” konusunu ele aldı. FETÖ’nün hedefinin alt yapısının toplumsal olduğunu kaydeden Prof. Dr. Yakup Bulut, “Bu bağlamda en önemli kavram ise sivil toplum olmuştur. Öyle ki; toplumun gelişmesinde önemli roller üstlenen ve önemli kazanımları olan sivil toplum, bir bakıma böylesine bir ihanet örgütünün ambalajı olmuştur. Toplumdan devşirilen insanlar, aslında daha sonraki amaçlar için askeri ve sivil bürokrasinin içine sokulmuştur. Dolayısıyla sivil toplumla başlayan süreç, giderek baskı grubuna ve nihayetinde devleti ele geçirmeye giden bir yapıya dönüştürüldü” şeklinde konuştu.

    Polis Akademisi ve Gaziantep POMEM öğretim görevlisi olan Yrd. Doç. Dr. Ali Kuyaksil ise Fettullah Gülen’in kendisine karşı olan Emniyet mensuplarına yönelik gerçekleştirdiği yöntemleri ele aldı. Yrd. Doç. Dr Ali Kuyaksil, cemaatin kendine tehdit olan kişilere iftira da dahil olmak üzere çok değişik yöntemlerle baskı altına almaya çalıştığını kaydetti.

    Oturumda 15 Temmuz Milli İrade ve Demokrasi Derneği’nden Çağatay Gülaştı “Terör Örgütü FETÖ’nün Ülkemizde ve Dünyadaki STK’lar üzerine yapılanması” konusunda bir konuşma yaptı. Gülaştı, FETÖ’nün Türkiye’de, sözde hayırsever kuruluşları, özel vakıflar ve meslek örgütlenmeleri ile azımsanmayacak gelirleri ele geçiren kötü niyetli yapının adı olduğunu söyledi. Şeytan’ın da bir melek olduğunu ifade ederek sözlerini sürdüren Gülaştı, “Sivil toplum kuruluşlarında girift bir suç organizasyonu ve örgüt gücü bulunan Fetullahçı Terör Örgütü Türkiye’nin 71 ilinde toplam 3 bin 257 dernek ve vakıf ile faaliyet yürütüyordu. STK kisvesine bürünmüş hain Fethullah Gülen örgütü destekleyicilerine ait olduğu öngörülen yaklaşık sermaye 25 milyar dolardı. Büyük bölümü kayıt dışı olan bu sermayeyi, cemaatin kontrolündeki şirketler elinde tutuyordu. Bu şirketlerin yıllık iş hacmi ise 2 milyar doları aşıyordu” dedi.

  • Bakan Tüfenkci: “Anayasa değişikliği ihracatı 145 milyar dolardan 500 milyar dolara çıkaracak bir yapıyı öngörüyor”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, anayasa değişikliğinin ihracatı 145 milyar dolardan 500 milyar dolara çıkaracak bir yapıyı öngördüğünü kaydetti.

    TÜYAP Fuar Alanı’nda 14 sivil toplum kuruluşu ve Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik’in katılımıyla düzenlenen “Üreten Türkiye Konuşuyor Çalıştayı”nda konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, yapılan toplantıda ülke olarak nasıl daha fazla üretim yapacakları sorusuna cevap arayacaklarını söyledi. Bakan Tüfenkci, kentte 2002 yılında ihracatın 462 milyon dolarken, 2016 yılında bu rakamın 2.5 kat artarak 1.6 milyar dolara ulaştığını kaydetti. İthalat rakamlarına ilişkin de açıklamalar yapan Tüfenkci, 2002’den bu yana ithalatın 2.1 artarak 1 milyar 888 rakamına ulaştığını bildirdi.

    Bakan Tüfenkci, Türkiye’nin darbe girişimi ile ekonomik sıkıntılara girdiğini, terör örgütlerinin saldırılarının yanı sıra yurt dışında da Türkiye’nin aleyhinde lobilerle karşılaştıklarını anlattı. Bu devletlerin amacının Türkiye ekonomisini ve devletini çökertmek olduğunu kaydeden Tüfenkci, şöyle devam etti:

    “Sizlerin desteği, milletimizin gayretiyle bu saldırıların da üstesinden geldik. Aldığımız tedbirlerle de bunu kısa sürede atlattık. Bütün bu darbe girişiminden sonra ilk çalışma gününde bütün piyasaları açtık. Tüm piyasalar açıktı, bankacılık işlemleri devam ediyordu, ithalat-ihracat faaliyetleri devam ediyordu, üretimlerimiz devam ediyordu. Esnafımız dükkanlarını açtı, gece demokrasi nöbetlerinde meydanları doldurdu ve Türk lirası etkilenmesin diye dövizlerini bozdurdu. Dövizin aşırı oynaklığını önlemek amacıyla elinden gelen gayreti bu millet gösterdi. Bizler de bunun karşılığı ciddi anlamda ekonomiyi teşvik paketlerini hayata geçirdik. Baktığımız zaman bütün bu olumsuz tabloya rağmen 2016’da Türkiye yüzde 2.9 büyüme başarısı gösterdi. Eğer bu darbe girişimi olmasaydı, bu saldırılar olmasaydı Türkiye 4.5’un daha üzerinde bir büyümeyi gerçekleştirecekti. Bu darbenin görünen etkisi Türkiye’ye yüzde 1.5 kadar küçülme. Hükümetin aldığı teşvikler sayesinde 2017 yılı içerisinde de inşallah bu oranların çok daha üzerinde, yüzde 5’lerde bir büyümeyi veya daha üzeri büyümeyi yakalamış olacak.”

    Anayasa değişikliği referandumuna da değinen Bakan Tüfenkci, bu değişikliğin gereklilik nedeninin sadece siyasi değil, ekonomik ihtiyaçlar da olduğunu kaydetti. İstikrar ve üretime vurgu yapan Tüfenkci, “Herkes kendi işine baksın, aşını büyütsün, daha fazla gencimize istihdam bulalım, üretelim ve sağlayalım. Dolayısıyla tüm amacımız Türkiye’nin yeni bir başarı hikayesi sağlamasıdır. Kesinlikle inanıyorum bu anayasa reformu aynı zamanda önemli reformlardan birisi ve Türkiye’nin yeni bir atılım sağlayacağı, yeni bir başarı hikayesi yazacağı, yeni bir dönemi de 16 Nisan’dan sonra evet çıktığında, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle beraber bu başarı hikayesini de hep beraber yakalamış olacağız. Bu anayasa değişikliği bir uzlaşma kültürünü de getiriyor. Özellikle bu uzlaşma kültürü genel itibarıyla tabanda milletle yapılan bir uzlaşma kültürünü ortaya koyuyor. Çünkü bu sistemde yüzde 50+1’i alamayan hiçbir lider iktidara gelemiyor. Dolayısıyla bunu yakalayabilmek için de Türkiye ortalamasını yakalayan ve milletin değerleriyle örtüşen bir yapının bu anlamıyla iş başına geldiği, dolayısıyla tabanda da bu anlamda da bir uzlaşma kültürünün oluşmasına da vesile olacağını ifade etmek gerekir. Türkiye’nin milli gelirde 25 bin dolarları yakalayacak, ihracatını 145 milyar dolardan 500 milyar dolara çıkaracak yapıyı öngörmesi bakımından da özellikle önemsiyoruz. Bunu hep birlikte inşa edeceğimize inanıyoruz. Hedefimiz laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koymak anlayışıyla hareket ediyoruz” şeklinde konuştu.