Etiket: Yapılmasına

  • Gürleyik Şelalesi’nde piknik yapılmasına karşı tepki büyüyor

    Gürleyik Doğal ve Tarihi Varlıkları Koruma Geliştirme Derneği Başkanı Halit Gürsoy, Gürleyik Şelalesi’nin suyunun daha temiz akabilmesi için Gürleyik Çayı etrafında piknik yapılmaması gerektiği konusunda bir açıklama yaptı.

    Eskişehir’in Mihallıççık ilçesine yaklaşık 27 kilometre uzaklıkta bulunan Gürleyik Şelalesi, doğal güzelliği ile görenlerini adeta kendine hayran bırakıyor. Ancak turistler tarafından son zamanlarda ilgi odağı olan şelalenin su yatağında piknik yapılıyor. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Gürleyik Doğal ve Tarihi Varlıkları Koruma Geliştirme Derneği Başkanı Halit Gürsoy, çay yatağında piknik yapılmaması gerektiğini vurguladı. Gürsoy, “Gürleyik Çayı’nın temiz akması için çay yatağında piknik yapılmasın. Bunun güzel bir örneğini Bursa’nın Kemal Paşa ilçesinin Su Uçtu Şelalesi’ne gittiğimde gördüm. Suya girilmiyor. Her taraf tertemiz, pırıl pırıl. Bir tek çöp göremezsiniz. İnsanlar fotoğraf çekiyor, video çekimi ve yürüyüş yapıyor. Gürleyik Şelalemiz de artımız var. Suya girerek serinleyebilirsiniz. Başka alanda piknik yapılabilir. Gürleyik Çayı’nın yatağında piknik yapılmaması için Valimizden ve Çevre Şehircilik ve Bakanlığı’ndan destek alacağımızı umut ediyorum” diye konuştu.

  • ATO Başkanı Menevşe: “Kaçak bürolar döviz ticaretinin yapılmasına engel”

    Adana Ticaret Odası (ATO) Başkanı Atila Menevşe, kaçak döviz bürolarının haksız rekabete neden olduğunu belirterek, mutlaka kayıt altına alınması gerektiğini söyledi.

    Son günlerde Türkiye’de dövizin, özellikle dolar ve euronun hareketlenmesi yasal olmayan döviz bürolarını da gündeme getirdi. ATO Başkanı Atila Menevşe Adana’da kendilerine kayıtlı 11 döviz bürosu bulunduğunu belirterek, “Kaçak döviz bürosu olmaması lazım. Bir defa yasal olarak çalışanlara karşı haksız rekabet ortaya çıkıyor. Kaçak bürolar döviz ticaretinin yapılmasını da engelliyor, halkın döviz ihtiyacının kaçakçılar tarafından karşılanması doğru değil. Sonuçta bunlara müsaade etmemek gerekiyor” dedi.

    Adana Ticaret Odası olarak bu konunun üzerine eğileceklerini söyleyen Menevşe şöyle devam etti:

    “Yasal bürolar yapmış oldukları işleri tescil ediyorlar ve onları beyanlarında gösteriyorlar. Sağladıkları kazançlarıyla da vergilerini ödüyorlar. Sonuçta tüm ticari işlemlerin kayıt altında olması gerekiyor. Bizim bunlara cezai işlem yapma yetkimiz yok. Ancak gerekli kurumlar bunların üzerine gidip varsa kaçak döviz bürolarına işlem yapmalı.”

    Atila Menevşe, kaçak döviz bürolarının piyasalarda dövizin hareketlenmesini de sıkıntıya sokacağını, bu nedenle kayıt altına alınması gerektiğini kaydetti.

  • Bakan Avcı: “Bilim Şenliği’nin 3’üncüsünün Urfa’da yapılmasına ilişkin polemikler doğru değil”

    Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Türk Dünyası 2016 Yılı Yıllık Faaliyet Değerlendirme Genel Kurul Toplantısına katıldı. Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamada bulunan Bakan Avcı, “Bilim Şenliği’nin 3’üncüsünün Urfa’da yapılmasına ilişkin polemikler doğru değil” dedi.

    Türk Dünyası 2016 Yılı Yıllık Faaliyet Değerlendirme Genel Kurul Toplantısı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Bilim Şenliği’nin 3’üncüsünün Şanlıurfa’da gerçekleştirileceği doğrultusunda yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Bakan Avcı, “Son zamanlarda 1-2 şey var, basında da yer alan bu Bilim Şenliği’nin 1’inci ve 2’ncisi Eskişehir’de yapılan Bilim Şenliği’nin 3’üncüsünün Urfa’da yapılmasına ilişkin polemikler bunlar doğru değil. Çünkü bu Bilim Şenliği için vakıftan herhangi bir para çıkmıyor. Çıksa bile o Eskişehir’in parası değil vakfın parası olur ama öyle bir harcamamız yok. Tam tersine burada Urfa Valiliği, vakfa bir jest yapıyor ve bu Bilim Şöleni’nin 3’üncüsünün masraflarını Urfa Valiliği üstlendiği için Urfa’da yapılıyor. Dolayısıyla sanki Eskişehir’de yapılacak bir işin parasıyla Urfa’da bir iş yapılıyormuş gibi bir takım yanlış anlamalar var bunlar doğru değil. Doğrusu 3’üncü Bilim Şenliği, masrafları Şanlıurfa Valiliği tarafından karşılanmak üzere Urfa’da yapılıyor. Gelecek sene de yine, inşallah Bilim, Kültür ve Sanat Merkezimiz Anadolu Üniversitesi’nin işletiminde, Bilim, Kültür ve Sanat Merkezimiz hayata kazandırıldığında da önümdeki senenin yani 4’üncü Bilim Şenliğini de yine burada yaparız. Pek çok bilim şenliklerine, sanatsal etkinliklere, konserlere, sergilere mekan teşkil edecek bir yeni kültür ve sanat merkezini böylece Eskişehir’imize ve üniversitemize kazandırmış oluyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Eski stadımızın yerini açarak oraya Türkiye’nin en büyük şehir meydanlarından Türk Dünyası Meydanını kazandıracağız”

    Yeni yapılan statla ilgili açıklamalarda da bulunan Bakan Avcı, Anadolu Üniversitesi’nin ciddi desteğinin olduğunu kaydederek, “Üniversitemizle ilgili biliyorsunuz ayrıca, stadımızın yapımında da bunların ciddi desteğini gördük. Başka yerlerde, başka şehirlerde statlar nasıl yapılıyordu? Şehir merkezinde kalmış stat yerleri TOKİ’ye devrediliyor, TOKİ buraları yapılaşmaya açıyor, burayı yapılaşmaya açarak, kazandığı gelir ile de bu şehirlere yeni statlar yapıyor. Eskişehir’de biz bunu yapmadık. Eskişehir’de Türk Dünyası Vakfı, Anadolu Üniversitesi ile işbirliği içerisinde bu alanın yapılaşmaya açılmaması için yeni stadın parasını Türk Dünyası Vakfı bütçesinden karşıladık. Bu bütçe aslında geçmiş yıllarda başka yerlerdeki yeni kurulmakta olan üniversitelerin kuruluşuna katkıda bulunmak üzere Anadolu Üniversitesi’nin bütçesinin bir bölümü yeni kurulan üniversitelerin teşkilatlanmasına harcanmak üzere Maliye tarafından bloke ediliyordu. Çünkü Anadolu Üniversitesi’nde toplanan bu para bütün Türkiye genelinde ve hatta yurt dışındaki açıköğretim hizmetlerine sağlanan gelirdi. Dolayısıyla bütün Türkiye’nin ve yurt dışından gelen öğrencilerin de katkılarıyla oluşan bütçedir. Bu bütçe daha sonra başka yerlerdeki üniversitelerin, yeni kurulan üniversitelerin gelişmesi faslında kullanılıyordu. Sadece 2013 yılına mahsus olmak üzere, bu fasıl Eskişehir’de meydan yapımı için tahsis edilmiş oldu Türk Dünyası Ajansı’na ve ondan sonra Türk Dünyası Vakfı’na geçti. Şimdi böylece Eskişehir, eski stat yerini yapılaşmaya açmadan, yeni bir stat yapma imkanına kavuşmuş oldu. O zaman Eskişehir’deki bazı gazetelerde ‘Biz de inandık!’ diye, biz söylediğimiz zaman bazı yerel gazetelerde ‘Biz de inandık!’ diye bir tür polemik manşetler atılmıştı. O inandık diye istihza konusu yapılan stat, geçen hafta biliyorsunuz çok güzel bir maça da ev sahipliği yaptı. Şimdi dimdik ayakta, inşallah önümdeki dönemde de eski stadımızın yerini açarak oraya Türkiye’nin en büyük şehir meydanlarından birini, Türk Dünyası Meydanını oraya kazandıracağız inşallah. Bunların kamuoyu tarafından bilinmesinde de yarar var diye bu ek açıklamaları yapma ihtiyacı duydum” dedi.

  • Olta Balıkçılarından Boğaz’da Gırgırla Av Yapılmasına Tepki

    İstanbul’daki olta balıkçıları Boğaz’da elektroşok kullanılarak gırgır aracılığıyla av yapılması sonrası denizaltındaki canlıların neslinin tükendiğini iddia ederek, av derinliğinin minimum 24 metreden 50 metreye çıkartılmasını istedi.

    İstanbul’da sosyal medya üzerinden örgütlenen çeşitli olta balıkçıları, Boğaz’da elektroşok kullanılarak gırgırla av yapılmasına tepki gösterdi. Sarıyer Tarabya’daki Kalender Orduevi önünde toplanan yaklaşık 200 kişi, “Boğaz’da Gırgır’a Hayır”, “Boğaz’da Katliam İstemiyoruz” sloganı ve pankartıyla eylem yaptı. Gruba, CHP İstanbul Milletvekilleri Mahmut Tanal ve Onursal Adıgüzel de destek verdi. Elektroşok kullanılarak gırgırla av yapılması sonrasında denizaltındaki canlıların neslinin tükendiğini iddia eden grup, av derinliğinin minimum 24 metreden 50 metreye çıkartılmasını istedi. Grup adına basın açıklaması yapan Galata Balıkçısı Paylaşım Platformu Kurucusu Mehmet Gökçe, “Bu durum hepimizin geleceğidir. Balığa sadece bir besin olarak bakmamak gerekir. Böyle bir şey olabilir mi? 3 yanımızın denizlerle çevrili olduğumuzu her yerde övüne övüne anlatırken, hala bir Denizcilik Bakanlığımız yok. Sahil Güvenlik ve Kıyı Emniyet ile bunu çözmeye çalışıyoruz. Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı olmak ne demektir? Ben olta avcısıyım. Kıyı avı için bakanlıktan belge almak zorundayım. Lütfen biz bunun kanun ve nizam içerisinde bir bakanlığa bağlı olarak yapmak istiyoruz” dedi.

    “BU BALIKLAR BİR YUMURTLASA, ONLARA DA BİZE DE GELECEĞİMİZE DE YETER”

    Mehmet Gökçe, “Çok değerli olan bir balığımız, bugün lüfer için konuşuyoruz ama binlerce balığımız yok olmaya yüz tutmuş. Dar olan boğazın Karadeniz girişinde gırgır dediğimiz ağlar bazen onlarca ağ atıyorlar. Ellerindeki gelişmiş teknolojiyi kullanarak solarla yerlerini belirleyerek şok dediğimiz bir sistemle balığı sersemleterek ağlarına topluyorlar. Ufak büyük demeden yavru balıkları ve geleceğimizi ağlarına doldurarak alıp götürüyorlar. Onları denetleyenler yok. Balık halinde satılmasına da izin veriliyor. Halk olarak çinakop diye bir balık türü yoktur. Lüfer vardır ve ölçüsü 24 santimetredir. Kanun olarak 20 santimetre belirlenmiş olabilir ama bunun ölçüsü 24 santimetredir. Çinakop ve sarıkanat dediğimiz balık 1 kez bile üreyemeden ve yumurta dökemeden o insanların ağlarında heba olmaktadır. O balıklarla birlikte geleceğimiz de heba olmaktadır. Burası Boğaz yani balıkların yavrulaması için gerekli olan koridordur. Bunları avlayan insanlar bunlar göç balıklarıdır. Biz yakalamazsak Yunanistan’a kaçarlar diyor. Öyle bir şey yok, balık buradan çıkmazsa ne yabancı ne yerliye ne de bize faydası dokunmaz. Bırakın da bu balık 1 kere çıksın. Bu balığın yüzde 20’si Marmara’da yatak balığıdır. Yüzde 80’sini de her yerde yatak yapabilen bir balıktır. Onun için dışarıya kaçan yüzde 20’yi bize örnek olarak gösteriyorlar. Bu balık bir yumurtlasa, onlara da bize de geleceğimize de yeter” diye konuştu.