Etiket: Yapılması

  • Bakan Akdağ, Kocaeli’nde yapılması planlanan projeleri anlattı

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Kocaeli’nde yapılan ve yapılması planlanan projeler hakkında bilgiler verdi.

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ, İl Değerlendirme toplantısında Kocaeli’nde yapılan ve yapılması planlanan çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde düzenlenen toplantıya Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, AK Parti milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu, Zeki Aygün, İlyas Şeker, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zekeriya Özak, İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, İl Sağlık Müdürü Mürsel Durmaz, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Nurettin Nacar, Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü Bekir Yümlü ve ilçe kaymakamları ve bağlı müdürlük temsilcileri katıldı.

    İl Değerlendirme toplantısında konuşan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “2019’da bitirilecek olan Şehir Hastanesi’nin yetkili firmayla konuşularak 2018 yılının sonuna kadar tamamlamak istiyoruz. Şu an yapım çalışmaları devam eden Gebze Fatih Hastanesi ve Kocaeli Devlet Hastanesi’ni de 2 ay içerisinde tamamlamayı ve hizmete sunmayı istiyoruz. Bunun zor olduğunu biliyoruz ama hem firmalara hem de Bakanlıktaki arkadaşlarımızla böyle bir hedef koymuş olduk. Çayırova’da 200 yataklı yeni bir hastane yapacağız ama 300 yatağa da ileri de büyültülebilecek bir proje olacak” dedi.

    Gölcük’te de 250 yataklı hastane yapacaklarını ifade eden.Bakan Akdağ, “Öte yandan Derince’de Diş Sağlığı Merkezi için çalışmalarımızı yakın zamanda bitirmek istiyoruz. Kocaeli’nde madde bağımlılığı ile ilgili AMATEM ve ÇAMATEM’ler yapılacak. Bunları Sağlık Bakanlığı olarak bir arsa üzerinde yapmayı düşünüyorduk, bugün üniversitemizle görüştük ve üniversitemizin içerisinde yapılmasını kararlaştırdık. Bunun dışında Kocaeli’nde 30-40 arasında Sağlıklı Yaşam Merkezleri yapacağız” diye konuştu.

  • 14. Uluslararası Turunçgil Kongresi’nin 2020’de Türkiye’de yapılması kesinleşti

    Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz, 14. Uluslararası Turunçgil Kongresi’nin 2020’de Türkiye’de yapılması konusunda 2012 yılında İspanya’daki kongrede alınan prensip kararının, geçen hafta Brezilya’da gerçekleştirilen 13. kongrede kesinleştiğini söyledi. Kaçmaz, “2020 yılına kadar tüm dünyada sektörümüzü, Türkiye’yi en iyi şekilde tanıtacağız ve kongreyi başarıyla gerçekleştireceğiz” dedi.

    Mersin’i, 2020 yılında yapılacak 14. Uluslararası Turunçgil Kongresi’ne hazırlayan Ulusal Turunçgil Konseyi (UTK), hem kongre hazırlıkları hem de son olarak Brezilya’da yapılan 13. Uluslararası Turunçgil Kongresi’ndeki tanıtım çalışmalarını, düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaştı. Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nde yapılan toplantıya, UTK Başkanı Kemal Kaçmaz, UTK Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ateş, UTK Ar-Ge Başkanı Dr. Güçer Kafa, Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nden Ziraat Mühendisi Dr. Sedat Subaşı ve Mersin Turunçgil Üreticileri Birliği (MERTUB) Başkanı Ahmet Dursen Şahin katıldı.

    “Türkiye, turunçgil sektöründe dünyada üretici ülkeler arasında 8’inci, ihracatçı ülkeler arasında 2’inci sırada yer alıyor”

    Toplantının başında, Brezilya’da 18-23 Eylül 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilen 13. Uluslararası Turunçgil Kongresi’nde UTK’nin yaptığı çalışmalar ile kongrede dünya ülkelerine sunulan Türkiye, Mersin ve sektörün anlatıldığı tanıtım filmi gösterildi. Ardından konuşan UTK Başkanı Kemal Kaçmaz, Türkiye’de yaş meyve sebze sektörü içerisinde en önemli alt grubu turunçgil sektörünün oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin, turunçgil sektöründe dünyada üretici ülkeler arasında 8’inci, ihracatçı ülkeler arasında ise 2’nci sırada yer aldığına dikkat çeken Kaçmaz, “Bu da bize ne kadar önemli bir ülke olduğumuzun, dünyada turunçgil üreticisi ülkeler arasında nasıl bir rol oynadığımızın en somut ifadesidir” diye konuştu.

    “14. kongrenin 2020’de Türkiye’de yapılması kesinleşti”

    Turunçgil sektörü olarak, 2020 yılında Türkiye’nin uluslararası bir kongreye ev sahipliği yapacak olmasının heyecan ve mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayan Kaçmaz, Turunçgil Kongresi’nin ilk olarak 1968 yılında Amerika’da yapıldığını, bu yıldan itibaren her 4 yılda bir turunçgil üreticisi ülkelerin katılımıyla farklı ülkelerde gerçekleştirildiğini bildirdi. 2012 yılında İspanya’da yapılan 12. kongrede, Türkiye’nin de kongreye talip olduğunu anımsatan Kaçmaz, “İspanya’da, 14. kongrenin 2020 yılında Türkiye’de yapılması konusunda prensip kararı alınmıştı. Son katıldığımız Brezilya’da yapılan 13. kongrede de oradaki komiteye ve genel kurula sunum yaptık ve bu kongrenin Türkiye’de yapılması kesinleşti” ifadelerini kullandı.

    “Kongreyi başarıyla gerçekleştireceğiz”

    Brezilya’da yaptıkları tanıtım çalışmalarında gördükleri ilgiden çok memnun kaldıklarını dile getiren Kaçmaz, kongreye, UTK üyelerinin yanı sıra Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Turgut Yeşiloğlu başkanlığındaki Bilim Komitesi ve Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Davut Keleş başkanlığındaki ekiple katıldıklarını kaydetti. Kongrede, Türkiye’yi, Çukurova’yı ve sektörü en iyi şekilde tanıtma fırsatı bulduklarını ifade eden Kaçmaz, şöyle devam etti:

    “Orada, bütün paydaşlarımızla birlikte 2020 yılında yapacağımız kongreye hazır olduğumuzu dile getirdik. Kongreye kadar her yıl neler yapacağımız planladık. Eylem planlarımız hazır. Akademik ağırlıklı olarak gerçekleşecek olan bu kongrede turistik ve teknik geziler de yer alacak. Bir hafta süreli bir kongre olacak. Aynı zamanda bu kongreyle birlikte dünyadaki tüm gelişmeleri, yapılan çalışmaları bizzat kendi ülkemizde dinleme, öğrenme fırsatı bulacağız. Bu da bizim için son derece önem arz ediyor. Biz, 2020 yılına kadar tüm dünyada sektörümüzü, Türkiye’yi en iyi şekilde tanıtacağız. İnanıyorum ki, 2020 yılında biz bu kongreyi ülke olarak başarıyla gerçekleştireceğiz. Kongrenin sektörümüze, ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.”

    Kaçmaz, bir soru üzerine, katılımcı ülkelerin Mersin’de yapılacak kongre için uygun bir tarih belirlenmesi talebinde bulunduklarını, UTK’nin de en kısa sürede toplanarak bu talebe uygun bir kongre tarihi belirleyeceğini söyledi.

  • Hepatitten korunmak için yapılması gerekenler

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nedim Çakır, sıklıkla cilt ve göz aklarının sararması, idrarın çay rengi çıkması, bulantı, kusma, iştahsızlık ve karın ağrısı gibi belirtileri bulunan Hepatit’in bulaşma yolları, türleri, aşı ve tedavi yöntemleri ile korunma yolları hakkında bilgiler verdi.

    “Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 28 Temmuz tarihini “Dünya Hepatit Günü” olarak kutlamaktadır. Örgütün amacı bu gün aracılığı ile hepatite dikkat çekerek, üye ülkeler arasında koordinasyon sağlamak, dayanışmayı arttırmak, insanları hepatit konusunda bilinçlendirip farkındalığı arttırmaktır” diyen Prof. Dr. Nedim Çakır, “Tıbbi anlamda hepatit, karaciğerin iltihaplanmasıdır. Bu iltihaplanma genellikle virüs dediğimiz en küçük canlılarla olabildiği gibi (viral hepatit), nadiren diğer mikroplarla, bazen de mikroplar olmadan, örneğin uzun yıllar alkol kullanımına veya bazı toksik maddelerle karşılaşmaya bağlı olarak da gelişir. Ancak bulaşabilirliği nedeniyle en önemli hepatit grubu viral hepatitlerdir. Bunun nedeni hem en yaygın hepatit grubu olması, hem de önlenebilir olmasıdır” açıklamalarında bulundu.

    Hepatitin belirtileri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Çakır, “Hepatitin en önemli belirtisi cilt ve göz aklarının sararması, idrarın çay rengi çıkması, bulantı, kusma, iştahsızlık ve karın ağrısıdır. Ancak hepatitler her zaman sarılık belirtisiyle seyretmez. Bu nedenle sarılığın görülmemesi hastalığı hemen ekarte ettirmez. Bu nedenlerle, hem hepatit varlığı, hem de eğer varsa sarılığın hepatite bağlı olup olmadığı ancak laboratuvar testleriyle ortaya konabilir” dedi.

    “Hepatit 2 yoldan bulaşır”

    “Hepatite neden olan virüsler (A, B, C, D, E tipleri) farklılık göstermekte olup, bulaşma açısından ikiye ayrılmaktadır. Hepatit A ve E, bulaşlı yiyecek-içeceklerden bulaşabilmektedir. Hepatit B, C ve D ise kan ve vücut sıvıları ile veya doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabilmektedir. D hepatiti, B hepatitinin kardeşidir ve ancak B hepatiti varsa bulaşabilmektedir. Yani B hepatit virüsü, D’ye “Sütanneliği” yapmaktadır” diye konuşan Çakır, açıklamalarına şöyle devam etti: “Kan ürünlerinin nakli, kulak delinmesi, dövme yaptırılması, diş tedavisi, manikür, pedikür veya cinsel ilişki sırasında B, C ve D hepatitleri, hastaların vücut sıvılarından sağlıklı kişilere bulaşabilmektedir.”

    “Hepatit, yıllar sonra siroza ve karaciğer kanserine yol açar”

    “Hepatitlerin üzerinde bu kadar ısrarla durulmasının nedeni, kan ve vücut sıvıları ile bulaşan türlerinin sıklıkla kronikleşmesidir (sürekli hal alması). Bu kronik hepatitlerin hepsi olmasa da bir bölümü uzun yıllar sonra siroza, bu sirozluların bir bölümü de karaciğer kanserlerine yol açabilmektedir” açıklamalarında bulunan Çakır, “Karaciğer sirozu ve kanserleri kronik B, C ve D hepatitlerinin en önemli komplikasyonu olarak kabul edilir. Ancak her kronik B, C ve D hepatitinde sirozlaşma görülmez. Bazen bu virüsler hastaya bir zarar vermeden karaciğerde sessizce ve sinsice yerleşip kalabilir. Biz bu durumdaki hastalara “Taşıyıcı” diyoruz. DSÖ, dünyada 400 milyon hepatitli olduğunu, her yıl yaklaşık 1,5 milyon insanın hepatit nedeniyle yaşamını yitirdiğini bildirmektedir. Bu ölümlerin çoğu B ve C hepatitinin kronikleşmesi ile görülmektedir. Bu önemli, kronikleşerek siroz ve karaciğer kanserlerine yol açma riski olan hastalığın en azından B türünün aşısının olması önemli bir şanstır. İşte DSÖ, “Dünya Hepatit Günü” gibi kampanyalarla konuya dikkat çekerek; Her tür hepatitin bulaşımını engellemeyi, En azından A ve B hepatit aşılarının kullanımını arttırarak sağlıklı kişileri bağışıklamayı, Özellikle C hepatit virüsüne ait aşı keşif çalışmalarını desteklemeyi, bu yolla hepatiti kontrol altına alarak bu hastalığın ve yol açtığı ölümlerin önüne geçmeyi amaçlamaktadır” ifadelerini kullandı.

    Hepatitin tedavi yöntemlerine de değinen Çakır, “Bu tedavilerin hem maliyeti yüksek, hem de başarı oranları biraz düşüktür. Bu konuda son yıllarda en önemli ve başarılı gelişme kronik hepatit C tedavisinde yaşanmıştır. Eskinin bu en korkulan hepatit türü için yeni, kolay, istenmeyen yan etkileri az ve başarı oranı yüksek bir tedavi ilacı geliştirilmiştir. Günde tek bir tablet alarak üç ayda hepatit C’yi tamamen ortadan kaldıran bu ilaç dünya piyasalarında kullanıma girmiştir. Bütün bu bilgiler ışığında hepatitlerden korunma en önemli ve ucuz yol gibi durmaktadır. Bunun için yapılması gerekenler ise son derece basittir. Yiyeceklerimizin insan dışkısıyla kirlenmesinin önüne geçmek, yani gıda hijyeni sağlamak (A ve E hepatitinden korunma), Başkasına ait kan ve vücut sıvıları ile temastan kaçınmak (B, D ve C hepatitlerinden korunmak), A ve B hepatit aşılarını yaptırmak. Herkese hepatitten uzak sağlıklı bir yaşam dilerim” dedi.

  • TESK Genel Başkanı Palandöken: “Esnaf ve sanatkarlarımızın emekli olabilmeleri için, yeni bir yasal düzenleme yapılması büyük bir ihtiyaçtır”

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken,”Sigortalılık için aranan şartlar dikkate alınmak suretiyle, BAĞ-KUR’a kayıt yaptırmamış olan esnaf ve sanatkarlarımızın emekli olabilmeleri için, 04 Ekim 2000 tarihinden önceki vergi kayıt tarihlerinin esas alınmasını sağlayacak yeni bir yasal düzenleme yapılması büyük bir ihtiyaçtır” dedi.

    Vergi kaydı bulunan esnaf ve sanatkarların sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04 Ekim 2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin 04 Ekim 2000 tarihinden itibaren başlamasıyla ilgili sorun yaşandığını belirten TESK Genel Başkanı Palandöken, “Esnaf ve sanatkarın yaşadığı sorun halen net olarak çözüme kavuşamadı. Yasal olarak hak arayanların artması mahkemelerin iş yükünü artıracaktır. Sigortalılık için aranan şartlar dikkate alınmak suretiyle, BAĞ-KUR’a kayıt yaptırmamış olan esnaf ve sanatkarlarımızın emekli olabilmeleri için, 04 Ekim 2000 tarihinden önceki vergi kayıt tarihlerinin esas alınmasını sağlayacak yeni bir yasal düzenleme yapılması büyük bir ihtiyaçtır” diye konuştu.

    1479 sayılı Kanunla, esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlara, sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceğini ve kaçınılamayacağını, aksi durumda kurum tarafından re’sen tescil işleminin yapılacağının hükme bağladığının altını çizen Palandöken, “Gerek kişilerin zamanında BAĞ-KUR kaydını yaptıramaması gerekse SGK’nın etkili şekilde re’sen kayıt işlemi yapamaması sonucu kimi esnaf ve sanatkar mağdur olmuştur. Bugün emekli olamayan, emeklilik tarihi uzayan çok sayıda iştirakçi vardır. Esnaf ve sanatkarlarımız konuya ilişkin olarak haklarını yasal yollardan aramaktadırlar. Bu durum da mahkemelerimizin yükünü artırmaktadır” ifadelerini kullandı.

    04 Ekim 2000 tarihinden önce vergi kaydı olan, oda kaydı olan ancak sigortalı olma niteliklerini taşımasına rağmen BAĞ-KUR’a kayıt yaptırmamış olanların sigortalılıklarının 04 Ekim 2000 tarihinden önce başlatılabilmesine olanak sağlayacak yeni bir yasal düzenlemeye acil ihtiyaç olduğunu kaydeden Palandöken, “Soruna kanun değişikliği ile çözüm getirilmesi sosyal güvenliğin ve anayasanın ruhuna da uygun olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

  • Diyarbakır Adliyesi Önünde Yapılması Planlanan Eyleme Yasaklama Kararı

    Diyarbakır Yenişehir İlçe Kaymakamlığı, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek’in gözaltına alınması nedeniyle adliye binası önünde yapılması planlanan eylemi yasakladı. Yasak kararının alınmasının ardından bina çevresine polis barikatları kurularak, zırhlı araçlar yerleştirildi.

    DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, önceki gün Diyarbakır’da bulunan parti genel merkezi çıkışında gözaltına alınmıştı. Yüksek’in bugün adliyeye çıkarılması beklenirken, HDP, DTK, HDK, KJA da bugün saat 10.00’dan itibaren Yüksek serbest bırakılıncaya kadar adliye binası önünde oturma eylemi kararı almıştı. Yenişehir İlçe Kaymakamlığı, bina çevresinde yapılacak her türlü eylem ve etkinliği yasakladı. Konuya ilişkin yapılan açıklamada, “İlimiz genelinde son dönemde yaşanan terör eylemleri ve ilçemizdeki güvenlik hassasiyeti dikkate alınarak, Kaymakamlığımız tarafından 2911 satılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 22. Maddesi ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 32/A ve 32/Ç maddeleri gereğince, Adliye binası ve çevresinde (Adliye Binası önü Elazığ Caddesi çift yönlü kaldırımlar dahil), Prof. Selahaddin Yağcıoğlu Caddesi üzerinde bulunan Karakoç Plaza önü ve çevresinde (Park Plaza Otele kadar), Elazığ caddesinde çıkan güzergah dahil yerlerde ve suçluların adliyeye ve sonrasında başka bir yere nakli esnasında güvenlik açısından İlçemiz dahilinde risk oluşturacak noktalarda yapılması planlanan ve muhtemel her türlü basın açıklaması toplantı ve yürüyüşü ile oturma eylemi, stand açma ve çadır kurma gibi her türlü faaliyetin, 12.05.2016 günü 08.00’dan itibaren ikinci bir karara kadar yasaklanmasına karar verilmiştir” denildi.

    Kararın alınmasının ardından adliye binasının çevresi polis barikatlarıyla kapatılıp, zırhlı araçlar ve çevik kuvvet ekipleri konuşlandırıldı.