Etiket: Yapılması

  • Kurtulmuş: “Yeni Sivil Bir Anayasa Yapılması Zaruridir”

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini ve bu dönemde yeni bir Anayasa’ya ihtiyaç olduğunu belirterek, “Devlet millet bütünleşmesini sağlayan sivil demokratik bir Anayasa’yı inşallah yapacağız” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, açılış ve bir dizi ziyaret için geldiği Ordu’da sivil toplum kuruluş temsilcileri ile yemekte bir araya geldi. Ünye Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen yemeğe Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğu, AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, Ünye Belediye Başkanı Ahmet Çamyar, daire müdürleri, STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Düzenlenen yemekte konuşan Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini ve bu dönemde yeni sivil bir Anayasa’ya ihtiyaç duyduklarını dile getirdi. Milletin yeni bir Anayasa beklentisi içinde olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Yeni dönemin adı bir reform dönemi olmasıdır. Ekonomik ve siyasi reformlarımızı tamamlayacağız, Türkiye inşallah yeni bir Anayasa ile yeni Türkiye’nin gerekliliklerini yerine getirecektir. Devlet millet bütünleşmesini sağlayan sivil demokratik bir Anayasa’yı inşallah yapacağız. 1 Kasım’da millet oy verirken sadece AK Parti’ye değil, bu parlamentoya seçip gönderdiği insanlardan da yeni bir Anayasa beklentisini ortaya koydu” diye konuştu.

    “BÜTÜN PARTİLER ETEKLERİNDEKİ TAŞI DÖKECEK”

    Yeni sivil bir Anayasa’nın zaruri olduğunu aktaran Kurtulmuş, AK Parti olarak ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını söyledi. Bütün partilerin bu yönde çalışması gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, “12 Eylül’ün getirmiş olduğu bu sistem bu Anayasa bu felsefe değişmeden Türkiye’de tam manasıyla devlet millet kaynaşması olmaz. 1982 Anayasası asla millet egemen olsun diye yazılmamıştır. Devlet, millet adına bütün işleri görsün diye yapılmıştır. Anayasa’nın önemli maddelerinden birisi ’Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diye başlar ama hemen arkasından ‘bu böyledir ama bu egemenlik anayasal kurumlar eli ile kullanılır’ der. Bunun Türkçesi şudur: ’Bakmayın ortaya sandık koyduğumuza, ortaya bu sandığı koyuyoruz ama sandıktan ne çıkarsa çıksın işin sahibi biziz, işin sahibi cunta, işin sahibi cuntacı mantık’ demektir. Bu bağlamda yeni sivil bir Anayasa yapılması zaruridir. Bunun için elbirliği ile çalışacağız. Bütün partiler eteklerindeki taşları dökecek kim ne biliyorsa milletin istediği istikamette yeni Türkiye’nin gerekleri neyse bunu yerine getirecek ve ortaya bu görüşleri koyacak. Biz AK Parti olarak asla bir ön yargı, peşin hükümde değiliz. Kırmızı çizgiler çizmeyiz” şeklinde konuştu.

  • 767 Metrekare Arsasını Sağlık Tesisi Yapılması İçin Bağışladı

    Bilecik’te bir vatandaş, 767 metrekare arsasını sağlık hizmetleri için tesis yapılması için hazineye bağışladı.

    Bilecik Belediye Sarayı’nda düzenlenen programa Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, Başkan Yardımcısı Nihat Can, İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz ve hayırsever vatandaş Yıldırım Demirel katıldı. Yeni bir haftaya güzel, hayırlı bir işle başladıklarını anlatan Başkan Yağcı, “Beşiktaş Mahallemizdeki hemşehrilerimizin uzun zamandır bir sağlık ocağı bir sağlık tesisi ihtiyacı vardı. Biz de sağlık müdürlüğümüzle işbirliği ile değişik alternatifleri araştırdık inceledik fakat bu zamana kadar onların o ihtiyaçlarını giderebilecek çok köklü bir çözüm yolu bulamadık. Beşiktaş Mahallemiz ve o bölgede oturan hemşehrilerimize sağlık hizmetlerini kısa süreli alabilmeleri için merkeze gelmeleri gerekiyor belki ileriye doğruda hastanemizde üniversitenin oraya yapıldığında biraz daha belirgin hizmetleri alma konusunda daha uzağa gitmeleri gerekecek yakınlarında da bir aile hekimliği kuruluşu da olmadı. Biz tüm bu ihtiyaçları hepsini bir arada giderme noktasında sağlık il müdürlüğümüz ile buraya bir sağlık tesisin yapılmasını hemşehrilerimizin kısa vadede ve uzun caddede ihtiyaçlarını giderme noktasında en iyi çözüm olduğu kanaatine vardık. Bu çerçevede gerekli araştırmalarda bulunduk bizlerin talebini bu noktada kırmayarak Yıldırım Demirel Bey ve ailesi, kardeşleri oraların da ki mülklerinden bir bölümünü 767 metrekarelik bir bölümünü sağlık tesisi yapılmak üzere sağlık il müdürlüğümüze dolayısıyla devletimize haznemize bağış yapmayı ve inşallah tesis yapıldığında kendilerinin aile büyükleri olan İbrahim Buldağ’ın isminin verilmesi karşılığında bağış yapmayı kabul ettiler. Bu noktada böyle bir kadirşinaslık örneği gösterdiler tabi böyle güzel olayların hayırlı işlerin örnek teşkil etmesi bakımından duyurulması son derece önemli bu gururlanma anlamında değil diğer hemşehrilerimize bu tür hayırlı hizmetlerin yapılabilmesi açısından emsal teşkil etmesi bakımından bunların topluma duyurulması lazım. Biz Bilecik Belediye Başkanlığı olarak halkımızın ihtiyaçlarının giderilmesi noktasında kurumlar, insanlar arasında bağ olmaya organize olma noktasında çaba harcamaya devam edeceğiz çünkü birimizin derdi şuna inanıyoruz hepimizin derdi. İnşallah bağışla birlikte oradaki yer sorunu halledilmiş olup ödenek gelince de yatırım sorunu bir yıl içerisinde inşallah kısa sürede bitirir belki de 2016 yılının sonlarına doğru da tesisimizi hep birlikte hemşehrilerimizi orada yakınlarında güzel bir hizmet sunma fırsatını da bulacağız katkısı olan herkese canı gönülden teşekkür ediyorum” dedi.

    İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz ise, yardımsever vatandaşa teşekkür ederek, “Beşiktaş Mahallesi’nde öyle bir arsaya ihtiyacımız vardı. İhtiyacı görmek adına da arsa bakıyorduk Yıldırım bey başkanımın da telkinleriyle arsayı bize bağışlamış oldu. En kısa zamanda inşallah orayı bitirip hizmete sokmakta bizim en büyük hayalimiz” diye konuştu.

    “ONUR VE ŞEREF DUYDUM”

    Arsasını hazineye bağışlayarak sağlık hizmetleri için kullanılmasını isteyen Yıldırım Demirel, yaklaşık 85 yıl önce Makedonya’dan Bilecik’e göç ettiklerini anlatarak, “Bize, daha doğrusu atalarıma buraya geldikleri zaman bu yerleri devlet bağışlamış. Sayın başkanımın büyük gayreti ile ben de bir nebzede katkıda bulunmak hem devletime hem milletime faydalı olması için arsalarımın bir kısmını ben de devlete hizmet alanı olarak iade ettim. Bunun için onur ve şeref duydum” dedi.

    Konuşmaların ardından Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, hayırsever vatandaşa Osmanlı Arması bulunan bir tabak hediye etti.

  • Türkan Elçi, Daha Önce Eşi Tahir Elçi İle Yapılması Planlanan Programa Katıldı

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, 28 Kasım 2015’te çıkan çatışmada hayatını kaybeden Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, Mazlum-Der’in programına katıldı. Burada konuşan Türkan Elçi, “Ben küskünüm kırgınım, her kim yapmışsa o kesimlere karşı bir kırgınlığım var” dedi.

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde tarihi Dört Ayaklı Minare’nin sütunlarının tahrip olması nedeni ile 28 Kasım 2015 tarihinde burada bir basın açıklaması düzenleyen Tahir Elçi, çıkan çatışmada başına isabet eden kurşunla hayatını kaybetmişti. Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi, olay öncesi Tahir Elçi ile bir görüşme yapmış, bugün düzenlenecek olan programlarına katılma sözü almıştı. Elçi’nin hayatını kaybetmesinin ardından programın aksamasını istemeyen Türkan Elçi, Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi’ne konuk oldu. Burada konuşan Türkan Elçi, bu ölümden önce kendilerinin de Tahir Elçi’nin de ailece öfkeli olmadıklarını söyledi. Öfkenin, hiçbir zaman barışsever bir insanın duygusunu dile getirmeyeceğini dile getiren Türkan Elçi, “Belki bu kimileri tarafından çok yadırganır bir durum olarak değerlendirilir ama öfkeli bir insan barışa yanaşmaz. Kırgınlar küskünler yanaşır. Ben küskünüm kırgınım her kim yapmışsa o kesimlere karşı bir kırgınlığım var. Umarım o eşgallerin belirlenmesi ile bu küskünlükler bu kırgınlıklar sağlanır. Bu şekilde ben yaklaşabilirim. Ruhu şad olsun diyorum” diye konuştu.

    “BÖYLE BİR ZAMANDA ŞİDDETTEN BAHSETMEMEK GEREKLİ”

    Tahir Elçi’nin hiçbir zaman toplumun duygularının öfkeye yönelik olmasını, yıkıcı olmasını, her tarafın darmaduman olmasını istemediğine dikkat çeken Türkan Elçi, şu ifadeleri kullandı:

    “Eğer onun duygusunun yaşatılması düşünülüyorsa, ki bu en çok benim tarafımdan yapılması gerekir bu boynumun borcudur diye düşünüyorum, onun o yapmaya çalıştığı ruhun hiçbir şekilde yarıda kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü toplum olarak biz şu anda ciddi anlamda bir tehdit altındayız, şiddet tehdidi altındayız. Böyle bir zamanda şiddetten bahsetmemek, barışa umutla bakmak hem çok zor hele hele benim gibi acılı bir insanın bunu dile getirmesi hem çok zor hem de zor olduğu kadar gerekli olduğuna inanıyorum. Bunu biz şu anda dile getirmezsek o zaman onun anlatmaya çalıştıklarını yarıda bırakmış oluruz diye düşünüyorum. ben dedim ki, adı ile müsemma olmuş Tahir Elçi’nin, ruhu kirletilmiş insanlar tarafından katledilmesi çok daha acıyı derinleştiriyor gibi geldi bana. Ölmek var, öldürülmek var. Öldürülmek kavramı çok daha ağır bir şeydir, kimsenin başına gelmesin, hiç kimsenin bu duyguyu yaşama anlamında asla öyle bir şey istemem o noktada olsa bile böyle bir acıyı yaşamışsak toplumun hiçbir ferdinin ben o acıyı yaşamasını istemem. Yaşatılmaması için de bizim temennilerimiz genelde barış yönlü olmalı diye düşünüyorum.”

  • Manisa’da Yapılması Planlanan Hidroelektrik Santral

    Salihli ilçesinde yapımı planlanan hidroelektrik santralle ilgili 1 Aralık tarihindeki halk katılım toplantısı öncesi Allahdiyen mahallesinde bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

    Mahalle meydanında gerçekleştirilen toplantıda konuşan mahalle sözcüsü İslam Horzum, Kocayatak regülatörü ve hidroelektrik santralinin çevreyi tahrip edeceğini savundu.

    Horzum, bu haklı davada sonuna kadar dik duracaklarını belirterek şöyle konuştu: “Bu çevrede 8 bin dönüm arazi sulanıyor. Bu insanlar, bu derelerden akan suyla tarlasını suluyor, mahsulünü yetiştiriyor. Bu sulama sonucu ortaya çıkan meyve, dünyaca ünlü ve patenti olan Salihli kirazıdır. Salihli kirazının 6-7 liraya ihraç edildiği düşünüldüğünde, ülke ekonomisine sağlanan katkıyı rahat bir şekilde görebiliyoruz. Bu sular elimizden alınırsa, dünyaca ünlü ürünümüzü yetiştirmemiz zorlaşacak ve ülke ekonomisi kaybedecek. İç pazara verdiğimiz şeftali, vişne, elma bu topraklarda yetişiyor. Bu su bizim damarlarımızda akan kan gibi. Su elimizden alınırsa, bu insanlar burada yaşayamaz. Derelerden akan su sanıldığı gibi fazla değil. Tarım alanlarımızı zor suluyoruz.”

    CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer ise ülke genelinde buna benzer iki bin civarında proje olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu projelerin hepsi tamamlandığında bile 2023 yılında ülkemizin enerji ihtiyacının sadece yüzde 4’ünü karşılayabilecek. Önemsenmeyecek kadar az olan bir rakam için su kaynaklarımızı tüketmeye, ağaçlarımızı kesmeye, ekosistemi bozmaya değer mi?”

    Allahdiyen mahallesindeki Kömürcü, Bozburun ve Kurşunlu mevkilerinde Hitit Elektrik Üretim A.Ş tarafından 24 megavatlık Kocayatak regülatörü ve hidroelektrik santrali kurulması planlanıyor.

  • Başbakan’dan Şehidin Evinin Yapılması İçin Talimat

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bartınlı şehit Uzman Çavuş Uğur Akyer’in evinin yapılması için talimat verdi.

    Şırnak’ta şehit olan Uzman Çavuş Uğur Akyer’in Bartın’ın Kozcağız beldesinde ailesi ile yaşadığı, çökme tehlikesine karşı demir direklerle güçlendirilen ev için Başbakan Ahmet Doğutoğlu’ndan “Ne gerekiyorsa yapılsın talimatı” verildi. İHA’nın gündeme taşıdığı “Şehidin eski evine demir direkli destek” haberinin ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Bartın Valisi Seyfettin Azizoğlu’nu arayarak şehit Uzman Çavuş Uğur Akyer’in evi için ne gerekiyorsa yapılması için talimat verdiği öğrenildi.

    Başbakan Davutoğlu’nun talimatı üzerine Bartın Valisi Seyfettin Azizoğlu, beraberinde Kozcağız Belediye Başkanı Mustafa Karaman, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İbrahim Kayış ve Jandarma Komutanı Albay Tekin Aktemur ile birlikte şehidin Kozcağız’daki evine giderek incelemede bulundular. Vali Seyfettin Azizoğlu ev için Başbakan’ın talimatı doğrultunda gerekenin yapılacağını söyledi.

    Vali Azizoğlu daha sonra Kozcağız Belediye Başkanı Mustafa Karaman’ı ziyaret ederek çalışmalarla ilgili bilgi aldı.