Etiket: Yapılmaması

  • Sınav günü gürültü kirliliği yapılmaması yönünde uyarısı

    Sınav günü gürültü kirliliği yapılmaması yönünde uyarısı

    Erzincan Valiliğinden yazılı bir açıklama yapılarak bu hafta sonu yapılacak olan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (2020-ALES/1) saatlerinde vatandaşların gürültü kirliliği yapmamaları istendi.

    Yapılan açıklamada, “T.C. Ölçme, Seçme Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından ülke genelinde yapılacak olan 2020-ALES/1, 16 Ağustos 2020 Pazar günü, saat 10.15’de 150 dakika süre ile tek oturum olarak ilimizde; Eğitim Fakültesi (EBYÜ Yalnızbağ Yerleşkesi), Erzincan Anadolu Lisesi, Erzincan Lisesi, Ertuğrulgazi Anadolu Lisesi, Erzincan Ortaokulu, İMKB Müşir Zeki Paşa Ortaokulu, Fen Edebiyat Fakültesi ( EBYÜ Yalnızbağ Yerleşkesi), Erzincan Milli Egemenlik Anadolu Lisesi, Ali Cavit Çelebioğlu Sivil Havacılık Yüksekokulu (EBYÜ Yalnızbağ Yerleşkesi) ve Erzincan T Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu sınav binalarında gerçekleştirilecektir. Sınav yapılacak binaların yakınında sınav süresince otoların klakson çalmaları, ambulans, itfaiye araçlarının sirenlerinin çalışması, her türlü resmi ve özel törenler vesilesiyle dışarı yayın yapılması, düğün, asker uğurlama vs. konvoylarının oluşturulması, bina yıkım ve hafriyat çalışmaları ile seyyar satıcı gürültüleri ve benzeri her türlü gürültünün yapılmaması gerekmektedir” denildi.

  • Başkan Gülsoy: “Fuarların yapılmaması hususunda girişimlerimize devam edeceğiz”

    Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, ‘Yöresel Ürünler’ adı altında düzenlenen fuarların kente bir faydasının olmadığını, esnaf ve işadamlarından şikayetler aldıklarını ve sağlıksız ortamlarda ürün satıldığından dolayı, “Şehrimize bir katkısı olmayan bu tür etkinliklerin de yapılmaması taraftarıyız” dedi.

    Başkan Gülsoy, bir kısım insanların para kazanması adına ‘fuar’ diye düzenlediklerinin Kayseri’ye, esnafa, tüketiciye, insana bir faydasının olmadığını gördüklerini vurgulayarak; “Bizim yerel esnafımıza zarar veren, insanlarımızı ve tüketicilerimizi hijyenik ve sağlıklı bir ortamda sunum yapılmadan satılan ürünleri ‘fuar’ adı altında panayır gibi gözüken bu tür etkinliklerin yapılmasına sıcak bakmıyoruz. Biliyorsunuz 14 Nisan’da bir seçim yaptık. Seçim çalışması içerisinde gezdiğimizde esnafımızdan, iş adamlarımızdan hep şikayetler aldık. Aldığımız şikayetlerden en önemlisi ve birinci olan ise ‘yöresel fuarlar’ adı altında yapılan bu panayırın yapılmaması. Bu da sağlıklı ve hijyenik ortamda ürün satılmadığını, açıkta satıldığını, bize zarar verdiklerini Kayseri’nin esnaf ve ticaret adamlarının bu işten zarar gördüklerini söylediler. Bunları araştırdığımızda da esnaflarımızın hiçbiri de memnun değildi. Bir kısım insanların para kazanması adına ‘fuar’ diye düzenlediklerinin bizim Kayserimize, esnafımıza, tüketicimize, insanımıza bir faydasının olmadığını gördük. Onun için de kapatılması ve tekrar yapılmaması için gerekli işlemleri biz de başlattık” dedi.

    “Yapılmaması için girişimlerimize devam edeceğiz”

    Yapılacak olan bu tür fuarların yapılmaması için girişimlere devam edeceklerinin altını çizen Gülsoy konuşmasını şöyle sürdürdü;

    “Burada çoğu esnafımız ‘bizden alıp satıyor’ diyor, bazı esnafımız açık satıldığını ve hijyenik olmadığını söylüyor. Bir kısım insanlarımızın sadece kar amaçlı yapılan bir şey olduğunu söylüyorlar. Fuarların bir tek mantığı olur. Fuar; eğer bir şehirde fuar yapılıyorsa bu şehrin ekonomisine, ziyaretçi sayısına katkısı olmalı. Fuarın anlamı budur. Nihai tüketici ile buradaki üreticinin veya imalatçının veya herhangi bir ürün tanıtımı için yapılan işlere ‘fuar’ denir. Bunun fuarcılıkla hiçbir alakası ve ilişkisi yok. Bu fuarlarda bizim kendi yöremizde olan ürünlerin satılması ve pazarlanması mümkün değil. Dışarıdan bir ziyaretçi gelmiyor, ekonomimize herhangi katkısı olan bir şey değil. Onun için bu fuarlara sıcak bakmıyoruz, yapılmaması için de girişimlerimiz var. Esnafımızın şikayet ettiği, işadamımızın şikayet ettiği, şehrimize bir katkısı olmayan bu tür etkinliklerin de yapılmaması taraftarıyız. Hem insanlarımız zarar görmesin, hem tüketicilerimiz daha sağlıklı bir ortamda alışveriş etsinler diye düşünüyoruz. Bundan sonra yapılacak fuarların yapılmaması hususunda girişimlerimize devam edeceğiz.”

  • Bulgaristan Başbakanı Borisov: “AB-Türkiye zirvesinin yapılmaması için neden yok’”

    Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Varna şehrinde 26 Mart tarihinde düzenlenecek Türkiye-AB Zirvesinin gerçekleştirilmemesi için bir neden olmadığını söyledi.

    Boyko Borisov, zirvenin hazırlıkları için görüşmelerde bulunmak üzere gittiği Brüksel’den yaptığı açıklamada, “Şu an için söylüyorum zirve gerçekleştirilecek. Belki bu toplantı tarafların diyalog içinde kalmaları için son fırsat. Dünyada birçok yerde durum kötüleşti, savaşlar yapılıyor“ dedi.

    Başbakan Borisov, Varna’daki zirvenin AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için gerekli olduğunu vurguladı. Borisov, komşuları Türkiye ile düzenli ilişkilere ihtiyaçları olduğunu ifade ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ile diyaloğun devamından yana olduğunu belirtti.

  • Sokaktaki Çocuklardan Alışveriş Yapılmaması Uyarısı

    Van Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Zeynel Abidin Koç, sokaktaki çocuklardan alışveriş yapılmaması uyarısında bulunarak, “Her yapılan alışverişte, çocukların geleceğinden yapılan bir çalıntıdır” dedi.

    Sokakta çalışan çocuklarla ilgili açıklamalarda bulunan Zeynel Abidin Koç, bina bakımında fiziki yapılarının yetersiz olmasına rağmen sokakta çalışan çocuklara yönelik çalışmaları sürdürdüklerini belirtti. Kendilerine ait bir il binası ve ona yakın Çocuk Gençlik Merkezine (ÇOGEM) benzer bir yerlerinin olması durumunda, sokakta çalışan çocuklar üzerinde daha büyük bir yoğunluk göstereceklerini anlatan Koç, “Tartıcılık yapan, cam siliciği yapan, mendil satıcılığı yapan, dilencilik yapan, okulunda oynaması gerekirken veya okul dışında evinin önünde oynaması gerekirken, annenin gözü önünde bulunması gerekirken, böyle çarşıda büyük tehlikelere karşı çocuklarımızı alır değerlendirirdik. Bu olmadığı için 2015 yılı için ‘Çocuk olarak haklarımızı biliyoruz geleceğimize hazırlanıyoruz’ diye bir proje ürettik. Burada mümkün mertebe sokakta ihmal edilen, çalıştırılan çocuklarımızı çeşitli beceriler ve kurslar sayesinde bilinçlendiriyoruz. Sokağın tehlikeli bir durum olduğunu anlatmaya, ifade etmeye çalışıyoruz. Bu çocuklarımıza 8 dalda saz kursu veriyoruz. Saz, gitar, keman, ney, kaval kursları başta olmak üzere onlara satranç kursları veriyoruz. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğümüz ile bu çocukları farklı federasyonlar çerçevesinde sportif faaliyetlerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bu projemiz uygulanıyor” dedi.

    “AFGAN ÇOCUKLARLA BİR YERDE OLMALARI DOĞRU DEĞİL”

    Afgan çocuklara yönelik çalışmalarıyla da ilgili bilgiler veren Koç, “ÇOGEM, Afgan mültecilerinin de sığındığı bir yer. Bunlara yönelik göç idaresinden 18 yaş altı çocuklara Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde hizmet verilme zorunluluğu var. Biz orayı daha çok Afgan mülteciler için kullanıyoruz. Kendi çocuklarımızın ve Afgan çocuklarımızın iç içe olmaları doğru değil. Çünkü onların bir takım farklı denetimlerden geçmeleri gerekiyor, en azından yabancı ülkelerden geldikleri için bulaşıcı hastalık, farklı alışkanlıklar, farklı kültürler nedeni ile çok iç içe olmaları doğru olmuyor. Edremit ilçesinde de olması nedeniyle uzun bir yer olduğu için araç ile taşıma zorunluluğu doğacaktır. O yüzden kendi çocuklarımıza Sıhke Caddesi’nde açmış olduğumuz yerde hizmet etmeye çalışıyoruz. Çocuklarımız orada şehir merkezinde hafta sonunda ise yine bağlı bir merkezimizde aileleri ile birlikte çocuk eğitimi, anne baba eğitimi, evladın anne babaya tavırları konusunda eğitimler almaktadırlar” ifadelerini kullandı.

    “ÇOCUKLARDAN SATIN ALINAN BİR ŞEY GELECEKLERİNDEN ÇALINTIDIR”

    Bölge insanının bu konuda biraz duygusal olduğunu, çocuktan yapılan alışverişin hoş görülmemesi gerektiğini de vurgulayan Koç, “Bu çocuklardan satın aldığımız bir mendil asıl geleceklerinden bir çalıntı olduğunu bilsek ve onlardan mendil almamaya çalışsak, onların sokakta uzaklaşmalarına katkı sunmuş oluruz. Aileler birazda çocukların çocukluklarından ajitasyon meydana getirip kendilerine bir ek gelir olarak düşünüyor. Halbuki aileler bilseler ki çocukları sokağa bir satıcı olarak çıktığında vatandaş kesinlikle bir şey almayacak, bu çocukları sokağa salmazlar. O yüzden sokakta çalışan çocuklardan alışveriş yapılmamalı” şeklinde konuştu.