Etiket: Yaparım

  • 9 gündür eşi kaybolan koca, ’dönmesi için her şeyi yaparım’ diyerek ağladı

    Adana’da 9 gün önce eşi kayıplara karışan iki çocuk babası Tuncay Bener, “Eşim her şeyiyle benim kabulüm. Ben ona kıyamam herkesi öldürürüm, onun için canlı bomba bile olurum” diyerek dönmesi için gözyaşı döktü.

    Şengül Bener (33), bundan 18 yıl önce 15 yaşındayken komşusunun oğlu Tuncay Bener’le (38) kaçarak evlendi. Belediyede temizlik görevlisi olarak çalışan Tuncay Bener’in bu evlilikten biri kız iki çocuğu oldu. Son zamanlarda Şengül Bener ise engelliler için dergi satmaya başladı. 21 Mayıs günü de Şengül Bener “İşe gidiyorum” diyerek evden çıktı. Ancak bir daha eve dönmedi. Gece geç saate kadar eşini bekleyen Tuncay Bener, sabaha kadar eşi gelmeyince polise giderek kayıp başvurusu yaptı. Ancak aradan 9 gün geçmesine rağmen genç kadın evine dönmedi.

    “Kandırılıp götürüldü”

    Eşini çok sevdiğini, kaybolduğu günden bugüne kıyafetlerini koklayıp onlarla uyuduğunu belirten Tuncay Bener, “Geçen hafta pazar gününden beri kayıp. Nereye gittiysen gel kimse sana bir şey diyemez sana yalvarıyorum ben buradayım kimseye dokundurtmam. Nereye gittiğini bilemiyorum annesini aramış ’İstanbul’dayım’ demiş. Ben kandırıldığından şüpheleniyorum, oğlumla konuşurken yanından erkek sesi geliyormuş ’gitme seni kandırıyorlar’ diyormuş. Kim bu vicdansız, yiğitsen karşıma çık” dedi.

    “Onun için ölürüm”

    Eşini her şeyiyle kabul edeceğini gözyaşları içinde anlatan Bener şöyle devam etti:

    “Ölürüm ona her şeyiyle benim kabulüm kimse bir şey diyemez. Ben karıma dokundurtmam, kıyamam ben ona. Herkesi öldürürüm canlı bomba olurum onun için yemin ederim olurum. Kimse elleyemez onu elletmem. Çocuklarımız perişan canımsın kurbanın olayım gel.”

    “15 yaşında beni kaçırdı”

    Eşine gelmesi için yalvaran Tuncay Bener, “Elini ayağını öpeyim gel ben senin için bir ömür yemek yemem uyku uyumam yalvarıyorum sana gel. Kendi beni kaçırdı ben onu kaçırmadım biz kaçarak evlendik komşumuzun kızıydı ona düğün de yaptım istediği her şeyi aldım. Sen beni biliyorsun ben senin için dünyayı yakarım gel” diye konuştu.

  • Milli Eğitim İl Müdürü Fazilet Durmuş, net konuştu; “Gereğini yaparım”

    Bilecik İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş, okullarda velilerden ek kitap istenmesi karşın olarak, “Bununla ilgili zaten okullara gönderdiğimiz yazımızda da tespit edildiği gibi haklarında gereken işlemlerin yapılacağını belirtmiştik” dedi.

    Türkiye’nin ilk başörtülü bayan il müdürü olan Bilecik İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş, 15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma Programı sonrası İHA muhabirinin sorularını yanıtladı. Bilecik’teki bütün okullarda “Öğretmenlerin öğrencilerden ek kitap isteyerek, bir de kırtasiye adı söylemelerine ne dersiniz” soruna karşın, İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş, “Sayın müsteşarımızın ve Bakanlığımızın talimatıyla okullarımıza yazı gönderdik bu konuyla alakalı. Milli Eğitim Bakanlığının göndermiş olduğu 19 Eylül itibariyle öğrencilerimizin sıralarında yer alan kitaplar öğrencilerimizin eğitim öğretimi için yeterlidir. Bilindiği gibi Fatih projesi kapsamında Elektronik Bilişim Ağı (EBA) olan platformda da öğrencilerimize yeteri kadar takviye olacak kitaplar, sorular ve materyaller bulunmaktadır. Bu yüzden hiçbir velimiz hiçbir şekilde her hangi bir yayınevinden herhangi bir kitap almaya zorlanamaz. Bununla ilgili zaten okullara gönderdiğimiz yazımızda da tespit edildiği gibi haklarında gereken işlemlerin yapılacağını belirtmiştik” dedi.

    “Hiçbir velimiz ek kaynak, kitap almak zorunda değil. Böyle bir mecburiyeti yok”

    Konuyla ilgili okullarda ilgili araştırma yapacaklarını anlatan Durmuş, “Buradan velilerimize sesleniyorum. Hiçbir velimiz ek kaynak, kitap almak zorunda değil. Böyle bir mecburiyeti yok. Tamamen takdir kendilerinindir. Öğretmenlerimiz eğitim-öğretim süreci içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın göndermiş olduğu kitaplardan, kaynaklardan ve Fatih projesi temeli EBA bilişim ağı üzerinden eğitim öğretimini yapmak zorundadır. Tespit edilenlerin haklarında işlem yapılacaktır”

    “Öğretmenlerimiz, okul yöneticilerimiz her hangi bir aidat toplayamaz”

    Bilecik İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş, okullarda aidat ve gider adı altında para toplandığı iddialarına karşın, “Destek Hizmetleri Birimlerimiz okullarımızın teşrif haklarını donatma haklarını bu zaten bizim sorumluluğumuz içerisinde. Biz bunları zaten yerine getiriyoruz. Hiçbir okulumuzda açılış itibariyle kayıt parası alması söz konusu değil. Çünkü öğrenciler ilkokul ve ortaokullarda bildiğiniz gibi adres alanına göre kaydoluyor. Dolayısıyla böyle bir zorunluluk ve mecburiyet söz konusu değil. Lise öğrencilerimizde TEOG sınavlarında almış oldukları puanlara göre yerleşmiş oldukları için kayıt parası olmazsa kaydetmeyiz gibi bir durum olması mümkün değil. Zaten bu konuda okul müdürlerimize hassasiyetle davranmaları gerektiğini söyledik, dile getirdik. Bunun dışında öğretmenlerimiz, okul yöneticilerimiz her hangi bir aidat toplayamaz. Çünkü biliyorsunuz bizim okul aile birliği yönetmeliğimiz var. Okul aile birliğimizin yönetmeliğinin 5’nci maddesinde ihtiyaç sahibi olan öğrencilerin eğitim öğretim ihtiyaçlarını, okulun eğitim öğretim ihtiyaçlarını karşılamak üzere, okul aile birliğinin tüm üyelerinden oluşan okul aile birliği genel kurulu bütün velilerimiz bu kurulun üyesidir. Kendilerini temsilen oluşturdukları yönetim kurulu gerek bazı sosyal aktiviteler gerek bazı organizasyonlar için okula katkı sağlayabilirler. Bu tur iş ve işlemler kesinlikle öğretmenler ve yöneticiler tarafından yapılamaz” dedi.

  • Zekeriya Mutlu: “Ne İş Olsa Yaparım” Anlayışı Bitti

    İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine (İESOB) bağlı İzmir Terzi ve Konfeksiyoncular Odası tarafından verilen KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimine katılan kursiyerler sertifika almaya hak kazandı. İESOB Başkanı Zekeriya Mutlu, eğitime katılanların işletmelerin başarı oranlarının daha yüksek olduğunu kaydetti. İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasında düzenlenen törene Oda Başkanı Zekeriya Mutlu, İŞKUR İzmir İl Müdürü Kadri Kabak, KOSGEB Kuzey Müdürü Özgür Armaneri, KOSGEB Güney Müdürü Recep Özçevik de hazır bulundu.

    KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimine katılan kursiyerler sertifika töreni gerçekleştirildi. İESOB Başkanı Zekeriya Mutlu, 2016 yılında 750 girişimciye daha eğitim verecekleri müjdesini verdi. İESOB Konferans Salonunda girişimcilere seslenen İESOB Başkanı Zekeriya Mutlu, “Artık sanayileşen toplumun iş gücünden ziyade makinelere ihtiyacı var. Bu yüzden istihdam küçük işletmeler tarafından sağlanacak. Küçük girişimcilere ihtiyaç var fabrikalar makineleşiyor. İnsan ihtiyacı azalıyor insanların çalıştığı yer küçük esnaf. Küçük işletmeleri çoğaltmak lazım ki işsizliğin önüne geçelim” dedi.

    “NE İŞ OLSA YAPARIM” ANLAYIŞI BİTTİ

    Günümüzde ‘Ne iş olsa yaparım’ anlayışının terk edildiğini hatırlatan Mutlu, şöyle konuştu:

    “İş bulmak zor, bir ülkenin gelişmişliğin göstergesi ülkenin sahip olduğu girişimcilik potansiyelidir. Girişimciliğin önemi işsizlik oranına göre artar nerede işsizlik varsa girişimciliğin önemi artıyor. Ne iş varsa yaparım devri bitti. Bizde döşemeci, elektrikçi kaportacı arıyorlar o nedenle yaptığın işte en iyisini yapmak lazım. İnsanlar üretime yönelik iş aramıyor bu anlayış değişmelidir.” Mutlu, KOSGEB girişimcilik eğitimi alan işletmelerin 3 yıl boyunca yüzde 90 ayakta kaldığını belirterek “girişimcilik kursuna katılmayanlar ise ilk 6 ayda yüzde 60 kapatıyor. Bu yıl 750 kişiye yeni eğitim vermeyi planlıyoruz” dedi.

    HİBE 50 BİN TL’YE KREDİ 100 BİN TL’YE ÇIKTI

    KOSGEB Güney Müdürü Recep Özçevik, 2023 hedefleri için sıçrama yapılması gerektiğine dikkat çekti. Uygulanan girişimcilik desteklerinin milli bir bakış oluşturduğuna dikkat çeken Özçevik, “İşsizliği ve istikrarsızlığı önlemek için bu proje yapılıyor. Bu dönemde destek alacak olanlar daha şanslı hibe 50 bin TL’YE kredi 100 bin TL’ye çıktı” dedi. İzmir’e 2015 yılında 20 milyon TL’nin üzerinde destek sağlandığını ve halen ödenme bekleyenler ile bu rakamın artacağını belirten Özçevik, sadece yeni kurulan şirketlerin değil hali hazırdaki işletmelere de özel desteklerden yararlanmaya çağırdı. Yeni kurulacak işletmelere de inovatif ve niş projelerde yer alma çağrısı yaptı.

  • Myp Lideri Yılmaz: “Cumhurbaşkanı İsterse İsrail İle İşbirliğine Katkı Yaparım”

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan isterse İsrail ile işbirliğine katkı yaparım. 24 yıldır İsrail de halen faaliyeti olan tek Türk olarak bu işbirliğine her türlü katkıyı yaparım Zira milletimizin Türk İsrail işbirliğine her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğu bir dönemden geçiyoruz” dedi.

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, yazılı bir açıklama yaptı. İsrail Türkiye ilişkileriyle ilgili yaptığı açıklamada Yılmaz, “ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan isterse İsrail ile işbirliğine katkı yaparım. 24 yıldır İsrail de halen faaliyeti olan tek Türk olarak bu işbirliğine her türlü katkıyı yaparım Zira milletimizin Türk İsrail işbirliğine her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğu bir dönemden geçiyoruz. Sayın cumhurbaşkanımızın son günlerde İsrail Türkiye ilişkilerinde düşüncelerinin olumlu yönde değişmiş olmasından büyük bir memnuniyet duymaktayım. Zira İsrail Türkiye ilişkileri bölge barışı ve huzuru adına vazgeçilemez değere sahip stratejik derinliktedir. Türkiye ve İsrail bölgenin ve buna bağlı dünyanın yeni şekillenmesinde misyon üstlenecek iki ülkedir. Bizim bizden başka dostumuz olmadığı gerçeği de ilerleyen günlerde çok daha net ortaya çıkacaktır. Ben yıllardır bu politikaların değişmesi gerektiği ve iki ülkenin doğrudan ortak menfaatlerine odaklanmaları gerektiğini dile getirdim. Sonun da bu anlayışa gelinmiş olması sevindiricidir” dedi.

    “Türkiye , Azerbaycan ve İsrail gazını dünya pazarlarına taşıyarak büyük bir ekonomik kazanım elde edebilecek durumdadır” diyen Yılmaz, “ Bu projenin hayata geçmesinin önünde herhangi bir engel yoktur. Ekonomik bağ ile beraber stratejik işbirliğinin de güçlendirilmesi bölgenin huzuru adına vazgeçilmez bir konudur.. Türkiye, Amerika’nın da içinde olacağı İsrail ve Azerbaycan hattı ile Rusya ,İran ve Suriye ekseninden gelen tehditlere karşı bir cephe açmak zorundadır. Bu cephe yalnızca bizim için değil bu birliğin içinde yer alacak Amerika, İsrail ve Azerbaycan için de hayati değere sahiptir” ifadesini kullandı.

    Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sayın Cumhurbaşkanı doğrudan birinci ağızdan İsrail de 24 yıldır aralıksız faaliyeti olan birisi olarak İsrail Filistin meselesini benim gözümden ve dilimden dinlemek için gerekirse kendisine en doğru ve sağlıklı bilgiyi verebilir. Bu konu da başka ağızlarda lobi arayışlarına girmeye gerek yoktur. İsrail konusu benim konumdur. Türkiye için en doğru olan bilgiyi isteyen siyasi ile de memleketimizin menfaatleri doğrultusunda paylaşmaya hazırım.”

  • Öz Finans İş Sendikası Genel Başkanı Eroğlu: “ODTÜ Yer Göstersin Mescidi Ben Yaparım”

    ODTÜ’de mescit dolu olduğu için basketbol sahasının kenarında namaz kılan öğrencilere yapılan saldırıya ODTÜ Mezunlar Birliği Vakfı kurucusu ve kamu yönetimi mezunu Öz Finans İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Eroğlu’ndan tepki geldi.

    Öz Finans İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Eroğlu, ODTÜ Rektörlüğü’ne çağrı yaparak, “Türkiye’nin birçok şehrinden gelerek eğitim alan öğrenciler için mescit yapamıyorlarsa, maddi imkanları el vermiyorsa ben bütün masraflarını bizzat kendim karşılayacağım, bana sadece yer gösteriniz. Bu sorunu halledeyim” dedi.

    ODTÜ’de bu sorunun yıllardır sürdüğünü ifade eden Eroğlu, “ODTÜ 41 bin dönümlük bir kampüse sahip. Üniversite içerisinde bir süre dernek başkanlığını da yaptığım bir büyük mescit var. Bizler hazırlık sınıfında okuduğumuz dönemde bu mescitle hazırlık okulu arasındaki mesafe yürüme en az 30 dakika uzaklıktaydı. Gidiş-geliş yaklaşık bir saat sürüyordu. Hazırlık okulunda yaklaşık 2 bin 500 öğrenci vardı. Bu öğrencilerin de yaklaşık olarak yüzde 10’u, yani 250’si ibadetlerini düzenli şekilde yapıyorlardı. Ancak ihtiyaçlarının karşılanacağı bir mescit yoktu. Kış aylarında vakit kısa olduğu için ders arasında büyük mescide gitme ihtimaliniz ve imkanınız hiç yoktu. Bizde merdiven altlarında namazımızı kılıyorduk. İşte bu merdiven altı namazlarımızdan birinde jandarma tarafından baskın yapıldı. Karakola götürülerek ifademiz alındı. Savunmamızda, mescit talep ettiğimizi ancak yönetimin inatla olmaz dediğini söyledik. Sonuç olarak namaz kıldığımız için kınama cezası verildi. Aradan 30 yıl geçti ancak mescit sorunu hala çözülmedi” diye konuştu.

    Eroğlu, namaz kılan gençlere saldıran diğer gençlerin ise çarpık yönetim anlayışının sonucu olduğunu söyleyerek, “ODTÜ yönetimi yer göstersin tüm masraflarını karşılayarak öğrencilerimiz için mescidi bizzat ben yapayım” dedi.