Etiket: Yapanları

  • Alışveriş yapanları üçte biri finansal kimlik bilgilerini kaptırıyor

    Kaspersky Lab, ’Eğlenceli günlerden parola paniğine: Bu yılbaşı internette para yönetmek’ adlı raporda, çevrim içi alışverişin e-postadan sonra internette yapılan en popüler faaliyet olduğunu belirtti. Türkiye’de insanların çoğu (yüzde 93) finansal siber tehditlerin farkında olsa da yüzde 30’u kimlik bilgilerini başkalarına kaptırmış durumda.

    Kaspersky Lab, ’Eğlenceli günlerden parola paniğine: Bu yılbaşı internette para yönetmek’ adlı raporunu yayımladı. Buna göre; internet üzerinden alışveriş yapmanın rahatlığı çok çekici olabilir fakat bazı kullanıcılar halen yaptıkları ödemelerin ne kadar iyi korunduğundan endişe ediyor. Finansal bilgilerini çaldıran yüzde 30’luk kesimin yaklaşık yarısı (yüzde 42) paralarını geri alamadığı belirtildi. Kullanıcıları maddi risk altında bırakma potansiyeline sahip etkenler arasında, farklı e-ticaret platformlarında kullanılan ödeme bilgilerini kontrol etmede yaşanan zorluklar ve mevcut ödeme yöntemlerinin çok çeşitli olması bulunduğu bildirildi.

    İnternet üzerinden alışveriş yapmak, düzinelerce farklı e-ticaret platformundan bir şeyler satın alınabilen dev bir alışveriş merkezini ziyaret etmeye benzediği kaydedilen raporda; insanların tüm ödeme bilgilerini kontrol altında tutmada zorlanmaları hiç de şaşırtıcı değil. Türkiye’de kullanıcıların yarısından fazlasının (yüzde 56) en fazla endişelendiği şey, finansal kimlik bilgilerinin siber suçlular tarafından ele geçirilmesi. Ancak, araştırmaya Türkiye’den katılanların üçte biri (yüzde 31) finansal bilgilerini paylaştıkları web sitelerini ve uygulamaları unuttuğunu veya hatırlamaya bile çalışmadığını dile getirdi.

    Tüketiciler ödeme yapmak için kullandıkları kimlik bilgilerinin kolay hatırlanabilir olmasını istiyor. Türkiye’de kullanıcıların beşte biri (yüzde 22) bu bilgileri cihazlarında saklıyor. Bu şekilde, internet üzerinden alışveriş yaparken bilgileri girmek kolaylaşıyor ve hatırlama derdi ortadan kalkıyor. Ancak, cihaz çalınır veya kaybolursa kullanıcı sadece kişisel bilgilerini değil para kaybetme riskiyle de karşı karşıya kalıyor. Cihazı bulan ya da çalan kişi akılı telefonun notlarında ilgili kimlik bilgilerini bulursa banka hesaplarına erişebiliyor.

    Dijital ödeme yöntemlerinin çeşitliliği, tüketicilere ürün veya hizmet satın alırken kendilerine en uygun yolu seçme özgürlüğü sunuyor. Banka ve kredi kartları, banka hesabından aktarım ve PayPal gibi e-cüzdanlar en çok tercih edilen yöntemler olmaya devam ediyor. Ancak diğer ödeme yöntemlerinin de popülerliği artıyor. Sık alışveriş yapan kişiler sadakat programlarıyla puan toplayıp, bu puanlarla daha fazla fazla şey satın alabiliyor. Akıllı telefonlar ve akıllı saatler sayesinde tüketiciler yanlarında cüzdan, para veya kart bile taşımaya ihtiyaç duymuyor. Bu da PayPass ve Apple Pay gibi temassız cihaz ödemelerini daha popüler hale getiriyor. Türkiye’de tüketicilerin üçte biri (yüzde 31) bunları düzenli olarak kullanıyor.

    “Yılbaşı dönemi insanların ailelerine ve arkadaşlarına hediyeler aldığı harika bir dönem. Ancak kimse, güvensiz işlem veya çevrim içi dolandırıcılık nedeniyle para kaybederek bu dönemin zehir olmasını istemez” diyen Kaspersky Lab Tüketici Ürünleri Pazarlama Müdürü Marina Titova, sözlerine şöyle devam etti: “Finansal verilerimize ve internet üzerinden yaptığımız ödemelere çok dikkat etmeliyiz. Banka kartı bilgilerimizi güvenilmez web sitelerine vermekten veya güvenlik önlemi bulunmayan cihazlardan ödeme yapmaktan kaçınmalıyız”.

    Kaspersky Lab, internetten alışverişi daha güvenli hale getirmek için çevrimiçi işlemleri ve alışveriş hesaplarını koruyabilen bir siber güvenlik çözümü kullanılmasını tavsiyesinde bulundu. Örneğin; Kaspersky Security Cloud, çözümü internetten bir şey satın aldığında güvenli bir tarayıcı açıp ödeme bilgilerini güvenli bir şekilde otomatik olarak girerek kredi kartı detaylarını koruyor. Finansal bilgileri de dahil olmak üzere kullanıcıların tüm özel hayatını korumak için tasarlan Kaspersky Password Manager çözümü ise kullanıcıların parolalarına, PIN’lerine ve önemli kimlik bilgilerine istedikleri yerde her tür cihazdan güvenli bir şekilde erişmesini sağlıyor, hızlı ve güvenli ödeme yapma imkanı sunuyor.

  • Eski Başbakan Davutoğlu: “Sapkın bir ideoloji, 15 Temmuz’u yapanları kendi milletine saldırmaktan çekinmeyen bir robot haline getirdi”

    Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, sapkın bir ideolojinin 15 Temmuz gecesini yapanları kendi milletine saldırmaktan çekinmeyen bir robot haline getirdiğini söyledi.

    İlim Yayma Cemiyeti Kastamonu Şubesi tarafından Kastamonu Üniversitesi Bilgehan Bilgili Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinlikte eski Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu tarafından “Duruş Konuşmaları, Bilgi, Bilinç ve Ahlak” konulu konferans verildi. Davutoğlu, “Kastamonu’da yaşama şerefine nail olmuş bu milletim, burada eğitim alan öğrencilerim oldu. Bu şehrin kıymetini bilmelisiniz. Kastamonu’ya her geldiğimde bir şehir geleneği görmüyorum; huzuru, dinginliği de hissediyorum. Kastamonu dediğimizde benim zihnimde canlanan ilk şey Anadolu’da bir görünen başkentlerimiz var. Mesela Konya, mesela Bursa, mesela İstanbul ve tabi Ankara. Bir de bu başkentler sıkıntıya düştüğünde bir de sığındığımız şehirler var. Onlar hemen fark edilmez. Ama onlar olmadan bir milletin tarihi var. Onlar kendilerini bir propaganda yaparcasına gündeme getirmeyecek kadar vakumdurlar. Ve mütevazıdırlar. Kastamonu bir sığınak şehrimizdir, hami şehrimizdir. Dönüp de tarihe baktığınızda son olarak ta İstiklal harbimizde millet diğer şehirlerde sıkıntıya düşmüşken bir şehir yeni başkentin kapısı olur. İnebolu’dan Kastamonu’ya, Ankara’ya İstiklal Yolu diye yol kuran Kastamonulular öldü zannedilen bir milletin lojistik koridorunu kurdular. Allah onlardan razı olsun” dedi.

    “Ben, kitapsız bir odada huzurlu uyuyamam” diyen Davutoğlu, “Odada bir kitap kokusu olacak. Başbakan iken bile zorlu günlerin ardından eve geldiğimde kitap okumadan yatamazdım. Bir kitap kokusu, bir de çocuk kokusu, Allah hiçbir evi bu ikisinden mahrum bırakmasın” diye konuştu.

    “Sapkın bir ideoloji, 15 Temmuz’u yapanları kendi milletine saldırmaktan çekinmeyen bir robot haline getirdi”

    “Duruş” kitabını 15 Temmuz gecesi yazmaya nasıl karar verdiğini anlatan Davutoğlu, daha sonra kitabında yer alan konu ve prensiplerini anlattı.

    Eski Başbakan Davutoğlu, “2016 yılında Başbakanlık görevinden ayrıldıktan sonra geriye dönük yazdığım kitaplarımı kontrol ettim. Önce Medeniyetler ve Şehirler kitabını yayınladım. Sonra 15 Temmuz söz konusu oldu. Bir milletin karşı karşıya kalabileceği en büyük felaketlerden en büyük acılardan bir tanesidir. Kendi ordusunu içine sızmış bir grup hainin, o ordunun imkanlarını, uçaklarını, tanklarını, tüfeklerini kullanarak kendi milletine karşı saldırıya geçtiği mefhum bir gecede bir taraftan yerel kanallara, ulusal kanallara bağlanıp bütün bir milletin ayağa kalkışına destek olarak direniş çağrısı yaparken diğer taraftan uluslararası kanallara hemen hemen birçok kanala doğrudan bağlanıp, o gece Türkiye’de darbe olsa neredeyse şen şakrak düğün ilan edecek bir yayın yapan uluslararası kanallara bağlanarak bu gece bazıları için karanlık bir gece senaryosu olabilir. Ama bu milletin şanlı direnişi yarın sabah aydınlık bir Türkiye’yi başlatacaktır, aydınlık bir güne uyanacağız diye çağrılar yaparken emin olan sadece bir Başbakan olarak değil bir hoca olarak, yeni bir nesil yetiştiren biri olarak büyük bir hüzün içindeydim. Bugün o kendi meclisini bombalayan hainler, bir dönem bu milletin okullarında ve bu topraklarda yaşayan çocuklardı. Bir sapkın ideoloji onları aldı ve bir robot haline dönüştürdü. Kendi milletine saldırmaktan çekinmeyen bir robot yaptı. Öbür tarafta ise daha Cumhurbaşkanımızın çağrısı, bizlerin konuşması olmadan dahi sokaklara çıkmış kahramanlık destanı yazan gençlerimiz var. Şöyle düşündüm bir daha birinci grubun çıkmaması yani bu vatanın içinden hain bir topluluğu çıkartmaması, ikinci grup içinde o şanlı gece hayatlarını feda eden, şehitlerimize hitap eden bir kitap yazacağım diye düşündüm. Duruş kitabının fikri o gece beynime bir tohum gibi ekildi ve sonra üzerinde çalışmaya başladım. Önce 150 sayfalık bir kitap düşünürken başladıktan sonra 625’inci sayfada durabildik. Bu kitabı gelecek nesillere bir miras gibi bırakmak istedim, bu yüzden yazdım” şeklinde konuştu.

    “Bu yıl içerisinde 300’den fazla kültürel mirası ayağa kaldırdık”

    Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş ise, yerel bazda yürüttükleri çalışmalar kapsamında bu yıl içerisinde 300’den fazla kültürel mirası ayağa kaldıklarını belirterek, “Kastamonu kökleri M.Ö. 50’li yıllara dayanan geçmişe sahip, biz de bu uygarlığın tarihini korumaya çalışıyoruz. Kastamonu’nun hem manevi hem kültürel hem de fiziki değerlerini korumak için ciddi bir çaba içerisine girdik. 2018 yılı Türk Dünyası Kültür Başkenti vesilesiyle hem Türk dünyasıyla hem de ilimizdeki manevi atmosferde çok ciddi çalışmalar yaptık. Kazakistan’ın Türkistan Hoca Ahmet Yesevi’nin ortamından Kastamonu’daki Şeyh Şab’an-ı Veli’nin manevi atmosferine bir köprü kurma gayreti gösterdik. Elimizden gelen gayreti gösteriyor ve bu uğurda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kadim bir şehir olan Kastamonu’muzun manevi değerlerini hem de fiziki değerlerini korumak için gerçekten ciddi bir çaba içine girdiğimizi söyleyebilirim. Manevi değerlerimizin başında önümüzdeki yıl vuslatının 450. yılını anacağımız Şeyh Şab’an-ı Veli gelmektedir. Yine Kastamonu’da meftun bir sürü evliyanın bu toprakları nasıl aydınlattığını nasıl ışıttığını hem bilmekte hem de gelecek nesillere aktarma çabası içerisindeyiz. Vizyon meselesi haline getirdik. Misyonumuz kültürel mirasın korunması, onarılması gelecek nesillere aktarılması bunlardan sapmamız veya dönmemiz yok. Bütün çabamız ona yönelik onun içinde yerel bazda bu yıl içerisinde 300’ün üzerinde kültürel mirası ayağa kaldırdık. Bu arada bakanlıklarımızın, hükümetimizin yardımlarını da ciddi manada katkı sağlıyor. Yine sivil toplumlarımızla, halkımızla bu işin içine girdik. Özellikle üniversitemizde bu konuda ciddi manada destekler veriyor. Bundan sonrada elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    İlim Yayma Cemiyeti Kastamonu Şube Başkanı Fatih Köse de, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kendilerini kırmayarak öğrencilerle bir araya gelmesinden ötürü teşekkür etti.

    Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın ise, konferansın çok faydalı olacağını kaydetti.

    Programın ardından Davutoğlu’na çeşitli hediyeler takdim edildi.

  • Uzmanlar, yılbaşında internetten alışveriş yapanları uyardı

    Güvenlik uzmanları bilgisayar ve akıllı telefonlarla yılbaşı alışverişi yapanları siber suçlulara karşı uyardı.

    Yılbaşı hediyeleri için online alışverişin giderek daha fazla kullanılıyor olması, kredi kartı ya da hesap bilgileri peşindeki siber suçlularında artmasına neden oluyor. Bilgisayar ve akıllı telefondan online alışveriş yapan tüketicilere uyarıda bulunan ESET Türkiye İstanbul Teknik Müdürü Gürcan Şen, “3 bin liralık telefon size 300 liraya sunuluyorsa kuşkulu yaklaşın” dedi.

    Alışveriş yapmadan önce yapılması gereken önemli bilgileri paylaşan Şen, “Önce bakım, sonra alışveriş yapın. İnternet tarayıcınızı, işletim sisteminizi ve güvenlik yazılımınızı güncelleyin. Bu güncellemeler zararlı yazılımlara ve dolandırıcılıklara karşı sizi koruyacaktır. Fırsat bulmuşken bilgisayarınızdaki gereksiz dosyaları silin, temizlik yapın ve sisteminizi rahatlatın. Online parasal aktivitelere başlamadan sisteminizi ücretsiz olarak zararlı yazılımlara karşı tarayabilirsiniz. Aynı şekilde cep telefonlarınızın da sistemlerini güncel tutun” ifadelerini kullandı.

    İnternet ve sosyal medya üzerinden gelen indirim teklifleri gerçek olamayacak kadar iyiyse, genellikle gerçek değildir değerlendirmesinde bulunan Şen, “Verilerinizi, fotoğraflarınızı kaybolmadan yedekleyin. Bilgisayarınızın virüs saldırısı sonucu çökmesi ya da verilerinizin kötü amaçlı olarak şifrelenmesi gibi tehlikelere karşı bilgilerinizi ve dijital fotoğraflarınızı düzenli olarak yedekleyin. Bildik yerden alışveriş yapın. Doyurucu bilgi sağlayan, teslimatta sorun yaşatmayan ve kendini kanıtlamış internet sitelerinden alışveriş yapın” dedi.

    “Güvenli parasal transferler yapın”

    Sahte siteler ve klavye okuyuculara karşı korunmanız gerektiğini aktaran Şen, “Online sipariş verirken, internet sayfasının SSL kullandığına emin olun. Genel olarak tarayıcınızda küçük bir kilit sembolü olarak gözükür. Eğer bu sembolü göremiyorsanız, URL adres çubuğunu kontrol edin. İnternet sitenizin önünde http yerine https ya da shttp görmeniz gereklidir. Öte yandan bazı internet güvenlik yazılımları da parasal transferlerde ekstra koruma sunuyor. ’Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Koruması’ ile finansal işlemlerde sahte siteler ve klavye okuyuculara karşı antivirüs programları tarafından korunmanız gereklidir” açıklaması yaptı.

    “Halka açık Wi-Fi noktalarında alışveriş yapmayın”

    Halka açık ücretsiz bağlantılar üzerinden kredi kartı bilgilerini paylaşılmaması gerektiğini belirten Şen, “Eğer alışveriş yapacaksanız Wi-Fi bağlantısının güvenli olduğundan emin olun. Bağlantı ikonundaki kilit sembolünü arayın. Halka açık ücretsiz bağlantılar üzerinden kredi kartı bilgileriniz çok kolay görüntülenir ve bu da başınıza gelmesini hiç istemeyeceğiniz bir hırsızlığa yol açabilir. Çok fazla soru soranlara dikkat edin. Bazı zararlı yazılımlar çevrimiçi dolduracağınız formlara otomatik olarak satır ekleyebilir. Bir site size haddinden fazla soru soruyorsa, örneğin annenizin kızlık soyadı gibi, alışverişi hemen bırakın” dedi.

    “Dijital dünyaya her gün 390 bin zararlı yazılım dahil oluyor”

    Koruma yazılımı kullanılmasının gerekli olduğunu söyleyen Şen, “Lisanslı ve proaktif internet güvenliği yazılımları, bilgisayarlarınızı, tabletlerinizi ve telefonlarınızı bu zararlı yazılımlardan korur. Telefonuma bir şey olmaz demeyin. Mobil telefonlara yönelik siber saldırılarda yoğun artış söz konusu Ayrıca telefonlar çok fazla unutuluyor, kayboluyor ya da çalınıyor. Mobil güvenlik yazılımlarıyla telefonunuzu siber saldırılara karşı koruyabilir, kaybolması durumunda kilitleyebilir, hatta kötü ellere geçmesin diye verilerinizi uzaktan silebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

  • Gürültü yapanları uyardı, canından oldu

    Mersin’in Tarsus ilçesinde çevreye rahatsızlık veren şahısları uyaran bir kişi, bıçaklanarak öldürüldü.

    Alınan bilgi ve iddialara göre, Mithatpaşa Mahallesi’nde mobilyacılık yapan Yunus Kazan (35), gece saatlerinde 2805. Sokak’ta çevreye rahatsızlık veren şahısları uyarmak istedi. Sözlü tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Yunus Kazan, vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklandı. Çevredekiler tarafından Tarsus Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Kazan, doktorların müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Yunus Kazan’ın evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi. Yunus Kaya’nın cenazesi otopsi için Adana Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

    Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  • Görüntü Yapanları Uyarınca Baltalı Ve Bıçaklı Saldırıya Uğradı

    Samsun’da sokakta gürültü yapanları uyardığı ileri sürülen genç, baltalı ve bıçaklı saldırıya uğrayarak hastanelik oldu.

    Olay, İlkadım ilçesi Hastane Mahallesi’nde saat 22.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokakta gürültü yapanları uyardığı ileri sürülen 19 yaşındaki Seyit A.S., baltalı ve bıçaklı saldırıya uğradı. Olayla sol bacağının 3 yerinden bıçaklanan ve sol elinden balta ile yaralanan Seyit A.S., 112 Acil Servis ekipleri tarafından ambulansla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Seyit A.S., sokakta gürültü yapanları uyarında 7-8 kişilik gurubun baltalı ve bıçaklı saldırısına uğradığını söyledi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.