Etiket: yapamadıklarını

  • Atmaca: “Silahla yapamadıklarını bugün ekonomik yaptırımlarla yapmak istiyorlar”

    Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Trabzon Şube Başkanı Mehmet Atmaca, seçim takvimi açıklandıktan sonra Türkiye’nin ekonomik bir operasyonla karşı karşıya kaldığını belirterek geçmişte silahla yapamadıklarını bugüne ekonomik yaptırımlarla beraber yapmak isteyen bir gücün olduğunu söyledi.

    Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Trabzon Şubesi tarafından Trabzon’da sahur programı düzenlendi. Sahur programına Trabzon AK Parti Milletvekilleri Adnan Günnar, Ayşe Sula Köseoğlu Trabzon Emniyet Müdürü Orhan Çevik, TÜMSİAD Genel Sekreteri Doç. Dr. Osman Kurtkan Kapıcıoğlu, AK Parti İl Başkanı Haydar Revi ve davetliler katıldı.

    TÜMSİAD Trabzon Şube Başkanı Mehmet Atmaca, sahur programında yaptığı konuşmada, 24 Haziran’da bir seçim geçireceklerini belirterek “İnşallah memleketimiz için hayırlı olur. Son dönemde görüyoruz ki özellikle seçim takvimi açıklandıktan sonra ülkemizin üzerinde oynanan oyunlar var. Özellikle ekonomik alanda ülkeyi dar boğaza sürükleme çabaları var. Bu bizim ilk kez yaşadığımız bir sıkıntı değil. TÜMSİAD olarak Cumhur İttifakı’nın yanında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a destek olacağımızı açıklamıştık. Bununla ilgili olarak çok enteresan yorumlar haberler yapıldı. Neden böyle bir açıklama yaptığımızla ilgili olarak ekonomik göstergeleri paylaşmak istiyorum. 2002 yılında Türkiye’nin gayri safi milli hasılası kişi başına düşen 3 bin 581 dolar iken 2017 yılında ise 10 bin 597 dolar oldu. Bununla birlikte Türkiye’nin son 10 yıl içindeki büyüme rakamları Avrupa Birliği ülkeleri içersinde baz alındığı zaman Türkiye’nin büyümesi yüzde 4.8 iken, bu büyüme rakamları içresinde yüzde 1.3 ile Almanya, yüzde 0.8’lık Fransa, yüzde 0.6 İspanya ve Yunanistan eksi yüzde 2.2 sıralama da yer almıştır” dedi.

    Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin büyümede Avrupa’da ilk sırada olmasına rağmen notunu düşürdüklerine dikkat çeken Atmaca, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Standart And Poor’s kredi değerlendirmesine göre Yunanistan’ın kredi notu Mart ayında B eksiden, B’ye yükseltildi. İspanya’nın kredi notu BBB artıdan A eksiye yükseltildi. Avrupa Birliği içresinde yüzde 4.8 büyüme gerçekleştiren Türkiye’nin kredi notu ise BB’den, BB eksiye düşürdü. Burda nasıl bir operasyon içersinde olduğumuz açık ve nettir. Çanakkale Savaşı ve 15 Temmuz darbe girişimi birbirinden çok farklı değildi. Silahla yapamadıklarını bugün ekonomik yaptırımlarla beraber yapmak istiyorlar.”

  • MTSO Başkanı Aşut: “Darbe teşebbüsü ile yapamadıklarını ekonomi ile yapmaya çalışacaklardır”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, bazı uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının manipülasyonlara başladığını ifade ederek, “Artık ülkemizin verdiği mücadele ekonomi alanında devam edecek gibi görünüyor. Darbe teşebbüsü ile yapamadıklarını ekonomi ile yapmaya çalışacaklar. Bundan dolayı dünyaya vereceğimiz en güzel cevap ekonomimizi, demokrasimizi eskisinden daha sağlam bir zemine oturtmaktır” dedi.

    Geçtiğimiz haftalarda Mersin’de yapılan MEDITOUR 2016’yı değerlendiren MTSO Başkanı Aşut, son zamanlarda Türkiye’de yaşanan sıkıntıların ardından, durgunluğun atılması, uluslararası camialarda ülkemiz için yaratılmak istenen sanal, gerçeği yansıtmayan imajların ortadan kaldırılması adına artık medya gündeminden sıyrılıp kendi işlerine odaklanmaları gerektiğini söyledi. Son zamanlarda bazı uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının yaptığı manipülasyonlardan da bunu rahatlıkla görebileceklerini dile getiren Aşut, “Artık ülkemizin verdiği mücadele ekonomi alanına devam edecek gibi görünüyor. Darbe teşebbüsü ile yapamadıklarını ekonomi ile yapmaya çalışacaklar. Bundan dolayı dünyaya vereceğimiz en güzel cevap ekonomimizi, demokrasimizi eskisinden daha sağlam bir zemine oturtmaktır. İşte bu hedeflere uygun olarak, Mersin iş dünyasının çatı örgütü olan MTSO olarak her sıkıntıya rağmen uzun süredir gerçekleştirmeyi planladığımız ve sorunlara rağmen peşini bırakmadığımız, turizmin de ötesinde Mersin için bir tanıtım ve imaj projesi olan MEDITOUR 2016’yı kentimizde gerçekleştirdik. Bu forum daha önce Beyrut’un siyasi ve sosyal sorunlarından dolayı iptal edilmişti. Özellikle Akdeniz’de kıyısı olan bazı Avrupa ülkeleri ise kendi tanıtımları, son zamanlardaki yaşadıkları terör olaylarının izini silmek için kendileri düzenleyebilmek adına, Beyrut gibi bizim de yapamayacağımızı ve iptal edeceğimizi bekliyorlardı. MTSO olarak pes etmedik, vazgeçmedik. Bunu yapacağımız konusunda karalılığımızı ortaya koyduk. Yaratılmak istenen terör, savaş, siyasi krizler gibi damgaların ülkemize ve kentimize vurulmasını engelledik. Çünkü MEDITOUR 2016’yı iptal etseydik, bunları kabullenmiş olacaktık. Bu anlamda gerek Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığımızın desteği ve himayeleri, gerekse Kalkınma Bakanımız Mersin milletvekilimiz Sayın Lütfi Elvan’ın desteği ulusal anlamda elimizi güçlendirmiştir. Gerçekleşen foruma katılanların çetelesi, istatiksel rakamları önemli değil, önemli olan bu forumun Mersin’de, Türkiye’de gerçekleşmiş olmasıdır. Bu bir mesajdır, bu bir imaj ve algı çalışmasıdır” diye konuştu.

    “Uzaklıklar işbirliğine engel değildir”

    MEDITOUR 2016’nın bir önemi daha olduğunu vurgulayan Aşut, “İki ticaret ve sanayi odası bu konuda bir örnek teşkil etmiştir. Biri Akdeniz’in en batısında İspanya-Malaga TSO, diğeri ise Akdeniz’in en doğusu Türkiye- Mersin TSO. Demek ki, uzaklıklar iş birliğine engel değilmiş. Eğer Akdeniz’in iki ucu bu konuda iş birliği yapabiliyor ve birbirlerini destekleyebiliyorlarsa, her alanda bu neden olmasın? MTSO ASCAME üyesi olduğu günden beri sürekli yapıcı önerileri ile bu iş birliğini gündeme getirmiştir. MTSO 2007’de ASCAME üyesi olduktan iki yıl sonra 23 ülke ve 300’e yakın ticaret ve sanayi odasının üye olduğu bu büyük örgütte önce sanayi komisyonu başkanı, daha sonra da lojistik komisyonu başkanlığını oy birliği ile devraldı. ASCAME’de görev alırken ve komisyon başkanlıklarına aday olurken Mersin’in ana sektörlerine paralel görevler aldık. Bu anlamda sanayi ve lojistik başkanlıklarının ardından önümüzdeki dönmelerde turizm veya teknoloji içeren bir komisyonu hedeflemekteyiz. Aslında MEDITOUR’un Mersin’de düzenlenmesi ve birçok kentin rekabet halinde olduğu bu organizasyonu Mersin’e getirebilmek bu konuda iddiamızı ve karalılığımızı göstermiştir” şeklinde konuştu.

    “Ben değil biz olmak gerekiyor”

    ASCAME’nin 750 milyonluk bir popülasyonu içinde barındıran, 8 milyon dolarlık bir ekonomik ticaret hacminin bulunduğu bölgeye hitap ettiğini kaydeden Aşut, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “ASCAME, Avrupa Birliği ile doğrudan ilişkiler içindedir. Küresel birçok oluşumla hareket eden küresel bir örgüttür. Böylesi bir oluşumda sadece üye değil, komisyon başkanı olarak bulunmak dünyaya açılmak isteyen bir Mersin için hayati bir konudur. MEDITOUR 2016, her ne kadar turizm odaklı ise de bu vesile ile kentin tüm ekonomik dinamiklerinin tanıtımını yaptık. Yurt dışından gelen konuklarımızın yanında yurt içinden gelen aktörlerle de buluşma imkanı bulduk. Birçok konuyu doğrudan Kültür ve Turizm Bakanımıza aktarma fırsatı yakaladık. Kültür ve Turizm Bakanımız buradayken, Kalkınma Bakanımızın da bu etkinliğe eşlik etmesi Mersin için çok değerliydi. Özellikle yerel anlamda Mersin Valimizin desteği, Mersin Büyükşehir Belediyemizin, değerli Başkanımız Burhanettin Kocamaz’ın en başından beri etkinliğe sahip çıkması Forumu başarıya taşıyan etmenlerdi. Bundan sonraki süreçte, Mersin MEDITOUR’u iptal eden değil, her şeye rağmen yapan kent olarak anılacaktır. MTSO olarak biz bu kararlılığı fuarlarımızda da göstermiştik. Küresel krizlerde bile fuarları iptal etmemiştik. Bundan dolayı fuarlar uluslararası bir statü kazanabildi. Mersin olarak aynı kararlılığı Akdeniz Oyunları’nda da göstermiştik. Küresel finans krizinin etkilerini en ağır yaşadığımız zamanlarda Mersin dinamiklerinin kararlılığı, dönemin hükümeti ve Sayın Cumhurbaşkanımızın desteği ve garantisi, oyunları Mersin’e taşımıştı. Ancak, kentin kararlığı olmasaydı, MTSO olarak ASCAME’nin etki alanını kullanıp kapı kapı Akdeniz ülkelerini gezmeseydik oyunlar yapılamazdı. Önümüzde bu birlik ve beraberliğe çok daha ihtiyacımız olan günler geliyor. Ekonomik anlamda refah, sosyal anlamda huzur, siyasal anlamda istikrar istiyorsak yapay kutuplaşmaları bir kenara bırakmak zorundayız. Sadece devletin, partilerin, kurumların değil, milletin her bir ferdinin bu noktada emeği ve çabası gerekiyor. Önce insan, önce vatan dememiz gerekiyor. Ben değil biz olmak gerekiyor. İşte o zaman geleceğe daha umutla bakarız.”