Etiket: Yansıyan

  • “Beyaz Perdeye Yansıyan Geçmiş: Tarih Sinema İlişkisi” Konferansı

    Kırklareli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından, “Beyaz Perdeye Yansıyan Geçmiş: Tarih Sinema İlişkisi” konulu konferans düzenlendi.

    Rektörlük Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aykaç, akademik personel ve öğrenciler katıldı. Yıldız Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. A. Teyfur Erdoğdu ise konuşmacı olarak yer aldı.

    Konferansın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Mustafa Aykaç, bu tür konferansların fayda sağladığına değinerek, konferanslara katılım sağlanması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Aykaç, “Üniversitedeki öğretim elemanlarımıza ve öğrencilerimize konferanslar düzenliyoruz. Konferansların bizlere faydalı bilgiler katması, bizleri mutlu ediyor. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da konferansların yapılması için gerekli desteği sağlamaya hazırız” ifadelerini kullandı.

    Yakın zamanda Türkiye’de tarih filmi ve dizilerinde büyük bir patlama olduğunu vurgulayan Öğretim Üyesi Doç. Dr. A. Teyfur Erdoğdu, maalesef bu dizi ve filmlerin eleştiriyi de beraberinde getirdiğini dile getirdi. Doç. Dr. A. Teyfur Erdoğdu, şunları söyledi:

    “Tarih ve sinemayı üç ana başlık altında inceleyebiliriz bunlar, tarihin konusu, tarihin kaynağı ve tarihin refleksidir. Bu konuların dizi ve filmlerde işlemek tarihimizin açısından olumlu karşılanabilir. Ancak bunların çoğunun tarihi yansıtmadığını söyleyebiliriz. Dizi ve filmler bizi aydınlatıyor ama tarihçiler bu aydınlatmanın ‘Zararlı aydınlatma’ olduğunun altını çizmektedirler. Maalesef görsel medya şu an akademik olmayan tarihçilerin elindedir. Bu da asıl tarihçileri kızdırmaktadır. Tarihi inşa ederek kurgu yapmaya çalışıyoruz ama gerçek ve hayal ayrımı yapamıyoruz. Filmler tarihsel ve tarihi olarak ikiye ayırmak mümkündür. Tarihi eski demektir. Tarihsel ise tarihten bahseden demektir. Eski tarihli yani 50-100 yıl önceki filmler bize eski kostümleri, eski evleri ve eski insanları göstermektedir. Tarihi filmler kendi dönemleri için dil ve görüntü sunmaktadır. Filmler genellikle insanlara bir şeyler aşılamak için vardır. 1980’de çekilen bir 1908 filmi sadece kurmacadan ibarettir. Tarihi bir belge oluşturma gibi amacı yoktur.”

    Konferans, Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mesut Ayar’ın, Doç. Dr. A. Teyfur Erdoğdu’ya plaket takdim etmesiyle sona erdi.

  • Güvenlik Kamerasına Yansıyan Kundakçılar Tutuklandı

    Konya’da park halindeki lüks bir otomobili benzin dökerek ateşe veren şahıslar tutuklandı.

    Olay, geçtiğimiz Cuma günü saat 12.30 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Nişantaş mahallesi Kalemkar sokakta meydana gelmişti. İddiaya göre, kimliği belirsiz kar maskeli bir kişi Cuma namazı vaktinde herkesin camide olduğu esnada turizm işiyle uğraşan Mustafa K’ye ait park halindeki otomobilin yanına gelip üzerine benzin dökerek ateşe verdi. Kısa sürede alev topuna dönen otomobilin yandığını fark eden vatandaşların haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye ve polis sevk edildi. Polis ve itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle alevler içindeki otomobil söndürülse de araç kullanılamaz hale geldi. Otomobilin kundaklanma anı ise çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.

    Görüntüleri inceleyen Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, kar maskeli şüphelinin kaçış istikametini araştırdı ve kiralık bir otomobile binerek kaçtığını tespit etti. Ekipler, ilk olarak şüphelinin bidonla benzin aldığı akaryakıt istasyonunu, ardından da kaçtığı aracın plakasını belirledi. Polis, şüphelinin kaçtığı otomobili bularak otomobildeki İhsan H. (27) ile Mithat P’yi (22) yakaladı. İhsan H’nin, kundakladığı aracın sahibi Mustafa K’nin ağabeyini dolandırdığı iddiasıyla otomobili yaktığını söylediği öne sürüldü.

    Şüpheliler İhsan H. ve Mithat P, Gasp Büro Amirliği’ndeki ifadelerinin tamamlanmasının ardından çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Kameraya Yansıyan Kavgada Taraflar Birbirini Suçladı

    Karşıyaka Belediyesinin CHP’li Meclis üyesi Murat İpek’in karıştığı kavganın ilk duruşması görülürken, taraflar birbirini suçladı.

    Karşıyaka ilçesinde oto kiralama şirketi sahibi Ece Küçük ile ev eşyaları satan komşusu Merve Hanhan 8 Aralık 2014 günü otopark yüzünden tartıştı. Merve Hanhan’ın Karşıyaka Belediyesinde CHP Meclis Üyesi olan babası Murat İpek, akrabaları ile birlikte kızıyla tartışan Ece Küçük’ün iş yerini bastı. Talihsiz kadını zorla iş yerine sokan saldırganlar, Küçük’ü önce iş yerinde iddiaya göre darp etti. Olay güvenlik kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi. Olayın ardından bir yıl geçtikten sonra ilk duruşma bugün Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya, oto kiralamacı Ece Küçük ile davalı olduğu Merve Hanhan, Emre İpek, Murat İpek, Burak Hanhan, Hayri İpek, Eyüp Aydın ve Metin Kaya katıldı. Atilla İpek de avukatı aracılığıyla katıldı.

    Olayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı Erol Sümer bir yıl sonra olaya karışan herkes hakkında dava açmış, hazırlanan iddianamede ’şüpheli ve şikayetçi şüpheli’ 9 sanık hakkında “Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit, kasten yaralama ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal” suçlarından yargılanmaları istenilmişti.

    BİRLİK OLUP DARP ETTİLER

    Olay gününü anlatan Ece Küçük, işi gereği o gün Karşıyaka Adliyesinde olduğunu belirterek şöyle konuştu: “İş yerindeki çalışanım Deniz telefon açarak ’Abla çabuk iş yerine gel’ deyince hemen takisiye binip iş yerine gittim. Taksiden inip karşıya geçtikten sonra Murat İpek bir kolumdan ve Emre İpek de bir diğer kolumdan tutup üzerime saldırdı . Hayri İpek ağzımı kapatarak beni kendi iş yerimin içine soktular. Onun üzerine ne olduğunu anlamadan Atilla İpek üzerime saldırıp beni dışarı çıkarmak istedi. Ben o sırada ’‘İmdat, polis çağrın’ diye bağırmaya başladım. Bunun üzerine yeniden üzerime saldırmaya başladılar. Murat İpek bana tokat attı, Hayri İpek ağzımı kapatıp beni kameranın görmediği alana çekti. Orada Emre İpek benim kafama silah dayadı. Çoğu şeyi hatırlamıyorum. O kadar kişi üzerime saldırdı. Küfrettiler, hakaret ettiler, tehdit ettiler beni. Sonra araya girenler oldu.’’

    OTOPARK YÜZÜNDEN BU OLAY ÇIKTI

    Olayın başlangıcının otopark yüzünden olduğunu belirten Ece Küçük, şunları söyledi:

    ’’Olaydan bir ya da iki gün önce, sabah iş yeri çalışanı Deniz, kendine ait aracını Merve Hanhan’ın dükkanı önündeki yol kenarındaki park alanına park etti. Genelde biz oraya kendi araçlarımızı park ederiz. Merve Hanhan bizden 3-4 saat sonra dükkanına gelir, gelince kornaya basar biz de aracımızı oradan alırdık. Yine aynı şekilde bizim araç orada, Merve Hanhan geliyor kornaya basıyor, çalışanımız müşterisi olduğu için aracı çekemiyor. Merve Hanhan benim çalışanıma bağırıyor. Sonra Merve gelip bana bağırarak hakaret etti. Bu olaydan sonra başımıza bu olay geldi.’’

    UYARDIM DİNLEMEDİLER

    Mağazası önündeki park alanına oto kiralamacı Ece Küçük’ün araçlarını park ettiklerini ileri süren Merve Hanhan; “Bende ‘Bir tane park yeri bırakın, gelen müşterilerimiz park yeri bulamıyor’ diye. İlk başta bana ‘Tamam’ dediler ikinci kez uyardım yine ‘tamam’ dediler. Üçüncü kez olunca yine uyardım Ece Küçük’ün eşi vardı bana bağırarak hakaret etti. Ben mağazaya girdim. Sonra Ece Küçük benim iş yerimin önüne gelip bağırarak ‘Sen benim elemanıma nasıl sataşırsın’ diyerek ağır küfürler etti. Hakaretler etti. Ben dışarı çıktığımda yine hakaret ederek üzerime geldi. Ben karşılık vermedim içeri girdim’’ dedi.

    SÜREKLİ SATAŞIYORDU

    Olaydan sonra bir hafta içerisinde aralarında bir şey geçmediğini dile getiren Merve Hanhan, sözlerine şöyle devam etti: “Benim dükkanıma elektrikçi geldi. Elektrikçim aracını Ece Küçük’ün iş yerinin önündeki parka aracını koymuş. Ece Küçük bunu gördüğünde ‘Çekin bunu’ diye elektrikçiye söylerken elektrikçi de ‘Malzemeler var. İndireyim çekeceğim’ diye cevap verdi. Ece Küçük küfürler etmeye başladı. Sonradan ben yanına gittiğimde yine bana küfür ve hakaret etti. Ben yine hiçbir şey demedim. Sonra her gün sürekli her dükkanın önüne çıktığımda bana küfürlü sataşmaları oldu.’’

    DURDUK YERE OLAY ÇIKARDI

    Olayın olduğu günü anlatan Merve Hanhan; ’’Sabah iş yeri önünde oturuyorlardı. Ece Küçük bana yine laf attı. Bende neden laf attığını sordum. Sonra benim yanıma gelip iş yerimde beni kolumdan tutup ‘Bir işim var, gidiyorum, geldiğimde’ diyerek sinkaflı sözler söyledi. Benim moralim bozuldu” diye konuştu. Sonra ağabeyi Emre İpek ile telefonla konuştuğunu anlatan Hanhan, şunları söyledi: “Eşim de Karşıyaka’daydı. Ağabeyim benim moralimin bozuk olduğunu anlayınca eşimi alıp yanıma geldi. Ağabeyim Emre İpek ile eşim Burak Hanhan durumu sorunca anlattım. Ardından babam Murat İpek geldi. O gün akrabalarımız Atilla İpek ve Hayri İpek de şehir dışından ziyarete gelmişlerdi. İş yerimin önünde çay içiyorduk. Ben durumu Atilla İpek’e de anlattım. Ece Küçük taksiden indikten sonra iş yerine geçerken küfürlerle tehditlerle geldi. Tam kapının önünde de ‘Tecavüz ediyorlar’ diye bağırdı. Ondan sonra yeğenim Hayri İpek ağzını kapatıp içeri aldı. Daha sonra’ imdat imdat’ diye bağırmaya başladı. Ben Ece Küçük’ten şikayetçiyim.’’

    ECE KÜÇÜK’E HERHANGİ BİR MÜDAHALEM OLMADI

    Olayın kızı Merve Hanhan’ın anlattığı gibi olduğunu dile getiren Karşıyaka Belediyesi CHP Meclis üyesi Murat İpek ’’Benim iş yerimdeki elemanım, kızım Merve’nin dükkanına ürün bırakmıştı, geldiğinde bana kızımın dükkanında kargaşa olduğunu söyledi. Bende kızımın iş yerine gittim. Orada Ece Küçük ile konuşmak istedim. İş yerinde çalışan Deniz diye biri vardı. Deniz’e, ’Ece Küçük’ü çağır gelsin konuşalım’ dedim. Ben iş yerinden çıkıyordum, Deniz bana, ’Onlar gelirse boş gelmez, size güzel dersinizi verirler’ dedi. Bende gayriihtiyari Deniz’e tokat attım. Bunun dışında bir eylemim olmadı. Ece Küçük’e de bir müdahalem ve tehdit edici bir sözüm olmadı’’ diye konuştu.

    Sonra olaya karışan diğer kişiler dinlenirken hakim kavga sırasında kamera görüntülerine yansıyan tanıkların bir sonraki mahkemede bulunması talebiyle duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.