Etiket: yansıtmıyor”

  • Duvarbaşı: “Haber ve paylaşımlar gerçeği yansıtmıyor”

    Duvarbaşı: “Haber ve paylaşımlar gerçeği yansıtmıyor”

    Türkiye genelinde faaliyet gösteren, 7 ay önce Merzifon’da da 84. şubesini açan Köfteci Yusuf’a Merzifonlular yoğun ilgi gösteriyor. 45 kişinin istihdam sağladığı dev lokanta dolup taşıyor.

    Türk mutfağında önemli bir yeri olan köfte, sofraların da olmazsa olmazı. Merzifonlular, içeriğinde yüzde 70 dana eti, yüzde 30 kuzu eti, ekmek, pul biber, beyaz soğan ve tuz kullanılarak hazırlanan ’Köfteci Yusuf’ köftesini yemek için Gökçebağ Köyü Ören mevkisi Enspark dinlenme tesisindeki Merzifon şubesine akın ediyor. Köfte ile birlikte diğer ızgara ürünlerini de müşterileri ile buluşturan Köfteci Yusuf, yemekte kaliteye önem verenlerin vazgeçilmezleri arasında yerini alıyor.

    Personel sayısı arttırılacak

    Merzifon’da Döner Y isimli bir şube daha açacaklarını ve Mart ayı sonuna kadar personel sayılarını arttıracaklarını belirten Köfteci Yusuf Merzifon Şube Müdürü Sami Duvarbaşı, şube içerisinde bulunan Hesaplı Kasap’ta, şoklanmadan ve soğuk zinciri bozulmadan günlük Bursa Yenişehir’deki fabrikalarından sevk edilen ürünlerini diğer kasaplara oranla daha ucuza sattıklarını söyledi.

    Çeşitli sosyal medya ve basın organlarında yer alan “Köfteci Yusuf bu defa da özür diledi

    “, “Domuz eti ve at eti yediriyorlar, Köfteci Yusuf’ta skandal” başlıklı haberlerin doğruluğu yansıtmadığını vurgulayan Şube Müdürü Duvarbaşı, “İlgili haber ve paylaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır. Tamamen şirketimizin ticari itibarını zayıflatmaya yönelik kötü niyetli grupların manipülatif söylemidir. En güçlü değerlerimizden olan güvenilirliğimizi sorgulama çabasındaki kişi ve kurumları esefle kınıyoruz” dedi.

    “Köfteci Yusuf’un yanındayız”

    Lokantaya yemek yemeye gelen vatandaşlar, Köfteci Yusuf firmasına yapılan ağır ithamlara müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “7 aydır ilçemizde faaliyet gösteren ve ülke genelinde binlerce kişiye iş istihdamı sağlayan köklü ve güvenilir bir firmaya bu şekilde iftira ve karalama yapılmasına müsaade edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Misafirimiz geldiğinde bir yemeğe götürecek yer bulamazken ilçemiz halkına en güzel hizmeti en iyi şekilde sunan Köfteci Yusuf’un yanında olduğumuzu belirtmek isteriz” diye konuştu.

  • Turagay: “İhracat hacmimiz, Türkiye’nin potansiyelini yansıtmıyor”

    Turagay: “İhracat hacmimiz, Türkiye’nin potansiyelini yansıtmıyor”

    SAMSUN (İHA) – Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, Türkiye’nin 168 milyar dolarlık bir ihracat ile dünya ticareti içerisindeki payının 0,9 olduğunu, bu oranın da Türkiye’nin potansiyelini yansıtmadığını söyledi.

    Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), Karadeniz İhracatçılar Birliği ve Gümrük ve Ticaret Müfettişleri Derneği iş birliği ile “Kolay Ticaret ve Küresel Rekabet Paneli” düzenledi. Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay’ın katıldığı panel, Samsun TSO Davut Altan Meclis Toplantı Salonu’nda geniş bir katılımla yapıldı. Panelde gümrük başmüfettişleri tarafından dünya ticaretindeki son gelişmeler ve ticarete etkileri, küresel ticarette rekabet gücünü artıran dijital uygulamalar, gümrük işlemleri ve yapılan hatalar gibi başlıklarda bilgiler verildi.

    “İhracat hacmimiz, Türkiye’nin potansiyelini yansıtmıyor”

    Türkiye’nin ihracatta potansiyelini daha çok kullanması gerektiğinin altını çizen Turagay, “Ticaretin kolaylaştırılması ve global ticarette rekabet gücünün arttırılması gibi konular bizim amaçlarımız. Türkiye, geçen sene 168 milyar dolarlık bir ihracat hacmine ulaştı. Bu dünya ticareti içerisindeki payımızın 0,9 olduğunu gösterir. Bu bizim potansiyelimizi yansıtmıyor. Türkiye gibi bir ülkenin dünya ticaretinde 0,9’luk bir paya sahip olması, aslında kabul edilecek bir şey değil. İhracatımızı daha da arttırmamız lazım. Bunun için de her şeyden önce ticareti mümkün olduğu kadar kolaylaştırmamız lazım. Ticareti kolaylaştırmak için birçok şey yapıyoruz. Ticareti kolaylaştırmak için yakın zamanda kağıtsız gümrük uygulamasına geçtik. Nisan ayının sonunda Türkiye’nin geneline yayacağız. Amacımız, kağıtsız kolay bir ortamda dış ticaretin gerçekleştirilmesidir. Kapıkule’deki tır kuyruklarını ortadan kaldırmak için Bulgar makamlarıyla bir araya geldik. Daha fazla tırımızın daha az zamanda karşıya geçmesini sağlamaya çalışıyoruz. Limanlarda varış öncesi gümrüklemeyi uygulamaya gecirdik. Bunu da 2019 yılında tüm Türkiye’ye yaymayı hedefliyoruz. Ayrıca yetkili yükümlü statüsünü getirdik. Bunun kriterleri var. Bugün itibariyle 450’yi geçen sayıda yetkili yükümlü statüsüne haiz firmamız var. Bu sayıyı ileride daha da yukarılara taşıyacağız” dedi.

    “Amerika’daki ithalatın içerisindeki payımızın sadece binde 4”

    Dünyanın en çok ithalat yapan ülkesi Amerika’ya daha çok ihracat yapmaları gerektiğini vurgulayan Turagay, “Devlet geçmişim olmakla beraber uzun süre de özel sektörde çalıştım. Burada özel sektör mantığıyla devlette bir dönüşümü gerçekleştiriyoruz. İhracat master planı üzerinde çalışıyoruz. Son çalıştığımız ülke Amerika. Bakanlık olarak Amerika’daki toptancılara, alıcılara Türk malını anlatacağız. Türkiye’deki ihracatçılarımızı da alıp yurt dışına götüreceğiz. Amacımız, Türk şirketlerini küresel tedarik zincirinin bir parçası olması ve Türkiye’nin ihracatının çok daha yüksek boyutlara taşınmasıdır. Amerika, 2,6 trilyon dolar ile dünyanın en büyük ithalatçı ülkesi konumunda. Biz Amerika’ya 8,4 milyar dolarlık ürün satıyoruz. Bu, Amerika’daki ithalatın içerisindeki payımızın sadece binde 4 demektir. Yani dünya ihracat payımızın bile altına denk geliyor. Bu kadar büyük bir potansiyeli bizim muhakkak değerlendirmemiz gerekir. Bunun için de çok çalışmamamız ve koşmamız lazım. Devlet olarak koşmaya hazırız. Özel sektörün de koştuğunu biliyoruz ama kamu-özel sektör el ele çok daha hızlı koşup, Türkiye’yi hak ettiği yere çıkartacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

    Murzioğlu: “Tüm dünya için üretmeliyiz”

    Sadece Türkiye için değil, dünya için üretimde bulunulması gerektiğini ifade eden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve STSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, “Ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği ve yüksek milli gelire sahip olmanın kilit noktaları vardır. Küreselleşmenin hız kesmediği günümüz şartları altında üretim ve hizmetlerimizin global ihtiyaçlar gözetilerek şekillendirilmesi büyük önem arz ediyor. Yani içinde bulunduğumuz sınırlar adında girişimlerde bulunmak artık çok geride kaldı. Pazar büyüdü, tüm dünya haline geldi. Bu nedenle tüm dünya için üretmeliyiz. İhracatta katma değer oluşturmalıyız. Çünkü güç denen kavram ekonomiyle ve ihracatla ölçülüyor. Samsun, ihracatını geçen yıllara oranla önemli ölçüde arttıran illerimiz arasına girdi. Ancak yapabilme kabiliyetimizin daha da geliştirilmesi gerektiği kanaatindeyim” şeklinde konuştu.

    Toplantıda ayrıca Karadeniz İhracatçılar Birliği Başkanı İlyas edip Sevinç, Ticaret Bakanlığı Orta Karadeniz Bölge Müdürü Enver Kök, Gümrük ve Ticaret Müfettişleri Derneği Başkanı Sami Ceyhan konuşarak, ticaretin gelişmesi hakkında temennide bulundu.

    Program, açılış konuşmalarının ardından paneldeki sunumlarla devam etti.

  • Bakan Dönmez: “Ukrayna ile ikili ticaretimiz potansiyelimizi yansıtmıyor”

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Ukrayna ile ikili ticaretimiz potansiyelimizi yansıtmıyor. Müzakereleri süren Serbest Ticaret Anlaşmasını gerçekleştireceğimiz zirvede imzalamayı, böylelikle rakamları çok daha yukarılara taşımayı hedefliyoruz. Aynı şekilde Türk firmalarının Ukrayna’daki toplam yatırımının da önümüzdeki dönemde yükselmesini arzu ediyoruz” dedi.

    Ukrayna’nın bağımsızlığının 27’nci yıldönümü vesilesiyle Sheraton Otel’de resepsiyon verildi. Resepsiyonun açılış konuşmasını gerçekleştiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, stratejik ortak, Türkiye’nin Karadeniz komşusu ve dost ülke Ukrayna’nın bağımsızlığının 27’nci yıl dönümünü kutladı. Dönmez, “Ülkelerimiz ve halklarımız, tarihten gelen ortak paydalara ve dostluk bağlarına sahip. Bu güçlü temellere oturan ilişkilerimiz, geride bıraktığımız çeyrek asrı aşan sürede, karşılıklı saygı ve güven anlayışıyla gelişerek büyüdü. Güçlü siyasi diyaloğumuz neticesinde 2011’de stratejik ortaklık seviyesine ulaştık. Stratejik Konseyimizin Cumhurbaşkanımız ve Devlet Başkanı Poroşenko liderliğindeki müteakip toplantısını önümüzdeki aylarda gerçekleştireceğiz. Bu toplantıda ilişkilerimizi daha ileri seviyelere taşımak için yeni hedefler belirleyeceğiz” diye konuştu.

    “İkili ticaretimiz potansiyelimizi yansıtmıyor”

    Ekonomik ilişkilerin istikrarlı bir gelişim içinde olduğunu ancak beklentilerin gerisinde kaldığını dile getiren Dönmez, “İkili ticaretimiz potansiyelimizi yansıtmıyor. Müzakereleri süren Serbest Ticaret Anlaşmasını gerçekleştireceğimiz zirvede imzalamayı, böylelikle rakamları çok daha yukarılara taşımayı hedefliyoruz. Aynı şekilde Türk firmalarının Ukrayna’daki toplam yatırımının da önümüzdeki dönemde yükselmesini arzu ediyoruz. Ukrayna hükümetinin Türk yatırımcılarına göstermiş olduğu yakın ilgi ve alakadan dolayı da muhataplarımıza bugün vesilesiyle teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki önümüzdeki dönem beklentilerimizi de aşan yeni yatırım rekorlarına hep birlikte imza atacağız. Turizm, bizleri yakınlaştıran bir diğer ortak paydamız. Bildiğiniz üzere vizesiz rejime geçmeyi de yeterli bulmayarak, geçen yıl Haziran ayı itibarıyla kimlikle seyahati başlattık. Bunun karşılıklı faydalarını da gördük. Artık milyonları bulan turist sayıları her yıl daha da artacaktır diye umut ediyorum. Sosyal ve kültürel ilişkileri güçlendirmek adına Kiev’deki Yunus Emre merkezimizi geçen yıl Ekim ayında açtık. TİKA da Ukrayna’nın genelinde faaliyetlerini başarıyla sürdürüyor. Bugüne kadar yoğunlaşarak gelen bağlar bugün artık siyasi ve ticari bağların çok ötesinde ailevi ve beşeri bağlarla da bir kere daha sağlam bir şekilde örülmüştür. Ukrayna yönetimi, zor koşullara rağmen, takdirle izlediğimiz bir reform programı yürütüyor. Ülkede barışa, istikrara ve refaha katkı sağlayacak bu sürece aktif şekilde destek veriyoruz. Özetle ilişkilerimiz her alanda doğru yönde ilerlemektedir ve bu yolda daha da ileriye gitmek için gerekli siyasi irade her iki tarafta da fazlasıyla mevcuttur” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Andriy Sıbiga ve Bakan Dönmez geleneksel Korovay’ı kesti. Resepsiyonda Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar ve Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir de yer aldı.

  • Kurtulmuş: “Alman bakanın açıklamaları gerçeği yansıtmıyor”

    Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Almanya ile Türkiye arasındaki diplomatik krizi derinleştiren Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’in Türkiye’ye turistik ziyaretlerde bulunan Alman vatandaşlarına yönelik ’dikkatli olun’ çağrısı yapmasını eleştirdi.

    Bir dizi programa katılmak üzere Ordu’ya gelen Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Ordu Valiliğini ziyaret etti. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Kurtulmuş, son günlerde Almanya ile yaşanan diplomatik gerginliği son yaptığı açıklamalarla derinleştiren Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’e tepki gösterdi.

    Alman bakanın Türkiye’ye turistik ziyaretlerde bulunan Alman vatandaşlarına yönelik ’dikkatli olun’ çağrısı yapmasını eleştiren Bakan Kurtulmuş, “Alman turistler için Türkiye dünyanın en önemli destinasyonlardan birisidir. Sadece bu yılın ilk 5 ayında Türkiye’ye gelen Alman turist sayısı 863 bindir. Ayrıca Türkiye’ye yerleşmiş o kadar çok Alman var ki, neredeyse Türkiye’nin bazı bölgeleri özellikle güney şehirlerimizde Alman köyleri oluşturmuşlar. Aynı şekilde İngiltere’den gelen çok sayıda vatandaş var. Onlar buraya yerleşiyorlar, turist olarak gelip gidiyorlar. Dolayısıyla bir takım siyasi hesaplar yüzünden aslında barışın, ülkeler arasında yakın diyaloğun, kültürler arası yakınlaşmanın önemli araçlarından birisi olan turizm alanını etkilemeye dönük bu açıklamalar yapılması son derece haksızdır” dedi.

    “Türkiye turistler için güvenli bir ülkedir”

    “Alman bakanın yaptığı son açıklamaları tamamıyla reddediyoruz” diyen Bakan Kurtulmuş, şunları söyledi:

    “Hiç bir şekilde gerçeği yansıtmıyor. Mesela Kos’taki depremden sonra Türkiye’nin rotalarının silindiği iddiaları, bunların hepsi gerçek dışıdır. Türkiye’de turistlere kötü davranıldığı yanlış bir şeydir. Alman ve İngiliz turistlerin artık Türkiye’ye gelmek istemedikleri bunların hepsi yalan yanlış bilgilerdir. İnsanları etkilemeye dönüktür. Türkiye karşıtı politikaları devamı olan bir yaklaşımdır. Bunu kabul etmek mümkün değil. Türkiye’nin her yeri turistler için güvenlidir. En az dünyanın bütün turizm bölgeleri kadar güvenli bir ülkedir. Bunlar Türkiye’ye karşı planlı, programlı sürdürülen bir Türkiye karşıtı kampanyanın unsurları olarak görüyorum.”

  • Bakan Tüfenkci: “Et fiyatlarının 50 lirayı aşacağı iddiaları gerçeği yansıtmıyor”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, et fiyatlarının 50 lirayı aşacağı iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, 3. İstanbul Ayakkabı Saraciye Fuarı’na katıldı. Burada stantları gezen Tüfenkci, katılımcılarla sohbet ederek sektör hakkında bilgi aldı. Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Bakan Tüfenkci, Türkiye’de üretilen etin iç talebi yeterince karşılamadığı ve fiyatların 50 liranın üzerine çıkacağı iddialarına ilişkin olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bu konuyla ilgili adımlar attığını söyledi. Tüfenkci, canlı hayvanda gümrük vergilerinin sıfırlandığını hatırlatarak, “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Et Balık Kurumu vasıtasıyla et ve canlı hayvan ithalatı yapıyor. Ben bu tür spekülasyonlara inanmıyorum. Buna güvenerek hareket edenlerin de zarar edeceğine inanıyorum. Özellikle et girişlerinin hızlanmasıyla beraber, daha doğrusu Et Balık Kurumunun ithalatının bu anlamıyla hızlanmasıyla beraber bunun gerçekleşmeyeceğini şimdiden söyleyebiliriz. Zaten biz kontrol ediyoruz piyasaları” ifadelerini kullandı.

    Bu anlamda ithalatın da sürekli hale getirilmemesi ve üretimin artırılması gerektiğinin altını çizen Tüfenkci, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bu noktada gerekli çalışmaları yaptığını, yem fiyatlarının kontrol altına alınarak aşağı çekilmesiyle birlikte bu konudaki spekülasyonların sonlanacağına inandığını kaydetti.

    Domates ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Tüfenkci, domatesin bir sembol olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin ihracat payına bakıldığında domatesin çok bir anlamı olmadığını ifade etti. Bakan Tüfenkci, Rusya ile ilişkilerin normalleştiğini ve bu ülkeyle ticarette hedeflerinin olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

    “Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın da ifade ettiği gibi Rusya kendi domatesini üretmeye başladı. Biz domatesimizin pazar sorunu olmadığını düşünüyoruz. Hem iç piyasadaki hem de dış piyasadaki talepleri karşılayabilecek üretimimiz var. Rusya’nın domatesimize olan ilgisini de biliyoruz. Bunun zaman içerisinde normale döneceğine inanıyoruz.”