Etiket: Yanlısı

  • Orgeneral Akar, “Şiddet Yanlısı Aşırı Örgütlerle Mücadele Avrupa Genelkurmay Başkanları Konferansı”na katıldı

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın “Şiddet Yanlısı Aşırı Örgütlerle Mücadele Avrupa Genelkurmay Başkanları Konferansı”na katıldı.

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, 23-24 Mayıs 2018 tarihlerinde Almanya’da icra edilen “Şiddet Yanlısı Aşırı Örgütlerle Mücadele Avrupa Genelkurmay Başkanları Konferansı”na katıldı. Konferansa, Avrupa ülkelerinin Genelkurmay Başkanları ve temsilcileri ile NATO üst düzey yöneticileri iştirak etti.

    TSK’dan yapılan açıklamada, Genelkurmay Başkanı Akar tarafından söz konusu konferans sırasında, “Türkiye ve bölgenin güvenliğini olumsuz olarak etkileyen, FETÖ başta olmak üzere PKK/PYD/YPG ve DEAŞ terör örgütlerine karşı yürütülen mücadele, Fırat Kalkanı Harekâtı, Zeytin Dalı Harekâtı ve Doğal Kararlılık Harekâtı çerçevesinde bölge barışına sağladığımız katkılar ile bu konulardaki taleplerimiz dile getirilmiş, terörle mücadelenin, terör örgütü ayrımı gözetmeksizin tüm ülkeler tarafından bütünsel bir yaklaşımla ve yakın işbirliği içerisinde yapılmasının önemine dikkat çekilmiştir” denildi.

  • Katalonya’nın bağımsızlık yanlısı kampanyasında ayrılıklar başladı

    Katalonya’nın bağımsızlık için yapacağı referandum öncesinde ayrılıklar başladı. Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Carles Puigdemont’un, İspanya Hükümeti’nin planlanan referandumu engelleyeceği yönündeki açıklamalarından sonra Katalonya Bölgesel Hükümeti’nde görevli bir bakanın görevine son vermesi eleştirilere neden oldu. Katalonya Bölgesel Hükümeti’nde görevli Çalışma ve Rekabetten Sorumlu Bakan Jordi Baiget sonbaharda yapılacak olan tartışmalı bağımsızlık referandumunun İspanyol Hükümeti’nin şiddetli muhalefeti yüzünden yapılamayacağını söyledi. Bakan Baiget, söylemleri yüzünden Puigdemont tarafından görevinden uzaklaştırıldı. Puigdemont’un bu hareketi, Katalan Bağımsızlık Hareketi Kıdemli Üyeleri tarafından kınandı ve referandum öncesi bağımsızlık yanlısı kampanyada ayrılıklara neden oldu.

    Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Carles Puigdemont geçtiğimiz ay 1 Ekim’de seçmenlere ’’Katalonya’yı Cumhuriyet rejiminde bağımsız bir ülke olarak görmek istiyor musunuz?’’ sorusunun sorulacağı bir anket yapılacağını söylemişti. Öte yandan, İspanya Başbakanı Mariano Rajoy referandumun gerçekleşmesinin anayasanın açık ihlali olduğunu ve referandumu durdurmak için elindeki tüm araçları kullanacağına söz vermişti.

  • Paris’te darbe karşıtı demokrasi yanlısı Türkler gösteri yaptılar

    Fransa’nın başkenti Paris’te darbe karşıtı bir grup Türkiye ve demokrasi sevdalısı Türk, Fethullah Gülen karşıtı gösteri yaptı.

    Paris’in simgesi Eyfel kulesi kırşısındaki İnsan hakları meydanı Trocadero alanına elllerinde Türk bayraklarıyla gelen Türkler, sloganlar atarak 15 Temmuz akşamı düzenlenen darbe girişimini kınadılar.

    Kısa sürede organize olduklarını söyleyen göstericiler, kendi aralarında İstiklal marşı okuyup sık sık Allahü ekber sloganı attılar. Türkçe ve Fransızca olarak darbeye karşıyız pankartı açan darbe karşıtı göstericiler, hayatını kaybeden Türk vatandaşlarına Allah’tan rahmet dilediler. Gösteri izninin bitiminin ardından göstericiler dağıldılar.

  • Mersin’de darbe yanlısı emniyet müdürü gözaltına alındı

    İstanbul ve Ankara’daki darbe girişimine destek vererek kendisini sözde ’sıkı yönetim komutan yardımcısı’ ilan eden 3. Sınıf Emniyet Müdürü Hasan Basri Dağdelen, Akdeniz Bölge Komutanlığı yakınında liman içerisinde gözaltına alındı.

    Edinilen bilgiye göre, İstanbul ve Ankara’daki darbe girişimi öncesi Mersin Limanı içerisindeki Akdeniz Bölge Garnizon Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan’ın yanına giderek bağlılığını bildiren ve kendisini sözde ’sıkı yönetim komutan yardımcısı’ ilan eden 3. Sınıf Emniyet Müdürü Hasan Basri Dağdelen. merkez komutanlığından kaçmaya çalışırken liman içerisinde polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.

    Zırhlı araçla Mersin Emniyet Müdürlüğü binasına götürülen Dağdelen’in, Mersin İl Emniyet Müdürü Rahmi Baştuğ’u arayarak kendisini gözaltına alacağını söylediği öğrenildi.

    Mersin İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde geçmiş dönemde Güvenlik ve Pasaport Şube Müdürlüğü görevlerinde bulunan Dağdelen’in, 17-25 Aralık olayları sonrası il dışına tayini çıktığı, ancak mahkeme kararı ile geri döndüğü öğrenildi.

  • Davutoğlu: “Rejim Yanlısı Olmayan Bütün Suriyelilerin Suriye’den Çıkarılması İçin Bilinçli Bir Etnik Temizlik Yürümektedir”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Hollanda Başbakanı Mark Rutte ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında, “Rejim yanlısı olmayan bütün Suriyelilerin Suriye’den çıkarılması için çok bilinçli bir etnik temizlik yürümektedir” dedi.

    Hollanda Başbakanı Mark Rutte ile görüşmesinden sonra düzenlenen basın toplantısına katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, soruları yanıtladı. Türkiye-Suriye sınırının hiçbir zaman kapanmadığını ifade eden Davutoğlu, şöyle konuştu: “Son dört yıl içinde dünyada hiçbir ülkenin modern dönemde, geleneksel dönemde de yapmadığı bir fedakarlığı yaparak Türkiye, bütün ağır yüklerine rağmen Suriye sınırını açık tutmuş ve şu ana kadar gelen 2 milyon 600 bini aşkın kardeşimize ev sahipliği yapmıştır. Her zaman söyledim, tekrar söylüyorum Türkiye-Suriye sınırı ve yüreğimiz, aşımız, evimiz Suriyelilere açıktır. Ama şunu ifade edeyim. Suriye’deki krizin çözümü için kılını dahi kıpırdatmayan bazı çevrelerin, buna maalesef bazen BM Güvenlik Konseyi de dahildir, Suriye’de bu mülteci akınına yol açan, Rus bombardımanına ‘Dur’ diyemeyen bazı çevrelerin, Rusya’ya dönüp ‘Yeter artık’ diyemeyen bazı çevrelerin dönüp Türkiye’ye ‘Sınırlarını aç’ diye bir tavsiyede bulunmasını ikiyüzlülük olarak görüyorum.”

    Uluslararası toplumun acziyetinin sorumluluğunu Türkiye’nin üstüne yıkmaması gerektiğini anlatan Davutoğlu, şunları söyledi:

    “Bu konuda bizim kimse tarafından ders ve nasihat almaya ihtiyacımız yok. Ders ve nasihat alacağımız yegane yer vicdanımızdır, tarihimiz, kültürümüzdür. 2 milyon 600 bin Suriyeliyi ağırlarken kimseye sormadık, şu an kapımızda olan 60 bin Suriyeliye de her türlü imkanı sınır ötesinde verirken, bütün aşını, korunma ve barınma imkanlarını da sağlarken de kimseye sormuyoruz. Yaptığımız şey şudur. Dünyanın da bunu fark etmesi açısından, gelmek isteyen Suriyelileri alırız ama birinci önceliğimiz Suriyelilerin, Suriye içindeki kamplarda barınmasını teminen yeni kamp kuruyoruz. Şu an 9 kampımız vardı ve bu kamp Rus uçakları tarafından bombalanmıştır. Sivil kamplardır. Rus bombardımanı altında bu insanlar yerlerini terk etmek zorunda kaldı. Yeni bir kamp kuruyoruz, Türkiye sınırına yakın bir yerde Suriye içinde. En önemlisi de Türkiye-Halep arasındaki insani lojistik koridor maalesef bu barbar güçler tarafından kapatılmıştır. Bu lojistik koridorun açılmaması halinde Halep’in içinde de Türkiye’ye gelme imkanı bulamayan binlerce Suriyelinin açlıkla karşı karşıya kalacağını da ifade etmek isterim. Biz her türlü imkanımızla Suriyeli kardeşlerimize yardım edeceğiz, ihtiyacı olanları alacağız ama nihai kertede bilinsin ki Türkiye sorumluluğun gereğini yapmaktadır. Sorumluluğunun gereğini yapmayanların da Türkiye’ye verebileceği hiçbir nasihat, söz yoktur. Bunun uluslararası toplum tarafından da artık görülmesini beklemek bizim hakkımızdır.”

    SURİYE’DE BİLİNÇLİ ETNİK TEMİZLİK YÜRÜTÜLÜYOR

    Son saldırı nedeniyle bir noktayı daha vurgulamak istediğini belirten Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabi sığınmacıları hepimiz kabul edeceğiz. Ama bu saldırıların bir amacı Suriye’de etnik bir temizlik yürütülmesidir. Rejim yanlısı olmayan bütün Suriyelilerin Suriye’den çıkarılması için çok bilinçli bir etnik temizlik yürümektedir. Orada olanlar hava bombardımanıyla öldürülüyor, kaçanlar Suriye dışına çıkarılıyor.

    Dolayısıyla biz her kabul ettiğimiz mülteciyle aslında bir anlamda onların bu etnik temizlik hedefine de yardım etmiş gibi oluyoruz. Kabul edeceğiz mültecileri ama herkesin de bilmesi lazım ki bu Suriye’nin demografik yapısını, hele hele Türkiye sınır boylarında demografik dengenin değişmesini engellemeye dönük bir stratejiye hepimizin aynı ölçüde dikkatli davranması gerekir.”

    TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ

    2002 yılından bu yana Türkiye-AB ilişkilerinde en ciddi mesafelerden birinin alındığı zirvelerden birinin olduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Herşeyden önce bu zirvenin yapılmış olması bile bizatihi büyük bir ümit oluşturdu ve yeni bir mekanizmayı ortaya çıkardı. Nitekim o günden bu yana daha sık bir araya geliyoruz. İnşallah Mayıs ayında da tekrar bir Türkiye-AB Zirvesinde bir arada olacağız. Bu zirve sadece mülteciler konusuyla ilgili değildir. Türkiye-AB ilişkilerini yeniden aktive etme ve yeniden hareketlendirme kavramlarıyla izah edilen tekrar canlandırmak fikrini taşıyordu. Bu canlandırmanın birkaç ayağı var. Türkiye-AB zirvelerinin düzenli yapılması, bu yapılıyor. İkinci önemli ayağı, Türkiye-AB arasındaki Şengen uygulamasıyla vize muafiyeti ve Geri Kabul Anlaşması’nın yapılmasıydı. Bu süreç de gayet sağlıklı bir şekilde ilerliyor. Üçüncüsü Gümrük Birliğinin daha kapsamlı şekilde ele alınması, özellikle TTIP’le ilgili gelişmeler sonrasında. Bu da son derece iyi seyrediyor.”

    Burada kritik ve daha görünür olan konunun yeni fasılların açılması konusu olduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, “Yeni fasılların açılmasının önünde engel teşkil eden blokajların kalkması için de birlikte çaba sarf ediyoruz. 17. fasıl açıldı. Şimdi bugün ele aldığımız şekliyle 23 ve 24. fasılların yasa dışı göçü içeren unsurları da içeriyor 24. fasıl, açılması için Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin yaptığı blokajların kaldırılması önem taşıyor” dedi.

    2004 yılında müzakerelere başlama kararının Hollanda dönem başkanlığında alındığını Hollandalı mevkidaşı Mark Rutte’ye de ifade ettiğini söyleyen Davutoğlu, “Şimdi ümit ederiz ki Hollanda dönem başkanlığında birkaç faslı birden açarak ki açılabilecek fasıl var, Hollanda dönem başkanlığı yine tarihi bir dönüm noktası olur” dedi.