Etiket: YANLIŞ

  • Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil: “Dizilerde Osmanlı Devleti Bize Yanlış Anlatıldı”

    Tarihçi-yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Osmanlı dönemini yanlış anlatan dizilere tepki gösterdi. Katıldığı bir programda konuşan Şimşirgil, “Öldüğümde beni yakın diyen biri Osmanlı’yı anlamaz” dedi.

    Bursa’da Yıldırım Belediyesi’nin düzenlediği “Tarihin Ardından” adlı söyleşiye katılan şair Serdar Tuncer ve tarihçi yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Osmanlı’nın ve padişahların bilinmeyen yönlerini anlattı. Barış Manço Kültür Merkezi’ndeki söyleşiye vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Program Serdar Tuncer’in şiirleriyle başladı. Daha sonra Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Osmanlı Devleti ve padişahların bilinmeyen yönleri hakkında konuşma yaptı. Katılımın yoğun olduğu etkinlikte konuşan Şimşirgil, “Öldüğümde beni yakın diyen biri Osmanlı’yı anlayamaz. Dizilerle Osmanlı bizlere yanlış anlatıldı. Dizilerde tarihin gerçekleri çarpıtılarak veriliyor. Bu diziler kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Bizi tarihimizden kopardılar. İlk olarak hanedanı gözümüzde küçük düşürdüler. Ardından dil devrimi ile bir gecede cahil olduk. Dilini bilmeyen bir toplum geçmişinden kopmaya başladı. Eskiyi tamamen yok ettiler. Milletimiz üzerinde büyük oyunlar oynandı. Her şeyimizi Batı’dan aldık ve kendi öz kültürümüzden koptuk. Kimse Osmanlı’yı anlamaz hale geldi. Günümüzde çekilen dizilerde Osmanlı’yı yanlış bir şekilde tasvir ediyorlar. Padişahları harem tutkunu gibi gösteriyorlar. Oysaki Osmanlı’da hep iki padişah oldu. Biri cihan padişahı, diğeri ise gönül padişahıydı. Padişahlarımızın arkasında hep bir evliya olmuştur. Asıl anlatılması gereken budur” dedi.

  • Yanlış Yatak Ve Yastık Hasta Ediyor

    Doğru yatak ve yastık seçiminin bel ve boyun sağlığı açısından oldukça önemli olduğunu belirten Fizik Tedavi ve Manipülasyon Uzmanı Dr. Ali Şahabettinoğlu, çok yumuşak yatak ve yastıkların bel-boyun ağrılarını tetiklediğini söyledi.

    Bel ve boyun ağrıları günümüzde çok sık karşılaşılan sıkıntıların başında geliyor. Özellikle bilgisayar kullanımının artmasıyla kötü ofis ergonomisine bağlı olarak bel ve boyun ağrıları giderek yaygınlaşıyor. Bel ve boyun ağrıları, ağır yük kaldırmak, yanlış veya ani hareketlerde bulunmak, aşırı kiloya sahip olmak, fiziki ve zihni yüklerle savaşmak gibi birçok sebepten kaynaklandığı gibi, yanlış yatak ve yanlış yastık seçiminden de kaynaklanabiliyor. Vücut şekline uygun olmayan yastık ve yataklar da omurgayı zorlayarak bel ve boyun ağrılarına sebebiyet veriyor. Müzminleşen bu ağrılar ise omurgada birtakım hasarlara yol açarak zamanla bel ve boyun fıtıklarına zemin hazırlıyor.

    Doğru yatak ve yastık seçiminin bel ve boyun sağlığı açısından oldukça önemli olduğunu belirten Fizik Tedavi ve Manipülasyon Uzmanı Dr. Ali Şahabettinoğlu, çok yumuşak yatak ve yastıkların bel-boyun ağrılarını tetiklediğini söyledi. Dr. Şahabettinoğlu, vücut tipine uygun, tam ortopedik ya da yarı ortopedik yatakları ve özellikle kafanın yatağa paralel olmasını sağlayan ve yan yatış pozisyonundayken omuz-boyun boşluğunu tam dolduran, orta sertlikte yastıkların kullanılması gerektiğini vurguladı.

    Yatak ve yastık seçiminin yanında yatış şeklinin de önemli olduğunu söyleyen Dr. Şahabettinoğlu, daha çok yan yatış pozisyonlarını tavsiye ederken, özellikle zayıf kişilerde bel çukurunun aşırı derece artmasına yol açan ve uzun vadede bu çukurluğun bel fıtığına zemin hazırlamasına sebep olan yüz üstü yatmayı ise tavsiye etmediklerini belirtti.

    Bursa’daki merkezinde bel ve boyun fıtığı hastalarında uzun yıllardır uyguladığı manipülasyon (elle tedavi) yöntemi ile birçok hastayı tedavi eden Dr. Ali Şahabettinoğlu, bu tedavi yönteminin Türkiye’de az sayıda uzman doktor tarafından bilinip uygulandığını belirtti.

    Hafif vakalarda 2-3, orta vakalarda 4-6, ileri vakalarda ise 8-10 seans manipülasyonla tedavinin faydalı olduğunu ifade eden Şahabettinoğlu, tedavileri 3-5 gün aralıklarla uyguladığını anlattı.

    Manipülasyon tedavisi ile hastaların yüzde 98’inin iyileştiğini, sadece yüzde 1-2 hastada ameliyat gerektiğini belirten Şahabettinoğlu, ameliyatın bel fıtığında ayaklarda ilerleyen kas gücü kaybı, idrar-büyük abdest kaçırma şikayeti olan ya da ameliyatsız tedaviye cevap vermeyen hastalarda, boyun fıtığında ise ellerde-kollarda ilerleyen kas gücü kaybı olanlarda ya da ameliyatsız tedaviye cevap vermeyen çok az sayıdaki hastada gerektiğini vurguladı.

  • Bahçeli: “Yeni Ünvanların Hayalini Kurmak Çok Yanlış, Çok Marazidir”

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, başkanlık sistemi tartışmalarına ilişkin şöyle konuştu: “Türkiye’de ortak akıl işletilememektedir. Bu yüzden iç ve dış politikada yaşanmadık rezillik kalmamışken hâlâ ve inatla sistem değişikliğine kafa yormak, yeni yeni ünvanların hayalini kurmak çok yanlış, çok marazidir.”

    MHP Grup Toplantısında partililere seslenen Bahçeli, siyasetin millete hizmet ve hürmetin ana vasıtalarından biri olduğunu belirtti. İstismardan beslenen, inkar ve iftiradan nemalanan siyasi üslubun geleceğin inşasına katkı vermesinin mümkün olmadığını dile getiren Bahçeli, şöyle konuştu:

    “Türkiye uzun süredir, siyasetteki değer aşınmasını, eksen kaymasını bütün yönleriyle yaşamaktadır. İşin özünde muhatabı olduğumuz sorunların bir nedeni budur. Türk siyaseti kısır bir döngü içinde yalpalarken vizyonsuz bir kulvarda bocalamaktadır. Kasten tetiklenen ve tırmandırılan çatışma alanlarının siyasi bir dille yoğunlaştırılması, özgül ağırlığı olmayan yöntemle derinleştirilmesi milli birliğimizde hasar bırakmaktadır.”

    “Siyaset kirlenmişliği savunmak değildir” diyen Bahçeli, “Siyaset, karanlığa ümit bağlayıp kavgayı baş tacı yapmak hiç değildir” ifadesini kullandı.

    Türkiye’nin milli ve manevi dinamiklerle temellenmiş etkili ve yerli siyasi çıkış ve toparlanmaya, ileri düzeyde ihtiyacı olduğunun su götürmez bir gerçek olduğunu anlatan Bahçeli, şunları söyledi: “Bunun için tüm siyasi aktör ve kurumlar kendilerini gözden geçirecek, öz güven ve cesareti sergileyebilmelidir. Milletin gündemi ile tutarlı olmayan, hayatın bizatihi gerçekleriyle bağdaşmayan bir siyasetle mesafe alma, iş ve hizmet üretmek beyhude bir çabadır. Bize göre, Türkiye’de siyaset anlayışları temelden gözden geçirilmeli ve değişmelidir. Gerginlikten geçinen, hukukla sorun yaşayan, ortak değerlerle ihtilaflı olan siyaset anlayışları artık çıkmaz sokaktır.”

    BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMALARI

    Bahçeli, hükümete başkanlık sistemi tartışmaları üzerinden yüklenerek, “Türkiye’de ortak akıl işletilememektedir. Bu yüzden iç ve dış politikada yaşanmadık rezillik kalmamışken hâlâ inatla sistem değişikliğine kafa yormak, yeni yeni ünvanların hayalini kurmak çok yanlış, çok marazidir. Demem odur ki, ülkemiz bu kadar ağır sorunlarla boğuşurken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık sevdası, fırsatçılık ve ganimet avcılığıdır. Türkiye sıcak savaş sınırlarında gezinirken Erdoğan’ın makam tutkusu hakikaten samimiyetsizlik ve sorumsuzluk örneğidir” diye konuştu.

    AK Parti’nin seçim beyannamesinde “Cumhurbaşkanı ile Başbakanın siyasal sistem içindeki yetki ve görev paylaşımının yeni bir düzenlemeyi zorunlu kıldığının” ifade edildiğini hatırlatan Bahçeli, şunları söyledi:

    “Yine bu çerçevede mevcut sistemin Cumhurbaşkanı ve Başbakanın farklı siyasi geleneklerden gelmeleri durumunda kriz üretme potansiyeli taşıdığı öne sürülmektedir. AKP seçim beyannamesinde, muhtemel yönetim sorunlarının başkanlık sistemi ile aşılacağı yazılmaktadır. Bu elbette AKP’nin kendi görüşü kendi sanal gündemidir. Cumhurbaşkanı ile Başbakanın yetki ve görev sahaları anayasanın amir hükümlerinde belirtilmiş, bu konuda flu, kafa karıştıran bir husus bırakılmamıştır. Erdoğan ve Davutoğlu anayasayı açıp okudukları takdirde her şeyi bütün açıklığıyla görüp öğrenebileceklerdir.”

    Türkiye’nin yeni bir sisteme değil düzgün, kapsayıcı, adil, dürüst, namuslu ve milli yönetime ihtiyacı olduğunu anlatan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunu kimse inkar edemeyecektir. Gördüğümüz kadarıyla Erdoğan’ın başkanlık talebi tedavisi olmayacak kadar kronikleşmiştir. Yani Erdoğan’ın başkan olursa Cumhuriyetin kuruluş, ilke ve esasları tek tek yıkılırsa her şey güllük gülistanlık olacak, birden bire Türkiye uçuşa geçecektir. Buna da ’yeni Türkiye’ denecektir. Propagandası yapılan budur. Alttan alta işlenen, servis edilen, medya ve devlet gücüyle kabullendirilmek istenen sistemin eskidiği, çözüm üretmediği, tıkandığı söylemleridir. Elbette bu iddia ve dolaşımdaki bahanelerin tutar ve kayda değer hiçbir yanı yoktur. Mesele Türkiye’yi değil Erdoğan’ın ikbal ve geleceğini güvenceye almaktır. Mesele sistemin reforma tabi tutulması değil Erdoğan’ın kişisel gayesinin tatmin ve doyurulmasıdır.”

    Başbakan Davutoğlu’nun zor durumda olduğunu anlatan Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Görev alanı daralmakta zaman zaman sistem yüklü, farklı yerlere çekilebilecek dolambaçlı sözlerle itirazını dillendirmeyi denemektedir. Fakat Erdoğan’ın baskı ve dayatması karşısında Davutoğlu’nun dirayet ve direnç göstermesi şu güne kadar pek mümkün olamamış, sonuç da doğurmamıştır.”

  • Zabıta, Yanlış Parkları Affetmiyor

    İzmit Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yasak yerlere park edilen araçları affetmiyor.

    Sık sık denetimlerde bulunan Zabıta ekipleri, yasak yerlere park eden araç sürücülerine para cezası keserken araçları da çekici yardımıyla bulundukları yerlerden çektiriyor. Sürücülerin kurallara uyması gerektiğini hazırlatan yetkililer, “Yaya kaldırımlarına, yaya geçiş yerlerine, bisiklet yollarına, itfaiye ve ambulansların giriş yerlerine araç park etmek kesinlikle yasaktır. Buna rağmen bazı kişiler yasak yerlere araçlarını park etmektedir. Zabıta olarak bizler de bu sürücüler hakkında yasal işlem yapmak zorunda kalıyoruz” dediler.

  • Göz Hastalıkları Uzmanı Yağız: “Göz Damlasının Yanlış Kullanımı Kör Ediyor”

    Uzmanlar, göz damlalarının yanlış kullanımı nedeniyle hastalarda körlüğe kadar giden sorunlar ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

    Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özgür Yağız, göz damlalarıyla ilgili çok önemli bir ayrıntıya dikkat çekti. Göz hastalıklarının hemen hemen hepsinde göz damlalarının kullanıldığını belirten Dr. Yağız, lens ve gözlük kullanan hastalarda göz damla tedavisinin uygulandığını söyledi.

    Hastaların damlatma işlemini yanlış uyguladığını ifade eden Özel Gözde İzmir Hastanesi doktorlarından Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özgür Yağız, “Göz damlası kullanan hastaların bazıları damlatma işlemini yanlış uyguluyor. Gözüne damlayı damlatıp hemen başını kaldırıyor. Bu sırada damlanın tümü göze etki etmiyor. Kafayı geriye atıp damlayı damlattıktan sonra göz yaşı kanallarının olduğu bölgeye parmaklarımızla basarak iki dakika bu şekilde beklemek gerekiyor. Bu şekilde damlatma yapıldığında, göz damlası tam olarak tedavi sağlayacaktır. Günde üç damla verdiğimiz göz tansiyonu hastalarından bazıları damlayı uygun damlatamadığı için, tansiyonları yüksek seyredip ameliyata (lazer) kadar gidebiliyorlar” diye konuştu.

    “GÖZ TANSİYONU SÜREKLİ YÜKSEK SEYREDERSE HASTAYI KÖR EDİYOR”

    Göz tansiyonu hastalarının damlayı aldığı sürece tansiyonunun çıkmayacağını vurgulayan Dr. Yağız, “Göz damlası hastalığı tedavi etmiyor sadece tansiyonu düzenliyor. Göz tansiyonu için ‘gözün sessiz katili’ denir. Göz tansiyonu sürekli yüksek seyrederse hastayı kör eder” dedi.

    Gözde yaklaşık 1 milyon 200 bin hücre olduğunu ve göz tansiyonunun her gün bu hücrelerin 15-20’sini öldürdüğüne dikkat çeken Yağız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hasta, sinirlerin yüzde 90’ı bozulduğunda bunun farkına varır. Göz muayenesinde hastanın göz tansiyonunun çok yükseldiği belirlenebilir. Aksi takdirde bu rahatsızlığın, hastaların fark edebileceği çok belirgin bir belirtisi yoktur.”