Etiket: yanıyorum

  • Yarışma sonunda ağzındaki narı yutmakta zorlanan yarışmacı “Yanıyorum” diyebildi

    Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde düzenlenen Gazipaşa Çekirdeksiz Nar Festivali renkli görüntüleri sahne oldu. Narı kabuğuyla yiyerek birinci olan yarışmacı, “Yanıyorum” diyebildi.

    İlçenin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün onayıyla, Atatürk’ün unvanı olan Gazipaşa ismini almasının 96. yıldönümünü, Gazipaşa Çekirdeksiz Nar Festivaliyle kutlanıyor. Bu yıl 9’uncusu düzenlenen festival, cuma günü kortej yürüyüşüyle başladı. Halk oyunları gösterilerinin ardından açılış konuşmasını yapan Gazipaşa Belediye Başkanı Adil Çelik, Atatürk’ün ilçeye 21 Ekim 1922 tarihinde ismini verdiğini ve bu yıl Gazipaşa ismini gururla taşıdıkları 96. yılı geride bıraktıklarını söyledi. Hasadı aynı döneme rastlayan ve sadece Gazipaşa’da yetişen, patentini aldıkları Gazipaşa çekirdeksiz narının da festivalini 9 yıldır düzenlediklerini belirten Çelik, tüm katılımcılara teşekkür etti. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından birbirinden renkli stantlar gezildi

    Festivalin ikinci gününde ise birbirinden eğlenceli yarışmalar düzenlendi. 3 dakika içerisinde nardan piramit yapma yarışması, en fazla nar suyu sıkma yarışması ve nar tanesini düşürmeden yeme yarışması büyük ilgi gördü. Nar tanesini düşürmeden yemek için yarışan yarışmacılar arasında, birinci olmak için narı kabuğuyla yiyenler oldu. Narı kabuğuyla yiyerek birinci olan Ali Kerem Kısaaslan, yarışma sonunda ağzındaki narı yutmakta zorlandı. Güçlükle konuşan Kısaaslan, “Yanıyorum” diyebildi.

    Festival kapsamında düzenlenen “Çekirdeksiz Nar” temalı 3. Uluslararası Gazipaşa Sanat Sempozyumunda hazırlanan resim ve heykeller festival alanında sergilendi. Sergi açılışının Gazipaşa Belediyesi sanatçılara ve vatandaşlara nar hoşafı ikram etti.

  • Sezgi Kırıt’ın annesi: “Ateşlerde yanıyorum ben”

    Antalya’da 9 yıl önce 16 yaşındaki Sezgi Kırıt’ın, cinsel istismar sonucu öldürülmesiyle ilgili istinaf mahkemesinde görülen davada, tutuksuz yargılanan 2 sanık ve başka suçtan tutuklu bulunan bir sanık için aynı karar verildi. Karara gözyaşları içinde tepki gösteren anne Hanife Kırıt, “Bu katiller dışarıda olduğu sürede ateşlerde yanıyorum ben. Benim içime biraz bile su dökmediler” dedi.

    Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi’nde görülen davada, başka bir suçtan tutuklu sanık Mehmet Mutlu, tutuksuz sanıklar Osman Küçük, Mehmet Mutlu Kurtlar, Emine Karpi ve taraf avukatları yer aldı.

    Duruşmaya müşteki avukatı Sibel Önder’in yanı sıra, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ve Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi avukatları müdahil oldu.

    “Tutuklansınlar”

    Son gelen adli tıp raporunun iddialarını doğruladığını işaret eden Sevgi Kırıt’ın avukatı Sibel Önder, “Mahkemenin tahliye kararı hatalıdır. Sanıklar hakkında uyuşturucu temininden de suç duyurusunda bulunulması gerekir. Sanıkların suçu sabittir. Tutuklanmalarına ve cezalandırılmalarına karar verilsin” dedi.

    “Toplumu suça teşvik ediyorsunuz”

    Sezgi Kırıt’ın ablası Sevgi Kırıt ise sanıkların bir önceki celsede serbest bırakılmasını eleştirdi. Mahkemeye heyetinin kararına tepki gösteren Sevgi Kırıt, “Yerel mahkemenin 7. celse inceleyip karar verdiği dosyada siz 2 celsede ne gördünüz de tahliye kararı aldınız. Adli Tıp raporunu dikkate almayacaksanız niye rapor istediniz. Toplumu suça teşvik ediyorsunuz, sonuna kadar gideceğiz” ifadelerini kullandı.

    Mahkeme heyeti, dosyanın aslının Adli Tıp Kurumundan dönüşünün beklenmesi ve sanıkların tutuksuz yargılanmasını kararlaştırarak duruşmayı eylül ayına erteledi.

    Aileden açıklama

    Duruşma sonunda, Bölge Adliye Mahkemesi önünde Sibel Önder, anne Hanife Kırıt, baba Hasan Kırıt basın açıklaması yaptı.

    Sibel Önder bir önceki duruşmada sanıklar hakkında tahliye kararı verildiğini aktararak, “İki sanık serbest ancak diğer sanık başka bir suçtan tutuklu olması sebebiyle bugün mahkemeye tutulu getirildi. Yapılan duruşmada daha önceden dosyanın adli tıpa gönderilmesi sebebiyle, dosya henüz adli tıptan gelmemiştir. Gelmemesinden dolayı duruşma eylül ayına bırakılmıştır” dedi.

    “Sezgi’nin son fotoğrafına bakılarak karar verilmelidir”

    Geçen celsede verilen kararları da hatırlatan Önder, “8. Ceza Dairesi sanıkların tahliyesi yönünde karar vermiş, savcının ve bizim itirazımızla üst mahkeme olarak 9. Ceza Dairesi tarafından tetkike alınmıştır. Tetkik devam ederken dosyanın fizikinin adli tıpta olması nedeniyle dosya üzerinden hiçbir inceleme yapılmamış, ellerindeki sadece bir duruşma tutanağından ibaret olan belgeden dolayı tahliye taleplerimizin reddi yönünde karar vermişlerdir. Biz tutuklama istedik mahkeme hala tahliye yönünde karar veriyor. Bu mahkemeye Sezgi’nin ailesinin görmesini istemediğim yüzünün son halinin fotoğrafını mahkemeye ibraz ettim. Eğer karar verilecekse Sezgi’nin son fotoğrafına bakılarak karar verilmelidir. Bu dosyanın içinde aranılan bir ölüm sebebiydi ve gelen uyuşturucu. Ancak uyuşturucunun içeriği bilinmiyor. Sezgi Kırıt’ın gırtlağındaki 2 santimetrelik hesabını adli tıp verememiştir, açıklama yapamamıştır” diye konuştu.

    “Adalet tecelli edecek”

    Sezgi Kırıt’ın bir evde cinsel saldırıya ve şiddete mağdur kalma sonucu kesici bir aletle hayatını kaybettiğini iddia eden Önder, “Sezgi Kırıt, kendi kendini mi parçaladı, 600 kilometre uzaktaki bir yere bıraktı. Davada eylülde gelecek dosya bekleniyor. Bir kereden bir şey olmaz zihniyetini güdenler varsa, bu dosyada bu emsal yürüyorsa, adalet ne şekilde yürürse yürüsün adalet tecelli edecek. Bu iş burada bitmez” dedi.

    “Kardeşimin hakkını yedirmeyeceğim”

    Sezgi Kırıt’ın ablası Sevgi Kırıt ise “Bu ülkede çocuklar için uygulanan kanunlar var. Sadece uygulamayan insanlar var. Bir mahkeme müebbet, diğeri tahliye veriyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de gideceğiz. Kardeşimin hakkını yedirmeyeceğim. Hakimlerin kararını kabul etmiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Ateşlerde yanıyorum”

    Kararı gözyaşlarıyla alan Sezgi Kırıt’ın annesi Hanife Kırıt, “Bu katiller dışarıda olduğu sürede ateşlerde yanıyorum ben. Sezgi’min yanına gidemiyorum. Böyle adalet mi olur. Dosya istiyorlar o zaman bekleselerdi. Neden beraat ettirdiler. Onların dışarıda olması bana eziyet. Benim içime biraz bile su dökmediler” diye konuştu.

    Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Kurucu Üyesi Pınar Hacıbektaşoğlu ise bu türlü davaların sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.

    Olay hakkında

    Antalya’da 2009 Ağustos ayında evden ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Sezgi Kırıt’ın cesedi, Isparta’nın Gönen ilçesi Koçtepe köyünde bulunmuş, biri kadın 3 kişi gözaltına alınmıştı. Daha önce Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve karara bağlanan davada, tutuklu sanıklar Osman Küçük ile Mehmet Mutlu Kurtlar’a ağırlaştırılmış ömür boyu ve 21’er yıl hapis, sanık Emine Karpi’ye ise 28 yıl hapis cezası verilmişti. Bu karara savcı ve sanık avukatları ’delil yetersizliği’ gerekçesiyle itiraz etmişti. Bölge Adliye Mahkemesi de geçtiğimiz ay görülen davada 3 sanığı tutuksuz yargılamak üzere serbest bırakmıştı.