Etiket: Yanıt

  • Isparta İl Milli Eğitim Müdürü Yılmaz’dan okul kapatılması iddialarına yanıt

    Isparta İl Milli Eğitim Müdürü Yılmaz’dan okul kapatılması iddialarına yanıt

    Isparta’da öğrenci ve velilerin okullarının kapatılacağı iddiaları üzerine okul önünde toplanmasıyla ilgili açıklama yapan İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yılmaz, Şehit Polis Akif Altay İlkokulu’nun kademeli olarak kapatılacağını, mevcut öğrencilerin eğitim öğretime devam edeceğini ancak yeni kayıt alınmayacağını açıkladı.

    Isparta’da Işıkkent Mahallesi’nde bulunan Şehit Polis Akif Altay İlkokulu’nun yeni eğitim öğretim yılında kapatılarak bitişiğinde bulunan Şehit Tevhit Akkan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne devredileceği iddiaları üzerine cuma günü öğrenci ve veliler okul önünde toplandı. Ellerindeki pankartlarla okulların kapatılmasını istemeyen öğrenci ve veliler, basın açıklaması yaparak, başka okullara gitmek istemediklerini belirttiler. Konuyla ilgili açıklama yapan Isparta İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yılmaz, Şehit Polis Akif Altay İlkokulu’nun kademeli olarak kapatılacağını ifade ederek, mevcut öğrencilerin mezun olana kadar aynı binada eğitim ve öğretime devam edeceklerini söyledi.

    “Pedagoji yönünden sıkıntılı bir durum”

    Mevcut binada ilkokul, ortaokul ve lise olmak üzere 3 okul bulunduğunu ifade eden Ömer Yılmaz, lise kısmına yeni eğitim öğretim yılında 5 sınıf açılması gerektiğine değindi. Şehit Tevhit Akkan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin bir proje okulu olduğunu belirten Yılmaz, “Şu anda bu okulumuzun tamamı doldu. Yeni bir sınıf açacak imkanımız yok. Arkadaşlarımızla toplantılar yaptık, senaryolar oluşturduk. Bunlardan bir tanesi proje okulunu taşımak ama bu imkansız çünkü proje okulu olarak almışız, belli kriterlerden geçmiş, öğrencimiz orada kalmalı. Ya ortaokulu taşıyacağız ya ilkokulu taşıyacağız, ya ilkokulu kapatacağız ya da ortaokulu kapatacağız. İmam hatip lisesi tercih edilen bir okul ve ortaokul ile yaş aralıkları birbirine yakın ancak lise ile ilkokul yaş olarak birbirine uzak. Bu durumu zaten önermiyoruz. Aynı binada hem lise hem de ilkokul olması pedagoji yönünden sıkıntılı bir durum” dedi.

    “Çocukları ellerinde pankartlarla görünce üzüldüm”

    Kimseyi mağdur etmeyecek şekilde okulun kademeli olarak kapatılacağını belirten İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yılmaz, “İlkokuldaki 1, 2, 3 ve 4’üncü sınıflarımız eğitim öğretime devam edecek fakat yeni öğrenci almayacağız. Bu yöntem lisenin yeni sınıflarına imkan tanıyor ve şu an oraya giden öğrencileri mağdur etmiyor. Ben okul önünde toplanan öğrenci ve velileri görünce üzüldüm. Çocukların ellerine ‘okulumu kapatmayın’ pankartı vermişler ama biz o çocukları okuldan almıyoruz. Başka bir okula da aktarmayacağız. O bölgeye başka bir ilkokul planlamamız da olacak. Mevcut öğrenciler okullarına devam edecek ama yeni öğrenci almayacağız. Bölgede 1 ile 1.6 kilometre arasında 3 ilkokulumuz var. Bu bölgedeki öğrencilerimizi yeni kayıt için o okullara yönlendireceğiz” ifadelerini kullandı.

    Yılmaz, şehit polis Akif Altay’ın isminin de yeni yapılacak bir okulda yaşatılmaya devam edeceğini bildirdi.

  • İyi Parti Eski Erzurum İl Başkanı Dumlu’dan Cinisli’nin iddialarına yanıt

    İyi Parti Eski Erzurum İl Başkanı Dumlu’dan Cinisli’nin iddialarına yanıt

    İyi Parti Eski Erzurum İl Başkanı İbrahim Dumlu, İyi Parti Erzurum Milletvekili Naci Cinisli’nin iddialarına yayımladığı bir mesajla yanıt verdi.

    Dumlu yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:

    “İyi Parti Erzurum İl Başkanlığı görevine getirilerek, ’Kurucu İl Başkanı’ sıfatıyla il genelindeki teşkilatlanma çalışmalarını büyük bir özveri ve hem de hiçbir aksaklığa mahal vermeyecek bir biçimde yürüttüm. Aynı hassasiyet ve titizlikle sürdürdüğümüz seçim çalışmaları sonucunda Erzurum’da elde ettiğimiz başarı, parti genel merkezi ve bizzat genel başkan tarafından da çeşitli platformlarda dile getirildi, defalarca övgüye değer görüldü. Ancak 31 Mart seçimleri öncesinde İyi Parti’nin yaşadığı eksen kayması, ülkenin yeni demokratik kazanımlar elde etmesi umuduyla bu parti çatısı altında siyaset yapmaya karar vermiş olan birçoğu gibi bizleri de hayal kırıklığına uğrattı. Öyle ki; milliyetçi ve muhafazakar bir siyaset anlayışına sahip olan bizler için, terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı olduğu herkesçe bilinen bir partiyle aynı istikamette yürümek; takdir edilmelidir ki, kesinlikle kabul edilemez bir durumdu. Nitekim yaptığımız istişareler sonucunda bu partiyle yollarımızı ayırmaya karar verdiğimizi Erzurum kamuoyuna duyurduk, İl Başkanlığı görevimizden ve parti üyeliğinden istifa ettik. Kısaca hatırlatmak gerekirse; bizi istifaya sürükleyen sebep çok açıktı. İyi Parti, CHP’nin adayı olan Ekrem İmamoğlu’nu destekleme kararı almış ve yine CHP bu süreçte HDP ile sıkı bir temas haline girmişti. Tek başına bu gerekçe bile bizim o partide siyasete nokta koymamız için yeterli bir sebepti. Ancak gelin görün ki; aynı zamanda bir durum tespiti olan istifamıza en manidar, en üzüntü verici ve en anlaşılamaz tepki, İyi Parti Erzurum Milletvekili Naci Cinisli’den geldi. Milletvekili Cinisli, istifamızın hemen ardından düzenlediği basın toplantısında; başından sonuna kadar haklı olduğumuz istifa gerekçemizi değerlendiremeyeceğinden olsa gerek; hedef saptırmayı, şahsımızı zan ve töhmet altında bırakmayı ve itibarımızı gölgelemeye çalışmayı tercih etmiştir. Şöyle ki; partinin mali kayıtlarını ima ve işaret ederek, şahsımıza bizzat yolsuzluk suçlamasında bulunmuş; ’aldığının, verdiğinin ve sattığının hesabını vermeden kurtulamayacaksın’ şeklinde kurduğu tehditvari cümlelerle de, itibarımıza resmen kastetmiştir. Bir hususun bilinmesinde özellikle fayda vardır. O da; istifamızın hemen ardından partinin mali kayıtlarının bir an önce incelenmesi yönündeki yoğun taleplerimiz ve birbiri ardına yaptığımız başvurularımızdır. Ancak ne yazık ki, bizim dönemimize ait kayıtlar ve defterler, istifamızdan aylar sonra ve üstelik bizim baskılarımız sonucunda ancak teslim alınabilmiş ve yapılan incelemenin sonuçları da, yine tutanakla kayıt altına alınmıştır. Söz konusu kayıtlar incelendiğinde rahatlıkla görülecektir ki; şahsımıza ima ve isnat edilen yolsuzluk iddiaları başlı başına bir iftiradan ibarettir. Zira parti hesaplarında yapılan inceleme sonucunda, İbrahim Dumlu olarak sadece şahsımızın parti için hatırı sayılır bir harcamanın yapıldığı tespit edilmiş ve bu durum belgelerle kayıt altına da alınmıştır. Kaldı ki, hakikatin bu olduğunu başından beri bilen Naci Cinisli’nin, istifamız söz konusu olunca bu gerçekleri görmezden gelmiş ve şahsımızı iftiraların hedefine oturtmuş olması ise, ayrıca üzüntü vericidir. Bununla birlikte bizi partinin doğal gaz aboneliğini iptal ettirmekle suçlayan Cinisli, tıpkı internet ve telefon gibi doğal gaz aboneliğinin de parti adına değil, tam tersine İbrahim Dumlu adına yapıldığını bildiği ve de tüm masraflarının yine İbrahim Dumlu tarafından karşılandığından haberdar olduğu halde her nedense bu hakikate de sırt çevirmeyi tercih etmiştir. Üstelik söz konusu partiyle ilişiğini kesmiş olan şahsımızın, doğal gaz aboneliğini iptal ettirmiş olması tabii bir durum olup, bunun altında bile kasıt arayan Cinisli’ye, partinin telefon ve internet aboneliklerinin halen daha şahsımıza ait olduğunu ve faturalarını da yine şahsımızın ödemeye devam ettiğini özellikle hatırlatmak isteriz. Hal böyle iken; Naci Cinisli’nin, vermeden kurtulamayacağımızı ifade ettiği hesabın ne olduğunu açıkçası biz de çok merak ediyoruz. Bilinmelidir ki, ortada verilmesi gereken bir hesap varsa, o da, ancak ve ancak Naci Cinisli’nin bu saatten sonra yargıya vereceği hesaptır.”

  • BB Erzurumspor’dan Kanstrup’un iddialarına yanıt

    BB Erzurumspor’dan Kanstrup’un iddialarına yanıt

    TFF 1. Lig ekiplerinden Büyükşehir Belediye Erzurumspor sezon başında takımdan ayrılan ve “Takımdan ayrılmam için Başkan Hüseyin Üneş çocuğumla beni tehdit etti” iddiasında bulunan stoper Kanstrup hakkında bir mesaj yayımladı.

    Sezon başında Norveç’in Valerenga kulübüne transfer olan Pierre Kanstrup Norveç basına, mavi-beyazlı kulübün Süper Lig’den düşmesi üzerine kabus gibi günler yaşadığını bildirmişti. Bir yıl daha sözleşmesi olmasına rağmen üste 100 bin Euro vererek takımdan gönderilmek istendiğini aktaran Kanstrup, “Başkan son toplantıda, ‘Kreşteki oğlunun güvenliğini garanti edemem’ deyince ayrılmak zorunda olduğumu anladım” açıklamasında bulunmuştu.

    Büyükşehir Belediye Erzurumspor’un geçen sezon Süper Lig’de oynarken 6 ay süreyle formasını giyen Danimarkalı stoperi Pierre Kanstrup, Başkan Hüseyin Üneş’in kendisini tehdit etmesinden sonra kulüpten ayrıldığını ileri sürdü.

    Bunun üzerine BB Erzurumspor’un sosyal medya hesaplarından bir açıklama yayımladı. Mavi- beyazlı ekip açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Sezon başında sözleşmemizi karşılıklı anlaşarak feshettiğimiz eski oyuncumuz Danimarkalı Pierre Kanstrup’un bugün basına düşen açıklamalarını hayretle okuduk. Şehrimize adım attığı andan itibaren diğer yerli ve yabancı oyuncularımıza sağladığımız imkanlar gibi Pierre Kanstrup’a da evini, arabasını, çocuğunun kreşine kadar her türlü imkanı sağlayarak Erzurum’un misafirperverliğini en iyi şekilde kendisine ve ailesine gösterdik. Süre aldığı maçlarda takımımız için elinden geleni yapan oyuncunun takımımızdan alacaklarını zamanında ve eksiksiz yatırdık. Takımdan resmi olarak ayrıldıktan sonra kendisinin talebiyle bir süre daha kulübümüzün tahsis ettiği evde kalmış ve yine tahsis edilen araba oyuncuda kalmış, kulüp binası ve antrenman sahaları şehirden ayrılana kadar oyuncunun kullanımına açık tutulmuştur. Sezon başında alt ligde yabancı sınırı olduğunu, Erzurumspor’umuzun menfaatleri doğrultusunda teknik heyetle yaptığımız görüşmelerle kendisinin kadroda bulunma ihtimalinin düşük olduğunu ifade ettik, karşılıklı anlaşarak sözleşmemizi feshettik ve alacaklarının tamamını da ödedik. Yaklaşık bir ay önce başka bir takımla anlaşarak Erzurum’dan ayrılan oyuncunun kulüp başkanımız, yöneticilerimiz, kulüp personelimiz, teknik heyet ve oyuncularımızla sıcak bir ortamda gerçekleşen vedalaşmasının ardından üstelik bu kadar zaman geçtikten sonra ortaya attığı bu haksız ve mesnetsiz iddiaları kınıyoruz. Kanstrup, Erzurum’dan ayrılmanın burukluğuyla, yeniden Türkiye’ye gelmek ümidiyle, aile gibi hassas bir konuyu seçerek ülke gündemine gelmeyi planlamış, atmış olduğu iftirayla kulübümüze, şehrimize ve ülkemize zarar vermeye çalışmıştır. Erzurum gibi futbolu seven bir şehri, Erzurum kadar misafirperver bir kenti, kadrosunda bulunan her oyuncuya aynı ilgiyi ve özveriyi gösteren kulübümüzü, çocuklara olan sevgisiyle bilinen başkanımızı bu tür haksız ithamlarla lekelemeye kimsenin hakkı yok. Büyük Erzurumspor taraftarı başta olmak üzere futbolseverler ve kamuoyuna saygılarımızla”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İzmir” mesajına AK Parti İl Başkanı’ndan net yanıt

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel seçimlere yönelik, “Bugün İzmir’i çok kararlı görüyorum. İzmir iyi başladı, Allah’ın izniyle bu işi bitirecek, bunu görüyoruz” açıklamalarını AK Parti İl Başkanı Aydın Şengül, İzmir’den değerlendirdi.

    Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Olağan Genel Kurulu’ndan konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimlere ilişkin de açıklamalarda bulundu. Özellikle İzmir’e ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, “Bugün İzmir’i çok kararlı görüyorum. İzmir iyi başladı, Allah’ın izniyle bu işi bitirecek, bunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Cumhurbaşkanımızın güvenini boşa çıkarmayacağız”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarını değerlendiren AK Parti İzmir İl Başkanı Aydın Şengül, “Cumhurbaşkanımızın İzmir’e olan güvenini boşa çıkarmayacağız. Yüreğimizi ortaya koyacağız. AK Parti’nin İzmir’de boynunu eğdirmeyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi İzmir kararlı, artık belli ideolojik şeylerle, ideolojik yalanlarla zaman kaybetmek istemiyor. İzmir sorunların çözülmesini ve hak ettiği yere gelmek istiyor. Bunun da AK Parti yerel yönetim iktidarı ile sağlayacağına inanıyor. Bizler de İzmir’in bu inancını boşa çıkarmamak için var gücümüzle çalışıyoruz” diye konuştu.

  • Kocaoğlu’ndan “Kararınızdan bir dönüş olabilir mi?” sorusuna net yanıt

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 31 Mart seçimlerinde aday olmama kararını gözden geçirmesi yönündeki daveti net bir şekilde yanıtlayarak, “Bu karar 2014’te alındı. Binali Bey’in aday olması ve pompalanmasından dolayı, siyasette iddia ve tahrik önemli bir unsurdur. ‘Şöyle adam, böyle adam, seçim kaybetmedi’ dediler, biz de girdik. O zamanki kararımızı 5 yıl ertelemiş olduk. Çok büyük bir anormallik olmazsa şimdi kararımız kesindir. Benim adaylık için geriye dönüşüm diye bir şey söz konusu değil. Türkiye için, İzmir için ’yak kendini’ derlerse yakarım. O noktaya da inşallah gelmeyiz” dedi.

    İzmir’de, 2004 yılından bugüne kente yaptığı hizmetler nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu için teşekkür toplantısı düzenledi. Kalabalık bir davetli topluluğuna seslenen Başkan Kocaoğlu, İzmir Modeli olarak anılan özgün yönetim şeklini ve kentin kalkınmasına katkı sağlayan çalışmalarını anlattı.

    15 sene belediye başkanlığının ardından yeniden aday olmama kararını açıklamasıyla birlikte katıldığı tüm toplantılarda İzmir Modeli’ni anlatmasının istendiğini belirten Başkan Aziz Kocaoğlu, “Gezgin vaiz gibi olduk. Eskiden Ramazan’da gezgin vaizler köy köy dolaşır anlatırlardı. Biz de şimdi öyle bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz” dedi.

    Geçmiş yıllarda İzmir’e dışarıdan bakanların, “Siz kimliğinizi bulamamışsınız, bu kadar sektörle uğraşılmaz” şeklinde eleştiriler yönelttiğini vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, “Özellikle İstanbul ayağı ve devlet bürokrasisi. Bu kent kasaba değil. Bu kent Türkiye’nin en çok üreten kenti. Her sektörde büyümek zorundadır; çünkü her sektörde birikimi, tarihi ve yatırımı vardır. İzmir’e böyle bakmak gerekir. Aradan 15 yıl geçse de bu bakış açısını yeni yeni törpüleyebildik” şeklinde konuştu.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, katılımcı demokrasiye ilişkin görüşlerini ise şu sözlerle ifade etti:

    “Gerçekten katılımcı yerel yönetimi, demokrasiyi, bizim yöneticilerimiz uygulayabiliyorlar mı? O uygulama olgunluğu, becerisi bizim yöneticilerimizde var mı? Ama ideal yöntem bugün budur. Paylaşmak. Seçim arifesinde ’at babam at’ diyerek işler gidiyor. Bu belediyenin parası var mı? Kaynak nereden geliyor? Şunu yapacağım diye atarsın, sonra hepsi havada kalır. Yapamayacağınız şeye söz verdiğiniz için baştan maçı kaybeder güveni zedelersiniz. Hiçbir şey de yapamazsınız. Çalışabilmeniz için güven tesis etmeniz birinci koşuldur. Parayı da bulmanız gerekir. Bizim ilk 3 senemiz finans gücümüzü arttırmakla geçmiştir. Başka türlü hiçbir şey yapamazdık. Hazır burada limanımız var. Tarama yapılacak. İzmir, liman faaliyetinin artmasıyla maksimum iki senelik parayla maliyeti karşılayacak durumda. Onu bile yapamadık. İzmir ekonomisi büyüyecek, İzmir tarımı büyüyecek. Tarım dünyanın en kritik sektörü oldu. Hapla beslenme noktasına gelmediysek üretmek zorundayız. Siz bu coğrafyada Avrupa’yı besleyemeyecek düzeye geldiyseniz ekonomiyi yönetemiyorsunuz.”

    “Çok büyük bir anormallik olmazsa şimdi kararımız kesindir”

    Kocaoğlu, konuşmasının ardından soruları da yanıtladı. Başkan Kocaoğlu, “Aday olmama kararınızdan bir dönüş olabilir mi?” şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:

    “Bu karar 2014’te alındı. ’Ben bu işi biliyorum, ölene kadar yapacağım’ diye bir şey yok. Bir arkadaş gelecek bayrağı yukarı taşıyacak. Binali Bey’in aday olması ve pompalanmasından dolayı, siyasette iddia ve tahrik önemli bir unsurdur. ‘Şöyle adam, böyle adam, seçim kaybetmedi’ dediler, biz de girdik. O zamanki kararımızı 5 yıl ertelemiş olduk. Çok büyük bir anormallik olmazsa şimdi kararımız kesindir. Bir olayın getirisini, götürüsünü, faydasını, zararını teraziye koymaya şartlanmış bir adamım. Benim geriye dönüşüm diye bir şey söz konusu değil. Türkiye için, İzmir için ’yak kendini’ derlerse de kendimi yakarım. O noktaya da inşallah gelmez. İyi bir arkadaş gelir, biz de gider işimize, bakar torun severiz. Bırakmayanlara saygı duyuyorum; ama ben böyle düşünüyorum. Belediye başkanlığı yıpratıcıdır. İcra makamıyız. Taze kana ihtiyaç var.”