Etiket: Yanı

  • İstanbul’un yanı başındaki Kartepe’ye mevsimin ilk karı yağdı

    İstanbul’un yanı başındaki Kartepe’ye mevsimin ilk karı yağdı

    İstanbul’a yakınlığı ile bilinen Kocaeli’nin Kartepe ilçesinin yüksek kesimleri beyaza büründü.

    Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde kış mevsiminde kayak tutkunlarının akınına uğrayan Samanlı Dağları’na mevsimin ilk karı yağdı. İstanbul’a yakınlığı ile bilinen Kartepe’de akşam saatlerinde etkili olmaya başlayan kar yağışı yüksek kesimlerde devam ediyor. Yağan kar ile birlikte bölge beyaza büründü.

  • Travertenler, görsel güzelliğinin yanı sıra suyunun şifalı olduğuna inanlar tarafından ilgi görüyor

    Travertenler, görsel güzelliğinin yanı sıra suyunun şifalı olduğuna inanlar tarafından ilgi görüyor

    Erzurum’un Oltu ilçesine bağlı Aşağı Kumlu Mahallesi’ndeki travertenler, görsel güzelliğinin yanı sıra suyunun şifalı olduğuna inanlar tarafından ilgi görüyor.

    Pamukkale’yi andıran görüntüsüyle dikkat çeken travertenlerdeki suyun, egzama ve mantara iyi geldiğine inanlar da sık sık bölgeyi ziyaret ediyor.

    Dr. İbrahim Hakkı Ekinci, “Yöremiz volkanik bir bölgedir. Burada yaygın faylar var bu faylardan mineralli sular çıkmaktadır. Bu sular bu bölgede şifa olarak kullanılıyor. İçenler böbrekler iyi geldiğini egzama hastalığına iyi geldiği yöre halkı tarafından söylenmekte. İçimi de gayet güzel, fakat suyun genel analizini yaptırarak bilgilendirilmesi lazım” dedi.

    Aşağı Kumlu Mahallesi sakinlerinden Yaşar Gösel ise, “Yazın buraya geliyoruz. Köyümüzün sınırları içerisinde güzel bir yer. Su sodayı andırıyor tuzlu acımsı bir su. Muhtemelen böbrek hastalıklarına idrar yollarına cilt hastalıklarına da iyi geliyor. Zaman zaman dışarıdan gelen arkadaşlarımızı getirip burayı gezdiriyoruz. Diğer vatandaşlarımızın da gelip görmelerinde fayda var. Buyursunlar gelsinler kendilerini buralara getirir gezdiririz ağırlarız” dedi.

  • TESK Genel Başkanı Palandöken: “Esnafa verilen kredilerin yanı sıra borç ertelemelerinin de faizsiz ötelenmesi gerekiyor”

    TESK Genel Başkanı Palandöken: “Esnafa verilen kredilerin yanı sıra borç ertelemelerinin de faizsiz ötelenmesi gerekiyor”

    Pandemi nedeniyle borçların ertelenmesinin esnafa tam çare olmadığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Esnafımızın derdine tam çare olması için verilen kredilerin yanı sıra borç ertelemelerinin de faizsiz ötelenmesi gerekiyor” dedi.

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Covid-19 pandemisi sürecinden esnafın olumsuz etkilendiğini belirtti. Palandöken, esnaf ve sanatkarların bu süreçte çektikleri kredilerin ve borçlanmaların faizsiz bir şekilde ötelenmesi gerektiğini söyledi. Esnafın birçok kalemde olan borçlarının faizsiz olarak ertelenmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, “Pandemide en çok olumsuz etkilenen esnafımızın Temmuz ve Eylül ayı arasında ödenemeyen borçlarının ertelenmesi çok sevindirici oldu. Fakat düşük de olsa yine faiz olduğu için borç daha yüksek bir borç ile esnafın karşısında duruyor. Pandeminin yeniden artışa geçtiği son dönemde tam anlamıyla verimli bir destek için esnafımızın kredi başta olmak üzere vergi, sigorta, kira ve faturaları yıls onuna kadar ve faizsiz olarak ertelenmeli. Esnafımızın derdine tam çare olması için verilen kredilerin yanı sıra borç ertelemelerinin de faizsiz ötelenmesi gerekiyor” diye konuştu.

    “Karşılıksız destek kaçınılmaz oldu”

    Son dönemde yeniden Covid-19 pandemisinde artışların görülmesinin esnaf ve sanatkarı olumsuz etkileyemeye devam ettiğini ve esnafın sıkıntılarının giderilmesinin artık kaçınılmaz olduğunu belirten Palandöken, “Eski canlı günlere geri dönülmesi ve piyasaların hareketlenmesi için faizsiz ertelemenin yanı sıra aylardır kapalı olan bazı meslekler de karşılıksız maddi olarak desteklenmelidir. Aylardır kapalı olan kantinciler, nargileciler, kontak açamayan servisçiler, eğlence mekanları 1 Haziran itibariyle açılmalarına rağmen kahvehane ve kıraathaneler oyun yasağı kalkmadığı için müşteri bulamıyor. Açık olsalar da yasaklar sebebiyle müşterilerini kaybeden, kapalı olduğu için hiçbir iş yapamadıkları için sıkıntıları her geçen gün artan evlerine ekmek götüremeyen esnafımıza karşılıksız maddi yardımda bulunulması artık kaçınılmaz. Çünkü işini açamayan açsa da yasaklar nedeniyle müşteri gelmeyen ve evine ekmek götüremeyen esnafımızın bu desteğe çok ihtiyacı var” şeklinde konuştu.

  • Fatih Terim: “Kayrılmaktan gayrı, bir de sokak kabadayısı lafı var. Hani yeniden centilmenlikten bahsediyordu suyun öte yanı?” (2)

    UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu’nda temsilcimiz Galatasaray bugün Schalke 04 ile oynadığı maçtan 2-0 mağlup ayrıldı. Karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Teknik Direktör Fatih Terim önemli açıklamalarda bulundu.

    Basın toplantısına Schalke 04 ile oynadıkları maçı değerlendirerek başlayan Fatih Terim ’’Oyuna böyle başlamak büyük bir talihsizlik tabi ki. Bir sıfır mağlup başladık hiç alakası yokken bir gol yedik. Birkaç dakika bunun şokundan sonra oyunda dengeyi sağladık. Açıkcası ilk yarıda da 5-6 gol girişimimiz var. Bunların bir iki tanesi de pozisyon. Beraberliği yakalayamadık.’’ dedi.

    Maçta istekli ve arzulu oynadıklarını söyleyen Terim, buna rağmen skoru değiştiremediklerini belirtti. Fatih Terim ’’Yediğimiz basitlikteki golü yiyoruz ama gole çeviremiyoruz. Porto’da 10-12 pozisyon var bunlardan daha kolay onları da atamadık maalesef. Golden sonra Schalke oyunun hakimi oldu, biz de oyunu bıraktık. Schalke’yi tebrik ediyorum, bizden daha iyi oynadılar ve kazandılar.’’ şeklinde konuştu.

    Fenerbahçe maçı sonrası çıkan olaylara değinen Fatih Terim ’’Belki sportif olarak birçok şeyle boğuşuyoruz, çözüm bulmaya çalışıyoruz. Ancak derbiden sonra iğneyi kendimize batırırken, çuvaldızı batıracağımız dış meseleler var. Cuma günü derbide tek bir pozisyon veya kişi üzerinden sorun çıkarmaya çalışmak çok doğru bir şey değil. İkinci yarı 2-0 önde devam ederken, bir takımın temposunu düşüren, aldığı veya almadığı veya yanlış aldığı kararlarla önce oyunu sabote edip, sonra tribünleri ve bizleri çileden çıkaran bir saha yönetimi vardı. Yetmedi, maçın başından beri, susmayan ve durmayan rakip takım yedek kulübesi de var. Bazen tribünden seyretmekle, televizyon başından seyretmek insanları yanıltabilir. Çok büyük farklılıklar olduğunu görebilirsiniz.’’ şeklinde konuştu.

    Çıkan olayları tasvip etmediğini söyleyen Terim’’ Ancak olayların o boyuta gelmesine sebep olanların da değerlendirme sürecine tabii olması gerektiğini düşünüyorum. Elinizi vicdanınıza koyun. Bu olaylar kimin işine yaradı, bir bakın isterseniz. Kimin gündemini değiştirdi? Bugün mesele Fatih Terim, takım veya kişiler değil. Meseleye Galatasaray’a sahip çıkmak olarak bakılmalı. Görüş ayrılıklarını bırakmalı, birlikte hareket etmeli Galatasaray. Galatasaray ile Fatih Terim’in yan yana olmasından rahatsız olanlar var. Büyük resme baktığımızda, kenetlendikçe, emeğini, haklılığını aramaktan çekinmeyen bir kitle ortaya çıkıyor. Dünya üzerinde çok az böyle oluşum vardır.” dedi.

    Eksik oyuncularının olmasına rağmen rakiplerinin önünde olduklarını söyleyen Fatih Terim ”Şampiyonlar Ligi’ndeyiz, olmazsa UEFA’dayız. İyi gitmeyen şeye de bir bakalım. Hedef saptırma gibi bir niyetim hiçbir zaman olmadı. Melo’ya küfreden bu hakem değil mi? Böyle düşünenlerin lütfen niyetini sorgulayan, amacını sorgulayın, beni değil ayıptır. Bu maçın bu hale gelmesinde sen sebepsin. Olayı çok yadırgadım.” şeklinde konuştu.

    Hakem Fırat Aydınus ile ilgili ”Kendisinin doğru maç yönettiğine inansa, çağırır iki oyuncuyu sarı kartı gösterir, ondan sonra maçı bitirir. Ayrıca ben kimseyi tehdit etmedim ’bütün provokeyi sen yaptın’ dedim. Eğer yüksek sesle ve biraz abarttıysam bundan da rahatsızlık duyarım ama söyledim mi ’evet’ ben saklamıyorum.” dedi.

    Hasan Şaş’ın davranışını onaylamadığını söyleyen Terim ’’Kesinlikle davranışını onaylamayalım. Ancak Hasan, kimsenin cezalandırmasını beklemeden, kendisini cezalandıran bir teknik adam ve karaktere sahip. Özeleştirisini de yapar. Yaptığının yakışmadığını ve zarar verdiğini de biliyor. Ancak bana göre Galatasaray’a verdiği yarar, zarardan daha fazladır. Eğer onunla ilgili bir konu varsa, ona da biz karar veririz. Onun için yararının daha fazla olduğunu da ısrarla belirtmeliyim. Tükürme falan diyorlar, ben kimseye tükürmedim, insan beddua ederken ne yaparsa onu yaptım.” ifade etti.

    Önemli açıklamalarda bulunan Terim ’’Ceza ne olur ne olmaz henüz bilmiyoruz ancak sahaya 11 kişi çıkacağız. Sadece işlerini yapmak için çıkmayacak bu 11, ceza alan belli değil ama alması muhtemel herkes için oynaması gerekiyor. Vefat eden taraftar, maç esnasında, devre arasında ve genellikle maç sonunda olanlar bana aktarılır. Flash’da haberim yoktu, sonra söylediler. Basın toplantısında da ilk söylediğim söz, bu evladımız için çok üzüldüğümü, vefatından duyduğum üzüntüyü ve rahmet diledim. Ancak ben bu konudan malzeme çıkarıp kin ve nefretle bana veya taraftarlarımıza kelam edilmesini, bu vefatı ahlaksızca gündem değiştirmeye yönelik kullananları kınıyorum.’’ dedi.

    Fatih Terim ’’Bakın arkadaşlar her şeyi çabuk unutuyoruz. Bir gecede Play-Off çıktı ortaya. Hatırlarsınız çok uzak değil. Son maçta iki tane Galatasaraylı öldü. Play-Off olmasaydı ölmeyecekti. Kimseyi suçladık mı biz ya? Kim ister bu ülkede daha 1990’lı yıllarda hiç bir canın yerini, hiç bir başarı, hiç bir galibiyet, hiç bir zafer tutamaz diyen ilk insanlardan biriyim ben. Nasıl üzülmem? Nasıl başka bir şey onun yerine koyarım da bunlardan medet umanlar olur mu öyle şey.’’ dedi.

    Bir konu daha var söylemem gereken. Taraftarlarımız ne zaman bir koreografi yapsa veya ben ne zaman Galatasaray için sesimi yükseltsem, bu ve benzeri şeyler söyleniyor maalesef bana.

    Bu camianın hakkının yenmemesi için elimden geleni yaptığını söyleyen Terim ’’Benim tek söyleyeceğim ortak hayallerimiz için yapacağımız daha çok iş olduğu yönünde.’’ dedi.

    Terim, “Kayrılmaktan gayrı, bir de sokak kabadayısı lafı var. Hani yeniden centilmenlikten bahsediyordu suyun öte yanı? Üste çıkmak için, had aşmak ve sokak kabadayısı gibi ifadeler kullanmak, bizim sandığımız Ali Koç vizyonuna yakışmıyor. Umarım yanılmıyorumdur. “dedi.

  • Başkentin yanı başında çekmeyen telefon, köy sakinlerini isyan ettirdi

    Ankara’nın Bala ilçesine bağlı mahalle statüsündeki köyde telefon şebeke vericilerinin iyi çekmemesi nedeniyle Enise Cihaner askerdeki oğluyla hafta içi telefonda görüşemezken köy sakinleri ise cep telefonu görüşmelerini tepe ve çatılara çıkarak gerçekleştirebiliyor.

    Bala merkezine yaklaşık 22 kilometre uzaklıktaki Aşağı Hacı Bekir Mahallesi’nin tümü mobil telefon hizmetlerinden faydalanamazken vatandaşlar telefon görüşmesi için köy çevresindeki tepe ve çatılara çıkmak zorunda kalıyor. Mahallede GSM şebekelerinin iyi çekmemesi köy sakinlerini adeta çileden çıkarıyor. Sevdikleriyle diledikleri gibi görüşemeyen vatandaşlar, köylerine bir şebeke alıcısı kurulmasını istiyor. Bölgede yaklaşık 100 konut bulunurken, vatandaşlar yetkililerden acil çözüm bekliyor.

    Köy sakinlerinden anne Enise Cihaner, Kocaeli’nde vatani görevi yapan oğlu Haydar Cihaner ile hafta içi telefonla görüşme gerçekleştiremediğini söyledi. Anne Cihaner, “GSM şebekelerinin çekmemesinden dolayı tepelere çıkarak görüşme yapıyoruz. Kayınvalidem askerdeki torunu ile görüşmek istiyor ama görüşemiyor. Şebekenin çekmemesinden dolayı çok sıkıntı çekiyoruz. Askerdeki oğlum ile görüşebilmek için dolayı eve internet bağlattım ama o da zor oluyor her zaman ona ulaşamıyoruz. Hafta sonu çarşıya çıktığı zaman internet üzerinden görüşme yapıyoruz. Akrabalarımız dostlarımız ile telefon ile görüşemiyoruz. Hangi telefon olursa olsun çekmiyor. Hafta içi oğlum ile görüşemiyorum çok özlüyorum. Hafta sonunu dört gözle beklediklerini” ifade etti.

    Çobanların aileleri ile iletişimleri tamamen kesiliyor

    Hatice Cihaner ise ailelerin, çobanlık yapan yakınlarıyla iletişime geçemediklerini aktardı. Cihaner, “Bu köyde yaşayan köy sakinleri telefonlarının çekmediğinden şikayetçi. Bu çok önemli bir sorun. Bu köyün geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. Bu köyde 12 yakın sürü var. Çobanlar, yazın otlaklarda kalmak zorunda kalıyor. Çobanların aileleri ile iletişimleri tamamen kesiliyor. Acil bir şey olduğunda mesela kurt saldırıları olabiliyor, erzakları bitebiliyor. Bu yüzden çok zor durumda kalıyorlar. Burası Ankara’nın Bala İlçesi’ne bağlı bir mahalle yani başkenttin bir mahallesi bu durumda mı olma. Akrabalarına ölüm olduğunda haber veremiyorlar” dedi.

    GSM operatörlerine defalarca müracaat etmelerine rağmen çözüm alamayan Aşağı Hacı Bekir Mahallesi muhtarı Cemal Bektaş, şöyle devam etti:

    GSM şebekelerinin çekmemesinden dolayı sıkıntının en büyüğünü ben yaşıyorum. Gerek resmi dairelerden gerekse vatandaşlar bana ulaşmak istiyor. Sürekli olarak yüksek bir yerde durmam gerekiyor. Bunu da yapıyorum. Bu sorunun çözülmesi için köy sakinleri baskı yapıyor. Muhtar olarak bu soruna çözüm bulamamanın ezikliğini yaşıyorum. Psikolojik olarak etkileniyorum. GSM operatörlerine defalarca müracaat ettim. Somut bir cevap alamadım. Şu anda çok mağduruz.”

    Köy sakinleri olarak en çok hediye bizim almamız lazım

    GSM operatörlerinin şebekelerin çekmemesi durumunda hediye kampanyasına atıfta bulunan muhtar Bektaş, “Köylüler yaz ayında tepelere çıkıp görüşme yapmaya gidebiliyor. Kış ayında ne yapacağız. Bizlerin haberleşme özgürlüğü yok mu? Bu devir millet uzaya çıkıyor. Biz ise, Bala merkeze 22 kilometre uzaklıktayız telefon görüşmesi yapamıyoruz. GSM operatörleri reklamlarda çekmezse hediye vereceklerini söylüyorlar. O zaman en çok hediye bizim almamız lazım. Gelsin kendileri de görsün. En çok hediyeyi biz hakkettiklerini” diye konuştu.

    Köylerine Baz istasyonun kurulmasını isteyen Mikhail Cihaner, “5 yıldır telefonum çekmiyor. İnternete girmek gerektiği zaman tepe bulmam lazım. Oraya çıktığımda da zorla girebiliyorum. İhtiyaçlarımı gidermek için tepe arıyorum. Hayvancılık işiyle ilgilendiğim için bazı yerlerde hayvan otlatıyorum. Oralarda ailem ve arkadaşlarım ile irtibata geçemiyorum. İllaki yüksek bir yere çıkmam gerekiyor. Buraya Baz istasyonu kurulmasını istiyoruz. Yaz ayında telefon görüşme ihtiyaçlarımızı zorda olsa gideriyoruz. Önümüzde kış ayı var o zaman ne yapacağız” ifadelerini kullandı.

    Çevremdeki kişilere arıyor bana ulaşana kadar gün bitiyor

    Köy sakinlerinden Mehmet Yavuz, kendisine ulaşmak isteyen kişilerin günün sonunda irtibata geçebildiğini, acil durumlarda tepelere çıktığını aktardı. Yavuz, sözlerine şöyle devam etti:

    “Evlerimizde telefon çekmiyor. Çocuklarımız hep şehirlerde onlar ile görüşemiyoruz. Gündüz bir şekilde hallediyoruz ama gece ne yapalım? Evlerin çatısına, tepelere mi çıkalım? Operatörlere iletiyoruz onlardan ses çıkmıyor. Acil bir durum olduğunda tepelere çıkıyorum. Bu seferde konuşurken telefon görüşmeleri kesiliyor. Arıyorum bu sefer düşüremiyorum. Karşı taraf bana ulaşamıyorum. Çevremdeki kişilere arıyor bana ulaşana kadar gün bitiyor. Buraya Baz İstasyonu kurulmasını istiyoruz.”

    Aşağı Hacı Bekir Cami imamı Gurbet Batıt, şebekelerin çekmemesinden dolayı konuşma ve internet paketlerinin azını kullanabildiğini, müftülükten internet üzerinden gönderilen Cuma Hutbesini tepelere çıkarak alabildiğini dile getirdi. Batıt, “Bala Müftülüğü’ne kayıtlıyım. İmamlar arasında WhatsApp grubumuz var. Şebeke çekmediği için müftülükten gelen önemli mesajları göremiyorum. Hutbelerin mesaj olarak atılacağı günde tepeye çıkarak alıyorum. Ailem Batman’da yaşıyor. Acil bir şey olsa ne onlar bana ulaşabiliyor ne de ben onlara ulaşabiliyorum. Görüşmek için Tepe’ye çıkmak istediğimizde de köpeklerden korkuyoruz. 10 GB internet paketim var. Sadece 500 MB kullanabiliyorum. Fatura geldiği zaman hemen ödüyoruz. Kullanamadıklarım boşuna gidiyor. Geçen ay 750 dakika konuşma paketimden 400 dakikası boşa gitti. Şebeke olmadığından dolayı konuşamıyoruz” şeklinde konuştu.