Etiket: Yamanyılmaz:

  • Yamanyılmaz: “Tarla Balıkçılığı projemiz cumhurbaşkanımızın himayesinde hızla ilerliyor”

    Yamanyılmaz: “Tarla Balıkçılığı projemiz cumhurbaşkanımızın himayesinde hızla ilerliyor”

    Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) Başkan Vekili Ali Can Yamanyılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Jülide Sarıeroğlu’nu ziyaret edip, Türkiye’nin 1 milyar doları aşan su ürünleri ihracatında yüzde 30’luk artış sağlayacak Balıkçılık ve Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi projesi hakkında bilgilendirdi. Ali Can Yamanyılmaz, Adana’nın Karataş ilçesinde kurulacak ve tarla balıkçılığında kümelenme modeliyle dünyada bir ilk olacak projenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde hızla ilerlediğini belirtip, “Yaklaşık yıllık 60 bin ton üretim ve 250 milyon dolar ihracat hedefliyoruz. 3 binin üzerinde istihdam sağlayacak projemizin Cumhurbaşkanımız tarafından bizzat takip ediliyor olması en büyük motivasyon kaynağımızdır. Tarla balıkçılığında çığır açacak vizyon projemizi hükümetimizin destekleriyle ülkemize kazandırmak için sabırsızlanıyoruz” dedi.

    “Bölgemize büyük ekonomik canlılık getirecek, ihracat hacminde artış sağlayacağız”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Jülide Sarıeroğlu ile Ankara’da parti genel merkezinde görüşen ASHİB Başkan Vekili Ali Can Yamanyılmaz, görüşmede Balıkçılık ve Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi projesinde gelinen son aşama hakkında bilgilendirme yaptıklarını ve istişarelerde bulunduklarını söyledi. Türkiye su ürünleri sektörünün 2020 yılında ihracatını yüzde 4 artırarak 1 milyar 53 milyon dolarla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştırdığını kaydeden Yamanyılmaz, Sarıeroğlu ile yaptıkları görüşmede ASHİB’in planladığı tarla balıkçılığı projesinin bölgeye büyük bir ekonomik canlılık getireceğini, sektörün üretim kapasitesi ve ihracat hacminde büyük bir artış sağlayacağını anlattı.

    “3 bin kişilik istihdamın 2 bini kadınlardan oluşacak”

    Yamanyılmaz, “Karataş’ın Adalı Mahallesinde denize yakın 6 bin 300 dönüm verimsiz arazide planladığımız ihtisas OSB’miz 215 parselden oluşuyor. 300 milyon lirası altyapı yatırımları olmak üzere yaklaşık 2 milyar liralık toplam yatırımla kuracağımız ihtisas OSB’mizde 3 binin üzerinde istihdam sağlayacağız. Bu istihdamın 2 bini kadın çalışanlarımızdan oluşsun istiyoruz. 60 bin ton üretim kapasitesine sahip ihtisas OSB’mizde yıllık 500 milyon dolar ciro ve 250 milyon dolar ihracat hedefliyoruz. Bölgemiz ve ülke ekonomisine sağlayacağı kazanımlarından dolayı Sayın Cumhurbaşkanımız projemizi bizzat takip ediyor olması bizlere büyük gurur veriyor. Milletvekilimiz Sarıeroğlu’na da bu çerçevede projemizde geldiğimiz son durum hakkında detaylı bilgiler verdik, istişarelerde bulunduk. Adana Valimiz Sayın Süleyman Elban’ın da ilgi ve destekleri ile projemizi bir an önce hayata geçirebilmek için tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla tam bir koordinasyon içinde hareket ediyoruz” diye konuştu.

    ‘Balıkçılık ve Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgemizi yıl sonuna kadar hayata geçireceğiz’

    Sarıeroğlu’nun da Balıkçılık ve Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin bir an önce faaliyete geçmesi konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları olduğunu ifade ettiğini belirten Yamanyılmaz, şunları söyledi:

    “Sayın Milletvekilimiz, tarla balıkçılığı projemizin ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan çok yönlü kazanımlar getirecek olmasından dolayı ülkemiz için büyük önem taşıdığını dile getirdi ve yapılan çalışmalardan dolayı memnuniyetlerini ifade etti. Biz de Cumhurbaşkanımızın himayesinde, hükümetimizin ilgi ve desteği ile bu önemli projeyi ivedilikle tamamlayıp, faaliyete geçirmek için tüm imkânlarımızı seferber edeceğimizi, yıl sonuna yetiştireceğimizi vurguladık. Adana’daki yatırımcılarımız, bölge ihracatçılarımız adına Milletvekilimize şükranlarımızı sunduk. İnanıyoruz ki, Türk su ürünleri sektörümüz Balıkçılık ve Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin faaliyete geçmesiyle ihracatta yeni rekorlara imza atacak, ülkemizin kalkınmasına, üreticilerimizin ve halkımızın refahının artmasına daha büyük destekler vermeye devam edecektir.”

  • Yamanyılmaz: “STK’ların bankalarındaki paralar üretime ve ihracata aktarılmalı”

    Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) Başkan Yardımcısı Ali Can Yamanyılmaz, Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini bu dönemde herkese görev düştüğünü belirterek, “TİM kaynaklarını ihracatçıların kullanabilmesi için ilk adımı attı. Diğer sektörel STK’lar da ellerini taşın altına koymalı. Bankadaki paraları üretime, ihracata kaynak olarak aktarılmalı” dedi.

    Yamanyılmaz, Türkiye’nin maruz kaldığı ekonomik darbe girişimi ile ilgili açıklamalarda bulunarak, söz konusu durumdan çıkmanın en etkili yolunun daha çok üretim ve ihracattan geçtiğini söyledi. Yamanyılmaz, ihracatçılara sağlanan mevcut kaynakların yanı sıra başta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İşverenler Sendikası Konfederasyonu (TİSK), Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası (TTİS), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Organize Sanayi Bölgeleri gibi ekonomik ve meslek örgütlerinin bankalarda biriken milyarlarca lirayı bulan mevduatlarının üretici ve ihracatçıların kullanımına sunulması gerektiğini söyledi.

    “Kaynak ne kadar artarsa ihracatta o kadar artar”

    ASHİB olarak ihracatı arttırıp daha fazla döviz getirmek için çalışmalara hız verdiklerini vurgulayan Yamanyılmaz, hem Akdeniz İhracatçı Birlikleri üyelerinin hem de Türkiye’deki tüm ihracatçı ve işletmelerin kaynak ihtiyacı olduğunu kaydederek, “Kaynağımız ne kadar fazla olursa ihracatımız da o kadar artacaktır. Bu kaynak ihtiyacı, kamu ve özel bankaların desteği ile sınırlı tutulmamalı. Ülkemizde bulunan STK’ların ekonomik birlik ve örgütlerin üyelerinden muhtelif adlarla topladıkları paralar çok büyük rakamlara ulaşmış durumdadır. Bankalarda mevduat olarak tutulan bu paralar kara gün akçesidir. Gün birlik günüdür. Bu güzide birlik ve kurumlarımızın kaynakları Eximbank ve bankalar aracılığıyla üretici ve ihracatçılara uygun faizle kullandırılması sağlanmalıdır. Bu yolla birliklerimizin ve meslek örgütlerinin paraları güvenle varlığını korurken ihracatın artırılıp, ülkemizin cari açık veren değil cari fazla veren bir ülke haline gelmesinin de yolu açılacaktır” ifadelerini kullandı.

    “Kaynakları ekonomiye kazandırmak milli görevdir”

    Özellikle son günlerde Türkiye’ye getirilecek her dövizin çok kıymetli olduğunu belirten Yamanyılmaz, “Ülkesini seven sanayici ve iş insanları olarak bizler üreterek, teknoloji ve katma değerli ürün ihraç ederek başka ekonomik darbe girişimlerini engellemekle mükellefiz. Bunun yolu da daha fazla ihracat yapmaktan geçmektedir. Ekonomik Birlik ve Örgütlerimizin üyelerinden elde ettiği tasarrufları ihracatı daha da artırmak adına ekonomiye kazandırmak milli bir görevdir” şeklinde konuştu.

  • Yamanyılmaz: “Mersin’de balık çiftlikleri kuracak firmalar kendilerini iyi ifade edemiyor”

    Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Can Yamanyılmaz, Mersin’de balık çiftlikleri kuracak firmaların kendilerini iyi ifade edemediklerini belirterek, “Bu nedenle oluşmuş olumsuz bir öngörü var. Yerel STK’lar ile firmaların bir araya gelerek toplantı yapmalarını önerdim. Bu toplantıdan uzlaşı çıkacağını düşünüyorum” dedi.

    Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yamanyılmaz, Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin (AKİB) yurt dışı faaliyetlerine ilişkin düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin, Mersin’de kurulması planlanan balık çiftliklerine ilişkin sorularını da yanıtladı.

    “Balık çiftliklerinin çevresel kirliliği olacağını düşünmüyorum”

    Türkiye’nin kültür balıkçılığında levrek, çupra ve alabalık ihracatının şu anda 1 milyar doları aştığını ifade eden Yamanyılmaz, “Ürettiğimizi hemen satabiliyoruz. Her yıl artan kapasiteden dolayı da yeni bölgelerin açılması gerekiyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız da uygun alan olarak Boğsak ve Aydıncık tarafını belirlemiş. Balık çiftliklerinin çevresel kirliliği olacağını düşünmüyorum. Görüntü kirliliği konusunda da denizin 2-3 mil açığında kurulacağı için çok etkilemeyeceği kanaatindeyim. Ama yine de her türlü analizlerin yapılması gerekiyor” diye konuştu.

    “Mersin’de balık çiftlikleri kuracak firmaların kendilerini iyi ifade edemiyor”

    Mersin’de balık çiftlikleri kuracak firmaların, yerel STK’larla toplantı yaparak kendilerini anlatmaları gerektiğini belirten Yamanyılmaz, “Mersin’de balık çiftlikleri kuracak firmaların kendilerini iyi ifade edemediklerini düşünüyorum. Yerel STK’lara kendilerini anlatamadıkları için de oluşmuş bir olumsuz öngörü var. Buradaki STK’lar da bu konuda hassaslar, onlara da hak veriyorum. Bir araya gelinmesi gerekiyor. Mersin’de yatırım yapacak olan Türkiye’nin büyük ve güzide ihracatçılarına, yerel STK’lar ile düzenlenecek toplantıyla bir araya getirerek uzlaşı sağlanmasını teklif ettim. Önümüzdeki günlerde, iki tarafın da Mersin’de buluşup, konuşup, bunların en iyi şekilde yapılmasını istiyoruz. Burada yatırım yapacak olanlar Merkezi Üreticiler Birliği. Biz onlarla 20 gün önce konuştuk ve böyle bir toplantının olabileceğini söylediler. Mersin’de de Ekonomi Platformu ve MESİAD ile görüştük. Önümüzdeki günlerde iki tarafın da uygun gördüğü bir günde yapılacak toplantıdan uzlaşı çıkacağını düşünüyorum. Çevre de önemli geleceğimiz de önemli. Buradaki değerlerimizi koruyarak bu işi yapabileceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    Yamanyılmaz, kültür balıkçılığında Mersin’in tercih edilme nedenini ise şöyle açıkladı: “Mersin’in denizi, Bodrum’a göre 2-3 derece daha sıcak. Sıcakta balığın büyüme oranı daha yükseliyor. Buradaki doğala daha yakın. Ayrıca, ihracatçılar Ortadoğu pazarında bir gün kazanmış olacaklar. Suriye’deki olumsuz gelişmeler olmadan önce bizim 30 bin tonun üzerinde ihracatımız vardı Suriye, Ürdün ve Lübnan’a. Son 7 yıldan beri bu ihracatımız durmuş vaziyette. Bu ülkelerin köylerinde bile Türk balığı yeniyordu. Olumsuz gelişmeler bittikten sonra ihracatçı o pazarlara Mersin’den çok rahatlıkla balık gönderecektir. Şu anda sadece uçakla Umman’a, Dubai’ye gönderiyorlar. Ama Suriye yolu açıldığında Mersin’den 2,5-3 günde tırla gönderebilecekler. Irak kapısı açıldığında da aynı şey söz konusu olacak. Onlar için avantaj olacak.”

    “Kültür somonunu Japonya’ya kadar ihraç ediyoruz”

    Kültür balıkçılığında Norveç somonunun çok ünlü olduğu bilgisini veren Yamanyılmaz, kültür balıkçılığında dünyada bir numaralı üreticinin şu anda Norveç olduğunu ve 6,5 milyar dolar ihracatı bulunduğunu söyleyerek, “Bu, muazzam bir rakam ve Norveç’in en büyük gelir kaynaklarından birisi bu. Onun dışında Şili de büyük üretici. Biz de Türkiye’de Norveç somununu kültür balığı olarak üretiyoruz. Türkiye’de Karadeniz bölgesinde somon üretiliyor. Son dönemde somon tüketimi o kadar attı ki, talep arttığı için üretimi de artmaya başladı. Kalitesi de çok iyi, lezzeti de çok güzel. Japonya’ya kadar ihracatımız başladı. Önümüzdeki günlerde Karadeniz’deki üretici sayımız artacak ve buna bağlı olarak hem üretim miktarımız hem ihracatımız artacak. 2005 yılında Türkiye yaklaşık 500 bin ton balık üretiyordu. Bunun 120-130 bin tonu kültür balığı, kalanı da avcılıkla gerçekleşen bir üretimdi. Bugüne geldiğimizde yaklaşık 560 bin ton balık üretiyoruz ve bunun 325 bin tonu kültür balığı, kalanı da avcılıkla üretilen balık. Avcılıkta da 60 bin tonu levrek, çupra, palamut, istavrit gibi balıklar ama 190 bin tonu da hamsi. Yani hamsi olmasa hiçbir şey çıkmayacak Türkiye denizlerinden. Kültür balığı olmasa tüketecek balığımız yok. Şu anda Avrupa Birliği’nde kültür balığı olarak satılan levrek, çuprada her üç balıktan biri Türk balığı. Türkiye’de artık kültür ön plana çıktı. Dünyada da şu an yüzde 35’i kültür, yüzde 65’i çiftlik balığı. Ama gelecek 20 yılda şu anki tüketime göre kültür balığı avcılığı geçecek, yüzde 55’e yüzde 45 civarında olacak. Kültür balığına öcü gibi bakılıyor ama öyle değil. Artık dünya kültür balıkçılığına gidiyor. Dünyada artan bir nüfus ve tüketen bir toplum var. Dolayısıyla balık popülasyonu yetmiyor. Türkiye’de üretilen kültür çupra balığı dünyanın her tarafına ihraç ediliyor, Amerika’ya kadar gönderiliyor. Şu an Amerika’ya uçakla çok rahatlıkla çupra gidiyor” şeklinde konuştu.

    Kültür balıkçılığında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın hassas olduğunu vurgulayan Yamanyılmaz, “Bakanlık ayda iki kez denetim yapıyor. Balıklar ve yemler devamlı analiz ediliyor. Bu analizler sertifikası olan laboratuvarlarda yapılıyor ve bunlar dünya çapında laboratuvarlar” dedi.