Etiket: Yalnız

  • Bireysel sporcular artık yalnız değil!

    Erkek giyim markası Dufy, Türkiye’de bireysel spor branşlarında mücadele eden genç sporcuların başarılarını desteklemek için sponsor oldu.

    Dufy, Swissotel The Bosphorus’da gerçekleştirdiği basın toplantısı ve iftar yemeğinde sponsorlukla ilgili genel açıklamalarda bulundu. Yapılan basın toplantısında Dufy, Teknik Direktör Abdullah Avcı öncülüğünde başlatılan proje ile birlikte 5 farklı bireysel spor branşına sponsor olduklarını aynı zamanda da bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında belirli zamanlarda elde edilen satışları ALS hastalarına ve Parıltı Derneği’ne bağış olarak katkı sağlayacaklarını dile getirdi. Abdullah Avcı da böyle bir projede olduğu için mutlu olduğunu ve daha da ilerleyeceklerini söyledi.

    Dufy Büyük Mağazacılık Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Hüseyin Eğilmezgil bir yıl önce Dufy Markasını aldıklarını ve bu doğrultuda da yeni projelere imza atmayı hedeflediklerini dile getirerek, “Markamız 1952 yılından bu yana kalitesini kanıtlamış bir markadır. Gömlekte de algı olarak birçok erkeğin cazibesi haline gelmiştir. Markayı alıp sadece gömlek konusunda değil hem ulusal hem de uluslararası düzeyde değer kazandırmayı amaçlıyoruz. Gömleğin dışına da taşarak bir yaşam tarzı belirlemeyi amaçladık” dedi.

    “Manevi markaları da olmaya başladık”

    Genç yeteneklerin böyle bir desteğe ihtiyaçları olduğuna da değinen Hüseyin Eğilmezgil , “Ülkemizde takım sporlarının çok güçlü olduğunu biliyoruz. Fakat genç yeteneklerin olduğunu ve bunların fark edilmediğini gözlemledik. Hal böyle olunca onların farkını ortaya koymak adına ve sosyal sorumluluk projesini de içine katarak böyle bir projeye soyunduk. Yolun başındayız ve 5 dalda ilerliyoruz ama diğer spor dalları da aramıza katılıyor olacak. Yeni ve genç sporcular bizi bulmaya başladı ve biz de onları bulmaya devam edeceğiz. Bu konu artık üzerimizde bir görev değil bir vecibe gibi oldu. Bugün onların giyim sponsorluğu gibi olsa da aslında o kardeşlerimizin manevi bir markası da olmaya başladık. Spor halkımıza moral veren önemli unsurlardan bir tanesi. Genç sporcuların fark edilmesi noktasında biz önemli bir adım attık. Bunun için tek başımıza yeterli olamayız. On binlerce böyle başarılı sporcularımız var. Diğer markaların da sahip çıkması gerekiyor. Bu sayede Türkiye’de ve Türkiye dışındaki başarılarını da hep birlikte izlemiş oluruz” diye konuştu.

    “Sağlık ve eğitim projelerine destek verilmesi gerekiyor”

    Teknik Direktör Abdullah Avcı da konuyla ilgili olarak, “Tekstile ve giyime meraklı birisiyim bu çocukluğumdan beri böyleydi. Bundan evvelde bir takım sponsorluk anlaşmaları yapmak isteyenler oldu fakat benim niyetim hep bu tip projelerden elde edilen kârın eğitim ve sağlıkla ilgili sosyal sorumluluk projelerine ulaşmasıydı. Bunu dile getirdim ve onlar da bana son derece destek oldu. Özellikle ALS Derneği, Parıltı Derneği gibi sağlıkla ilgili projelere destek olunması gerekiyor. Eğitim ve sağlıkla ilgili hizmetlerde ülkemizde boşluk olduğunu düşünüyorum. Bizim de buna katkı sağlamak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Ürünleri de inceledik, marka çok güzel gelişerek devam ediyor. Umarım daha da büyür ve biz de bu şekilde sosyal sorumluluk projelerinin destekçisi oluruz” ifadelerini kullandı.

    “Bireysel sporcular yalnızdır”

    Abdullah Avcı aynı zamanda bireysel sporcuların genelde hep yalnız olduğunu vurgulayarak, “Bireysel sporcular çok yalnız insanlardır. Yarışırken de yalnızlar çünkü karşı kulvardaki rakibiyle yarışıyor. Hem spor kültürünü oluşturmak hem de yaymak için destek son derece önemli. Dufy de bu eksikliği giderecektir. Biz de onların yanında olacağız” ifadelerini kullandı.

    “Ülkemizi daha iyi temsil etmek için desteğe ihtiyacımız var”

    Türkiye Drift Şampiyonası’nda yarışan yarış pilotlarından Volkan Arısoy da, “Ülkemizde spor futbol odaklı bir alan haline geldi. Biz de kendi branşlarımızda ülkemizi temsil etmeye çalışan birer sporcuyuz. Kendi branşlarımızda ilerleyip ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilmek için en önemli ihtiyaçlarımızdan birisi sponsorluktu. Türkiye’de otomobil sporları maalesef belli bir tabakanın yaptığı bir spor dalı olarak görülüyor. Lakin biz bu spora gönül vermiş sporcular olarak bu ülkeyi diğer platformlarda daha iyi temsil edebilmek için sponsor desteğine ihtiyacımız olduğunu söyleyebilirim. Burada benimle birlikte dört sporcu arkadaşım var. Hepsi kendi alnında çok başarılılar. Dufy’de hepimize kol kanat gerdi. Bu şekilde güzel bir noktaya gelmemiz için destek sağlamaya başladı” şeklinde konuştu.

    “Minnettarız”

    Sponsor oldukları Türkiye Binicilik Federasyonu A Milli Takımı Sporcusu Çağrı Başel sponsorluk konusunda hep zorlandıklarını ve önderliği yaptığı için herkese teşekkür ettiğini dile getirerek, “Türkiye’de maalesef takım sporlarına sponsorlardan tarafından ilgi çok büyük. Fakat bireysel sporlarda böyle bir sponsor eksikliği vardır. Dufy de bunu gördü ve kol kanat gerdi. Bireysel sporlarda Türkiye’de maalesef çok fazla sponsor olmadığı için bu desteğe hepimiz gerçekten çok sevindik. Dufy’ye de bunun öncülüğünü yaptığı için minnettarız” ifadelerini kullandı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Biz Katarlı kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar krizinin çözüme kavuşturulması için yoğun bir diplomasi yürütüldüğünü söyleyerek, “Biz Katarlı kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız bize ne düşüyorsa biz hak yolunda destek vermeye devam edeceğiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, genel başkanı olduğu AK Parti İstanbul Teşkilatı’nın Yenikapı’da düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Erdoğan, Körfez krizi ile ilgili önemli açıklamalarda bulunarak bölgedeki ülkelere tavsiyelerde bulundu. Amerikan Dışişleri Bakanının yaptığı açıklamasına atıfta bulunan Erdoğan, “Süreci hafifletmek gibi bir açıklama yaptı. Bu ambargoyu düşürmek gibi. Ben diyorum ki bu tamamen kaldırılmalı kardeşler arasında bu olmamalı. Özellikle Suudi yönetimine benim bir ricam var. Siz körfezin en büyüğü en güçlüsüsünüz biz size Hadimu’l Harameyn eş-şerifeyn diyoruz. Siz düşmanlıkları değil özellikle siz kardeşliğin baştacı olmalısınız. Onları bir araya getirmelisiniz. Bunu yapmalısınız bunu bekliyoruz. Niye biz bu kavgalardan bıktık. Müslüman’ın Müslüman’ı kırmasından bıktık” dedi.

    “Biz Katarlı kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız”

    Katar’a yapılan terör eleştirileriyle ilgili Erdoğan,”Katar’da çeşitli hizmetler ile kurulan vakıfları terör örgütü olarak ilan ediyorlar olamaz böyle bir şey, o vakıfları bende tanıyorum biliyorum. Katar’ın bugüne kadar teröre destek verdiğine ben şahit olmadım. Biz Katarlı kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız bize ne düşüyorsa biz hak yolunda destek vermeye devam edeceğiz. Bir söz var ya ‘alma masumun ahını çıkar aheste aheste’. ‘Efendim Katar küçük bir ülke şöyle yaparsanız böyle yaparız ha’ böyle düşünme. Ne diyor Rabbimiz, ‘Biz nice az inanmış toplulukları inanmamış kalabalıkların üzerinde galip kıldık’. Ortada bu var. Yeni acıların yaşanmasına bölge halkına yeni külfetlerin yüklenmesine müsaade etmemeliyiz. Katar Krizini çözüme kavuşturmak için kardeşliğimizi ortak payda da buluşturmak için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyoruz. 13’ün üzerinde devlet ve hükümet başkanı ile görüştüm” diye konuştu.

    “Dünyayı 3-4 batı ülkesinden ibaret sanan bu zat, bölge krizi hakkında kendince ahkam kesiyor”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun krizi fırsata çevirmeye çalışmak ile eleştiren Erdoğan, “ Ömründe Katar’a ayak basmamış. Ortadoğu’da hiçbir ülkeye adım atmamış dünyayı batıdaki 3-4 ülkeden ibaret sanan bu zat bölgedeki kriz hakkında kendince ahkam kesiyor. Kendi ülkesinden bihaber bu zatın 1,7 milyarlık İslam aleminin kaderini ilgilendiren böyle bir hassas meselelerde birilerinin ağzı ile konuşması ülkemiz adına utanç vericidir. Kanlı Esed’in devlet terörüne tek kelime etmedikleri gibi tam tersine rejimin suçlarını aklamaya çalıştılar” şeklinde konuştu.

    Erdoğan konuşmasının devamın Kılıçdaroğlu’nun Rabia işareti ile ilgili eleştirilerine de cevap verdi.

  • Tekirdağ İl Emniyet Müdürü Aydın görev başında iftar yapan polisleri yalnız bırakmıyor

    Tekirdağ İl Emniyet Müdürü Mustafa Aydın, uygulama noktalarında iftar yapan polisleri yalnız bırakmıyor.

    İl Emniyet Müdürü Mustafa Aydın, çeşitli uygulamalarda görev alan polis memurlarını iftarlarda yalnız bırakmıyor. Malkara yolu üzerinde ve İstanbul yolu üzerinde bulunan uygulama noktasındaki görevli polis ekiplerinin iftar yemeğine katılan Aydın, daha sonra uygulama noktalarında yapılan çalışmalar hakkında yerinde bilgiler aldı. Emniyet Müdürü Aydın, polis ekiplerine bugüne kadar yapmış oldukları başarılı çalışmalardan dolayı teşekkür ederek, bundan sonraki görevlerinde de başarılar dileyip uygulama noktasından ayrıldı.

  • Aziz Yıldırım, takımı yalnız bırakmadı

    Fenerbahçe’nin Real Madrid ile karşılaştığı mücadelede sarı-lacivertlilerin Başkanı Aziz Yıldırım da Sinan Erdem Spor Salonu’nda yerini aldı.

    THY Euroleague Final-Four’da Fenerbahçe’nin Real Madrid ile karşılaştığı maçı önemli isimler de takip etti. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, takımını mücadelede yalnız bırakmadı. Yıldırım, heyecandan yerinde duramadı. Müsabakayı Türkiye Basketbol Federasyon Başkanı Hidayet Türkoğlu, Fenerbahçe eski yöneticisi Ali Koç, Galatasaray Odeabank Başantrenörü Ergin Ataman ile ünlü restorancı Nusret de izledi.

  • Türkiye’nin tam donanımlı ilk biyomedikal cihazı yalnız ve yaşlı hastaları yalnız bırakmayacak

    Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde gerçekleştirilen UBİCTÜS 2017’de Yrd. Doç. Dr. Haydar Özkan ve ekibinin geliştirdiği, yalnız yaşayan yaşlı hastaların sağlık durumlarını her an ölçen giyilebilir biyomedikal cihaz projesi olan Tele-Sağlık İstanbul Projesi’nin detayları aktarıldı.

    Hastalıkların teşhisi ve tedavisinde kullanılan tüm cihazların üretimi ve geliştirilmesinde başta rol oynayan biyomedikal sektörünün Türkiye’deki durumu “2. Ulusal Biyomedikal Cihaz Tasarımı ve Üretimi Sempozyumu”nda (UBİCTÜS 2017) ele alındı. Son yıllarda sağlık turizminin yaygınlaşması ve ekonomik kazanımlarının artması ile birlikte teşhis ve tedavi için cihaz geliştirmenin önü de açılmış durumda. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) öğretim üyeleri de bu alana katkı sunan projeler geliştiriyor.

    “Türkiye’nin tam donanımlı ilk biyomedikal cihazı”

    Biyomedikal sektörünün gelişimine katkı sağlayacak bir proje de FSMVÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Haydar Özkan ve ekibinin geliştirdiği, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteklediği “Tele-Sağlık İstanbul Projesi”. Proje İstanbul’da yalnız yaşayan yaşlı hastaların sağlık durumlarını her an ölçen giyilebilir bir biyomedikal cihazı kapsıyor. Üretilecek cihaz, bu alanda Türkiye’nin tam donanımlı ilk biyomedikal cihazı olacak. İlk etapta kalp hastalarının sürekli takibini sağlayacak cihaz, sonraki adımlarda başka biyolojik parametrelerin takibi için de kullanılacak.

    Kibrit kutusundan küçük bir kart hekim ve ambulans temini yapabilecek

    Proje ve cihaz hakkında detaylı bilgilendirmelerde bulunan Yrd. Doç. Dr. Haydar Özkan, “Biz Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mühendislik Fakültesi olarak Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi, Esenler Belediyesi ve IBM Türkiye Firması ile bir ortaklık kurduk ve İstanbul Kalkınma Ajansı’ndan projemize destek aldık. Projemiz 1 Aralık 2016 yılında başladı ve 1 yıl sürecek. Hedefimiz evde yalnız yaşayan bakıma muhtaç yaşlı insanların sağlık parametrelerini uzaktan takip edebilmek. Giyilebilir bir teknoloji üretiyoruz. Son teknolojilerle birlikte öncelikli olarak EKG, nabız ve kan satürasyonunu ölçebileceğiz. Kibrit kutusundan daha küçük bir elektronik kart ile birlikte bluetooth low energy kullanıp sinyalleri cep telefonlarına gönderiyoruz. Cep telefonundan kişinin bu parametrelerini görebileceğiz ve bulut teknolojisini kullanarak uzaktan hekimin ve o kişinin yakınlarının evde yalnız yaşayan kişiyi takip edebilmesini sağlayacağız. Bu sayede ani bir kalp krizi olduğunda hızlıca müdahale edebileceğiz. Zaten amacımız da çok hızlı olarak ambulans ve hekim temini yapabilmek. On dakikada eğer kalp krizine müdahale edebiliyorsak kişiyi kurtarma şansımız var. Süre ilerledikçe kurtarma olanağımız düşüyor. Ayrıca psikolojik olarak da o kişilere onlara yalnız olmadıklarını hissettireceğiz” dedi.

    “Var olan cihazlar millileştirilmeli”

    Proje bir yılın sonunda tamamlanacak ve patent sonrası ticarileşme sürecine girecek. Öncelikli olarak Esenler Belediyesi ile çalışıldığı için o bölgedeki hastalara uygulanacak olan cihaz daha sonra Türkiye geneline yayılacak. Dünyada da giyilebilir medical cihazların popüler olduğuna ve bu alanlara yatırım yapılması gerektiğine de değinen Haydar Özkan, “Bugün dünyada biyomedikal teknolojileri alanında 250 milyar dolarlık bir pazar hacmi bulunmaktadır. ABD 125 milyar dolarla bu pazar hacminin yarısını bünyesinde devam ettirmekte. Türkiye’ye baktığımız zamansa bu alanda yüzde 85 oranında dışa bağımlı durumdayız. Kalkınma Bakanlığı’nın 2023 hedeflerinde yüzde 85’lik dışa bağımlılık oranının yüzde 30’a indirilmesi hedefleniyor. Bu yüzden de akademisyenlere büyük görev düşüyor. Elimizi taşın altına koyacağız ve mühendislik ve tıp fakülteleri ile özel sektörün bir araya gelip öncelikli olarak var olan medikal teknolojilerimizi ve cihazlarımızı yerlileştirmemiz gerekiyor. Yeni buluşlar bir anda olmuyor. İlk olarak var olan cihazların millîleştirilmesi ve yerlileştirilmesi yolunda ilerlemeliyiz. Gelişmekte olan ülkeden gelişmiş ülke pozisyonuna geçmemiz için kendi cihazlarımızı üretmemiz lazım. Son zamanlarda Türkiye’de sağlık turizmi de çok gelişti. Bu gelişme bizim hekimlerimizin kalitesinden kaynaklı. Fakat hekimlerimizin kullandığı cihazlar dışarıdan geliyor. Eğer dışarıdan gelen cihazları biz üretirsek sağlık turizminde de sıçramalar yapabiliriz” diye konuştu.