Etiket: Yalın

  • Dr. Öner Yalın: “Uykusuzluk problemi olanların mutlaka bir nöroloji doktoruna gitmesinde fayda var”

    Nöroloji Uzmanı Dr. Öner Yalın, uykuya dalmakta zorluk çeken, uykuda geçirilen zamanın az olması ya da uykudan alınan keyfin anlaşılmadığı durumlarda kişilerin imsomnia hastası olabileceğini belirterek, bu tür şikayeti olanların mutlaka nöroloji doktorlarına başvurmaları gerektiğini söyledi.

    Konya Hospital Nöroloji Uzmanı Dr. Öner Yalın, uykuya dalmakta zorluk çeken, uykuda geçirilen zamanın az olması ya da uykudan alınan keyfin anlaşılmadığı durumlarda kişilerin imsomnia olabileceğini belirterek, “Uykusuzluğun Latince adı imsomnia. Yani imsomnia demek uykusuzluk, uykuya dalmakta zorluk, uykuda geçirilen sürenin az olması ya da uykuda alınan keyfin anlaşılmadığı durum için kullanılan bir kelimedir. İmsomnia’da insanlar uyuma şansları olduğu halde ya az uyurlar ya da uykularından keyif alamazlar. Bu da hastaların gündüzleri bazı sorunlar yaşamasına sebebiyet verebilir. Geçerli uyku kişiden kişiye değişebilir. İlle de şu saatte uyuyacak diye bir şey yoktur. Kimisi için beş saat kimisi 7 saat kişinin ihtiyacını karşılayabilir. Zaten uyku ihtiyacı da insanlar yaşlandıkça daha da azalabilir” dedi.

    “İmsomniası olan kişiler bazen hiç uyumamış, uyku hissetmemiş gibi duygu durumuna girebilir”

    İmsomnia’nın belirtileri hakkında bilgi veren Dr. Yalın, “Uykuya dalmakta zorluk veya uykuyu devam ettirmekte zorluk, unutkanlık, gündüz uyku hali ve yorgunluk, konsantre bozukluğu, depresyon, anlık stres, sinirlilik, düşük motivasyon, enerji, işte artan hatalar, kazalar insomianın belirtileridir. Birçok kişide uykusuzluk hastanın iş hayatını, kişilerle olan ilişkilerini etkileyebilmektedir. İmsomniası olan kişiler bazen hiç uyumamış, uyku hissetmemiş gibi duygu durumuna girebilir. Uykuya dalarken uykusu yokmuş gibi gündüzleri ise hiç uyumamış gibi hissedebilir. Dolayısıyla hasta kendisini yorgun hissedebilir. İnsomnianın birçok nedeni vardır birçok türü de olmakla birlikte. Kısa süreli insomia denilen uykusuzluk türü yaklaşık 3 ay sürer ve stres ile alakalıdır. Işık, ısı, gürültü gibi çevresel faktörler buna sebebiyet verebilir. Yaşamda ki değişiklikler boşanma, sevgiliden ayrılma gibi nedenler olabilir. Hastalık, yaşanılan ameliyatların sonrasında ki ağrılar imsomniaya sebebiyet verebilir. Kullanılan kafeinli içecekler kahve gibi bazı ilaçlar gibi bunlar streoitler, astım ilaçları, kokain, esrar ve alkol insomiya yapabilir. Kısa süreli uykusuzluk gerekli stres faktörleri ortadan kalktığında kalkar. Bir de jet lag nedeniyle yaşanılan uykusuzluk problemi vardır. Diyelim Türkiye’den Amerika’ya uçuyorsunuz orada saat farkı var. Bu gibi durumlarda birkaç gün içerisinde insomnia oluşup sonrasında geçebilir. Yine gece vardiyasında çalışanlarda vardiya değişikliklerinde de insomnia ortaya çıkabilir” diye konuştu.

    “Gündüz uyku ihtiyacı duymak da kişide uyku sorunu olduğu anlamına gelmeyebilir”

    Dr. Öner Yalın, “Uzun süren uykusuzluk daha uzun süren bir uykusuzluk tipidir ve genellikle ruh sağlığı bozuklukları, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu gibi sebepler, parkinson, alzheimer hastalıkları, tiroid hastalıkları gibi hastalıklar uzun süreli insomniaya sebebiyet verebilir. Kısa süreli uykusuzluk genelde uyku ihtiyacı ve uyku yoksunluğu ile karıştırılır. Kısa süreli uyku sorunları birçok insanda yaygın olarak görülür. Bazı insanlar kısa süreli uykudan sonra bile rahatlıkla çalışabilir ve günlük aktivitelerini yerine getirebilir. Bunların uyku sorunları yoktur aslında. Gündüz uyku ihtiyacı duymak da kişide uyku sorunu olduğu anlamına gelmeyebilir. Uyku sorunu için gündüz çalışma hayatını, aktifliğini etkileyecek sorunların ortaya çıktığı uykusuzluk sorunlarından bahsetmek daha doğru olur. Kronik uykusuzlukta da 8 saat yatağın içerisinde kalsa dahi uyuyamadığı durumlarda tanımlanabilir. Bu tür durumlarda da gündüz uyku halinin devam etmesi normaldir. Uyku için yeteri kadar zaman ayrılmasına rağmen uyuyamamak ki bunların içerisinde hastalık, ağrı gibi durumlar kronik ifade etmelidir ki kronik uykusuzluk olarak tanımlanır” ifadelerini kullandı.

    “İmsomniası olanların mutlaka bir nöroloji doktoruna gitmesinde fayda var”

    İmsonmiası olan hastaların mutlaka nöroloji doktoruna gitmeleri gerektiğini belirten Dr. Öner Yalın, “Mutlaka bir nöroloji doktoruna gitmekte fayda olacak. Doktorunuzun size uyku durumunuz ile ilgili sorular sorabilir, bazı testler yapabilir. Bunun dışında psikolojik sorunlar fiziksel hastalıklar doktorunuzun bir araştırma yapması gerekebilir. Bazı laboratuvar testleri, uyku sorunu için polisomnografi yapılabilir. Polisomnografi göz hareketleri, oksijen satürasyonu, el ve bacak hareketleri, nefes akışı gibi şeylerin gece boyu takip edilmesidir. Hastayı bir gece misafir ederek bu kaydı yapıyoruz ve hastanın uyku problemini çözebiliyoruz. Teşhisi koyup tedaviyi ona göre yapabiliyoruz. Polisomnografi rutin uykusuzlukta gün içi uyku olmadıkça önerilmez. Tedavide mutlaka doktorla görüşerek başlatılması, buna göre muayene ve testin sonucunda doktorun vereceği ilaçlar vardır” ifadelerini kullandı.

  • Buca Belediyesi ve DEÜ’den “Yalın Süreç” protokolü

    Buca Belediyesi kent genelinde daha kaliteli hizmet sunabilmek ve performans yönetimini bilimsel yöntemlerle gerçekleştirebilmek için Dokuz Eylül Üniversitesi ile işbirliği yaptı. Dokuz Eylül Üniversitesi Bölgesel Kalkınma ve İşletme Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEÜBİMER) ve Bilgi Mühendisliği Vakfı tarafından yürütülecek “Yalın Süreç” projesinin protokolü imzalandı.

    Buca Belediyesi hizmet kalitesini ve hızını artırmak amacıyla Dokuz Eylül Üniversitesi ile işbirliğine gidiyor. Buca Belediyesi, DEÜBİMER ve Bilgi Mühendisliği Vakfı arasında belediye hizmetlerinde süreç yalınlaştırma çalışmalarının yapılmasına ilişkin işbirliği protokolü Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina, dekan vekili ve DEÜBİMER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kamil Tüğen ile vakıf yetkilisi tarafından imzalandı. Proje, genel kapsamıyla belediye hizmetlerinde süreç yalınlaştırma çalışmalarını içeriyor.

    BİMER Müdürü Prof. Dr. Hilmi Yüksel ve Doç. Dr. Mehmet Aksaraylı önderliğinde oluşturulan uzman ekip ile gerçekleştirilecek projede; ilk aşamada belediyenin hizmet süreçleri değerlendirilip iyileştirmeye açık noktaları ve bu noktalara göre belirlenen ideal durum ile birlikte Buca Belediyesinin hizmet kalitesinin gelişimi için iş süreçlerinin yalınlaştırılarak iyileştirilmesi sağlanacak. Yalın süreç dönüşümü, süreçlerin ve hedeflerin sadeleştirilmesi ve görselleştirilmesiyle, süreçlerin proje bazlı Kaizen aktiviteleri ile organize edilmesini ve temel performans yönetim sistemlerinin kurulmasını içeriyor. Projenin tamamlanmasıyla vatandaşların belediyeden hizmet alım süresi ve kalitesinin artacağını kaydeden yetkililer, sistem sayesinde belediye kaynaklarının da daha sağlıklı kullanımının da sağlanacağını belirtti.

  • Sibel Tüzün yalın ayak konser verdi

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde sahne alan Sibel Tüzün çıplak ayakla konser verdi. Tüzün bir yandan davul çaldı biryandan tatilcileri coşturdu.

    Bodrum’da konser veren ünlü sanatçı Sibel Tüzün sahneye ayakkabısız çıktı. Davula eline alan Tüzün hem coştu hem de tatilcileri coşturdu. Rixos Premium Bodrum otelinde sahne alan Sibel Tüzün tatilcilerle davul çalıp oynadı. Sevilen şarkılarını seslendiren Tüzün bir an olsun yerinde durmadı. Otel misafirlerine unutulmaz bir gece yaşatan ünlü sanatçı eline aldığı davul ile hayranlarına şov yaptı. Tüzün’ün neşeli tavırları ise dikkatlerden kaçmadı. Yalın ayak sahneye çıkan Tüzün yaptığı esprilerle de sevenlerini kahkahalara boğdu. Yabancı şarkıları bile davul çalarak söyleyen Tüzün yaklaşık 3 saat sahnede kaldı. Tatilcilerin yoğun ilgi gösterdiği konserde Tüzün tam not aldı.

  • Yalın ve Okay Temiz EXPO 2016’da konser verdi

    Ünlü perküsyon üstadı, ritimlerin efendisi Okay Temiz ve pop müziğin sevilen ismi Yalın, EXPO 2016 Antalya’da konser verdi.

    EXPO 2016 Antalya’da devam eden yerli konserler serisinde Ünlü perküsyon ustası Okay temiz ve pop müziğin sevilen ismi Yalın sahne aldı. Şenol İpek’in sunduğu gecede sahneye ilk olarak Okay Temiz ve orkestrası çıktı.

    Turkcell büyük amfi tiyatroda hayranlarıyla bir araya gelen usta isim Okay Temiz, dünyanın dört bir yanından getirdiği müzik aletleriyle sergilediği performansıyla büyük beğeni topladı. “Oriental Wind” Orkestrasıyla sahne alan Temiz, gitar, kanun, davul, darbuka, zurna ve saksafon gibi birbirinden farklı müzik aletleriyle yakalanan uyumu müziğe yansıttı.

    Okay Temiz, “Bizi tanıyın. Zaman geçiyor. Daha şurada çalacağımız kaç sene var” diyerek gençlere seslendi. Bitlis yöresinden bir parça ile konsere başlayan Okay Temiz, bu şarkıyı barış için çaldıklarını söyledi.

    “Rock’çılar uyansın zeybek çalsın”

    Okay Temiz ve orkestrası daha sonra Kadıoğlu Zeybeği çaldı. Zeybeklerin Türkiye’de çok önemli bir yere sahip olmasına rağmen ihmal edildiğini söyleyen Okay Temiz, “Zeybekler çok mühim Türkiye’de. Yunanistan’da çok çalınıyor. Çok değer gösteriyorlar zeybeklere hatta sahip çıkmaya çalışıyorlar Türk kahvesi gibi unutmayın. Zeybekler rock çalmak için çok güzel materyal. Rockçılar burada iğne batırıyorum. Uyansınlar zeybek çalsınlar çünkü çok büyük enerji var içerisinde. Mesaj, ritm duygusu var” dedi.

    Okay Temiz, konserin devamında birçok farklı müzik aletiyle müzik ziyafeti sundu. Çaldığı müzik aletlerini de tanıtmayı ihmal etmeyen Temiz, “Ben genellikle Afrika, Brezilya, Latin aletlerini yani Güney aletlerini Türk müziğiyle birleştirdim senelerdir” dedi. Türk müziği ile cazı birleştiren Okay Temiz büyük beğeni topladı.

    Yalın sevenleriyle buluştu

    Okay Temiz’in ardından ise sahneye Yalın çıktı. Geçen yıl ağustos ayında EXPO 2016 Sergi alanındaki ünlüler ormanına ‘Kauçuk’ ağacı diken Yalın, “Proje muhteşem, kocaman” yorumunu yaptığı EXPO 2016’da bu kez hayranlarıyla buluştu.

    Yalın Konserine, 4 yıl aradan sonra çıkardığı “Bayıla Bayıla” albümünün hit şarkısı “Tatlıyla Balla” ile başladı. Sahnedeki enerjisi ve sempatik tavırlarıyla beğeni toplayan Yalın, müzik kariyerine başladığı “Zalim” başta olmak üzere “Küçücüğüm” gibi eski albümlerinde yer alan sevilen şarkılarını sevenleriyle birlikte söyledi. Konseri dinlemeye gelen hayranlarına teşekkür eden Yalın, boynuna bağladığı kırmızı fuları sahneden atarak, şanslı kadın hayranını sevindirdi.

  • Dr. Yalın: “Her Bayılma Epilepsi Değildir”

    Özel Konya Hospital Nöroloji Uzmanı Dr. Öner Yalın, epilepsi hastalığının başka hastalıklarla karıştırılabileceğini belirterek, her bayılma olayının epilepsi olmadığını söyledi.

    Nöroloji Uzmanı Dr. Önel Yalın, toplumda sara hastalığı olarak bilinen epilepsi hastalığının aslında beyindeki nöronların ani ve istem dışı elektriksel boşalmalarının bir sonucu olarak ortaya çıktığını ifade etti.

    Epilepsi (sara) hastalığının farklı birçok nedeninin olduğunu belirten Dr. Öner Yalın, şöyle konuştu:

    “Başta idiopatik dediğimiz genetik nedenler aileden kaynaklanan nedenler olabilir. Çocuk anne karnındayken maruz kaldığı bazı hastalıklar, annenin kullanmış olduğu bazı maddeler; alkol, sigara, bağımlılık yapıcı maddeler, çocuğun doğum esnasındayken oksijensiz kalması yine doğumdan gelen bazı rahatsızlıklar veya B6 ile B12 vitamini eksiklikleri, kalsiyum eksiklikleri gibi. İlerleyen dönemlerde kafa travmaları beyin tümörleri beyindeki damarsal hastalıklar, damarların tıkanması ya da damarların yumaklaşması ya da damarların kanaması beyin enfeksiyonları, menenjit, tümör, siroz gibi beyni etkileyen enfeksiyonlar, vücudun yaygın enfeksiyonları, metabolik rahatsızlık, tiroit fonksiyon bozuklukları, sodyum eksik ya da fazlalıkları, kalsiyum eksik ya da fazlalıkları, beyindeki nöronların ani elektriksel boşalmalarına neden olabilmektedir.”

    “TOPLUMDA TEŞHİS EDİLEMEYEN BİRÇOK HASTA VAR”

    Toplumda teşhis edilemeyen birçok epileptik hasta olduğuna dikkat çeken Dr. Yalın, epilepsinin toplum içerisinde, hastanın tamamen şuurunu kaybetmesi, bayılması ya da ağzından köpük gelmesi demek olmadığını ifade ederek, “Parmaktaki bir kasılma, ellerdeki bir uyuşma, hastanın unutkan olması, çevreyi farklı algılaması daha önce bildiği toplumu ya da ortamı bilememesi epileptik bir nöbet olabilir. Deja vu dediğimiz jameis vu dediğimiz durumlar, hastanın zaman zaman gelen unutkanlıkları, anormal davranışları, ağız şapırdatmaları, yutkunmaları, uyku bozuklukları, bazı baş ağrıları, baş dönmeleri, epileptik yine bir nöbet olabilmektedir” dedi.

    ELEKTROANSEFALOGRAFİ İLE YÜZDE 70 TEŞHİS

    Kişinin epileptik nöbetinin olup olmadığını anlamak için bazı testlerin yapıldığını vurgulayan Dr. Yalın, “Bunun içinde hastalarımızın mutlaka bir nöroloji doktoruna gelmesi ve buna ait bazı testlerin yapılması gerekiyor. Epilepsi hastalığı olan vakalara mutlaka Elektroansefalografi (EEG) çekip epilepsiyi destekleyebiliyoruz. Bu EEG ile yüzde 70 teşhisimizi koyabiliyoruz. Epilepsi teşhisi konulan hastalarda mutlaka beyin tomografisi ya da MR gibi tam kan tahlillerinin nedene yönelik yapılması gerekmektedir” diye konuştu.

    Epilepsi teşhisi konan hastalarda epileptik nöbetin türüne göre mutlaka tedaviye başlanmasının gerekli olduğunu kaydeden Dr. Yalın, şunları söyledi:

    “Tedaviye nöbetine ve cinsine göre ilk bir ilaçla başlıyoruz. Özel ilaçları var. İlaçların dozunu kontrollerde mutlaka kan sayımları ilaç düzeyleri yapılarak artırıyoruz. Nöbetleri kontrol altına alırsak, ilacın dozunu arttırmıyoruz. Alamazsak ilaç dozunu arttırıp, ikinci bir ilaca geçebiliyoruz, hatta üçüncü bir ilaca. Lakin tek bir ilaçla nöbetlerin kontrolü yüzde 60 ya da yüzde 70 sağlanabiliyor. Yüzde 20 vakıa da ise ne kadar ilaç kullanırsak kullanalım nöbetleri kontrol altına alamıyoruz. Bu tür durumlarda da özel kliniklerde özel uzmanların elinde epileptik cerrahi dediğimiz uygulama var. Bunları tedavide uyguluyoruz.”

    “EPİLEPTİK NÖBETLERDE KESİNLİKLE SOĞAN KOKLATMAYIN”

    Epileptik hastalarda en çok korktukları şeyin hastanın nöbet geçirmesi ve o nöbetin çok uzun sürmesi olduğunu aktaran Yalın, şunları söyledi:

    “Vatandaşlarımız bir epileptik nöbeti, ya da bir epilepsi bir hastanın nöbet geçirdiğini gördüklerinde yapmamaları gereken, kesinlikle ve kesinlikle toplumda olan yanlışlardan bir tanesi, soğan koklatalım, kolonya koklatalım, sarımsak koklatalım. Böyle şeyler yapılmasın. Ayrıca mümkün olduğu kadar hastanın ağzına elimizi sokup dilini dışarı çıkaralım. Vatandaşların hastanın çenesini açalım bu gibi zorlamalara girmemeleri gerekmektedir. Çünkü kendi parmakları kopabilir. Burada yapılacak iş hastanın kafasını desteklemek, etrafta hastanın vücudu kasılırken sağa sola çarpıp da yaralanmasını engelleyecek eşya varsa etraftan uzaklaştırılması gerekmektedir. Nöbet çok uzun sürerse 112 Acil Servis aranmalı. Nöbet sonrasında da mutlaka acil servis aranmalı. Nöbet sonrasında da hasta mutlaka acil servise ya da nöroloji polikliniğine getirilmelidir.”

    “HER BAYILMA EPİLEPSİ DEĞİLDİR”

    Epilepsi hastalığının başka hastalıklarla karıştırılabileceğini hatırlatan Dr. Yalın, “Her bayılma epilepsi değildir. Bayılma hastanın sinirsel sıkıntılarından, psikolojik sıkıntılarından kaynaklanabileceği gibi kalpten kardiyolojik sebeplerden, tansiyon, ortostatik hipotansiyon gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Damarlarda tıkanıp açılma epilepsiyle karışabilir. Migren hastalıkları vertigo migren hastalıkları, bunlar epilepsi ile karışabilir. Bunun için ayrıca tanının yapılması ve bir nöroloji polikliniğine başvurması gerekmektedir” diye konuştu.