Etiket: Yakup

  • Hayatını kaybeden Yakup Yavru’ya “Emek Ödülü” verilecekti

    Adana Film Festivali Direktörü İsmail Dikilitaş, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden ünlü oyuncu Yakup Yavru’nun 25. Yıl Emek Ödülü’nü almak için Adana’ya geldiğini belirterek, “Maalesef veremedik ödülünü. Kısmet onun cenazesini düzenlemekmiş” dedi.

    Dikilitaş, hastane önünde yaptığı açıklamada, olayın sabaha karşı 05.00 sıralarında gerçekleştiğini belirterek, “Yavru, uzun zamandır bir araya gelemediği arkadaşlarıyla sohbet ederken birdenbire kalp krizi geçirmiş. O anda anlayamamışlar. Daha sonra fark edilmiş ve oteldeki acil sağlık ekibi müdahale etmiş. Müdahaleden sonra da en yakın hastaneye ulaştırılmış. Hastanede de yoğun çabalar gerçekleştirilmiş, maalesef kurtarılamamış” dedi.

    Yavru’nun çok değerli bir sanatçı olduğunu ve festival kapsamında Emek Ödülü alacak sanatçılardan biri olduğunu belirten Dikilitaş, “Kendisi Türk sinemasının isimsiz kahramanlarındandı. Hem bugün 25’inci yıl Emek Ödülü’nü almak için Adana’daydı. Maalesef veremedik ödülünü. Kısmet onun cenazesini düzenlemekmiş. Bir sanat ortamında böyle bir ölüm gerçekleşti, tek avuntumuz budur” diye konuştu.

    Dikilitaş, Yakup Yavru için 11.00’de Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda bir tören düzenleyeceklerini belirterek, “Düzenleyeceğimiz törenin ardından cenazesini memleketi Amasya’ya göndereceğiz. Bugün 25’inci Yıl Gala Gecemiz ve ardından Ziynet Sali konserimiz vardı. Bu programları iptal ettik. Emek Ödülleri’ni yarın özel bir anma ile vereceğiz. Sonrasında normal programlarımız devam edecek” ifadelerini kullandı.

  • Ziraat odaları başkanlarından Yakup Taş’a destek

    Adıyaman merkez ve ilçe ziraat odaları başkanları bir araya gelerek AK Parti Milletvekili Adayı Yakup Taş’a destek verme kararı aldı.

    Adıyaman İl Özel İdaresi eski sosyal tesislerinde iftar yemeğinde bir araya gelen ziraat odası başkanları Adıyaman Eski Ziraat Odası Başkanı olan Yakup Taş’a tam destek verdi.

    AK Parti Milletvekili Adayı Yakup Taş’ın da katıldığı programa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Salih Şahan, Kahta Ziraat Odası Başkanı Fatin Rüştü Zorlu Turanlı, Besni Ziraat Odası Başkanı İsmail Sümer, Tut Ziraat Odası Başkanı Ahmet Özen, Gölbaşı Ziraat Odası Başkanı Doğan Güven, Çelikhan Ziraat Odası Başkanı Abdurrahman Kaya, Adıyaman Ziraat Odası Meclis Başkanı Abdurrahman Çelik, Adıyaman ziraat odalarının meclis üyeleri katıldı.Burada bir konuşma yapan Adıyaman Ziraat Odası Başkanı Salih Şahan, “Daha önce Adıyaman Ziraat Odası Başkanlığı yapan Yakup Taş’ın milletvekili adayı olması bizleri ziyadesiyle sevindirmiş. Çiftçinin ve üreticinin içinden gelen onların dertleriyle dertlenen bir kişinin milletvekilliği adaylığı listesinde yer almasına hem sevindik hem de desteklerimizi açıklıyoruz. Ziraat Odaları olarak kendisine buradan tam destek verdiğimizi açıklıyoruz. Tüm ziraat odası başkanlarımızın bu desteği mevcuttur. Burada olmayan bazı arkadaşlarımız mazeretleri nedeniyle katılamadılar. Onlarda desteklerini dile getirdiler. Yakup Taş’a başarılar diliyoruz” dedi.

    AK Parti Milletvekili Adayı Yakup Taş ise, kendisine verilen destekten dolayı teşekkür ederek, “Halkımızın büyük teveccühü ile karşılaştığımız Adıyaman’da ziraat odalarının bu desteği bize ayrı bir güç vermiştir. Daha önce başkanlığını yaptığı ziraat odaları başkanlarının bu desteği bizim gücümüze güç kattı. Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonrada çiftçimizin ve üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Özellikle tütün üreticileri gönüllerini rahat tutsunlar. Bu güne kadar hep onların yanındaydık bundan sonrada onların yanında olacağız” diye konuştu.

  • 28 Şubat zulmünün sembol isimlerinden Yakup Köse: “Kartel medyası işkenceyi alkışladı”

    28 Şubat zulmünün sembol isimlerinden Yakup Köse, “14 yaşında bir çocuktum. Mahkemeye ayaklarım kelepçeli çıkarıldım. Saçlarım usturaya vuruldu. Hürriyet Gazetesi alkışladı. Çıkan haberler bize işkence yapılmasına sebep oldu” dedi.

    Türkiye Gazetesi 28 Şubat sürecinde henüz 14 yaşındayken hapse atılan Yakup Köse’yle bir röportaj yaptı. İşte o röportaj:

    “Henüz 14 yaşında bir ortaokul talebesiydi. Gösteriye katıldı diye hapse atıldı. Zorla ifade tutanağı imzalatıldı. Çektiği çile ile 28 Şubat zulmünün sembollerinden biri oldu. O dönem soğuk zindanlarda işkence gören Yakup Köse, bugün Star Gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan ziyaretine davet edilen isimlerden biri de Yakup Köse idi. Uçaktaki sohbette Köse, Erdoğan’a 28 Şubatçılardan ne zaman hesap sorulacağını sordu. Cumhurbaşkanı, Köse’ye konuyu hatırlattığı için teşekkür etti ve medyanın mağduriyetleri gündemde tutması gerektiğini söyledi.

    Yakup Köse’ye terörist suçlamasıyla atıldığı cezaevinden Cumhurbaşkanlığı uçağına uzanan süreçte neler hissettiklerini sorduk. “Ergenekon ve Balyoz davalarında hızlı bir şekilde yeniden yargılama kararları çıkarırken 28 Şubat’tan dolayı 22 yıldır cezaevinde olan insanlar için hiçbir şey yapamıyoruz. Bunun bir şekilde Cumhurbaşkanımıza söylenmesi gerekiyordu” diye söze girdi Köse…

    BU TÜRKİYE’NİN YARASI

    Ve anlatmaya başladı:

    Bu mesele Türkiye’nin görünmeyen, kanayan yarası. Cezaevlerinde 28 Şubat mağduru, 400’e yakın kişi var. Dergi dağıttığı, Kur’ân kursu açtığı, sohbet verdiği için suçlu bulunup hapse atılan bu insanların tahliye edilmesi lazım. Balyoz’da, Ergenekon’da, Gezi davasında yeniden yargılama kararı veriliyor, müspet sonuçlar çıkıyor; 28 Şubat mağdurlarının yeniden yargılanma isteği reddediliyorsa, o zaman 28 Şubat tahakkümü hâlâ bu ülkenin üzerinde demektir.

    Dönemin medyası yargılananlar hakkında dehşet haberler verdi. 14 yaşında bir çocuktum daha. Terörist dediler bana. Mahkemeye ayaklarım ve ellerim kelepçeli çıkarıldım. Saçlarım usturaya vuruldu. Diyelim ki bu çocuk bir şey yapmış. Büyüklerin kaldığı koğuşa mı konur? Çocuk Islah Mahkemesinde değil de Devlet Güvenlik Mahkemesinde mi yargılanır?

    Hürriyet gazetesi, kartel medyası zulmü alkışladı. Bu haberlerin neticesinde çıkan kararlar, bize işkence yapılmasına sebep oldu. Siz bu manşetleri niye attınız? Başörtülü çocukların, öğrencilerin üzerine köpekleri salarken niye alkışladınız? Nereden alıyordunuz bu emirleri? Bunların hesap vermesi lazım. Bu konuda kapsamlı bir soruşturma yapılmasını, davanın yeniden açılıp, objektif bir şekilde değerlendirilmesini istiyorum.

    HEPSİ DE DEŞİFRE EDİLMELİ

    28 Şubat meselesi Türkiye’nin gündemine 2011 yılında geldi. 15 Temmuz darbe girişimi sene-i devriyesini doldurmamışken, bizdenmiş gibi görünen bazı kişiler, maalesef darbeciler için mağdur edebiyatı yapmaya başladı. FETÖ’cülere ‘yerlere yatırıldılar, toplu şekilde cezaevine gönderildiler’ diye sahip çıkanlar, 28 Şubat mağdurları için konuştu mu ki? Halil Kantarcı, 15 Temmuz’da Çengelköy’de şehit oldu. 28 Şubat mağduruydu. Dosya arkadaşımdı. 15 yaşında idama mahkûm oldu. Üç çocuğu var. Diğer şehitlerimizin evlatları bulunuyor. Bu sözler, onlara ihanet değil midir? FETÖ’cüler hakkında bilip bilmeden yorum yapanlar yargıya gölge düşürüyor.

    28 Şubat meselesi çözüldüğü zaman birçok meselenin çözüleceğine inanıyorum. Darbenin yargı, medya, ekonomi ayağı deşifre edilmedikçe, hesap sorulmadıkça biz yeni darbelere gebeyiz. Bu, karşı tarafı cesaretlendirebilen bir unsurdur. O dönem yaşadıklarımızı, Türkiye ancak 80 darbesinde gördü. Ve hâlâ yıllardır cezaevinde yatan var. Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki samimi çıkışlarını dinlemeli.

    O UÇAĞA BİNMEK BÜYÜK BİR ŞEREF

    Yakup Köse, Cumhurbaşkanının uçağına davet edilmesinin nasıl bir duygu olduğunu şöyle anlattı: Adım Yakup… İsmin insan hayatına tesiri vardır. Biraz çileli bir hayatımız oldu. Cumhurbaşkanımız bu Yusufi hayatı biliyordu. Uçağına davet etti. Annem ‘Seni cezaevinden kim çıkarırsa ona ömür boyu dua edeceğim’ demişti. Cumhurbaşkanının vesilesiyle çıktım. Soğuk duvarlardan alıp ana kucağına koyan Erdoğan tarafından ağırlanmak büyük bir şerefti…

    HÂKİM ANNEMİN ELİNDEKİ TESPİHİ ALDIRDI

    Yakup Köse, 15 Temmuz darbecilerinin küstahlığına atıfta bulunurken, 28 Şubat’ta yaşadığı acı hatırasını şöyle anlattı: Soğuk duvarlar bizi esir alamadı. Ağlamayacağım dedim ağlamadım. Annem karar duruşmasını izlemeye gelmiş. Arkada tespih çekiyor. Hâkim, askere elindeki tespihi aldırdı. ‘Burası o işi yapacağınız yer değil’ diye. Şimdi bakıyoruz FETÖ’cüler her türlü rezilliği sergiliyor. Kimse mağdur edebiyatı yapmasın.”

  • Şehit Uzman Çavuş Yakup Yılmaz, Sakarya’da son yolculuğuna uğurlandı

    Erzurum’da PKK’lı teröristler ile girilen çatışmada şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Yakup Yılmaz, memleketi Sakarya’da son yolculuğuna uğurlandı.

    Erzurum İl Jandarma Komutanlığınca Şenkaya ilçesi kırsalında bölücü terör örgütü PKK mensuplarını etkisiz hale getirmek için başlatılan ‘Şehit Jandarma Uzman Onbaşı Doğan Akgöbek 17-19 Operasyonu’nda Çamlıalan kırsalında çıkan çatışmada ağır yaralanan Jandarma Uzman Çavuş Yakup Yılmaz, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu. Şehit Yılmaz’ın naaşı, dün akşam uçakla Sakarya’ya getirildi. Sabah babaevinde alınan helallik sonrası şehit Yılmaz’ın naaşı, Serdivan ilçesindeki Medine Camii’ne getirildi. Cenaze namazı öncesinde baba Aziz Yılmaz ve yakınları taziyeleri kabul etti. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazı sonrasında şehit, Sakarya Şehitliği’nde toprağa verildi.

    Cenaze törenine Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, AK Parti Sakarya Milletvekilleri, şehit Kaymakam Muhammed Safitürk’ün babası Asım Safitürk, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Serdivan Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Akyazı Belediye Başkanı Hasan Akcan, protokol üyeleri, askeri yetkililer, sevenleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

  • Oyuncu Yakup Yavru sahneye iki ayağında iki farklı ayakkabı ile çıktı

    Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası 12. Liseler Arası Tiyatro Festivaline konuk olarak katılan Oyuncu Yakup Yavru, uçağa geç kalacağı endişesi ile aceleyle giydiği iki farklı ayakkabıyla sahneye çıktı.

    ‘Sağ Salim’ filmindeki ‘Aman Tanrım dedim!’ repliğiyle belleklere kazınan ve sinema filmi ile tiyatro oyunlarında çok sayıda karakteri canlandıran Yakup Yavru, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası 12. Liseler Arası Tiyatro Festivalinde, genç yeteneklerle buluştu.

    Şehir Tiyatrosunda gerçekleştirilen söyleşisine bir itirafla başlayan ünlü oyuncu, sahnenin önüne kadar gelerek ayakkabılarını gösterdi. Oyuncu Yakup Yavru, İstanbul’dan Kayseri uçağına yetişmek için acele ettiği esnada, iki ayağına da iki farklı ayakkabıyı geçirdiğini söyledi. “Ayakkabılarıma bakın” diyen Yakup Yavru’nun samimi itirafı salonu kahkahalara boğdu.

    “Tiyatrocu olmasa idim köprü altı çocuğuydum”

    Aslında emekli sınıf öğretmeni olduğunu söyleyen Yakup Yavru, gelecekte oyunculuk yapmayan gençlere kendi yaşamından kesitler anlatarak önerilerde bulundu. Tiyatroya küçük yaştan itibaren meraklı olduğunu dile getiren ünlü oyuncu, “Orta 1’de Halkevi Tiyatrosunda oyunculuğa başladım. Tiyatro aşkına okudum, yoksa köprü altı çocuğuydum. Gangster olabilirdim. Sırf tiyatronun yüzünden ortaokulu da beş yılda bitirdim” dedi.

    “Tiyatro hürmetine okudum”

    Babasının gece bekçiliği yaptığını ve fakir bir ailede büyüdüğünü söyleyen Yakup Yavru, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Fakir bir ailenin çocuğu idim. Babam gece bekçisi idi. Babam eve ocağa gelemiyor ki, buluğ çağında da anneyi kandırması kolay, baba da zaten yok Gidişatım iyi değildi. Ama orta 1’de Halkevi Tiyatrosu’na bir yazıldım, üyelik kartımı da hala saklarım. Ondan bir keyif aldım ki, bir heves, yorulmak bilmiyorum. Yoksa gidişat berbat olacaktı. Ben bu tiyatro hürmetine okudum ve şimdi emekli öğretmenim.”

    “Çocukluğumda çok çalıştığım için fark etmeden gözlem yapmışım”

    “Ben çok fakir büyüdüm ve bu fakirliğin bana tiyatroda çok faydası oldu. Çok yerlerde çıraklık falan yapınca, o zaman tabi gözlem lafını bilmiyoruz, farkına varmayarak gözlem yapmışım. Büyüklerim de her role çok kolay girebildiğimi söyledi. Meğer ben sağda solda neler görmüşüm de öyle yapabiliyormuşum. İlkokul 3’te iken, sinemada da gazoz satıyordum, okuldan sonra. Bir filmi bir hafta izliyorum, ezberliyorum dolayısıyla. O zaman bir Vahi Öz vardı, o yaşta onu izleye izleye o kalın sesi çıkarabilirdim.”

    “İlkokul öğretmenim beni hakir görürdü”

    “Fakat ilkokul öğretmenim beni birinci sınıftan beri hep hakir gördü ve bana müsamerelerde falan rol vermedi. Öyle boynu kırık dururdum hep. Ama dışarıda çok cingözdüm. Sınıfta mazlum, mahsun. Çok zoruma giderdi. Ben de ilkokul öğretmeni olunca, nice cevher olan çocukları ayıkladım, onları güzel yerlere getirdim şükür İşte o zaman Amasya Halkevi Tiyatrosunda oyunlar oynanırdı. Onlara bakacağım diye kapıcının yanından kaçardım, para da yok. Onlara bakar, imrenirdim; ‘Ben büyüyünce bundan olacağım’ derdim.”

    Sanatçı Yakup Yavru, söyleşisinin ardından öğrencilerden gelen sorulara yanıt verdi.

    Bu yıl, Uluslararası 12. Liseler Arası Tiyatro Festivaline 4’ü Gürcistan, Azerbaycan, Bosna-Hersek ve Kıbrıs’tan olmak üzere toplam 26 liseden oyun ve oyuncular katıldı. festival, 21 Mayıs tarihine kadar devam edecek.