Etiket: yakmayın”

  • 20 bin çiftçiye “anız yakmayın” mektubu

    Kahramanmaraş’ta, Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından il genelinde yaklaşık 20 bin çiftçiye anızların yakılmaması konusunda zarf içinde broşür ve mektup gönderildi.

    Kahramanmaraş’ta 11 ilçenin bütün muhtarlıklarına gönderilen mektupların hazırlanmasında 25 personel görevlendirildi. 700 mahalle muhtarına gönderilen zarflarda, anız yangınlarını engellemek ve toprağın verimliliğini korumak için, broşür ve mektup bulunuyor. Mektupta çiftçilere özellikle anızların yakılmaması konusunda uyarı ve bilgiler yer alıyor.

    Mektupların güney ilçelerin tamamına dağıtıldığını, kuzey ilçelere de önümüzdeki günlerde dağıtılacağını söyleyen İtfaiye Daire Başkanı Cahit Küçükönder, “20 bin çiftçimizin tamamına, güney çiftçilerimize dağıttık, kuzey ilçedeki çiftçilerimize, yani 11 ilçedeki tüm çiftçilere şu anda bu mektuplar ulaşmaya başladı. Tabi bu yeterli değil. Vatandaşlarımızın da artık daha duyarlı hale gelmesi gerekir, Avrupa’da anız yangını diye bir şey kalmadı” dedi.

  • Çiftçilere ’anız yakmayın’ uyarısı

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Adana İl Müdürü Muhammed Ali Tekin, çiftçilere anız yakmamaları konusunda uyarıda bulunarak, anız yakanlara dönüm başına 42 ile 250 lira arasında para cezası uygulandığını açıkladı.

    Çukurova’da buğday hasadınının başlamasıyla birlikte anız yangını sezonu da açıldı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Adana İl Müdürü Tekin, gerek hava kirliliğine gerekse toprağın büyük zarara uğramasına neden olan anız yangınına karşı çiftçileri uyardı.

    Buğday hasadının ardından kalan anızın hayvancılık ve sanayi alanında değerlendirildiği için çiftçilerin yakma yoluna gitmediğini belirten Tekin, mısır ürününün hasadından sonra kalan anızın daha sert ve dayanıklı olduğu için çiftçinin yakma yoluna başvurduğunu söyledi.

    “Çiftçilerimiz aslında geleceği yakıyor”

    Muhammed Ali Tekin, anız yakmama konusunda çiftçileri bilinçlendirmek için çeşitli programlar düzenlediklerine değinerek şu uyarılarda bulundu:

    “Bu bir eğitim işi. Zamanla bu işler çözülecek. İnşallah mücadelemiz başladı. Anız yakan çiftçilere dönümü 42 lira civarı ile 250 lira civarı ceza var. Bunu Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü yürütüyor. Şu an çiftçilerin bu cezaya düşmemesi ve anız yakmaması için çalışmalar sürüyor. Bu olay tabii ki bizim de kanayan yaramız. Çiftçilerimiz aslında geleceği yakıyor. Toprağı yok ediyor, fırınlıyor, içindeki canlıları yok ediyor ve her yıl topraklarımız daha çok çoraklaşarak yok olma yoluna gidiyor. Böyle giderse topraklarımız verimsizleşmeye başlayacak. Çektiğimiz ürünü tarlada büyütemeyeceğiz. Bu duruma düşmemek için, çocuklarımıza miras kalan bu toprağı geleceğe taşımak için anız yangınlarını engellememiz gerekiyor. Buradaki büyük sorumluluk çiftçilerimize düşüyor. Bu konuda anlayış bekliyoruz.”

  • Vahşi cinayetin zanlısı, “Baba beni yakmayın” diyerek ağladı

    Adana’da boş bir arazide cesetleri bulunan 2 kadını öldürdükleri ileri sürülen dede, oğulları ve iki torunu adliyeye sevk edildi. Olayda pompalı tüfeği kullandığı iddia edilen Doğan Barık, “Beni yakma baba” diye ağladı.

    Olay, 10 Nisan akşamı Yüreğir ilçesine bağlı Başak Mahallesi 999 Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, Senem Barık (29) kocası Arap Barık cezaevine girince 3 çocuğunu bırakarak 1 yıl önce evi terk etti. Bir süre sonra ise yine 1 yıl önce evini terk eden Zeliha Sevgilibaş (21) ile Cumhuriyet Mahallesi 731 Sokakta bir ev kiralayarak fuhuş yapmaya başladı. Bu durumu öğrenen Senem Barık’ın kayınbabası Hikmet Barık, oğulları Davut, Ayhan, Savaş ile torunları Doğan ve O.Barık kadınların kaldığı eve gitti. Kadınları otomobil ile götürmek isteyen şahıslar, kadınlar karşı çıkınca önce darp edip daha sonrada boğazlarına bıçak dayayarak saçlarından sürükleyerek otomobile bindirip Başak Mahallesi’ne getirdi. Burada bir süre daha kadınları darp eden zanlılar daha sonra kadınların kafasına pompalı tüfekle ateş etti. Olay yerine vatandaşların haber vermesi üzerine polis geldi.

    Doğan Barık olay yerinde “ben öldürdüm” dedi

    Polis olay yerine geldiğinde Doğan Barık elinde pompalı tüfekle polisin yanına gelerek “Ben yaptım namusumu temizledim” diyerek tüfekle birlikte teslim oldu. Ancak polis olayla ilgili 5 kişiyi daha gözaltına aldı. Zanlılar emniyete getirilerek sorgulandı. Zanlılar emniyetteki sorgusunda suçu birbirinin üzerine attı. Bu arada, Doğan Barık olay yerinde kadınları kendisinin vurduğunu söylerken polise sorgusunda kadınları dedesi Hikmet Barık’ın vurduğunu anlattı. Hikmet Barık ise suçlamaları kabul etmeyerek olayı oğlu Davut Barık ile onun oğlu Doğan Barık’ın yaptığını söylediği öğrenildi.

    “Ben cinayeti engellemeye gittim”

    Zanlılar iki gün boyunca sorgulandıktan sonra bugün sağlık kontrolünden geçirilmek üzere adli tıp birimine getirildi. Önce kadınları öldürdüğü ileri sürülen Doğan Barık, ardından ise babası Davut Barık adli tıpa alındı. Babasını adli tıp birimi içinde gören Doğan Barık ağlayarak, “Baba beni yakma” diye bağırdı. Doğan Barık kontrolden sonra polisler adliyeye götürülürken de gözyaşı döktü. Daha sonra ise Ayhan Barık adli tıp birimine alındı Ayhan Barık, eşinin hamile olduğunu o gece doğum yaptığını hiçbir şeyden haberi olmadığını söyledi. Dede Hikmet Barık ise basın mensuplarının sorularına yanıt vermedi. Savaş Barık da olay yerine cinayeti engellemek için gittiğini suçsuz olduğunu söyledi. Zanlılar sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.

    Zeliha, Hikmet Barık’ın torunu çıktı

    Cinayet ilk işlendiğinde Senem Barık’ın Hikmet Barık’ın gelini olduğu ortaya çıkmıştı. Senem Barık’ın yanında öldürülen Zeliha Sevgilibaş’ın ise Hikmet Barık’ın kızının çocuğu olduğu yani torunu olduğu ortaya çıktı. Polisin yaptığı tespitte iki kadının öldürülmesi için kararı aile meclisinde Hikmet Barık’ın verdiği hem gelinin hem de torunun ölüm fermanını verdiği ileri sürüldü.

  • İncefikir; “Anız yakmayın, sap parçalama makinesi kullanın”

    Seyhan Ziraat Odası 2’ci Başkanı Cahit İncefikir, mısır hasadı sonrası tarlada kalan anızı yakan üreticinin geleceğini de yok ettiğini söyledi. İncefikir, üreticinin mutlaka sap parçalama makinalarını kullanmasını, bunun içinde devlet desteği beklediklerini belirtti.

    Çukurova’da mısır hasadının başlamasıyla birlikte tarlada kalan anızın toprağı sürmeyi zorlaştırdığı ve yakıt tasarrufu etmek isteyen bazı üreticiler tarafından yakılarak yok edildiğini belirten İncefikir, bunun birçok organik maddenin yok olmasına neden olduğunu kaydetti. İncefikir, “Anız yakıldığı zaman üreticinin işi kolaylaşıyor gibi görünüyor. Oysa topraktaki yararlı bakterilerin hepsini yok ediyor. Topraktaki tüm canlılar ölüyor. Bu yüzden kesinlikle anız yakımının yapılmaması gerekiyor. Geleceğini düşünen, toprağını düşünen anız yakmaz” dedi.

    Son dönemde özellikle mısır anızını öğütüp tarlada organik madde haline getiren sap parçalama makinalarının kullanılmaya başlandığına dikkat çeken İncefikir sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yerli tarım makinası üreten firmaların anız parçalama makinası üretimine ağırlık vermesi ve iki yıl öncesine kadar verilen yüzde 50 devlet desteğinin tekrar verilmesi anız yakımının önlenmesi açısından faydalı olacaktır. Sap parçalama makinaları son dönemde piyasaya çıktı. Üreticiyi sap parçalama makinalarını kullanmaya çağırıyoruz. Tarlada kalan anızın yakılmadan, sap parçalama makinası ile ezilip aynı yere organik madde olarak bırakılması çok daha faydalı olacaktır. Birçok üretici sap parçalama makinaları alarak toprağını korumaya çalışıyor. Bu makina kullanılarak bitki sapları biçilip parçalanıyor ve toprak yüzeyine bırakılıyor. Böylece parçalanmış bitki artıklarından organik madde elde edilerek toprak humus bakımından zenginleştirilmiş oluyor. Düzelen toprak bünyesi, bitkilerin yetişmesi için en uygun ortamı oluşturduğundan çevre dostu çözüm sağlanmış oluyor. Anız yangınları ile bizler sadece toprağa değil çevremize de, insanlarımızın, çocuklarımızın sağlığına da zarar vermekteyiz. Bunun vebali çok büyüktür. Tüm üreticilerimizin bu konuya gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyorum.”

  • Orman Bölge Müdüründen vatandaşlara uyarı: “Artık yakmayın”

    MUĞLA (İHA) – Muğla Orman Bölge Müdürü Mehmet Çelik, Bodrum’daki yangının kontrol altına alındığını belirterek, “İnsanlardan şunu istiyoruz. Artık yakmasınlar. Burada bir ev yansa, bir canlıya zarar gelse çok mu iyi olacak” dedi.

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde Orman Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanında olmamasına rağmen yangına havadan ve karadan 8 saat süre ile yapılan müdahalenin ardından yangın kontrol altına alındı. Zeytin ağaçlarının ve makilik alanın zarar gördüğü yangına havadan keşif helikopteri ile organize eden Muğla Orman Bölge Müdürü Mehmet Çelik vatandaşları uyardı. Çelik yangın ile ilgili verdiği bilgide, “Saat 13.20 sıralarında Bodrum’da yangın ihbarı aldık. Yangına havadan 3 uçak, 5 helikopter, karadan 19 arazöz ve 120 orman yangın işçisi ile müdahale ettik. Yanan alan ormanlık alan değil. Taşlık, kayalık, makilik ve kısmen de zirai alan. Yangının çıktığı alan Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluk alanında olmamasına rağmen, Bakanlığımızın, Genel Müdürlüğümüzün ve Muğla Orman Bölge Müdürlüğü olarak insanlarımızın can ve mal güvenliği, onlara herhangi bir zarar gelmemesi için çabaladık. Şu anda kontrol altında. Bir tehlike arz etmiyor. Yerleşim birimi ve konutlara sıçramadığı için seviniyoruz. Ama insanlardan şunu istiyoruz. Artık yakmasınlar. Burada bir ev yansa, bir canlıya zarar gelse çok mu iyi olacak. Israrla üzerine basa basa söylüyorum, yakmasınlar artık. Yanan alan 50 hektarın altında. Otluk ve zirai alan olduğu için rüzgarın da etkisi ile yangın büyüdü. Şu anda kontrol altında ve başta sayın valimize, Muğla Büyükşehir Belediyemize ve yangında görev alan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Soğutma çalışması sabaha kadar devam edecek. Şu anda çıkış nedeni belli değil ama, mutlaka insan unsuru olduğunu tahmin ediyorum” dedi.