Etiket: yakınları

  • Tatvan’da hasta yakınları doktoru darp etti

    Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesi’nde görev yapan uzman doktor, hasta yakınları tarafından darp edildi.

    Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin son adresi Tatvan oldu. Tatvan Devlet Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Emre Ertürk, hastaneye acil olarak getirilen ve uzun süre müdahale edilmesine rağmen kurtarılamayan 68 yaşındaki hasta A.D.’nin yakınları tarafından darp edildi. Darp olayından sonra doktor iş göremez raporu alırken, olaya karışan bir kişi ise gözaltına alındı.

    Konuyla ilgili açıklamada bulunan Hastane Başhekim Yardımcısı Erdinç Eren, sağlık çalışanlarına yapılan şiddetin kabul edilemez olduğunu söyledi.

    Darp edilen uzman doktorun gece gündüz demeden hayat kurtarmak için aralıksız çalıştığını belirten Eren, gazetecilere şu açıklamalarda bulundu;

    “Hasta, kalp krizi sebebiyle hastanemize getirildi ve hemen yoğun bakıma alındı. Yapılan işlemlerin ardından anjiyografi yapılması planlandı. Fakat, 68 yaşındaki Abdulbaki Demirkol yoğun bakımda ani olarak fenalaştı. Yaklaşık bir saat süren tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti ve Demirkol’un yakınları o anda yoğun bakıma girerek alanında uzman olan doktor arkadaşımıza saldırdı. Tehdit ve hakaretlerin ardından darp edilen Kardiyoloji Uzmanı Emre Ertürk diğer sağlık çalışanları tarafından hemen acil servise alındı ve ilk müdahaleleri acil serviste yapıldı. Şiddetli darp sonrası yüz ve kafa bölgesinden darp alan doktor arkadaşımıza iş göremez raporu verildi. Hastanede gece gündüz, yaz kış demeden acil hastalara müdahale ederek çok sayıda kalp krizi hastasına başarılı bir şekilde anjiyografi uygulayan ve hayat kurtaran uzman doktor arkadaşımız başta olmak üzere diğer sağlık çalışanlarımıza yapılan hakaret, küfür, tehdit, darp ve şiddeti kabul etmiyoruz ve yapanları kınıyoruz.”

    Darp edilen uzman doktor Ertürk’ün tedavisinin devam ettiği, darp olayına karışan bir kişinin gözaltına alındığı belirtildi.

  • Otomobilin çarptığı kazada ölen gencin yakınları konuştu

    Sakarya’da yolun karşısına geçmek isterken otomobilin çarpması sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 25 yaşındaki gencin dayısı, “Yeğenimin yaşadığı durumu bir başkası yaşamasın” dedi.

    Adapazarı ilçesi Adnan Menderes Caddesi üzerinde karşıdan karşıya geçmek isteyen 25 yaşındaki Bilal Saydam’a otobüsün arkasından gelen otomobilin çarpması sonucu savrulan genç kaldırıldığı hastanede yaşam savaşını kaybetti. Düzenlenen cenaze namazı sonrası Maltepe aile mezarlığına defnedilen Bilal Saydam’ın dayısı 42 yaşındaki İsa Saydam yaptığı açıklamada, “Allah kimsenin başına vermesin. Bu yeğenimde bir başkası da olmuş olsa üzülüyoruz buna. Yeğenimin yaşadığı durumu bir başkası yaşamasın. Görüntülerde de olduğu gibi araç yeğenime yaya geçidinde vuruyor. Vurduktan sonra sanki hiçbir şey olmamış gibi durup ambulans çağırmak yerine olay yerinden uzaklaşıyor. Biz kamera kayıtlarından, tesadüfen o anda oradan geçen belediye otobüsünün kamera kayıtlarından ulaşıyoruz. Görgü tanıklarından aldığımız bilgilere göre biz olayın izini sürüp kamera kayıtlarına ulaştığımızdan saatler sonra otomobilin sürücüsü polisler tarafından yakalanıyor. Olay yerinde o anda korku, panik, şoför psikolojisinden dolayı durmamış olabilir. Ben bunu anlayışla karşılıyorum. Olay yerinden uzaklaştıktan sonra ambulansı arayıp oraya yönlendirebilirdi. Ondan sonra bir insana yakışır bir şekilde polis karakoluna gidip olayın nasıl olduğunu anlatabilirdi. Bu yolu seçmek yerine şahıs kaçmayı tercih etti. Yeğenim iki gün hayat mücadelesi verdi. Düzgün ve pırıl pırıl bir çocuktu. Dürüst karakterli bir gençti. Ben onun dayısı olmaktan gururluyum. Şahsın aile büyüklerine şunu söylemek istiyorum. Keşke çocuğunuzun elinden tutup da kendiniz götürüp de doğru budur evladım deyip çocuğunuzu polise kendiniz teslim etseydiniz” dedi.

  • Trafik kazasında hayatını kaybeden Gürel’in yakınları: “Cinayet gibi kaza, şikayetçi olacağız”

    Bahçelievler’de alkollü sürücünün park halindeki kamyona çarpması sonucu hayatını kaybeden Behçet Gürel’in yakınları, “Cinayet gibi kaza” diyerek şikayetçi olacaklarını söyledi.

    Bahçelievler’de 158 promil alkollü olduğu öğrenilen Ertuğrul Ö. isimli sürücü park halindeki kamyona hızla çarpmış ve araçta bulunan arkadaşı Behçet Gürel hayatını kaybetmişti. Sürücü kendisini görüntüleyen basın mensuplarına, “İçkiliydim. Yalan mı söyleyeceğim” diye tepki göstermişti. Bugün cenazelerini almak üzere Yenibosna Adli Tıp Kurumu’na Gürel ailesi tepkilerini dile getirdi. Sürücünün alkollü olduğunu, firen izi olmadığını ve sürücünün ehliyeti olmadığını iddia eden aile, sürücü Ertuğrul Ö.’den şikayetçi olacaklarını söyledi.

    Ertuğrul Ö.’den muhakkak şikayetçi olacaklarını söyleyen Behçet Gürel’in kardeşi Ali Gürel, “Gece evdeymiş ağabeyim telefon etmiş illa gel diye çıkmış gitmiş o da. Ondan sonrası meçhul işte. Saat 03.00- 03.30 muydu tam bilmiyorum. Kamyonun arkasına girmişler. Direk dalmış. Geride iki tane çocuk bıraktı. Çocuklar perişan. Bitik yani. Düşün, ben 30 yaşımda babamı kaybettim. Ben perişan oldum. Bunlar çocuk. Şikayetçi olmaları lazım. Ben de olacağım. Muhakkak olacağız” dedi.

    “Cinayet gibi kaza, şikayetçi olacağız”

    Gürel’in başka bir yanı ise “Çok acı. Cinayet gibi kaza. Şikayetçi olacağız. Ben şahsi tanımıyorum. Ama arkadaşı olduğunu öğrendim. İş arkadaşıymış. Çağırmış gece 12.00 gibi sonra çıkıyorlar. Olay oluyor. Cinayet gibi kaza. Tabi ki peşini bırakmayacağız. Mutlaka şikayetçi olacağız. 158 promil alkollüymüş aracı kullanan, ehliyeti de yokmuş. Bir metre firen izi yok o çok kötü” şeklinde konuştu.

    Gürel’in başka bir akrabası ise şoför Ertuğrul Ö.’nün ehliyeti olmadığını iddia ederek, “Ehliyetinin olmadığını polislerden öğrendik. Firen izi bile yok. Direk kamyonun altına giriyor. Sürücü engelliymiş maalesef” ifadelerini kullandı.

  • 15 Temmuz şehitlerinin yakınları Ankara’da buluştu

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde hayatını kaybeden 104 şehidin 600 yakını, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “15 Temmuz Şehit Aileleri Buluşması” programında bir araya geldi.

    Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ATO Congresium’da düzenlenen “15 Temmuz Şehit Aileleri Buluşması” programına Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, eşi Nevin Gökçek, Ankara Valisi Ercan Topaca, Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Başkanı Lokman Aylar, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, Büyükşehir Belediye Meclis üyeleri, 104 şehidin 600 yakını ve çok sayıda davetli katıldı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve eşi Nevin Gökçek, masaları gezerek şehit yakınlarının sorunlarını dinledi.

    Gölbaşı’nda şehit olan Özel Harekat polisi Alpaslan Yazıcı’nın eşi Ayşegül Yazıcı, “Eşimle gurur duydum, iftihar ettim onunla. Bugün burada bu yemeği yedik, huzurlu bir gün geçirdik. Eşim ve diğer şehitler ‘önce vatan’ dediler. Geride gözü yaşlı annelerini, eşlerini, çocuklarını bıraktılar. Onlar düşünmeden ‘vatan’ diyerek öne atladılar. Ezan seslerinin dinmesini, bayrakların inmesini istemediler, dönülmez bir yola girdiler. Şehit eşi olarak acım çok büyük, 3 tane çocuk kaldı geride. Devletimizden, hükümetimizden Allah razı olsun, bize sahip çıktılar. Biz o kimsesizliği hiçbir zaman hissetmedik. Tarifi yok bu acının ama gururumuz da bir o kadar büyük. Saçma sapan bir girişim oldu, darbe bile diyemiyorum. Türkiye’yi Suriye’ye, Mısır’a çevirmek istediler. Allah’a çok şükür başaramadılar. Herkes kenetlendi, birlik oldu, beraberlik oldu. O gün kimse sağ sol derdine düşmedi, herkes yollara düştü. İnşallah bir daha tekrarlanmaz. Ama bir daha tekrarlanırsa yine hepimiz aynı şekilde üzerimize düşen görevi yapacağız. Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, milletimize bir borcumuz var, Allah’a bir can borcumuz var, onu ödemeye hazırız” ifadelerini kullandı.

    Darbe girişimi sırasında babası ve eşi şehit olan Bilge Gürs ise, “Eşim ve babam cennete gitti. Bunun mutluluğu var, hem de acımız büyük. Hayata onlar olmadan devam etmek zorundayız” diye konuştu.

    Şehit Cuma Dağ’ın eşi Rukiye Dağ ise şunları ifade etti:

    “Onlar seçilmiş insanlar. Allah onları seviyordu ki yanına aldı. Ben eşimle aynı alandaydım, helikopter beni de taradı ama ben burnum kanamadan kurtuldum. Allah eşime şehadeti nasip etti. Ben en çok o gece ülkemizin düşmediğine şükrediyorum. Biz bugün bir Suriye olmadıysak bunu şehitlerimize borçluyuz, gazilerimize borçluyuz. Allah onlardan razı olsun. Türk milletinin manevi duygularının ölmediğini o gece bir kez daha görmüş olduk. Allah o gece sokağa çıkan herkesten razı olsun. İnşallah bir daha böyle günler görmeyiz.”

  • Şehit ve gazi yakınları Lüksemburg’u protesto etti

    Şehit ve gazi yakınları, Almanya, Fransa, Belçika ve Avusturya’nın ardından teröre destek verdiği gerekçesiyle Lüksemburg’u da protesto ederek, elçilik önüne siyah çelenk bıraktı.

    Başkent’te şehit ve gazi yakınları ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir grup, Almanya, Fransa, Belçika ve Avusturya’nın ardından teröre destek verdiği gerekçesiyle Lüksemburg’u protesto etti. Türk bayrakları ve dövizlerle Lüksemburg Büyükelçiliği önünde toplanan grup tekbir getirdi.

    Grup adına basın açıklaması yapan Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, şehit aileleri, gaziler ve güvenlik korucuları olarak Avrupalı ülkelerin teröre ve terörün siyasi uzantısı konumundaki HDP’ye verdikleri desteklerinden dolayı Almanya, Belçika, Fransa, Avusturya’yı büyükelçilikleri önünde protesto edip, siyah çelenk bıraktıklarını hatırlatarak, “Bugün de burada Türkiye’nin orta büyüklükteki bir şehri kadar olan, bizim tabirimizle ‘kartondan’ bir devlet olan, hatta devlet bile değil devletçik olan Lüksemburg’u protesto amacıyla toplanmış bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

    Yapılan basın açıklamasının ardından büyükelçilik önüne siyah çelenk bırakan grup, olaysız şekilde dağıldı.