Etiket: Yakan

  • (Özel Haber) Nusaybinli Ailenin Yürek Yakan Dramı

    Mardin’in Nusaybin ilçesinden, terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlar nedeniyle sokağa çıkma yasağı ilan edilmesiyle birlikte, merkez Artuklu ilçesine göç eden ve apartmanların bodrum katlarına yerleşen vatandaşların dramları yürek burkuyor. Hem kendisi hem de eşi hasta olan bir vatandaş, Nusaybin’de zulüm ve zorbalık gördükleri için ilçeyi terk ettiklerini ve 3 aile birleşerek, bir ev tuttuklarını vurguladı.

    Terör örgütü PKK mensuplarının kazdığı hendek, kurduğu barikat ve tuzakladıkları patlayıcılar yüzünden hayatı felç ettiği Nusaybin’den, sokağa çıkma yasağı ilan edileceğinin duyurulmasının hemen ardından, merkez Artuklu ilçesine göç eden vatandaşların dramı yürek burkuyor. Ucuz olması nedeniyle ilçedeki apartmanların bodrum katlarına yerleşen Nusaybinli vatandaşlar, hayata tutunmaya çalışıyor. Komşularıyla birlikte 3 aile birleşerek, bir ev tuttuklarını ve evde 12 kişinin kaldığını anlatan Fatım Bilek, hem kendisinin hem de eşinin hasta olduğunu kaydetti. İlçeyi terk ettikleri için hüzünlü olduklarını kaydeden Bilek, “Zulüm ve zorbalık gördüğümüz için geldik. Zulmün sona ermesini ve tekrar Nusaybin’e geri dönmek istiyoruz. Artık kan dökülmesin. Rabbim bize hayırlı bir kapı açsın. Hakkımızda hayırlısı neyse onu bize nasip etsin. Allah kimseyi kimseye muhtaç etmesin” dedi.

    “ÇOCUKLAR BÜYÜK SIKINTI YAŞIYOR”

    Özellikle çocuklarının büyük sıkıntı çektiklerine dikkat çeken Bilek, “Geçen gün kızım okula gidip, ağlamıştı. Okuldaki arkadaşları onun Nusaybin’den geldiğini söyleyip dalga geçmişti. Eve gelip ağladı, neden diye sorduğumda, ‘Nusaybin’den geldiğimiz için bizimle dalga geçiyorlar’ dedi. Bana ağlayarak ‘Anne Nusaybin’e geri dönelim’ dedi. Bütün huzurumuz, düzenimiz bozuldu” diye konuştu.

    “ÇOK KÖTÜ OLAYLAR OLDU”

    Fatım Bilek’in kızı Medine ise ilçede çok kötü olayların yaşandığını anlatarak, “Eskiden Nusaybin çok güzeldi. Eski haline döner mi bilemiyoruz. Çok kötü olaylar oldu. Babam hasta ve felçli, 3-4 aydır olaylardan dolayı hastaneye götüremiyorduk. Maddi durumumuz iyi olmadığı için tedavi ettiremiyoruz” ifadelerinde bulundu.

    4’üncü sınıf öğrencisi Gülşah Bilek ise gözyaşları içerisinde evini çok özlediğini anlatarak, “Yasak nedeniyle oradan buraya geldik. Öğretmenimi, arkadaşlarımı özlüyorum. Nusaybin’deki hayatımı özlüyorum, evimi özlüyorum” dedi.

  • Nevruz Ateşi Yakan 5 Kişi Gözaltına Alındı

    Aydın’ın Nazilli İlçesi’nde izinsiz olarak Nevruz ateşi yakan 5 kişi gözaltına alındı.

    Edinilen bilgiye göre; bugün öğlen saatlerinde Yıldıztepe mahallesinde Nevruz öncesi otomobil lastiği yakarak slogan attığı iddia edilen 5 kişi gözaltına alındı. Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Amirliği’ne bağlı ekiplerin eş zamanlı düzenlediği operasyonda, 16 ila 18 yaşları arasında olduğu belirtilen 5 şüphelinin savcılık kararıyla gözaltına alındığı bilgisine ulaşıldı. Kimlikleri açıklanmayan şüpheliler, ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek. Şüphelilerin üzerinden havai fişek bulunduğu öne sürülürken, ekiplerin akşam saatlerinde yaşanabilecek olası bir taşkınlığa karşı geniş çapta önlem aldığı bildirildi. Öte yandan, 5 kişinin polis tarafından alındığı esnada mahallede yaşayan şüpheli yakınları ile polis arasında kısa süreli gerginlik yaşandığı öğrenildi.

  • Bursa’da Yürek Yakan Kaza

    Bursa’da meydana gelen kazada, yarın düğünü olan bir genç hayatını kaybetti.

    Edinilen bilgiye göre kaza, sabaha karşı saat 04.00 sıralarında, Orhangazi-Bursa yolunda meydana geldi. Sürücüsü henüz belirlenemeyen ve içinde 3 arkadaşın yer aldığı 16 AY 850 plakalı hafif ticari araç, Orhangazi’den Gemlik istikametine seyir halindeyken, Karsak boğazında otoyol girişinde havanın aşırı yağmurlu olması sebebiyle kontrolden çıktı. Bariyerleri aşarak yol kenarına uçan araçta bulunan Veysi Altunç (28), Gökhan Yavuz (26) ve Memduh Bakır (31) yaralandı. Ambulansla Gemlik Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan durumu ağır olan ve pazar günü evleneceği belirlenen Veysi Altunç, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

    Aracın kim tarafından kullanıldığı henüz belirlenemedi. Sürücünün belirlenememesinden dolayı direksiyondan parmak izi alındı. Kazayla alakalı tahkikat sürüyor.

    PAZAR GÜNÜ DÜĞÜNÜ VARDI

    Feci kazada hayatını kaybeden 28 yaşındaki Veysi Altunç’un 20 Mart Pazar günü Gemlik’te düğününün olduğu öğrenildi. Veysi Altunç’un ölümü yakınlarını yasa boğdu.

  • İlkbaharın Cep Yakan Meyveleri

    Bilecik’te ilkbaharın cep yakan meyveleri tezgahlarda yerini alırken, 8 adeti 25 liraya satılan eriğe talebin çok olması satıcıları da şaşırttı.

    Tezgahlarda, hayli pahalı olmasına rağmen müşteri bulabilen eriğin yanı sıra bir kase çağla da 40 liradan satılıyor. Yüksek fiyatlarına rağmen ilkbahar meyvelerine vatandaşların talep göstermesi satıcıları da şaşırttı. Bilecik’te manav sahibi Kadir Demirbaş, yaz meyvelerinin yavaş yavaş tezgahlarda yerini aldığını anlatarak, “7 tane eriğin bulunduğu paket 25 liradan satışlarına başladık. Bu hafta fiyatlar biraz geri gelir. Çağlanın paketi ise,40 liradan satışa sunuldu. Bunlar ilk sürümler olduğu için pahalı. Çilekte ilk çıktığında fiyatları dudak uçuklatıyordu. Şimdi fiyatlar geriledi. Bu hafta erik 15, çağla ise 20 liraya kadar fiyatı geriler. Fiyatların yüksek olmasına rağmen müşterilerin ilgisi büyük. Genelde hamile bayanların eşleri alıyor. Eriğin kilosu yüksel olması için 7-8 adetli ufak paketler yapılmış. Böyle daha uygun ve tadımlık oluyor. Bu sene meyvelerimiz erken baş gösterdi. İnşallah 2-3 hafta içerisinde yerli meyvelerimizi doya doya ve uygun fiyatlarla yemeye başlarız. Bizim de temennimiz bu yönde. Meyveler çok pahalı olduğu için 100 gramlık paketler haline getirip öyle satıyoruz. Kiloyla hiç bir şekilde satamayız zaten çeyrek altında eş değer fiyatları var.

  • Çanakkale’nin Yürek Yakan Türküleri Bu Albümde

    Çanakkale Savaşı’nın 101’inci yıldönümü dolayısıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Çanakkale ruhunu anlatan 7 türkü bir albümde derlenerek yayınlandı.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Çanakkale Savaşı’nın 101’inci yılında Çanakkale ruhunu anlatan ve yürek yakan hikayeleriyle Türk toplumunun hafızasında yer edinen 7 türkünün yer aldığı  “Çanakkale’ye” isimli bir albüm yayınladı.

    Sevilen sanatçı Yaprak Sayar’ın seslendirdiği albüm, Türk insanın acısını ve ayrılığını dile getirmesiyle Çanakkale Savaşı’nın dile dökülen sözleri olan türkülerden derlendi.

    Albümde, “ Çanakkale İçinde Vurdular Beni”, “ Hey Onbeşli Onbeşli”, “Şu Kışlanın Kapısına”, “Mızıka Çalındı Düğün mü Sandın”, “Eledim Eledim”, “Yaslı Gittim Şen Geldim” ve “Yılmam Ölümden Askerim” isimli türküler yer alıyor.

    “ÇANAKKALE İÇİNDE VURDULAR BENİ”

    Bu türkü, Çanakkale Deniz Savaşı henüz başlamadan önce askerler harbe hazırlanırken, vaktiyle Çanakkale yöresinde söylenen bir aşk türküsünün üzerine savaşla ilgili sözler ilave edilerek oluşturulmuş. Seyfullah isimli Çanakkale Sultanisi öğrencisinin, İstanbul’daki annesine yazdığı 29 Eylül 1914 tarihli bir mektubunda, “Birkaç günden beri Çanakkale sokaklarından askerler geçiyor. ’Çanakkale içinde aynalı çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı’ şarkısını söylüyorlar” diye yazmış. Savaşın öncesinde bu türkü doğuyor, savaş sırasında askerler tarafından söyleniyor, savaş bittikten sonra da askerlerin geri döndüğü toprakların hepsine  bu türkü askerlerin ağzında gidiyor. Bugün Gagavuz Türkleri de,  Arnavut, Makedon da, Bosna-Hersekli, Kerküklü de bu türküyü söylüyor. Anadolu’nun her yöresinde, dönemin bütün Osmanlı coğrafyasında Çanakkale Türküsü söyleniyor. Herkes kendi dilinde aynı türküyü söylüyor.

    “HEY ONBEŞLİ” TÜRKÜSÜ DÜNYA TARİHİNİN EN ASİL ASKERİNE YAZILDI

    ’Hey Onbeşli Onbeşli Tokat yolları taşlı/Onbeşliler gidiyor kızların gözü yaşlı…’

    ’1915’te Çanakkale’yi savunmak için yollara düşenler için Türk milleti ’Hey Onbeşli’ türküsünü yakmıştır. Aslında ağıt formundaki bu türkü günümüzde maalesef ruhundan uzaklaştırılıp oyun havasına dönüştürülmüştür.

    Türküdeki “onbeşli” tabiri Hicri takvime göre 1315 doğumlulardır. Miladi takvimde 1894-95’e denk gelir. 1895 tertipli olan bu gençler, 1915’e gelindiğinde 20 yaşlarındadırlar ve büyük muharebeye katılmak için devletin seferberlik çağrısına uyarak, vatanı savunmak için yollara düşmüşlerdir. Genç kızlar da onlar için gözyaşı dökmüştür.