Etiket: Yakalamak

  • 5 kişiyi yaralayan caretta carettayı yakalamak için seferber oldular

    Bodrum’da geçtiğimiz gün 5 kişiyi yaralayan caretta carreta cinsi kaplumbağayı yakalamak için özel ekip kuruldu. Denizde kaplumbağa arayan ekipler Bodrum koylarını dolaştı.

    Geçtiğimiz günlerde 2’si çocuk 5 kişiyi ısırarak yaralayan carretta caretta için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı alarma geçti. Muğla Valiliği, Dekamer, Akut ve Muğla çevre ve şehircilik il müdürlüğüne bağlı 10 kişilik ekip, saldırının yaşandığı Orak adasına giderek kaplumbağayı aradı. 3 kişilik dalış ekibi ise denize dalarak kaplumbağa avına çıktı. Orak adası çevresi ve deniz dibi didik didik arandı. Kaplumbağayı bulmak için yaklaşık 5 saat deniz dibinden ve yüzeyinden arama yapıldı. Hiçbir iz bulunamazken aramaların birkaç gün daha süreceği öğrenildi.

    Deniz kaplumbağalarına yiyecek verilmemesini istedi

    Konuyla ilgili kısa bir açıklama yapan Bodrum Deniz Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Arif Yılmaz bu tip canlılara yemek verilmemesini isteyerek, “Bu tip kaplumbağalar bölgemizde uzun yıllardır var. Bundan önce hiç böyle bir olayla karşılaşmadık. Teknelerden verilen yemekleri için kaplumbağa geliyor olabilir. Bu koy günlük gezi teknelerinin yoğun olarak durduğu bir yer. Tekneler gelince ekmek ile balık besleniyor. Balıkların oluşturduğu titreşim kaplumbağayı buraya çekmiş olabilir. İl çevre şehircilik bakanlığından ekipler gelerek geniş çaplı bir araştırma başlatıldı” ifadelerini kullandı.

    Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdür Yardımcısı Bekir Erdoğan ise yaşanan olay sonrası Bakanlığın emri ile olayın olduğu yerde inceleme yaptıklarını söyleyerek, “Geçen günlerde bir deniz kaplumbağası saldırısı haber olmuştu, bunun üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Muğla Valiliği olarak hemen organize olduk. Deniz kaplumbağaları araştırma merkezi, Bodrum Deniz Ticaret Odası, Akut İş birliği ile beraber bir araştırma yürütüyoruz. Şu ana kadar yapılan araştırmalarda bir tespit yapamadık. Dalyan ve Köyçeğiz bölgesinde de bu tip vakalara rastlamıştık ve tecrübe edinmiştik. Biz o bölgelerde deniz kaplumbağalarının beslenmesini yasakladık. Yasakladıktan sonra bugüne kadar hiçbir olumsuz vaka ile karşılaşmadık. Burada görüyoruz ki günü birlik tur tekneleri tarafından yoğun olarak kullanılmakta. Teknelerden deniz kaplumbağalarına çeşitli besin maddeleri veriliyor. Yemek verilerek turistlere gösteriliyor bu kaplumbağalar. Bu da bu tür canlıların beslenme alışkanlıklarını değiştirmesine neden oluyor. Saldırganlığının bundan dolayı olduğunu tahmin ediyoruz. Buradan bakanlık olarak önerimiz, hayvanların doğal beslenme ortamlarına kesinlikle dokunulmaması, tur teknelerinden deniz kaplumbağalarına balık, tavuk ve çeşitli besin maddelerinin verilmemesi. Doğal ortamlarından deniz kaplumbağaları gerekli besin ihtiyaçlarını karşılar. Bu şekilde olursa böyle güzel alanları vatandaşlarımız kullanmaya devam edecektir”şeklinde konuştu.

    Kaplumbağayı bulamadıklarını ifade eden Erdoğan “bende dalış yaptım ama kaplumbağaya dahil bir ize rastlayamadık. Dekamer den uzmanlar, AKUT ekibinden arkadaşlar, Turizm tesislerinden ekipler dalış yapıyorlar. Şu ana kadar bir deniz kaplumbağasına rastlamadık” dedi.

  • İneği Yakalamak İsterken Dereye Uçtular: 1 Yaralı

    Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde evli çift, ipten kurtulan ineğini yakalamak istedi. Çiftin kontrolden çıkan traktörü dereye uçtu.

    İnebolu’ya bağlı Akkonak köyünden Yeşilöz köyüne kadar, ipten kurtulan ineğini yakalamak için traktörüyle ilerleyen Mustafa Bardakçı, kullandığı traktör kontrolden çıkınca dereye uçtu. Bu arada yanında bulunan Azize Bardakçı (72) takla atan traktörün altında acı çekerek kurtarılmayı bekledi. İnebolu Belediyesi’ne ait kepçe ve itfaiye aracıyla kurtarılan Azize Bardakçı ambulansla İnebolu Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak ilk müdahalesi yapıldı. Bardakçı, daha sonra Kastamonu Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

  • Samsunspor, Giresunspor’u Yenip Avantaj Yakalamak İstiyor

    Samsunspor Teknik Direktörü Engin Korukır, Play-off hedefi yolunda Giresunspor’u yendikleri takdirde büyük bir avantaj yakalayacaklarını söyledi.

    PTT 1. Lig’in Play-off adaylarından Giresunspor ve Samsunspor, pazartesi günü Giresun’da karşı karşıya gelecek. Giresunspor hazırlıklarını sürdüren kırmızı-beyazlılar, günü öğlen saatlerinde yaptığı tek antrenman ile tamamladı. Düz koşu ve ısınma hareketleriyle başlayan idman, 5’e 2 top kapma çalışması ve dar alanda kısa paslaşmalarla devam etti. Antrenman 2 akım halinde gerçekleştirilen taktik çalışmanın ardından yarı sahada yapılan çift kale maçla son buldu.

    Karşılaşmaya Samsun’da Nuri Asan Spor Tesisleri’nde hazırlanan Samsunspor’da antrenör ve futbolcular antrenman öncesinde iddialı açıklamalarda bulundu.

    “KAZANDIĞIMIZ ZAMAN ÇOK BÜYÜK BİR AVANTAJ SAĞLAYACAĞIZ”

    Galip geldikleri takdirde çok büyük bir avantaja sahip olacaklarını ifade eden Engin Korukır, “Kritik olmayan hiçbir maç yok artık. Ligin güzelliği de bu zaten. Göztepe karşılaşması iki takım için de çok önemli bir maçtı. Bu hafta kendi bölgemizin takımlarından Giresunspor ile karşılaşacağız. Giresunspor’u da tebrik ediyorum. Buraya kadar gelmesi hakikaten onların adında çok güzel bir duygudur. Çok güzel ve dostluk içerisinde geçmesini beklediğimiz bir maç olacak. Kazanmak istiyoruz. Çünkü kazandığımız zaman çok büyük bir avantaj sağlayacağız. Kaybettiğimiz zaman Play-off’tan uzaklaşıyoruz, kazandığımız zamanda yaklaşıyoruz. İnsanlar artık ikilemde kalıyorlar. 7. olursak başarısızız. Ben bu mesuliyeti üstüme alacağım. Geldiğimizde 12. sıradaydık. Şimdi 8. sıradayız. İnşallah 6. olmak istiyoruz. Silinen 3 puanımız koyulduğunda da nerede olduğumuz belli zaten. 10. maçımıza çıktık. Bu maçlarda 18. puanımızı aldık. Öncesinde 19 haftada 22 puan alınmıştı. Baktığınız zaman hakikaten doğru yoldayız” dedi.

    HASAN KILIÇ: “MEMLEKETİMİN TAKIMINA KARŞI DA OYNASAK BU MAÇI ALMAK İSTİYORUM”

    Kendi memleketinin takımına karşı oynayacağını belirten kırmızı-beyazlıların başarılı orta saha oyuncusu Hasan Kılıç, “Göztepe karşısında iyi bir galibiyet aldık. Şimdi bu maçın değeri daha da çok arttı. Giresunspor’a karşı oynayacağız. Onlar da 5. sırada yer alıyor. 43 puanla Play-off potasındalar. Bizim de 40 puanımız var. Puanımızı 43’e yükseltip, onları geçip Play-off’a katılmak istiyoruz. Kendi memleketimin takımına karşı oynayacağız. Memleketimin takımına karşı da oynasak bu maçı almak istiyoruz. Oradan iyi bir galibiyetle dönüp, Play-off yolunda devam etmek istiyoruz” diye konuştu.

    KAPTAN MUSA: “3 PUANI ALIRSAK PLAY-OFF’U YARILAMIŞ OLACAĞIZ”

    Galibiyetle Plaf-off’u yarılayabileceklerini iddia eden kaptan Musa Aydın, “Daha önceden de içerideki maçları almamız gerektiğini söylemiştik. Bu iki maçı da aldık. Önemli olan deplasmanda da bir 3 puan alabilmek. Rakibimizle oynayacağız. 3 puanı alırsak Play-off’u yarılamış olacağız. Onun bilincindeyiz. Giresunspor da onun bilincinde. Güzel bir maç olacak kazanan taraf inşallah biz oluruz” şeklinde konuştu.

    Öte yandan Samsunspor’da sakatlığı bulunan Canberk, fizyoterapist eşliğinde takımdan ayrı çalışmalarını sürdürdü.

  • Bakan Fikri Işık: “2023’Te Hedefimiz Olan Yüzde 15’i Yakalamak İçin Bugünden AR-GE Yatırımı Yapmalıyız”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, 4. sanayi devrimi ne ürettiğinizden ziyade nasıl ürettiğinizi etkileyecek bir süreç olduğunu belirterek, “2023’de hedefimiz olan yüzde 15’i yakalamak için bugünden Ar-Ge’ye yatırım yapmak durumundayız” dedi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Sanayi 4.0 Raporu Tanıtım Konferansı’na katıldı. Konferans Bakan Işık’ın yanı sıra TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansel Başaran-Symes, sanayiciler ve iş adamları katıldı. Konferansta bir konuşma yapan Bakan Işık, “Sadece terörle mücadelede değil her konuda birlikte hareket etmemizin, uyum içerisinde olmamızın çok önemli olduğuna inanıyorum. Bu açıdan bakanlık olarak akıllı üretim sistemlerine dijital teknolojilere yoğunlaştığımız bu dönemde, sanayicilerimizin, ekonomi çevrelerimizin ve STK’larımızın da bu konulara yoğunlaşmalarının çok değerli olduğunu düşünüyorum. Kamu politikalarıyla özel sektörlerin hedefleri birbirleriyle çakışınca, kamu ve özel sektör birlikte hareket ettiğinde ortaya çok güzel sonuçlar çıkıyor. 2002’den bu yana ortaya koyduğumuz başarılı performans bunun en açık örneğidir. Gerçekten de özel sektörümüzle birlikte hareket ederek ülkemize büyük başarılar yaşattık. Son dönemde ekonomiyle ilgili birçok olumlu gelişmeye şahit olduk. Bu yılın ilk 2 ayında bütçemiz, her türlü olumsuz şartlara rağmen 6.6 milyar Türk lirası fazla verdi” dedi.

    “2023’DE YÜZDE 15 HEDEFİNİ YAKALAMAK İÇİN BUGÜNDEN AR-GE’YE YATIRIM YAPMALIYIZ”

    “Ar-Ge yapmadan yüksek teknolojili ürün üreterek satmanız mümkün değildir” diye Bakan Işık, “Bazen bedelini ödediğiniz halde bile teknolojiyi satın alamıyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey, kendi Ar-Ge’nizi yapmaktır. Ama bu söylenen kadar kolay bir iş değildir. İşte TÜSİAD ve pek çok STK’nın da katkılarıyla hazırladığımız yeni Ar-Ge reform paketi, inanıyorum ki önümüzdeki süreçte Türkiye’nin bu noktadaki kapasitesini çok çok artıracak ve üretimde ihracatımızdaki yüksek teknolojili ürünleri payını çok daha yukarıya çekecek. Hedefimiz 2023’de yüzde 15’i yakalamaktır. Bunun için bugünden Ar-Ge’ye yatırım yapmak durumundayız” ifadelerini kullandı.

    “MEMUR MANTIĞIYLA AR-GE İLE DÜNYAYLA REKABET EDEMEYİZ”

    TÜBİTAK’ın artık özel sektörle rekabet eden değil, özel sektörün yapabileceği Ar-Ge’yi yapmak için devlete eleman alan bir kurum değil aksine özel sektörün yapabileceği Ar-Ge’yi siparişle yaptıran bir kurum olmasını istediklerini ifade eden Bakan Fikri Işık, “Özel sektörün yapamadığı temel, nitelikli ve öncü ve Ar-Ge’yi yapan bir kurum noktasına dönüştürmek istiyoruz. Geçen akşam yaşadığımız bir olayı kısa sizinle paylaşmak isterim. Bir enstitü müdürümüz geldi ve 1 yaşında Amerika’ya giderek oradaki iyi bir üniversitede doktorasını bitirmiş arkadaşımızın TÜBİTAK’a alınmasıyla ilgili süreci başlattığını söyledi. Dedim ki yanlış yapıyorsun. Bu arkadaşı TÜBİTAK’a almak yerine şirketini kurmasını, yanına kendisi gibi başarılı genç kardeşlerimizi alması ve sizin ona iş paketi vererek, onun kendi şirketinde Ar-Ge yapmasını ve sizin de ondan Ar-Ge hizmetini satın almasını sağlamanız lazım. Yeni anlayışımız bu olmalıdır. Yoksa memur mantığıyla Ar-Ge ile biz dünyayla rekabet edemeyiz. Artık anlayışımızı komple değiştiriyoruz. Bu bir anlayış değişikliğidir. Sadece uygulamadaki bazı değişikler özellikle bizim artık bu konuda almamız gerekenler açısından yeterli olmaz” şeklinde konuştu.

    “YAPAY ZEKA SAYESİNDE BELKİ DE HAKEM TARTIŞMASI BİTECEK”

    Bilim, Sanayi ve Teknolojisi Bakanı Fikri Işık konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Çin’in sanayi 4.0 adı altında değerlendirilen teknolojilerle ilgili aldığı patent sayısı 2 bin 500’i geçmiştir. Bugün jet motorları için parça üretirken, halihazırda 3 boyutlu yazıcıları kullanıyor. Geçmişte seri üretimle standart yapay medikal organlar üreten ve her bir parçanın hastaya uyumu için birkaç gün harcayan Siemens, bugün geliştirdiği yazılımla 3-4 saat içinde hastanın ihtiyacı olan implantı doğrudan üretebiliyor. Bu örnekler bize de gösteriyor ki, bu teknolojilerle ilgili çalışmalara süratle yoğunlaşmak durumundayız. Önceki 3 sanayi devrimini adeta tribünden izledik. Bu defa sahada oyuncu olabilmek için doğru kararlar almak ve bu kararları etkin ve hızlı bir şekilde uygulamak durumundayız. Mesela bir futbol takımında takımın sahaya nasıl bir kadro ile çıkacağını, sahaya nasıl yayılacağını ilerleyen anlarda hangi futbolcunun oyundan alınacağını ve yerine kimin gireceğini teknik direktörler yerine belki de yapay zeka uygulamaları belirleyecek. Belki de bu teknolojiler nedeniyle teknik direktör maaşlarının bugüne göre çok düştüğünü de göreceğiz. Kritik bir pozisyonda topun çizgiyi geçip geçmediğine hakem yerine üzerindeki sensörlerle topun kendisi karar verecek. Belki bu kadar hakem tartışmasının olmadığı bir dönem de bizi bekliyor diyebiliriz.”

    “4. SANAYİ DEVRİMİ NE ÜRETTİĞİNİZİ DEĞİL NASIL ÜRETTİĞİNİZİ ETKİLEYECEK BİR SÜREÇTİR”

    Bakan Işık, “Genellikle yanlış anlaşıldığını düşündüğüm bir hususa dikkat çekmek istiyorum. 4. sanayi devrimi ne ürettiğinizden ziyade nasıl ürettiğinizi etkileyecek bir süreçtir. Yani bu süreç sensör, robot veya 3 boyutlu yazıcı gibi ürünleri üretmenin ötesinde ne üretirseniz üretin üretiminizde sensör, robot ve 3 boyutlu yazıcıları kullanmayı gerektiriyor. Burada asıl mesele sadece yüksek teknolojili ürünler üretmek değil. Ürettiğiniz yüksek teknolojiyle yeni zihniyetle üretim yapmaktır. Dolayısıyla bu süreç sadece belirli sektörlerdeki sanayicilerimizi değil, hangi sektörde olursa olsun tüm üreticilerimizi ilgilendirmektedir” diye konuştu.

  • Dalgakıran: “Endüstri 4.0 Çağını Yakalamak Zorundayız”

    MTG Başkanı Adnan Dalgakıran, Türkiye’nin, süreç otomasyonunda devrimci yeniliklerin yaşanacağı Endüstri 4.0 çağını yakalamak zorunda olduğunu söyledi.

    Makine Tanıtım Grubu (MTG) Başkanı Adnan Dalgakıran, WIN EURASIA Metalworking Fuarı’nın kapanışı dolayısıyla bir değerlendirme yaptı. Akıllı makineler devrinin başlangıcı olarak kabul edilen Endüstri 4.0 konularındaki tartışmaların WIN EURASIA fuarında gördüğü ilgiyi değerlendiren Dalgakıran, Türkiye’nin Makinecileri olarak destek verdikleri fuarın sektör için önemli bir tartışma platformu sunduğunu söyleyerek teknoloji alanında hızla devam eden dönüşümün, gelişmiş sanayileri fiziksel süreçlerden bağımsız bir üretim sistemine doğru taşıdığını belirtti.

    Dalgakıran gelişmiş ülkelerin, sanayide yeni bir evreye geçtiğini belirterek ”Geleneksel sanayideki standart işçilik anlayışının yerini akıllı fabrika sistemlerinin alacağı bir endüstri anlayışı gelişiyor. İleri teknolojili ülkeler, tedarik ve müşteri ağlarını data analiziyle yönetecek, Endüstri 4.0 diye adlandırılan bir sanal fabrika sistemine hazırlanıyorlar. Uluslararası rekabette Endüstri 4.0 anlayışının öne çıkacağı 21. yüzyıl, internet üzerinden yönetilen ve birbirleriyle konuşan makinelerin çağı olacak. Türkiye olarak, süreç otomasyonunda devrimci yeniliklerin yaşanacağı Endüstri 4.0 çağını yakalamak zorundayız. Türkiye’nin Makinecileri bu yönde özverili bir çalışma içine girmiş durumda. Makine İhracatçıları Birliği olarak biz de dünyadaki gelişmeler konusunda üyelerimizi ve sektörümüzde faaliyet gösteren tüm kurumları bilgilendirmek üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.