Etiket: Yabancı

  • Antalya, pandemiye rağmen yabancı yatırımcının gözbebeği

    Antalya, pandemiye rağmen yabancı yatırımcının gözbebeği

    Pandemi döneminde yatırımcının ilgisinin devam ettiği Antalya’da sadece Mart-Mayıs ayları arasında 55 yeni yabancı ortaklı firma kuruldu.

    Türkiye’de son 5 yılda, yabancı ülke vatandaşları, 148 bin 996 konut satın aldı. Yabancı uyrukluların ilk tercihi 63 bin 969 mesken ile İstanbul olurken 30 bin 326 konut satışıyla Antalya, ikinci sırada bulunuyor. Öte yandan yabancılar, artık konutun yanı sıra Antalya’ya yatırım yapmaya da geliyor. Koronavirüs döneminde bile yatırımcının ilgisinin devam ettiği Antalya’da sadece mart- mayıs ayları arasında bile 55 yeni yabancı ortaklı firma kuruldu. Böylelikle şehirdeki yabancı ortaklı işletme sayısı 4000’i aştı. Son olarak Antalya Koleji’nin mimari özellikleriyle oteli andıran 3 kampüsü yabancı yatırımcıların dikkatini çekmeye başladı.

    Prestijli bölgelerde

    Manavgat, Lara ve Konyaaltı gibi prestijli bölgelerdeki kampüsler, mimari özelikleriyle öne çıkıyor. Özel mimari çalışmaların yer aldığı kampüsler otel, AVM, hastane gibi son teknoloji donanıma sahip. Özellikle deprem, sel, doğal afet gibi olaylara dayanıklı yapılan kampüsler, geniş bahçesiyle öğrencilerin sosyal aktivitelerini gerçekleştirmesine katkı sağlıyor.

    Lara Kampüsü, 30 dönüm arazi üzerine 4 katlı 26 bin 500 metrekare kapalı alana, denize sıfır Konyaaltı Kampüsü 20 dönüm arazi üzerine 5 katlı 19 bin metrekare alana ve Manavgat Kampüsü de 10 dönüm arazi üzerine 5 katlı 19 bin 500 metrekare kapalı alana sahip.

    “75 milyon dolara mal oldu”

    Kampüslerin özellikleri hakkında bilgi veren Antalya Koleji Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Sezgin Koca, “3 kampüste de otel mimari esintisi vardır. Teknolojik alt yapısı en üst düzeydedir. Yaklaşık 75 milyon dolara mal oldu. Spor salonları, yüzme havuzları, kapalı tiyatro alanları mevcuttur. Tesislerimiz otel arazilerine kurulmuştur. Avrupa’da önde gelen tesisleri arasındadır” dedi.

    “Talep en çok Katar, Rusya ve Azerbaycan’dan”

    Son dönemde çok sayıda yabancı yatırımcının okula yoğun ilgi gösterdiğini vurgulayan İstanbul temsilcisi Arzu Kalaylı, “Yatırım yapmak istiyorlar. Ortaklık yapmak isteyenler de var. Bu vizyonu görüp yatırım yapmak isteyenlerin olması gayet normal. Bu işi büyütmek istiyorlar. En çok Katar, Rusya ve Azerbaycan’dan istek geliyor” diye konuştu.

    “Eşi benzeri yok”

    Okulların lüks otellere benzer donanıma sahip olduğunu vurgulayan Kalaylı “Özellikle okul olarak yatırım yapmak isteyenlerin yanı sıra AVM, otel yapmak isteyenler de var. Arsalarımız çok merkezi bir yerde. Tesisimiz Avrupai standartta yapıldığı için mimarlarımız global bir çalışma gerçekleştirdi. Bu okulların Türkiye’de eşi benzeri yoktur. İddia ediyoruz ki tesislerimiz Avrupa’da birinci sırada yer almaktadır” dedi.

  • Kepez Yabancı Diller Akademisi’nde 2. dönem

    Kepez Yabancı Diller Akademisi’nde 2. dönem

    Kepez Belediyesi’nin kursiyerlerine 72 saatte İngilizce öğrenebilme garantisi verdiği Yabancı Diller Akademisi’nin 2. dönem eğitimleri başladı. Başkan Tütüncü, kısa sürede İngilizce öğrenmenin kapılarını aralayan Yabancı Diller Akademisi’nin çok önemli bir sosyal proje olduğunu söyledi.

    Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün 3. Dönem seçim vaatleri arasında yer alan Yabancı Diller Akademisi, akıcı bir İngilizceye sahip olmak isteyenlere akademik eğitimin kapılarını aralıyor. Geçtiğimiz aylarda ilk mezunlarını veren akademi, yoğun talep üzerine ikinci dönem eğitimlerine de başladı. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü de, 72 saatte İngilizce öğrenme garantisi verilen Yabancı Diller Akademisi’nin 2. dönem eğitim sevincine ortak oldu. Kursiyerlerle bir araya gelen Başkan Tütüncü, öğrencilere başarılar diledi, akademinin öğretmenlerine de emeklerinden dolayı teşekkür etti.

    “Önemli bir proje”

    Kepez Yabancı Diller Akademisi’nin, çok önemli bir sosyal proje olduğunu belirten Başkan Tütüncü, “Bu proje ile amacımız; dünyanın farklı yerlerinde rahatlıkla seyahat edebilen, ya da turizmin başkenti Antalya’da turizm sektöründe iş ararken kendileri için farklı bir donanım eklemek isteyen, hayatı farklı yönleriyle, farklı boyutlarıyla algılamak isteyen hemşehrilerimize bir kapı aralamaktı. Dolayısıyla 2020 yılı içerisinde başladığımız bu çalışmamız hemşerilerimiz tarafından çok beğenildi. Geçtiğimiz yıl bir sınıf olarak başlayan kursumuz, bu yıl devam kurslarıyla birlikte 4 sınıfa erişti. Ben bu projenin gerçekleşmesinde emeği olan bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.” dedi.

    “Hedeflerimiz büyük”

    Yabancı Diller Akademisi’nin bundan sonraki süreçte de kendini geliştirerek, yolculuğuna devam edeceğini bildiren Tütüncü, “Hedeflerimiz büyük. Antalya’nın turizmin başkenti olması sebebiyle hemşehrilerimizin, farklı dilleri konuşmaya ihtiyacı var. Bu dillerinde öğretildiği sadece erişkinlere ilişkin değil, bununla birlikte okullarda eğitim gören öğrencilerimize yönelik kursların, hatta ve hatta bir kulak dolgunluğu sağlaması bakımından çocukların da olduğu değişik kurslarla önümüzdeki süreçte bu kursumuzu geliştireceğiz.”diye konuştu.

    “Sosyal belediyecilik çalışması”

    Bunu sosyal belediyecilik çalışması olarak gördüklerini belirten Başkan Tütüncü, “Elbetteki belediyecilik, temel belediyecilik hizmetlerini yapmayı gerektirir. Ama bunun dışında modern dünyada şehre ve şehirliye, yani hemşehrilerimize değer katmayı, sonuçlayan prosesleri de sürdürmekle izah ediliyor. Dolayısıyla biz de bütün hemşirelerimizin donanımlarını arttıracak çalışmaları yapıyoruz. Levent Erdem Ovat, hocamın geliştirdiği bir yöntemdi bu. Levent Hocama çok teşekkür ediyorum. Hocalarımız öğrencilerimize çok büyük katkılar sağlıyor.”dedi.

    “Kısa ve kolay yoldan İngilizce”

    Kendine ait bir model geliştirerek, gençlere kısa ve kolay yoldan İngilizce öğretmeyi başaran Yabancı Diller Akademisi Koordinatörü Levent Erdem Ovat’da duygu ve düşüncelerini dile getirdi. Bu yöntemin diğer kurs merkezlerine göre İngilizce öğrenmede çok etkin olduğunu vurgulayan Ovat, “Burada bir an önce pratik İngilizce öğrenme ve konuşmayı sağlayan bir müfredat var. Bana hep soruyorlar. Neden buraya gelelim? Diğer kurslardan ne farkı var? Burada başkaca uğraşlarla vakit kaybetmeden, yani gramere boğulmadan, öğrencilerin derhal İngilizce konuşabilecekleri bir sistem var. Onun için bütün Antalyalıları hızlı bir şekilde İngilizce öğrenmek için Kepez Yabancı Diller Akademisi’ne bekliyoruz.” İfadelerini kullandı.

  • Sakarya’da ilk defa yabancı bir hastaya böbrek nakli yapıldı

    Sakarya’da ilk defa yabancı bir hastaya böbrek nakli yapıldı

    Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk defa yurt dışından gelen bir hastaya böbrek nakli yapıldığını belirten Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Savaş Sipahi, “Sağlık Bakanlığı tarafından hastanemize verilen Sağlık Turizm Belgesi ile ilk böbrek naklinin başarıyla gerçekleşmesinden dolayı çok mutluyuz” dedi.

    Sağlık Bakanlığı tarafından ‘Sağlık Turizmi’ belgesi alan Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk defa yurt dışından gelen bir hastaya böbrek nakli yapıldı. Filistinli böbrek hastasına yapılan operasyonda böbrek nakli başarılı bir şekilde gerçekleşti. Bu kapsamda nakil için hazırlık sürecini Doç. Dr. Hamad Dheir ve koordinatör Gülercan Şenel yürütürken nakli gerçekleştiren cerrahi ekipte Prof. Dr. Fehmi Çelebi, Prof. Dr. Fatih Altıntoprak, Dr. Öğretim Üyesi Necattin Fırat ve Op Dr. Emrah Akın yer aldı. Donörle ilgili bilgi veren Böbrek Nakli Merkezi Başkan Yardımcısı Dr. Necattin Fırat, böbrek alıcısının ve böbreği veren kardeşinde durumlarının iyi olduğunu, başarılı bir şekilde geçekleşen operasyon ile hastanın böbrek fonksiyonları 3 günde tamamen düzeldiğini belirtti.

    Sağlık Bakanlığı tarafından verilen ‘Sağlık Turizmi’ belgesi ile yabancı hastalara da umut olacaklarını belirten Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Savaş Sipahi, “Sakaryamız’da yüzlerce diyaliz ve diyaliz adayı hastaya yardım etmeye devam ediyoruz. Merkezimiz yeterli alt yapıya sahip. Sağlık Bakanlığı tarafından hastanemize verilen Sağlık Turizm Belgesi ile ilk böbrek naklinin başarıyla gerçekleşmesinden dolayı çok mutluyuz” dedi.

    ‘Sağlık Turizmi’ belgesiyle uluslararası katı sağlayacaklarını belirten Böbrek Nakli Merkez Başkanı Doç. Dr. Hamad Dheir, “Daha önce Sağlık Bakanlığımızdan Sağlık Turizm Belgesi alınarak yabancı uyruklu hastalara da böbrek nakli operasyonlarına başlayacağımızı duyurmuştuk. Emeği geçen başta İl Sağlık Müdürümüz Doç. Dr. Aziz Öğütlü olmak üzere tüm hocalarım ve sağlık ekibimize tekrar teşekkür ederim. Ben bu ekibin bir neferi olduğum için çok mutluyum. Artık Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Böbrek Nakli Merkezi olarak, ulusal katkısı yanında uluslararası ligde biz de varız” şeklinde konuştu.

  • Yabancı uyruklu şahıslara sahte ikamet belgesi veren 2 kişi tutuklandı

    Yabancı uyruklu şahıslara sahte ikamet belgesi veren 2 kişi tutuklandı

    Antalya’da yabancı uyruklu şahıslara sahte ikamet belgesi düzenledikleri gerekçesiyle gözaltına alınan 2 kişi tutuklandı.

    Edinilen bilgiye göre, Antalya İl Göç İdaresi Müdürlüğüne müracaatta bulunan Kırgızistan uyruklu A.K.’nin görevlilere ibraz ettiği Antalya İl Göç İdaresi adına düzenlenmiş ikamet izni Müracaat Belgesi ibareli belgenin kayıtlarından kontrol edildiğinde sahte olduğu anlaşıldı. Belgeyi ibraz eden A.K. , belgenin sahte olduğunu bilmediğini kendisinin de bu olaydan mağdur olduğunu ve belgeyi para karşılığında yine Kırgızistan uyruklu S. T.’den 3 bin 300 TL karşılığında aldığını söyledi. A.K. ifadesinde ayrıca kendisine verilen belgenin İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından hazırlanan belge olduğunu söyleyerek verildiğini, belge üzerinde göç idaresinin kaşe ve mührü olması sebebiyle belgenin sahteliğinden şüphelenmediğini, belgenin gerçek olduğunu düşünerek İl Göç İdaresi Müdürlüğüne giderek müracaatta bulunduğunu, belgenin sahte olduğunu bilmediğini iddia eti.

    Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan çalışmada S.T. ve sahte belgeleri temin ettiği belirlenen, yabancı uyruklu şahıslara danışmanlık hizmeti veren A.O. yakalanarak gözaltına alındı.

    İkametlerinde sahte evraklar ve kaşe ele geçirildi

    Şüphelilerin işyerlerinde yapılan aramada çok miktarda sahte olduğu değerlendirilen belge, ’tedaviye uygundur’ ibareli kaşe ve içerisinde suça konu bilgilerin bulunduğu bilgisayara el konuldu. Şüpheliler “Nitelikli Dolandırıcılık” ve “Resmi Belgede Sahtecilik” suçlarından çıkartıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Prof. Dr. Özkan: “Rahim nakliyle ilgili yabancı hastalardan öngörülmeyen birçok ülkeden talep var”

    Prof. Dr. Özkan: “Rahim nakliyle ilgili yabancı hastalardan öngörülmeyen birçok ülkeden talep var”

    Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, rahim nakli yapılan Derya Sert’in anne olmasının ardından merkezlerine dünyanın farklı ülkesinden yüzlerce istek geldiğini söyledi. Prof. Dr. Özkan, korona virüs sürecinde organ ve kompozit doku nakilli hastaların normal insanlara göre bir kat daha dikkatli olması gerektiğini de belirtti.

    Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan ve ekibi son 11 yılda 10 kompozit doku nakli gerçekleştirdi. Türkiye’nin ilk yüz ve çift kol, dünyada kadavradan ilk rahim naklini de gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan’ın mutluluğu, rahim nakili Derya Sert’in bebeğini kucağına almasıyla ikiye katlandı. Derya Sert’in kısa süre sonra taburcu olacağını dile getiren Prof. Dr. Özkan, rahim nakli için yoğunluğun 2011 yılından bu yana artarak devam ettiğini bildirdi. Yoğunluğun 10 yıl önce başladığını anlatan Prof. Dr. Özkan, “Bizim ilk rahim naklimizde insanlar çokta ne olduğunu anlayamadı. Bunu bilen ve ihtiyacı olan insanların yoğun bir ilgisi oldu. Bizden birkaç yıl sonra bizim de katkılarımızla rahim nakilleri yapılmaya başlandı. Bizim mevzuatımız kullanıldı ama bunun kayıtlı bir mevzuatı yok. Dünyada da yok. Nakille ilgili özel izinler, araştırmalar yapılıyor. Klinik gerçeklik olmak konumunda. Covid-19 döneminde bir aksaklık olacak, süreç gecikecek gibi duruyor. Ama uzun dönemde ihtiyaç olduğu kesin hem bizde hem dünyada” diye konuştu.

    “Öngörülmeyen ülkelerden talep var”

    Rahim nakli konusunda yabancı hastaların yoğun isteğinin olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özkan, “Uzun dönemdir yabancı hastaların isteği var. Öngörülmeyen birçok ülkeden talep var. Tahmin ediyorum Covid-19 sürecini biraz rahatlattıktan sonra mevzuatla ilgili çalışmalar yapılacak ve mevzuat çıkacak. İnşallah rutin bir işlem olarak önümüzdeki dönemlerde yapılmaya başlanacak” dedi.

    “Nakle hazır yüzlerce hasta var”

    Akdeniz Üniversitesine başvuran ve nakle hazır olan yüzlerce hasta olduğunu kaydeden Prof. Dr. Özkan, “Bu yükü tek başına kaldırmamız mümkün değil. Bununla ilgili birçok merkez olacak ve biz de tecrübe paylaşımına her zaman hazırız. Dünyada bu işte başarılı olan en önemli ekiplerdeniz. Yeter ki bilimsel kurullar, yapılabilecek değerler olsun ve yeter ki mevzuat olsun” ifadelerini kullandı.

    “Araştırma yapmalıyız”

    Prof. Dr. Özkan, rahim naklinin ardından Derya Sert’in bebeğini kucağına almasının en büyük mutlulukları olduğunu kaydetti. Hayatta hep hedeflerinin olduğuna değinen Prof. Dr. Özkan, “Özellikle araştırma sürecinde ülkemizin zayıf kaldığı kısımlarda bizlerin çalışması gerekiyor. Araştırma kısmında çok zayıfız maalesef. Araştırmaya önem vermemiz gerekiyor. Bizde yapılan işlemlerin ertesi gün sonucu alınmaya çalışılıyor. Ama 5 sene sonra alınacak bir ürünün sonucu insanlara pek tatmin edici gelmiyor. Araştırma kurumları biraz daha bunlara özen göstermeli, önem vermeli” dedi.

    “Daha fazla dikkat edin”

    Korona virüs sürecinde tüm nakillerde bir tedirginlik olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ömer Özkan, “Haklı olarak var. Hayatını kaybeden, hayati organ nakli yapılmış insanlar var. Değişik şehirlerde var, biz bunları arkadaşlarımızdan duyuyoruz. Ama sağlıklı insanların da hayatını kaybettiğini düşünürsek bu süreçte herkesin ciddi şekilde korunması gerekiyor. Organ nakli, doku nakli yapılan insanların ayrıca korunması gerekiyor. Çünkü bizi hastalıklardan koruyan bağışıklık sistemidir. Bağışıklık sistemini kısmen çökertiyoruz ki nakledilen dokuyu reddetmesin diye. Bu durumda eğer biz korunmazsak hastalığı ciddi şekilde geçireceğizdir. Eğer bunun üstesinden gelemezlerse hayatlarını kaybedeceklerdir. Bu dönemde herkes gibi onlar da dikkat edecek, hatta daha fazla dikkat edecek” diye konuştu.

    “Maske takmak yoğun bakımda olmaktan iyidir”

    Nakil yaptığı hastalarıyla sürekli iletişim halinde olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özkan, “Yedikleri, içtiklerine, bulundukları ortamda hayatlarına normal olarak devam etsinler. İzolasyonuna dikkat etmeliler. Dünya olarak, ülke olarak zorlanıyoruz. Hayatımızı devam ettirelim. Mesafeler korunmuyor. Hayatımızı devam ettirelim, yan yana olmak zorunda değiliz. Maskeyi takmakta zorluk çekiyoruz. Maske takmak yoğun bakımda olmaktan çok çok daha iyidir. Bunun farkına varalım. Hastalarımızda buna dikkat edelim. Hastalarımızda bugüne kadar bir sorun olmadı ama bu olmayacağı anlamına gelmez. Tedbirimizi elden bırakmayalım” dedi.