Etiket: Yabancı

  • Yabancı konukların narenciye hasadı renkli görüntüler oluşturdu

    Mersin’de bu yıl 6. kez düzenlenen Uluslararası Narenciye Festivali kapsamında 24 ülkeden kente gelen gösteri sanatçıları, bir narenciye bahçesini ziyaret etti. Narenciye bahçesinde yöresel kıyafetleriyle mandalina, portakal, limon toplayan yabancı konuklar, renkli görüntüler oluşturdular.

    4 yıl aradan sonra Mersin yeniden narenciye festivaline kavuştu. İlki 2010 yılında yapılan ve 2015 yılına kadar aralıksız sürdürülen Uluslararası Mersin Narenciye Festivali, 4 yıldır çeşitli nedenlerden yapılmıyordu. Türkiye’nin narenciye ihtiyacının yüzde 55’inin karşılandığı Mersin’de gerçekleştirilen Uluslararası Narenciye Festivali, bu yıl da 2 gün sürdü. Kortej yürüyüşüyle başlayan festivalde, birbirinden güzel etkinlikler yapıldı. Etkinlik kapsamında 70 ton narenciye kullanılarak birbirinden ilginç figürler ortaya çıkarılırken, 24 ülkeden 700 gösteri sanatçısı da festivali renklendirdi.

    Yöresel kıyafetleriyle narenciye hasadı

    Festival için Mersin’e gelen yabancı konuklar, Erdemli ilçesine bağlı Çeşmeli Mahallesi’nde bulunan bir narenciye bahçesini ziyaret etti. Burada yöresel kıyafetleriyle mandalina, portakal ve limon toplayan yabancı konuklar, ilginç görüntüler oluşturdular. Bol bol hatıra fotoğrafı da çekilen konuklar, ayrıca narenciye paketleme tesisini de gezerek bilgiler aldılar.

    Narenciye bahçesinde gazetecilere açıklamalarda bulunan Kırgızistanlı Begimay Najimidinova, 2 gün süren festivalin çok güzel geçtiğini kaydederek, emeği geçenlere teşekkür etti. Hayatında ilk defa narenciye hasadı yaptığını vurgulayan Najimidinova, “Daha önce hiç toplamamıştım. Bu ilk deneyimimdi benim. İyi ve çok güzeldi. Böyle bir duyguda ilk defa yaşıyorum. Mersin şehri çok güzel ve insanları çok misafirperver. Türkiye’ye çok teşekkür ediyoruz biz çok güzel ağırladılar” şeklinde konuştu.

    Tataristanlı Aliya Gizatulina ise festival için geldikleri kentte çok güzel anlar yaşadıklarını söyledi. Türk halkının çok misafirperver insanlar olduklarını gördüğüne dikkat çeken Gizatulina, “Türklerin bize yaklaşımı hoşumuza gitti. İlk defa bir narenciye bahçesine girdim. Daha önce böyle bir şey görmemiştim. Türkiye’de görmek nasip oldu. Bahçede narenciye ürünlerinden toparladık. Çok güzel bir andı. Unutulmayacak bir gün yaşadık” dedi.

    Ukraynalı Andrey Osınskiy de şu ana kadar dünya genelinde gittiği en iyi festivalin Mersin Narenciye Festivali olduğunun altını çizdi. Ülkesinde benzer narenciye bahçelerinin olmadığını söyleyen Osınskiy, “Bahçeye hasat için ilk geldiğimizde Ukrayna’da bunun gibi yerlerinden olmadığını hissettim. Burada kendi ellerimizle limon ve portakal toplayabildik. Çok harika bir yer” diye konuştu.

    Bulgaristanlı İleya Koleva ise festival kapsamında 3. kez Mersin’e geldiğini belirterek, limon ve portakal bahçelerinden meyve toplayıp, keyifli bir gün geçirdiklerini kaydetti.

  • Bakan Varank: “Yerli ve yabancı araştırmacılara çok güzel teşvikler sunacağız”

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Uluslararası lider araştırmacılar programı ile yerli ve yabancı araştırmacılara çok güzel teşvikler sunacağız. Ülkemize gelen araştırmacılar sadece üniversitelerde değil, özel sektörde de çalışma ve kendi ekiplerini kurma fırsatlarına sahip olacaklar” dedi.

    TÜBİTAK Marmara Teknokent Serbest Bölgesi’nde yer alan General Electric Havacılık Türkiye Teknoloji Merkezi bünyesinde kurulan Katmanlı İmalat Teknolojileri Ar-Ge Laboratuvarının açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleşti. Açılış töreninde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın yanı sıra, Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Işık Yılmaz Batur, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut, General Electric Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Canan Özsoy ve Genrel Electric’in üst düzey yönetim üyeleri yer aldı. General Electric Additive tarafından üretilen ve yeni nesil üretim teknolojilerinden olan endüstriyel metal katmanlı üretim makineleri ile teknoloji geliştirme çalışmaların gerçekleştirileceği laboratuvarın açılış töreni, General Electric Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Canan Özsoy’un konuşması ile başladı. Özsoy konuşmasında laboratuvar hakkında bilgiler aktardı.

    “137 ülke arasında Türkiye, pazar büyüklüğü açısından 14’üncü sırada yer alıyor”

    Açılış töreninde konuşan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ise TÜBİTAK’ın yatırımcılara sağladığı imkanlar hakkında bilgiler vererek, “Ar-Ge laboratuvarlarımızı destekleme programı kapsamında katmanlı imalat araştırma laboratuvarımızın hayırlı olmasını dilerim. Bizim için aynı zamanda şöyle bir önemi var. Burası 15.15’in ilk açılışını yaptığımız laboratuvar. Küresel rekabet ortamında öncü ve uluslararası firmalar kendi ülkelerinin dışında stratejik gördüğü ülkelere değişik düzeylerde faaliyetler uyguluyorlar. Bunlardan birisi olan General Electric, tabi ki iyi örneklerden birisi. Ülkemizde özellikle yakın zamanda uluslararası yatırımların geldiği bir ülke. Dünya Ekonomi Fonu’nun 2017-2018 raporunda 137 ülke arasında Türkiye, pazar büyüklüğü açısından ve pazara yatırım açısından 14’üncü sırada yer alıyor. Pazar büyüklüğünün en büyük göstergesi de bu ülkeye gelen yabancı yatırımcılar. Bundan tabi ki memnuniyet duyuyoruz. Ancak iyileşmeye açık olan yatırımların genelde orta yüksek derecedeki ve teknoloji hazırlık düzeyinde genelde 6 ile 9 arasında sınırlı olması. Bu program kapsamında sadece teknolojisi kanıtlanmış Ar-Ge çalışmaları değil aynı zamanda geleceğin teknolojilerinin üretileceği Ar-Ge çalışmalarının da merkezi olmasını hedefliyoruz” dedi.

    “Bu tesisin General Electric’in sahip olduğu 3 laboratuvardan biri olması memnuniyet verici”

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Bugün açılışını yapacağımız laboratuvarın Türkiye’yi geleceğin yatırım merkezlerinden biri yapacak önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Memnuniyet verici başka bir sebep de bu tesisin General Electric’in sahip olduğu 3 laboratuvardan biri olmasıdır. Katmanlı üretim alanında hem malzeme hem de farklı geometrilerin Ar-Ge’sinin yapılacağı bu laboratuvarda Türkiye menşeli tasarımlar geliştirilecektir. Bu tasarımlar havacılıktan otomotive, beyaz eşyadan enerjiye pek çok farklı alanda kullanılabilecek ve yüksek katma değerli üretim önceliğimize doğrudan hizmet edecek. Yeni teknolojiler hayatımızın her alanına yoğun bir biçimde dahil olmaya başladı. Esnek, hızlı ve verimli çalışan dijital tabanlı yeni üretim modelleri gelişiyor” diye konuştu.

    “Dünyanın önde gelen firmalarının Ar-Ge kabiliyetlerini ülkemize çekiyoruz”

    TÜBİTAK Öncül Ar-Ge Laboratuvarı Destek Projesi hakkında da bilgiler aktaran Bakan Varank, “Katmanlı üretim teknolojileri bu süreçte en yoğun olarak kullanılan yöntemlerden biridir. Geleneksel tasarımın önüne geçen hızlı protatipleme, ürün optimizasyonu, fonksiyonellik ve düşük maliyetin bir arada olduğu bir modelden bahsediyoruz. Bu teknolojiyi güçlü olduğumuz sanayi dallarında kullanarak potansiyelimizi çok daha ileriye taşıyabiliriz. Görece zayıf olduğumuz alanlarda ise bu yolla sıçrama imkanı oluşturmamız mümkün. Desteğimizle kurulan bu laboratuvarın ülkemiz için önemli bir katma değer oluşturacağına yürekten inanıyorum. TÜBİTAK Öncül Ar-Ge Laboratuvarı Destek Projesi kapsamında dünyanın önde gelen firmalarının Ar-Ge kabiliyetlerini ülkemize çekiyoruz. Şu ana kadar 4 firma bu destekten yararlanıyor ve ülkemizin potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmeye devam ediyor. Yenilikçi fikirleri hayata geçirirken teknik bilgi ve birikimlerini ekosistemimize taşıyorlar” şeklinde konuştu.

    “Yerli ve yabancı araştırmacılara çok güzel teşvikler sunacağız”

    Türkiye’de sürdürülen bilimsel araştırmaların arttırılması için önemli çalışmalara imza attıklarını ifade eden Bakan Varank, “70 yıldır ülkemizde bulunan General Electric, 5 ilde 500’ü Ar-Ge mühendisi olmak üzere 2 bin 300 kişiyle faaliyet gösteriyor. Havacılık, sağlık ve ulaştırma olmak üzere pek çok alanda yüksek değerli üretim ve Ar-Ge gerçekleştiriyor. Türkiye’deki Ar-Ge merkezini firmanın diğer merkezlerinden ayıran bir özelliğinden de bahsetmeden geçmeyecek haksızlık olur. Firmanın dünyadaki diğer merkezlerinde çalışan kadın mühendis oranı yüzde 9’iken burada oran yüzde 26’ya ulaşmış durumda. Bunu için kendilerini tebrik ediyoruz. Bunun bütün işletmelerimize örnek olmasını istiyoruz. Bir diğer sevindirici özelliği ise bu merkezimizin bilim insanlarımızın yurda dönüş seferberliğine olan katkısıdır. Aldığım bilgilere göre 15 bilim insanı burada çalışmak için ABD, Almanya, Hollanda ve İsviçre gibi ülkelerden yurda döndüler. Sürdürülebilir ekonominin en önemli bileşeninin beşeri sermaye olduğunu biliyoruz. Makro ekonomik hedeflere ulaşmamızı iş gücümüzün niteliği ve etkinliği belirleyecektir. 2 gün önce kamuoyu ile paylaştığımız uluslararası lider araştırmacılar programı ile yerli ve yabancı araştırmacılara çok güzel teşvikler sunacağız. Ülkemize gelen araştırmacılar sadece üniversitelerde değil, özel sektörde de çalışma ve kendi ekiplerini kurma fırsatlarına sahip olacaklar” ifadelerini kullandı.

    Bakan Varank, laboratuvarı inceledi

    Konuşmaların ardından Bakan Varank ve beraberindeki protokol üyeleri tarafından laboratuvarın açılış kurdelesi kesildi. Daha sonra Bakan Varank’a General Electric Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Canan Özsoy tarafından laboratuvarda 3D yazıcı ile üretilen bir ürün hediye edildi. Tören, Bakan Varank’ın laboratuvarda incelemelerde bulunması ile son buldu.

  • Van’da 34 yabancı uyruklu kaçak şahıs yakalandı

    Van’ın Gürpınar ilçesinde yurda yasa dışı yollardan giriş yapan 34 yabancı uyruklu kaçak şahıs yakalandı.

    Van Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Gürpınar İlçe Emniyet Amirliği görevlilerince Hakkâri-Van karayolu üzerinde oluşturulan uygulama noktasında şüphe üzerine durdurulan minibüste arama yapıldı. Aramada, yurda yasadışı yollardan giriş yaptıkları belirlenen 14 Afganistan, 10 Pakistan ve 10 Bangladeş uyruklu olmak üzere toplam 34 kaçak şahıs ile göçmen kaçakçılığı yapan Y.K. isimli şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan Y.K. isimli şüpheli şahıs çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandı.

  • Türel’den yabancı dilde tabelalar için öneri

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Türkçe’nin yabancı kelimelerin istilası altında olduğunu belirtti. Bir turizm kenti olan Antalya’da yabancı dillerde yazılan tabelaları engellemenin mümkün olmadığına vurgu yapan Başkan Türel, “Esnaf odalarında ve ticaret sanayi odalarında yabancı isim tescili halinde farklı bir tarife uygulanmasının çok önemli olacağını düşünüyorum” dedi.

    Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Alanya’da düzenlenen 4. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na katılan Antalya Büyükşehir belediye Başkanı Menderes Türel, yabancı kelimelerin Türkçe’yi adeta istila ettiği bir dönemden geçiyorken, Türkçe’nin karşı karşıya kaldığı sorunların ele alınacağı toplantının büyük önem taşıdığını vurguladı.

    “Yabancı kelimeler milli kimliği kaybettiriyor”

    “Dil, bir milleti ayakta tutan, onun varlığını ve devamını sağlayan, millî şuuru besleyen son derece önemli bir unsurdur” diyen Başkan Türel, yabancı kelimeler ile yalnızca dilin değil, aynı zamanda milli kimliğin de kaybolduğuna vurgu yaptı. Türel, “Bir ülkeyi bölüp parçalamak istiyorsanız bunun en öncelikli unsuru o ülkeyi milli, manevi değerlerinden, dilinden uzaklaştırmaktır” diye konuştu.

    “Türkçe’deki tahribatın nedeni internet”

    Başkan Türel, Türkçe’nin bu kadar hızlı bir tahribata maruz kalmasının en önemli etkenlerinden birinin de bu çağın adeta olmazsa olmazı internet ve buna bağlı olarak kullanımı hızla artan sosyal medyanın kendine has dili ve üslubu olduğuna işaret etti. İletişim çağının dilde yozlaşmaya yol açtığını belirten Başkan Türel, “Ne yazık ki gençlerimiz ve çocuklarımız bilişim dili olarak kabul edilen bu dili hızla öğreniyor. Q klavyeden vazgeçmiyor, Ipad, Iphone gibi bir takım deyimleri Türkçesine yerleştiriyor ve Türkçe’nin yaşadığı tahribat engellenemez boyuta ulaşıyor” ifadelerini kullandı.

    “Park yerine bahçe diyebilirdik”

    Türkçe’nin son derece zengin bir dil olduğunun altını çizen Türel, “Konyaaltı sahilinde çok güzel bir projemiz var adeta bir botanik bahçe. Biz adına Sahil Antalya Yaşam Parkı dedik. Halbuki orası denizin kıyısında güzel bir bahçe oldu. Neden bahçe demedik kendi kendime sorguladım. İşte sizlerin bu gayreti, sizlerle bu kısacık toplantıda birlikte olmak bile bizlere bunu gösterdi” diye konuştu.

    “Yabancı işyeri ismine yasal mevzuat önerisi”

    Türel, bir turizm şehri olan Antalya’da Türkçe’yi korumak adına cadde düzenlemelerinde tabela disiplini getirdiklerini ancak esnafın işyeri isimleri ya da dükkânlarına yabancı turistleri çekmek için astıkları tabelaları engelleyemediklerini belirtti. Başkan Türel, bunu engellemek mümkün olmasa da yasal bir mevzuata dayandırılabileceğini ifade ederek, “Özellikle şirket tecillerinde isimlendirme önem arz ediyor. Eski bir ticaret sanayi odası başkanı olarak esnaf odalarında ve ticaret sanayi odalarında yabancı isim tescili halinde farklı bir tarife uygulanmasının bence çok önemli olacağını düşünüyorum” açıklamasında bulundu.

  • Bu okulda öğrenciler yabancı kelimeleri kullanmıyor

    Erzurum’da ilkokul öğrencileri öğretmenlerinin başlattığı proje kapsamında günlük dilde kullanılan yabancı kelimeler yerine Türkçe kelimeler kullanıyor.

    Erzurum’un Yakutiye İlçesinde yer alan Tatbikat İlkokulunda sınıf öğretmenliği yapan Mevlüde Şahin öğrencilerinin yabancı kelimeler yerine Türkçe kelimeler kullanmaları için” Türkçemizi seviyoruz, Türkçemize sahip çıkıyoruz” adında bir proje üretti.

    Proje kapsamında günlük dilde kullanılan bazı kelimelerin yer aldığı pankartlar hazırladı ve öğrencilerine dağıttı. Her gün düzenli olarak kullanılan yabancı kelimelerin yerine öğrencilerin okulda arkadaşlarıyla Türkçe kelimelerle konuşmalarını istedi. İlk dönemlerde zorluk çeken öğrenciler zamanla pratik kazandı. Yabancı kelimeler yerine Türkçe kullanan öğrencilerine her gün şeker dağıtan Şahin aynı zaman da farklı öğrencilerini hediyelerle ödüllendiriyor.

    İlk olarak 4/A sınıfı öğrencileri üzerine uygulanan projede zamanla öğrenciler diğer sınıflarda ki arkadaşlarıyla da yabancı kelimeler yerine Türkçe kelimeleri tercih etmeye başladı. Sınıfta yabancı kelime kullanan öğrenciler ise arkadaşları tarafından ellerinde hazır bulunan Türkçe karşılığını göstererek onu kullanması gerektiği konusunda uyarılıyor.

    Tatbikat İlkokulu Müdür Yardımcısı Özkan Öztürk amcalarının Türkçe kelimelerin daha fazla konuşulması için farkındalık oluşturmak olduğunu ifade ederek“ Tatbikat İlkokulu olarak 4/ A sınıfı öğretmeni Mevlüde Şahin eşliğinde bu projeyi yürütmeye çalışıyoruz. Okulumuzun belli bir köşesine bir pano oluşturduk sınıfları takip ediyoruz öğrencilerimize pankartlar dağıtıyoruz. Eğer başarılı olun sınıflar varsa onlara şeker ve farklı hediyeler dağıtıyoruz. Bazı sınıfların kapılarına ise bu sınıfta güzel Türkçe kullanıyor gibi pankartlar asıyoruz. Amacımız farkındalık oluşturmak tabi bu sadece okulla olacak iş değil bunun birde veli kısmı var velilerimizi de bilinçlendiriyoruz onalar da destek oluyorlar. Türkçemize sahip çıkalım diye yola çıktık umarım yaygınlaştırarak başarılı oluruz” şeklinde konuştu.

    Sınıf öğretmeni Mevlüde Şahin ve 4/A sınıfı öğrencilerinin hedefi ise Erzurum’da ki tüm okullara bu projeyi tanıtmak.