Etiket: Vuruyor

  • Badmintoncular şampiyonaya damga vuruyor

    İspanya’da düzenlenen Dünya Gençler Şampiyonasında mücadele eden Erzincanlı badmintoncular, adeta şampiyonaya damga vuruyor.

    Mili Sporcular Nazlıcan İnci ve Bengisu Erçetin sırasıyla Avustralya, Hindistan ve Norveçli rakiplerini yenerek, milli takım seviyesinde ilk 16’ya kalarak bir ilki gerçekleştirdi. Dünya Gençler Badminton Şampiyonasına Milli Takım Antrenörü olarak katılan Murad Sönmez, turnuvada olan sporcular hakkında bilgi verdi. Sönmez açıklamasında, “Sporcularımız çok iyi performans sergilediler ve ülkemize ilk kez dünya 16 sının içerisine girme gibi bir başarı gösterdiler. Sporcularımız rakiplerinde yaşça küçük olmalarına rağmen bu başarıyı gösterdiler. İnşallah Erzincan’ımızın bize vereceği desteklerle gelecek turnuvalarda daha iyi dereceler ederek, ülkemize madalyalar kazandırmak istiyoruz Allah’ın izniyle.” ifadelerine yer verdi.

  • Boşanmalar çocukları vuruyor

    Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, boşanma vakalarının en çok çocukları etkilediğini söyledi.

    Nişantaşı Psikiyatri Merkezinden Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, “Günümüzde boşanma artık normalleşmiş durumda. Ne yazık ki her geçen gün de artıyor. Her ne kadar eşler bu durumdan etkileniyorlarsa da çocuklar daha farklı etkileniyorlar” dedi.

    Çocukluğun her biri birbirinden farklı dönemlerden oluştuğunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, “Her yaşın ihtiyaçları ve algılamaları farklı düzeyde olmaktadır. Dolayısıyla ebeveynin boşanması; çocukları, yaşına göre faklı düzeyde etkileyecektir. Ancak her şeye rağmen çocuklar anne baba ayrıldıktan 2 yıl sonra bu durumu kabullenmeye başlarlar ve 6 yıl sonra durum normalleşir. Boşanan çiftin, boşanma kararı aşamasından başlayarak her dönemde çocuklarına karşı açık ve dürüst olması gerekmektedir. Bu belki de boşanma esnasında çocuğun etkilenme düzeyini en aza indirmekte en önemli kuraldır” diye konuştu.

    Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, yaşlara göre çocuklarda görülen davranış değişikliklerini ise şöyle aktardı:

    “0-2 yaş grubu: Genelde çocuğun daha bir şey anlamadığı bir dönem olarak değerlendirmemek gerekir. Bu yaşta da çocuk olup bitenleri ve ayrılığı algılayabilir. Bu dönemde çocuklarda ağlama nöbetleri, kilo artışında durma, boy uzamasında durma, hırçınlık, oyuncaklarına karşı ilgisizlik görülebilir.

    3-6 yaş grubu: Bu yaş belki diğer yaşlara göre en çok etkilenen yaştır. Bu dönemde çocuk kendisini ailenin merkezine koyar. Olan bu olumsuzluktan kendini sorumlu hisseder. Dolayısıyla bu dönemde kendini suçlayabilir. Parmak emme, tırnak yeme, hırçınlık, öfke nöbetleri, uyku ve iştah sorunları, inatçılık, tuvalet eğitiminde sorunlar ve depresyon gibi belirtiler görülebilir.

    7-12 yaş grubu: Boşanma durumu, çocuğa açıklıkla anlatılmalıdır. Bu yaş grubunun özelliği artık sosyalleşmiş olup, okul hayatı başlamıştır. Boşanmadan sonra mutlaka öğretmenine bilgi verilmelidir. Bu dönemdeki boşanmalarda okul başarısında düşme, hırçınlık, arkadaş ilişkilerinde bozulma, içe kapanma, dikkat dağınıklığı, anne veya babayı suçlama, onları bir araya getirme çabası olabilir.

    Ergenlik dönemi: Bu dönem farkındalığın en yüksek olduğu dönemdir. Ancak gene de davranış bozuklukları, anneye ve babaya düşmanca tutum, ders başarısında düşme, evden kaçma, kızgınlık, öfke nöbetleri, arkadaşlarıyla sorunlar, sigara ya da uyuşturucu kullanımı olabilir. Bu dönemde ergen iyi takip edilmelidir.”

    “Boşanma durumundan çocuklar mutlaka etkileneceklerdir”

    Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, boşanmanın çocuklar üzerindeki etkilerini en az düzeye indirmek için ise şu önerilerde bulundu:

    “Boşanma kararını anne ve baba birlikte söylemeliler. Çocuğun bu karara tepki vermesi doğal karşılanmalı. Hemen bu durumu kabullenmesi beklenmemelidir. Çocuğa durumu açıklamadan önce velayet ve görüşme günlerinin belirlenmiş olması gerekir. Anne baba çocuğa karşı açık ve dürüst olmalılar. Çocuklarına, kendilerinin ayrı yaşayacaklarını ancak anne ve baba sorumluluklarının ve ona karşı sevgilerinin devam edeceği sözü verilmelidir. Bundan sonraki yaşam şekli, ne zaman ve kiminle görüşeceği sade bir şekilde anlatılmalı. Görüşme gün ve saatlerine sadık olunmalı, olası bir değişiklik olacaksa en az bir gün öncesinden çocukla telefonla görüşerek durum açıklanmalı. Mümkünse önemli günlere boşanmış anne ve baba birlikte katılmalılar. Okulun ilk günü, diploma töreni, 23 nisan gösterisi gibi. Boşanılan eşe çocukla mesaj gönderilmemeli. Nafaka ya da çocuğun okulu ile ilgili para ödenmesi gerekiyorsa çocuk kullanılmamalı. Boşanılan eş hakkında çocuğun yanında konuşulmamalı. Boşanmış çift çocuğu alıp verme esnasında çocuğun yanında tartışmamalıdırlar. Boşanan çiftlerden birisinin devam eden bir ilişkisi varsa, onu çocukla tanıştırma konusunda acele etmemeli. Boşanan çiftlerden birisinin ciddi bir ilişkisi varsa çocukla tanıştırabilir. Ancak çocuğu o kişiyle zaman geçirmesi konusunda zorlamamalı. Boşanan çiftlerden birisi evlenmeyi düşünüyorsa bu çocuğa makul bir şekilde anlatılmalı. Çocuğun sağlık problemlerinde mümkünse boşanmış ebeveyn destek olabilmeli. Çocuğunuzu karşı taraftan bilgi alması yönünde kullanmayın. Boşanma nedeniyle çocuk ebeveynlerinden birine yaptıramadığını diğerine yaptırmak isteyebilir. Bu konuda boşanmış ebeveyn tutarlı davranmalı. Bütün bunlara rağmen, davranış sorunları oluşmuşsa onu mutlaka bir psikiyatriste veya psikoloğa götürün.”

  • Fırtına obüsler aralıklarla DAEŞ hedeflerini vuruyor

    Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından sınırda konuşlu bulunan fırtına obüs topları ile ateş destek vasıtalarıyla aralıklarla Kilis’in Elbeyli ilçesinin karşısında bulunan RAİ bölgesindeki DAEŞ mevzileri vuruluyor.

    Kilis’in karşısında sınırın Suriye tarafındaki köylerde Özgür Suriye Ordusu ile terör örgütü DAEŞ arasında çatışmalar sürüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ateş desteğinde Özgür Suriye Ordusu ilerleyişini Suriye’nin Çobanbey Kasabası (RAİ) bölgesinde sürdürüyor. Çatışmaların sürdüğü bölgelere sınırın sıfır noktasında konuşlu bulunan fırtına obüsleri ve ateş vasıtalarıyla RAİ bölgesindeki DAEŞ terör örgütü mevzileri ve hedefleri aralıklarla vuruluyor. Vurulan DAEŞ hedeflerinden dumanlar yükseldiği Türk tarafındaki sınır köylerinden görülüyor.

  • IŞİD’i havadan uçaklar, karadan obüs topları vuruyor

    Terör örgütü IŞİD, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından fırtına obüsleri ile karadan, koalisyon uçakları tarafından ise havadan aralıklarla vuruluyor.

    Kilis’teki sınır birliklerinde konuşlu bulunan fırtına obüs topları ile Suriye’deki terör örgütü IŞİD militanları vuruluyor. Koalisyon uçakları ise havadan IŞİD mevzilerini vurdu.

    Öte yandan, Türk Silahlı Kuvvetleri, sınır hattında 24 saat esasına göre devriye görevini tank ve zırhlı araçlarla sürdürürken, kritik yerlere de tank sevkıyatları birlikler arasında sürüyor.

  • Fazla kırmızı et kalbinizi vuruyor

    Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, fazla kırmızı et tüketiminin kalbi vurduğunu söyledi.

    Gebze Medical Park Hastanesinden Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, “Kurban bayramı bazı kişiler için tatil yapmak ve dinlenmek için iyi bir fırsat anlamına gelirken; çoğunluğu oluşturan geleneksel bayramcılar için ise; akraba ziyaretleri, dostlar, arkadaşlar, misafirlikler demektir. Tercihler nasıl olursa olsun; değişmeyen bir şey var ki; bayramlar, tüm aile bireylerini bir araya getiren, sevgi ve mutluluğun göstergesi olarak simgelenen geniş sofraların kurulduğu günlerdir. Beraberinde bayramda yenen tatlılar, börekler ve tabi öğünlerde fazlaca tüketilen kurban etlerinin tüketimi artmaktadır” dedi.

    Vücudumuzun Yapı Taşlarından Biri: Protein

    Proteinlerin vücudumuzun yapı taşı olduğunu ve her insanın günlük olarak kilosu başına 1-1,2 gram kadar protein alması gerektiğini dile getiren Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, “Diyetimizin kaliteli protein kaynaklarından birisi kırmızı ettir. Vücudumuz etteki proteinin yüzde 80-90’ını kullanabilmektedir. Kırmızı et; iyi kalite hayvansal protein olmasının yanı sıra, demir, çinko, fosfor, magnezyum mineralleri ile B12, B6, B1 ve A vitaminleri içermektedir. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içerikleri yüksektir. Görünür yağlar ayrılsa dahi kırmızı etin ortalama yağ içeriği %20’dir. Bu sebeple tüketilen miktar çok önem taşır. Vitamin ve mineraller vücudumuza enerji sağlamazlar ancak bu maddeler vücudumuzdaki bütün reaksiyonların kusursuz bir şekilde gerçekleşebilmeleri için gerekli olan maddelerdir. B12 vitamini de bu maddelerden bir tanesidir. Özellikle damar kalitesini artırmak ve hafızamızı güçlendirmek, sinir sistemimizi korumak için bu vitamine ihtiyacımız vardır. B12 vitamini kırmızı ette bol miktarda bulunmaktadır” diye konuştu.

    Kırmızı etin doymuş yağ asitleri ve kolesterol açısından oldukça zengin olduğun ifade eden Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, “Ancak kırmızı etin az tüketilmesi kadar aşırı tüketilmesi de zararlıdır. Fazla tüketim; aşırı kilo almaya, kolesterol yüksekliğine, kalp ve damar hastalıklarına, tansiyon yükselmesine ayrıca bazı karaciğer ve barsak hastalıklarına yol açabilir. Kırmızı et, sindirimi zor bir besin olduğu için gereğinden daha fazla tüketilmesi durumunda midede şişkinlik ve hazımsızlık gibi şikayetler de görülebilir. Kırmızı eti haftada 2-3 defa 200-300 gr kadar tüketmek gereksinimlerimizi karşılamaya yetecektir” diye konuştu.

    Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük demir gibi sağlam vücut için kırmızı etin sebzelerle pişirilmesi önerisinde bulunarak, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Demir, vücudumuz için besinler ile alınması elzem olan mineraldir. Eksikliğinde halsizlik, uyku hali, baş dönmesi, mide bulantısı gibi sorunların yaşandığı kansızlık tablosu ile karşılaşılmaktadır. Beslenmemizde en iyi demir kaynağı nedir diye baktığımızda en zirvede kırmızı eti görmekteyiz. Ülkemizde diyetin tahıllara dayalı olması nedeniyle yetişkin erkeklerde günde 10 mg, kadınlarda 15-18 mg, gebe kadınlarda ise 27-30 mg demir tüketimi önerilmektedir. Diyetimizde kırmızı etin olmadığı durumlarda bu gereksinimi karşılayabilmemiz oldukça zordur.

    Etlerin sebzelerle birlikte pişirilmesi veya sebzelerle birlikte tüketilmesi besin çeşitliliğinin sağlanmasına katkıda bulunduğu gibi sebzelerde bulunan C vitamininin etlerde bulunan demir, çinko ve magnezyumun emilimini, vücutta kullanılmasını arttırmaktadır.

    Saçlarınız ve tırnağınız için kırmızı et tüketin!

    Başta protein olmak üzere, vitamin ve mineraller açısından zengin olan ve beslenme zincirinde hayati bir yer tutan kırmızı et, vücudun günlük ihtiyacını karşılamanın yanı sıra, saç, cilt ve tırnak sağlığı açısından da son derece önemlidir. Yeteri kadar kırmızı et tüketmeyen kişilerin saç ve tırnakları cansızlaşır, incelir, cildi sağlıksız bir görünüm almaktadır.”