Etiket: Vuruyor

  • Fırtına obüsleri terör hedeflerini vuruyor

    Suriye’nin Afrin bölgesindeki terör örgütü PKK/PYD-YPG mensupları tarafından Hatay’ın Hassa ilçesindeki Erol Çavuş Hudut Karakolu yakınlarına roket atılmasının ardından fırtına obüsleri terör hedeflerini bombardımana tuttu.

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) mensupları ile birlikte Afrin’e yönelik başlattığı Zeytin Dalı Harekatı devam ederken, teröristler sınır birliklerine roket atmayı sürdürüyor. Saat 15.00 sıralarında teröristler tarafından atılan roket Hatay’ın Hassa ilçesine bağlı Erol Çavuş Hudut Karakolu yakınlarına düştü. TSK, ardından fırtına obüsleriyle terör hedeflerini bombardımana tuttu. Bölgeye askeri araçlar sevk edilirken, hareketlilik sürüyor.

  • Saç dökülmesi kadınları da vuruyor

    Saç Ekimi Koordinatörü Zeynep Günel, bayanlarda saç ekiminin günümüzde çok yaygınlaşmış ve oran olarak her 10 saç ekimin de 2 saç ekimi işleminin bayanlara yapılmaya başlandığını söyledi.

    Real Hair Saç Ekimi Merkezinden Saç Ekimi Koordinatörü Zeynep Günel, genel olarak bayanlarda erkeklere oranla çok daha fazla saç dökülme tipi mevcut olup tüm saç dökülmeleri için saç ekimi yapılabileceği gibi bazı durumlarda saç ekimine gerek olmayan ve zamanla güçlenen saç dökülme tiplerinin de mevcut olduğunu belirterek, “Genel olarak düzenli Prp aşılamaları bayan saç dökülmelerinin önüne geçmektedir. En basit olarak çoğu hamile bayanların ortak sorunu saç dökülmesi olmakta ve süt emzirme dönemi boyunca devam etmekte olup süt verme dönemi bitişi ile saçlar eski gücüne kavuşmaktadır. Yine de arka arkaya hamilelik yaşayan bayanlarda ise bu tarz saç dökülmesi kalıcı hal alır ve toparlamayabilir. Bu gibi durumlarda bayanların çoçuklarını düşünecekleri için her türlü ilaç yada vitaminden çekineceklerdir ve doğru olanda budur” diye konuştu.

    Zeynep Günel, vitamin bile alamayacaksa hamilelik yada emzirme döneminde ki bayanlar saç dökülme sorununun önüne nasıl geçileceği konusunda ise şunları söyledi; “Çözüm hem basit hemde çok ekonomik olan prp aşılama yöntemiyledir. Bayanlar da saç ekimi işlemi genel olarak saçların tümünü kazıtmadan yaptırmak istemektedirler. Real Hair Center olarak bayanların saçlara düşkünlüğünü bildiğimiz için hangi tür dökülme olursa olsun saç traşı yapılmadan daha ince kanallar açılarak özenle yapılmaktadır. Ve tüm saç ekimleri prp aşılaması destekli saç ekimi olduğu için iyileşme sonuçları çok hızlıdır. Bayanların korkularından bir tanesi de ağrıdır. Saç ekimine başlamadan önce doktor kontrolünde sakinleştiriciler verilerek yüzde 100 konforlu bir şekilde saç ekimi operasyonu geçirmenizi sağlamaktayız.

    Üstelik tüm saç ekimi işlemleri hastane ortamında yapılmalı tam teşekküllü bir hastanede dışında saç ekimi operasyonları yapılmamalıdır. Çünkü hayatınız saçlarınızdan daha önemlidir.”

  • Don, çiftçiyi ağır vuruyor

    SAKARYA (İHA) – Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu don olaylarına karşı uyardı.

    Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu ülkede ve şehirde yaşanan don olaylarına karşı üretici ve çiftçiyi uyararak don olayını önleyici tedbirlerden bahsetti.

    Aşağıdere Köy Mahalle Muhtarı Nevzat Ayvaz erik ağaçlarının dona yakalandığını belirterek, “Bahar ayında havaların soğuk geçmesi nedeni ile erik ağaçları kına yaktı, Tepesinden başlayarak dona yakalandı. Tek tük diyecek kadar erik var ağaçlarda yenilebilecek kadar erik var” dedi.

    “Don olaylarına karşı çiftçimiz dikkatli olsun”

    Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu don olaylarına üreticiyi uyararak, “Bu bizi zor durumda bırakıyor, çiftçimizi zor durumda bırakıyor. Geçtiğimiz soğuk gecelerde bilhassa eriklerimiz zarar görmeye başladı. 23 Nisan tarihine kadar bu donları yaşanabilecek. Her yıl Sakarya’da 23 Nisan’da don olayları son buluyor. Çiftçi içinde, ülke içinde kötü bir durum. Tedbirler almamız lazım, bu senede bir don yaşadık erikler daha önce çiçek açmıştı, aldanıyorlar ve erken çiçek açanlar haliyle zarar görüyor. Bunun dışında don olayını önleyici tedbirlerimiz var. Sprey şeklinde, sisleme şeklinde yapmamız lazım. Yada hava hareketlerini sağlamamız lazım. Büyük fanlar kurularak köylerdeki bu tür donları engellemek mümkündür. Bunun dışında üstünü örtmekte mümkün. Üreticimiz, çiftçimiz don olaylarına karşı dikkatli olsunlar. Çiftçimiz mağdur olmaması için uyarıları dikkate alsın” diye konuştu.

    “Don yüzünden ağaçlar meyve vermeyecek”

    Don yüzünden ağaçların meyve vermeyeceğini belirten Şenoğlu, “Don olayları nedeniyle meyveler gitti. Bu sene ağaçlar meyve özellikle erik vermeyecek don yüzünden. Yani az olacak. Don olayları verimi çok düşürdü. Bazı bölgelerimizde yüzde 80’e kadar zarar var. Vatandaşımız geriye kalan kendi yemek için toplar. Çünkü işçiliğe değmez. Don olayı ağaçlara çok büyük zarar verdi. Sadece iki mahallemizde Aşağıdereköy ve Yukarıdereköy de 10 bin ağaç don yüzünden zarar gördü. Yüzde 75 – 80 zarar var. Ağaç başına 200 kilogram ürün alıyorduk don yüzünden 30 kilograma düştü. Yani sadece iki mahallemizde bin 400 ton zararımız var” şeklinde konuştu.

  • Çürük dişler kalbe vuruyor

    Çürük dişlerin kalbi de olumsuz etkilediği bildirildi.

    Diş Hekimi Metin Ayan, diş ve kalp sağlığı üzerinde rol oynayan bakterilere dikkat çekerek, “Diş eti hastalığı olan insanlar genellikle kötü sağlık alışkanlıklarına sahiptir. Sigara ve alkol kullanımı, kötü beslenme alışkanlığı ve hareketsizlik kalp rahatsızlığının en güçlü tetikçileridir. Ayrıca, diş eti hastalığı olan birçok insanda diyabet hastalığı da görülür. Bu da kalp hastalıklarında bir başka güçlü risk faktörüdür” dedi.

    Ağız içi enfeksiyonların dolaşım sistemi yoluyla vücuda yayılabileceğini belirten Ayan, basit yöntemler ile önlenebilecek rahatsızlıkların kalp krizi ve felce sebep olabilecek kronik iltihaplanmalara kadar ciddi boyutlara ulaşabileceğini vurguladı. Ayan, “Diş eti iltihabı, diş etinde kızarıklık, şişlik, ağız ve diş temizliği esnasında kanama, diş eti üzerinde beyaz lekelenmeler ile kendini gösterir. Tedavisine dişler üzerindeki plak ve diş taşının uzaklaştırılması ile başlıyoruz. Bu dönem kişi bizimle işbirliği yaparsa diş etinde iltihaba sebep olan bakterilerin uzaklaştırılması kolaylaşır. Ağız ve diş sağlığı konusunda bebeklik döneminden başlayıp düzenli olarak diş hekimi kontrolünü aksatmamak ve yılda en az iki kez olmak üzere devam etmek büyük önem taşımaktadır. Ancak bu sayede ciddi diş ve diş eti hastalıkları erken dönemde teşhis edilebilir. Ağız bakımına özen göstermeli” şeklinde konuştu.

  • Yüksek tansiyon sinsice vuruyor

    Acıbadem Adana Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülcan Abalı, yüksek tansiyonun genç-yaşlı herkeste ortaya çıkabilen ve hayati önem taşıyan bir sağlık sorunu olduğunu, rahatsızlığın insanda en çok kalp, beyin, böbrek ve göz organlarında hasarlara yol açtığını söyledi.

    Doç. Dr. Abalı, yaptığı açıklamada, büyük tansiyonun 140 mmHg, küçük tansiyonun ise 90 mmHg’nin üzerinde olmasının yüksek tansiyon olarak kabul edildiğini belirterek, “Baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, bulanık görme gibi belirtilerle kendini gösteren yüksek tansiyon, kalpten gözlere kadar pek çok organa zarar veriyor” dedi.

    Yüksek tansiyonun kalpte damar tıkanıklığına, kalp kasında kalınlaşmaya ve kalp krizine neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Gülcan Abalı, beyinde ise damar tıkanıklığı ve beyin kanamasına yol açabileceğini, yüksek tansiyonun ayrıca gözlerde küçük kılcal kanamalara neden olarak kalıcı görme kaybı oluşturabileceğini kaydetti.

    “Baş ağrısı görülmeyebilir”

    Yüksek tansiyon nedeniyle kişilerde baş ağrısı görülebildiğini ancak aniden değil de zaman içinde yavaş yavaş yükselen tansiyonda bu belirtinin görülmeyebileceğini de söyleyen Doç. Dr. Abalı, “Halk arasında yüksek tansiyonun baş ağrısına yol açtığı şeklinde yaygın bir kanı var. Ancak tansiyonu 200 mmHg’ye kadar çıkan bir kişide baş ağrısı şikayeti olmayabilir. Bu esnada yüksek tansiyon damarlara ciddi ölçüde zarar verebilir” ifadelerini kullandı.

    “Böbrek yetersizliğinin en önemli sebeplerinden”

    Damarlardaki kan basıncı yükselince, böbreklerde bir yumak halinde bulunan kanın damarları hasara uğrattığını ve yüksek tansiyonu olan kişilerin yaklaşık yüzde 30’unun böbreklerinin az ya da çok hasar gördüğünün altını çizen Dr. Abalı, “Ancak hastalığın farkına erken varılırsa böbrekler için ayrı bir tedavi yöntemi izlenebiliyor” diye konuştu.

    “Hayatınıza hareket katın”

    Günümüzde yanlış ve aşırı beslenme ile birlikte modern yaşamın getirdiği hareketsizlik sonucunda fazla kilolu insanların sayısında büyük bir artış olduğunu belirten Doç. Dr. Gülcan Abalı, şunları kaydetti:

    “Yapılan araştırmalarda şişmanlık ve yüksek tansiyon arasında bağlantı ispatlanmış durumda. Bu nedenle şişman tansiyon hastaları mutlaka kilo vermeli. Beslenme uzmanı ve hekim kontrolünde diyet ve spor yaparlarsa, sağlıklı ve dengeli bir şekilde kilo vermeleri mümkün. Günde 15-20 dakikalık hafif tempolu bir koşu veya hızlı tempoda yarım saatlik yürüyüş, metabolizmayı hızlandırmada olumlu etki sağlıyor.”

    “Tuzla vedalaşın”

    Yüksek tansiyon hastalarının hayatından bazı şeyleri çıkarması gerektiğine değinen Abalı, alınan besinlerde zaten tuz olduğundan fazladan bir tüketime gerek olmadığını belirterek, “Bu hastaların sigara ve aşırı alkol tüketiminden de uzak durmaları önem taşıyor. Mümkün olduğunca stresten kaçınarak sakin bir hayat sürmeleri gerekiyor” dedi.