Etiket: Vurgusu

  • Nükhet Hotar’dan Teröre Karşı Kararlılık Vurgusu

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar, terörün etkisiz hale getirilmesinin an meselesi olduğunu ifade ederek, “Kararlıyız. Tek bir terörist kalmayana kadar mücadelemiz devam edecek. Biz millet olma bilincimizle çok zor dönemleri atlattık. Birliktelik ruhuyla bu günleri de inşallah geride bırakacağız. Çünkü gözyaşının rengi yok” dedi.

    Ege Bölgesi Erzurumlular Dernekler Federasyonu ve İzmir Gümüşhaneliler Dernekler Birliği ile bir otelde kahvaltıda bir araya gelen AK Parti Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Prof. Dr. Nükhet Hotar, teröre karşı birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Bir otelde gerçekleştirilen toplantıya AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, AK Parti Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Osman Akgün ve dernek temsilcileri katıldı.

    “BU MEYDAN BOŞ DEĞİL”

    Türkiye’nin her il ve ilçesinden şehit verildiğini ifade eden Hotar, “Bu meydan boş değil. Bu ülke şehitlerimizin kanıyla dünyanın tüm ülkelerine karşı mücadele kazanıldı. Her bir metrekaresinde şehitlerin kanı var. Her il ve ilçeden şehit olan kardeşlerimiz var. Biz şehitlerimizin hatırası uğruna kimseye bir metrekare vermeyeceğiz. Hem teröristlere hem terör destekçilerine göstermemiz gerekiyor” dedi.

    “78 MİLYONU BİR AVUÇ ÇAPULCU AŞAMAYACAK”

    Teröre destek verenlerin olduğuna dikkat çeken Hotar, “Bugün genel kurulun içinde de halkın oylarıyla seçip, siyasi oylarıyla seçilen kişiler arasında, çok üzgünüm ben de bir akademisyenim hakkıyla yapan akademisyenleri tenzih ediyorum ama maalesef onlar arasında da, gece gündüz habercilik peşinde koşanları bir yere ayırıyorum ama basın mensupları arasında da teröre karşı sesini yükseltmeyenler var. Lütfen teröre destek verenlere karşı daha yüksek bir sesle ‘dur’ diyelim. 78 milyonu aşamazlar, dünya aşamadı. Bir avuç çapulcu aşamayacak” diye konuştu.

    “ÖRGÜTÜN ETKİSİZ HALE GELMESİ AN MESELESİ”

    İçinden geçilen sürecin kimliklerden ayrılarak ayrışmadan biz diyerek tek vücut olma gerekliliğine dikkat çeken Hotar, “Savaş toprakları ve şehirleri almayı hedefler. Ama terörizm bir çok insanı korkutmayı ve öldürmeyi hedefler. 2000’li yıllar terörle mücadele ile geçti. AK Parti olarak terörün bitmesini, anaların ağlamamasını kendimize dert ettik. Mücadelemiz devam etmektedir. Örgütün etkisiz hale getirilmesi artık an meselesidir. Terör unsurları amaçlarının hak ve özgürlük olmadığını zaten gösterdiler” ifadelerini kullandı.

    “TERÖR İÇ KAYNAKLI DEĞİL”

    Terör örgütünün muhalefetten destek bularak saldırılarına devam ettiğini ifade eden Hotar, şöyle konuştu: “Hangi insan, hangi ideoloji bir masumun ölümü ile kendi haklarının geleceğine inanabilir ama belli. Suriye’de yaşanan olayların içerisine ülkemizi çekme. Ve Türkiye’nin bölgedeki söz sahibi hakkının kaldırılmasını sağlamak. Terör, bugün dünyanın pek çok ülkesinde görülen en önemli sorunlardan biridir. Türkiye’deki terör de iç kaynaklı değil. Çatışmaların asıl kaynağı bu coğrafyaya karşı hayata geçirmek sömürgeci emeller. Ülkemizdeki terörü de bu emellerden ayrı görmemek gerekir.”

    “TEK BİR TERÖRİST KALMAYANA KADAR…”

    Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’da halkın desteğinin arttığına işaret eden Hotar, terörün etkilerini azaltmak için çalışmalar yaptıklarını ifade etti. Mücadelenin devam edeceğini kaydeden Nükhet Hotar, “Kararlıyız. Tek bir terörist kalmayana kadar mücadelemiz devam edecek. Biz millet olma bilincimizle çok zor dönemleri atlattık. Bu milletin gelenekleri görenekleri ve değerlerinde mücadele, birliktelik ruhuyla bu günleri de inşallah geride bırakacağız. Çünkü gözyaşının rengi yoktur. Gözyaşını hangi anne, hangi baba dökerse döksün aynı renk, aynı yerden gelmekte ve aynı yere gitmektedir” dedi.

  • Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin’den Yatırım Vurgusu

    Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Cumhuriyet tarihinden 2002 yılına kadar Türkiye’ye gelen yatırım miktarının 15 milyar dolar olduğunu belirterek, “2002’den bu yana ise 165 milyar dolar. Performansa bakın, şu güvene bakın” dedi.

    Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, çeşitli ziyaretler için geldiği İzmir’de AK Parti İl Başkanı Bülent Delican’ı ziyaret etti. Metin, hayatının büyük bölümünün İzmir’de geçtiği belirterek, İzmir’in kendisi için çok önemli olduğunu söyledi. İzmir’in ticaret ve sanayisiyle her geçen yıl değişen bir şehir olduğunu ifade eden Metin, “İzmir her şeyi hak ediyor. İzmir bizim her türlü şekilde hizmetinde olduğumuz bir ilimiz. Her yıl potansiyel olarak ilk üçe giren İzmir’in hedefini büyüttüğünü görmekteyiz. İzmir’de her türlü projeyi gerçekleştirme adına hükümet ve bakanlık olarak destek vermeye devam edeceğiz” dedi.

    “24 ÇEYREKTE İSTİKRARLI GİDEN BİR ÜLKEYİZ”

    Türkiye’nin önemli bir transit ülkesi olduğunu kaydeden Metin, “Dünyanın yüzde 70 enerji hatlarının geçtiği bir ülkeyiz. Bugün İzmir’den uçağa bindiğinizde 4 saatte gittiğiniz ülke sayısı 56. Türkiye’nin vizyonunu belirtmek anlamında bu çok önemlidir. Bu noktada İzmir beşeri kapasitesi, potansiyeli ile ekonomisini daha yukarılara taşıyabilme noktasında bir kavşak nokta. Sanayideki üretim yeteneği, ticaretteki backgroundu ile her dönem katma değer üreten bir il” diye konuştu.

    Dünya ticaretinin yüzde 10 küçüldüğü dönemde Türkiye’nin büyümeye devam ettiğini anlatan Metin, şunları söyledi: “Biz 24 çeyrekte ayakları yere basan, istikrarlı bir şekilde giden bir ülkeyiz. 13 yılık süreçte büyümemiz yüzde 75. İnşallah daha yukarıya taşıyacağız. Bunun için çalışacağız. Bunun için İzmir önemli bir lokomotif.”

    ÜÇÜNCÜ SERBEST BÖLGE ALT YAPISI HAZIR

    Gelişen ve değişen dünyada İzmir’in çok önemli yer tuttuğunu belirten Metin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Serbest bölgemiz bir varken iki oldu ve şimdi üç olacak. Alt yapı çalışmalarımız hazır onunla ilgili. Tam kapasite ile çalışan 13 organize sanayi bölgemiz var. Açıkçası tam kapasite çalışan bir İzmir var. Bize düşen İzmir’in bu potansiyelini daha da yukarıya çıkarmak olacaktır. İzmir yatırım noktasında da cazibe halindedir. Para, güvenli ve istikrar olan yerde olur. Bu anlamda İzmir’e geliyor. İzmir’e gelen yatırımlara baktığınızda kaliteli ve nitelikli yatırımlar var.”

    15 MİLYAR DOLAR 165 MİLYAR DOLAR OLDU

    Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, AK Parti hükümeti döneminde yatırımların katlandığına işaret ederek, “Cumhuriyet tarihinden 2002 yılına kadar Türkiye’ye gelen yatırım miktarı 15 milyar dolar. 2002’den bu yana ise 165 milyar dolar. Performansa bakın, şu güvene bakın. Şu anda yılda ortalama 15 milyar dolar yapıyoruz. Çok şükür daha da iyi olacak. Ekonomi Bakanlığı olarak ihracatçı birlikleri ve odalar ile istişareler devam ediyor. İhracatı artırıcı, yatırımı artırıcı ithalatı önlemeye ilişkin argümanları da geliştiriyoruz” diye konuştu.

    “İNŞALLAH PERFORMANSIMIZA YEREL DE KATKI VERİR”

    Fatih Metin, İzmir’de yaptığı ziyaretlerin çok verimli geçtiğini belirterek,”İzmir bizim göz bebeğimiz. Bu nedenle alt yapı ve üst yapısıyla devam eden projelerin daha iyi olması noktasında gayretimiz devam edecektir. İnşallah bu performansımıza yerel de katkı verir” dedi.

    İzmir’de 35 milyardan fazla proje ürettiklerini belirten Delican, şunları söyledi: “İzmir Ege Bölgesinin kalbi. Yerel de kalkınma olmadığı için bir düşüş yaşanıyor ancak yaptığımız katkılarla İzmir, 2023 hedefinde önemli bir yer tutacak. İzmir’i artık İstanbul ile yarışacak. Her ne kadar yerelde bu destek olmasa da biz bunu hükümet olarak ayağa kaldıracağız. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Binali Yıldırım Bakanımızın başlattığı birçok proje devam ediyor. Sadece İzmir’de 9 milyar dolarlık ihracatın, 2023 hedefinde İzmir’in 100 milyar dolarlık ihracatını öngörüyorum. Buradaki en büyük payı İzmir alacaktır. İzmirli hemşehrilerimiz bugünkü ellerindeki değerin 10 katına ulaşmış olacaktır. Biz büyük yatırımcıları İzmir’e davet ediyoruz. Ekonomi alanında inşallah İzmir hak ettiği yere ulaşmış olacaktır.”

    Başkan Delican, cuma günü Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in İzmir’e geleceğini sözlerine ekledi.

  • Vali Şahin, Teröre Karşı ‘Birlik’ Ve ‘Beraberlik’ Vurgusu Yaptı

    İstanbul Valisi Vasip Şahin, “Terörün en büyük ilaçlarından birisi birbirimize olan sevgimizdir, saygımızdır ve bağlılığımızdır” diyerek birlik ve beraberliğe vurgu yaptı.

    Vali Şahin, bugün İlçe Buluşmaları kapsamında Kabataş Erkek Lisesi konferans salonunda Beşiktaş Kaymakamı Abdullah Kalkan, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar başta olmak üzere, ilçedeki çeşitli sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve öğrencilerle bir araya geldi.

    Şahin, burada yaptığı konuşmada, son dönemde artan küresel teröre dikkat çekerek, “Terörün en büyük ilaçlarından birisi birbirimize olan sevgimizdir, saygımızdır ve bağlılığımızdır” dedi.

    Belçika’nın başkenti Brüksel’de yaşanan 34 kişinin ölümüyle sonuçlanan IŞİD bağlantılı saldırılara değinen Vali Şahin, “Dün Brüksel’de can acıtan, iç acıtan o saldırıları da aynı şiddetle kınıyorum. İnşallah insanlık bir daha bunları yaşamasın, dünyamız daha huzurlu, barış içerisinde, herkesin kendisini oraya ait hissettiği ve rahat yaşadığı bir dünya olsun diye temennilerimi iletiyorum” şeklinde konuştu.

    İstiklal caddesinde meydana gelen intihar saldırısını hatırlatan Vali Şahin, sözlerine şöyle devam etti: “Cumartesi günü İstiklal caddesinde menfur bir olay meydana gelmişti. Maalesef hiçbir kimlik, kişilik, hiçbir aidiyet sormadan tamamen insanlığa yönelik, masumlara yönelik menfur bir saldırı meydana geldi. Bunu şiddetle lanetliyorum. Kim olursa olsun bunun karşısında hepimiz yek vücut durmak zorundayız. Beşiktaşlılar olarak, İstanbullular olarak ülke olarak hatta herhangi bir fert olarak terörün hangi çeşidi olursa olsun, karşısında olmak onların yapmak istediklerinin aksine bizim kendi aramızdaki birlik beraberliğimizi daha da çok arttırmak dayanışmamızı daha da güçlendirmek birbirimize desteğimizi daha da çoğaltmak durumundayız. Terörün en büyük ilaçlarından birisi birbirimize olan sevgimiz, saygımız ve bağlılığımızdır. O gün hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralıların bir an önce iyileşmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Dün Brüksel’de aynı şekilde can acıtan, iç acıtan o saldırılarda aynı şiddetle kınıyorum. İnşallah insanlık bir daha bunları yaşamasın, dünyamız daha huzurlu, barış içerisinde herkesin kendisini oraya ait hissettiği ve rahat yaşadığı bir dünya olsun diye temennilerimi iletiyorum.”

  • Aydemir’den ‘Mübarek Çaba’ Vurgusu

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, ‘Çanakkale’de cihana verilen mesajı iyi anlamak, bu aziz Anadolu Coğrafyası’nı vatanlaştıran ruhla bütünleşmek, kahraman ecdadın zihniyetiyle buluşmak adına atılan her adım mübarektir.’ dedi.

    AYDEMİR İLİM YAYMA CEMİYETİ’NDEYİ

    18 Mart Şehitler Günü dolayısıyla İlim Yayma Cemiyeti, Güzide Öğrenci Yurdu’nca tertip edilen sanat sergisinin açılışına katılan AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, öğrencilerle söyleşti. İlim Yayma Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyeleri, öğrenciler ve çok sayıda Erzurumlunun yer aldığı etkinlikte, katılımcılara hitap eden Milletvekili Aydemir, zihni emeklerini sanatla bütünleştirerek tek bayrak, tek vatan, tek devlet ve tek millet mesajını veren öğrencileri kutladı.

    ÇANAKKALE’DEN AZİZİYE’YE UFUK ÇİZGİMİZ

    İlim Yayma Cemiyeti’nin adıyla bütünleşen manada hizmet sunumu yaptığına işaret Aydemir, ‘Cemiyet mensubu arkadaşlarımızın vücuda getirdiği, vatan için can verme şerefine erişen şüheda ruhaniyetini kaydeden eserler önünde, millet olmanın, tek bayrak altında bulunmanın, aynı mübarek vatanda bütünleşmenin gururunu yaşıyoruz. Çanakkale’nin, Aziziye’nin, Allahü Ekber’in milli heyecan ve azmini tüm benliğimizle hissediyor ve yüreğimizi, bize ufuk açan aziz ecdadımıza adıyoruz.’ dedi.

    AYDEMİR’İN DEĞERLENDİRMESİ

    Katılımcı öğrencilerle sohbet eden Milletvekili Aydemir yaptığı değerlendirmede, Milli Şair Akif’in ‘Nesli Hazır’ olarak tarif ettiği, yeni neslin milli hassasiyet ve bilinçte örnek bir düzey gösterdiğini, bunda ilim Yayma gibi nadide cemiyet ve kurumların ciddi ölçüde pay sahibi bulunduklarını aktardı. İlim Yayma Cemiyeti’nin, yüksek değerler fezasında bir yaklaşım ve çaba ortaya koyduğunu bildiren Aydemir, ‘Böylesi bir cemiyeti bize kazandıranlara medyunu şükranız. Kurumsal tanımlamasıyla, ‘Ülkemizin kalkınmasına; milli, ahlaki, dini, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan, geliştiren, vatanını ve milletini seven bir toplumun yetişmesine katkı sağlayacak eğitim ve kültür faaliyetlerinde bulunan; bu amacın gerçekleşmesi noktasında, ‘eğitim ve kültür alanında uluslararası standartlarda kaliteli ve modern hizmet veren’ cemiyet kurucularını minnet ve saygıyla anıyoruz.’ dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ’Terörle Mücadele’ Vurgusu

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün bize en alçak, en sinsi, en insanlık dışı yöntemlerle saldıranlar, inanın bana bedel ödeme günü geldiğinde hayvandan daha aşağı konuma düşecekler ama yine de kendilerini bekleyen akıbetten kurtulamayacaklardır” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, 14 Mart Tıp Bayramı münasebetiyle doktorlarla akşam yemeğinde bir araya geldi. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün Ankara’da yaşanan menfur saldırıyı bir kez daha şiddetle kınadığımı ifade etmek istiyorum. Saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize baş sağlığı diliyorum. Aynı saldırıda yaralanan vatandaşlarımıza yine Rabbim’den acil şifalar diliyorum” dedi.

    Ankara’nın Kızılay semtinin rastgele bir yer olmadığını, Kızılay’ın tüm Ankara’nın hatta tüm Türkiye’nin ortalamasını temsil eden sembolik bir merkez olduğunu belirten Erdoğan, “Ankara’da ikamet eden veya Ankara’ya yolu düşen her vatandaşımız öyle veya böyle bir şekilde mutlaka Kızılay’a uğrar, orada vakit geçirir, en azından oradan geçer. Daha önceki saldırılar halka açık mekanlarda gerçekleşmekle birlikte hepsinin de özel hedefleri olduğunu görüyoruz. Suruç’ta, Ankara Garı’nda, İstanbul Sultanahmet’te, yine Ankara Merasim Sokak’taki saldırıların hepsini de belirli hedeflere yönelik değerlendirebiliriz. Ancak son saldırı Ankara’da yaşayan veya Ankara’ya yolu düşen herkesin bulunma ihtimali olan bir yerde, pazar gibi insan çeşitliliğinin zirvede olduğu bir günde, kalabalığın en fazla olduğu akşam saatlerinde gerçekleştiriliyor. Dikkat ediniz, Kızılay’daki eylem şu veya bu kesime değil doğrudan toplumun tamamına yönelik bir saldırı olması dolayısıyla yani toplumun özetine yönelik bir saldırı olması dolayısıyla terör örgütünün gerçek yüzünü gösteren bir hadisedir. Erkeğiyle kadınıyla genciyle yaşlısıyla öğrencisiyle çalışanıyla Kürdüyle Türküyle Alevisiyle Sünnisiyle velhasıl 79 milyon vatandaşımızın her biriyle burada o tamamın bir özeti var ve bu saldırının hedefi olmuştur” ifadelerini kullandı.

    “BOMBAYI PATLATAN, TETİĞİ ÇEKEN TERÖRİST OLABİLİR AMA…”

    “Bugüne kadar bir milletin tamamına savaş açıp da kazanan hiçbir terör örgütü yoktur, hiçbir terörist de yoktur” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Elinde silahı olan, bombası olan teröristle konumunu, kalemini, unvanını amacına ulaşabilmesi için teröristin emrine verenin de hiçbir farkı yoktur. Unvanının milletvekili, akademisyen, yazar, gazeteci, sivil toplum kuruluşu yöneticisi olması o kişinin aslında bir terörist olduğu gerçeğini değiştirmez. Bombayı patlatan, tetiği çeken terörist olabilir ama o eylemin amacına ulaşmasını sağlayan işte bu destekçilerdir, işte bu yardakçılardır. Bu bakımdan terör tanımını, terörist tanımını en kısa sürede yeniden yaparak Ceza Kanunumuza derç etmeliyiz diye düşünüyorum. Terör örgütlerine destek verdikleri için güvenlik güçlerimizce yakalanan kişilerin adliyenin bir kapısından girip diğerinden çıkıp gitmesi artık tahammül edebileceğimiz bir durum değildir. Bu mesele düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü veya örgütlenme özgürlüğü meselesi değildir. Bu mesele artık işte Kızılay’daki son saldırıda da görüldüğü gibi topyekun milletimizin hayatına kast eden alçaklarla daha etkili mücadele edebilme meselesidir.”

    “BU İŞİN ORTASI YOK”

    “Ülkemizdeki ve dünyadaki bir takım çevreler bir yol ayrımındalar, ya bizim yanımızda olacaklar ya da teröristlerin yanında yer alacaklar. Bu işin ortası yoktur” ifadesini kullanan Erdoğan, “Ama’ ile ’fakat’ ile başlayan açıklamaları, bu yöndeki tavırları teröristin yanında yer almanın ikrarı olarak görüyoruz. Bir kez daha Kızılay’daki saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara da acil şifalar diliyorum.Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizde terör örgütüne karşı operasyonlar yürüten güvenlik güçlerimize buradan tebriklerimi, teşekkürlerimi ifade ediyorum. Allah’ın yardımı, milletimizin duası onlarla birliktedir” dedi.

    “BİNLERCE, ON BİNLERCE İSMAİLLERLE GELECEĞE YÜRÜYECEĞİZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün akşam İstanbul’da Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen “Uluslarası İyilik Ödülleri” töreninde, terör örgütü PKK ile mücadelede yaralanan silah arkadaşının üzerine yatarak siper olan asker İsmail Ertem’e ödül verildiğini hatırlatarak, “Dün o gencimiz, İsmailimize İstanbul’da Diyanet İşleri Başkanlığımızın bir ödül töreni vardı. Ödüllerden bir tanesi de İsmailimizeydi. Hani o tankın üzerinde yaralanmış olan polis abisinin üzerine kapaklanarak, onun ölümden, kurşunlardan korunmasını sağlamak için kapanan İsmail. 24 yaşında, 3 çocuğu var. O orada hayatını sadece o mücadele, o terör mücadelesi esnasındaki hemen abisinin üzerine kapaklanarak orada fedayı can edecekti. Dün akşam orada güzel de ifadeler kullandı. ’Bir tane İsmail yok, binlerce, on binlerce İsmail var’ dedi, evelallah, binlerce, on binlerce İsmaillerle biz geleceğe yürüyeceğiz. Türkiye’nin önünü bu noktada kimse kesemeyecek. Devlet ve millet olarak elele vererek terör musibetinin üstesinden geleceğimize inanıyorum. Böylesine acı bir hadiseyi siyasi rant devşirme vesilesine dönüştürmeye çalışanları da milletimiz asla unutmayacak ve affetmeyecektir” ifadelerini kullandı.

    “KANLARININ YERDE KALMAMASINI SAĞLAYACAĞIZ”

    “İçeride ve dışarıda bugün bize bedel ödettiklerini sananlar, gerçek bedeli kendileri ödeyeceklerdir. Bunun da böyle bilinmesini isterim” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Biz milletimizin, bayrağımızın, vatanımızın, devletimizin bekası için bin yıldır bedel ödüyoruz, ödemeye devam etmekten de çekinmeyiz. Bugün bize en alçak, en sinsi, en insanlık dışı yöntemlerle saldıranlar, inanın bana bedel ödeme günü geldiğinde hayvandan daha aşağı konuma düşecekler ama yine de kendilerini bekleyen akıbetten kurtulamayacaklardır. Terör örgütlerinin ve terör eylemlerinin en başta gelen amaçlarından biri de ülkenin ve toplumun gündemini kendi kontrolleri altına almaktır. Kesinlikle buna izin vermeyeceğiz. Kayıplarımızın acısını yaşayacak, onlara karşı sorumluluklarımızı yerine getirecek, kanlarının yerde kalmamasını sağlayacağız. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ama aynı zamanda hedeflerimiz doğrultusunda adım adım yürümeye devam edeceğiz. Bu vakur duruş her şeyden önce şehitlerimize karşı sorumluluğumuzun bir gereğidir. İşte bu sebeple bir yandan acımızı yaşarken diğer yandan doktorlarımıza özel bir gün olan 14 Mart Tıp Bayramı’nda sizlerle bir arada olacağız, beraber bu yolda devam edeceğiz.”