Etiket: Vurgusu

  • Bakan Bozdağ’dan terörle mücadelede kararlılık vurgusu

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, terör üzerinden Türkiye’ye mesaj yollamak isteyenlerin, terörle Türkiye’den netice almak isteyenlerin asla hedeflerine ulaşamayacaklarını söyledi.

    Ramazan Bayramı’nı Yozgat’ta geçiren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Cumhuriyet Meydanında partililer, protokol ve halk ile bayramlaştı. Bayramlaşma sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Bozdağ, bütün vatandaşların bayramını kutladı.

    Bayramın huzur, barış, refah ve saadete vesile kılınmasını dileyen Bozdağ, “Bugün Yozgat’ta huzur içerisinde, sukun içerisinde, kardeşlik iklimi içerisinde güzel bir Ramazan Bayramı idrak ediyoruz. Sadece Yozgat’ta değil Türkiye’mizde de Ramazan huzur içerisinde idrak edilmektedir. Gönlümüz arzu ediyor ki Türkiye’mizin her yerinde aynı şekilde idrak edilsin ve bütün Müslüman coğrafyasında da huzur içerisinde refah içerisinde ve saadet içerisinde idrak edilsin” dedi.

    “Terör can yakmaya, can almaya devam ediyor”

    Şuanda hem Türkiye’de hem komşularında terörün olduğunu ifade eden Adalet Bakanı Bozdağ, “Terör can yakmaya, can almaya devam ediyor. Törerle etkin bir şekilde mücadele eden Türkiye bu sorununun da üstesinden eninde sonunda gelecektir. PKK terör örgütü ülkemizin bazı yerleşim yelerlerinde terör eylemleri ortaya koymak suretiyle oralarda kendine göre bir takım yönetimler oluşturma gayreti içerisine girdi. Ama hamd olsun güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonlarıyla şuanda herhangi bir terörist kalmadı. Şehirlerimiz teröristlerden temizlendi. En son Şenyayla son derece önemli bir bölge o bölge de teröristlerden temizlenmiş durumda. Türkiye’nin içeresinde ve Türkiye’nin dışında Türkiye’ye dönük terör eylemlerinin her birine karşı ülkemiz gereğini yapmıştır, bundan sonra da yapmaya devam edecektir. Terör üzerinden Türkiye’ye mesaj yollamak isteyenler terörle Türkiye’den netice almak isteyenler asla hedeflerine ulaşamayacaklardır. Çünkü Türkiye büyük bir devlettir. Ne terör eylemleri, terör örgütleri üzerinden mesaj alır ne de terör örgütleri terör eylemleri üzerinden hesap yapanların hesabının çıkmasına izin verir. Oyunları bozdu Türkiye hesapları bozdu, hendekleri kazanları başına geçirdi. Bundan sonra da oyunları bozmaya, hesapları bozmaya, hendek siyaseti yapanları hendeğe gömmeye devam edecektir” diye konuştu.

    “Türkiye’nin bölgesinde ciddi sorunlar var”

    Türkiye’nin bölgesinde de ciddi sorunların olduğuna değinen Adalet Bakanı Bozdağ, “Arzumuz o ki bölgemizdeki sorunlar yerini artık huzura, sukune, barışa bıraksın. Suriye’de yaşanan dram dört yılı geçti. Bunda herkesin sorumluluğu var. Uluslararası toplum Suriye konusunda daha etkin bir pozisyon alırsa netice alma imkanı da o kadar hızlı olur. Dileğimiz Suriye’de yaşanan sorunun da kısa sürede sona ermesidir. Biz Türkiye olarak Suriye’deki iç çatışmalardan en fazla etkilenen ülkeyiz. 910 kilometre sınırımız var. Sınırın bu taraftaki ile öbür taraftakiler akraba. Tarih mirasçılığımız var ve pek çok ortak yönümüz var. Bizim Suriye’de yaşananlara bigane kalmamız mümkün değil. Muhalefet partilerinin dediği gibi gözümüzü kulağımızı kapamamız da mümkün değil. Çünkü Suriye bizim yanı başımız, oradaki feryadı biz duyuyoruz Yangını görüyüroz, kokuyu duyuyoruz. Ölümleri görüyoruz. Bu kadar vahşet varken, Türkiye gözünü kapatamaz, kulaklarını tıkayamaz, olan biten karşısında sessiz kalamaz. Eğer kulağımızı tıkar, kulağımızı kapar, olan bitene sesiz kalırsak Esad’ın yaptığı bu zulüm karşısında bizim sorumluluğumuz olur. Esad’a manen destek vermiş oluruz. Halbuki Türkiye her daim mazlumun yanında yer almıştır. Bundan sonra da yer alamaya devam edecektir. Dileğimiz Suriye’deki bu çatışma sürecinin daha fazla sürmemesidir” ifadelerini kullandı.

  • Borsa’dan ’Tarımda Yaşlı Nüfus Tehlikesi’ Vurgusu

    İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli, tarımda çalışan nüfusun yaşlandığına ve genç nüfusun tarıma yönelmediğine dikkat çekerek, “Gençlerimizin çoğu kentlerde ancak asgari ücrete vasıfsız işler bulabilmektedir. Hâlbuki bu gençlerin genlerinde dahi tarım var. İş işten geçmeden bu değerlerimizi hızla geri kazanmamız şart” dedi. Kestelli, gençler için ‘Tarım Gençlerle Yükseliyor’ projesini başlatacaklarını açıkladı.

    İzmir Ticaret Borsası (İTB) Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Barış Kocagöz başkanlığında gerçekleştirildi. Meclisin açılış konuşmasını yapan İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Barış Kocagöz, ülke ekonomisine ilişkin gelişmelere değinerek, Merkez Bankası’nın faiz indirim kararının banka kredilerine yansıması ve faiz indiriminin devam etmesi gerektiğini ifade etti. Yeni pamuk ekim sezonu hakkında da konuşan Kocagöz, “Bu aylar tarım sektörünün hareketlendiği, birçok üründe üretim sürecinin başladığı aylar. Ülkemizde pamuk ekim dönemi başladı. Bu yıl pamuk üretiminde bir artış beklentisi içerisindeyiz. Aslında bu artış son yıllarda özlemle beklediğimiz bir durum” dedi.

    “DIŞ PAZARI KAYBETMEMEK YENİ PAZARLARDAN DAHA ÖNEMLİ”

    İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise, dünyadaki tarımsal rekabete değinerek, dış ticarette pazarı kaybetmenin kolay iken kazanmanın bir o kadar zor olduğunu belirtti. Tarımı ‘üretimin dalgalı olduğu üstü açık bir fabrika’ya benzeten Kestelli, “Ürün arzını sürdürülebilir kılabilmek için ülkenin refah içinde istikrarlı bir ekonomiye sahip olması gerekir. Yurtiçi tüketimin sınırlı olması sebebiyle özellikle stoklanamayan ve raf ömrü kısa olan yaş meyve-sebzelerin ihracat ürünü haline gelmesi için uzun yıllara ve güvenceye ihtiyaç vardır. Dolayısıyla uzun vadede kazanılmış olan dış pazarı kaybetmemek, kısa vadede yeni pazar kazanmaktan daha önemlidir. Özellikle çevre ülkelerden kaynaklanan istikrarsızlığın olduğu bu ortamda verilen devlet destekleri bir nebze de olsa üreticilerimize ve girişimcilerimize nefes aldırmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “GENÇLER İŞ İŞTEN GEÇMEDEN TARIMI KAZANMALI”

    Tarımda çalışan nüfusun yaşlandığına değinen ve genç nüfusun tarıma yönelmemesinden dolayı serzenişte bulunan Kestelli, köydeki arazilerin bırakılıp kentlere göç edildiğine dikkat çekti. Kestelli, “Görünen o ki bu gençlerimizin çoğu büyüdükleri kırsaldaki sınırlı eğitim imkanlarının da etkisiyle kentlerde ancak asgari ücrete vasıfsız işler bulabilmektedir. Hâlbuki bu gençlerin genlerinde dahi tarım var, hayvancılık var, üretim var. İş işten geçmeden bu değerlerimizi hızla geri kazanmamız şart” dedi.

    ÖĞRENCİLERE YENİ PROJE YARIŞMASI

    Gençlerin teşvik edilmesi ve bakanlığın proje ile ilgili gençlerin başvuruda bulunması noktasında çağrıda bulunan Kestelli, ”Tarım Bakanlığımız gençlerimizi yeniden tarıma yönlendirmek için önemli bir adım atarak ‘genç çiftçi hibe desteği’ programını başlatmıştı. Başvuruların 12 Mayıs’a kadar devam edeceği ve 30 bin TL’ye varan maddi desteklerin yer aldığı hibe programına uygun koşullara sahip tüm gençlerimizin başvurmasını dilerim. Bir süredir üzerinde çalıştığımız ve geçtiğimiz hafta yönetim kurulu olarak onayladığımız ve yakın zamanda kamuya duyurusunun yapılacağı ’Tarım Gençlerle Yükseliyor’ isimli projemiz ile lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin başvurabileceği bir proje yarışması başlatıyoruz. Bu proje ile dereceye girecek öğrencilerimize maddi destek sağlanacak olup, ayrıca başvurular arasından uygulama projeleri de çıkarmayı hedefliyoruz. Başvurular arasında borsamıza, bölgemize ve hatta ülkemize büyük katkılar sağlayabilecek yeni ve inovatif projeler çıkacağına inanıyorum” diye konuştu.

  • Kastamonuspor-beylerbeyispor Maçının Ardından Birlik Beraberlik Vurgusu

    Kastamonuspor 1966’ın Beylerbeyispor’u yenerek ligin bitimine iki hafta kala şampiyonluğunu ilan etmesinin ardından AK Parti Kastamonu Milletvekili Murat Demir, Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Kastamonuspor 1966 Kulüp Başkanı Mahir Altıkulaç ve Kastamonuspor 1966 Teknik Direktörü Ahmet Duman, takımı ve taraftarı tebrik etti.

    AK Parti Kastamonu Milletvekili Murat Demir, Kastamonu halkının her şeye layık olduğunu belirterek, Kastamonuspor’un ligi şampiyonlukla tamamlayarak 2. Lig’e yükselmesini kutladı. Demir, “Kastamonu her şeyin en iyisine layık. Kastamonu’da güzel şeyler oluyor, takımımız önümüzdeki sene de inşallah şampiyon olur. Ben de 3 yıldır üst üste şampiyonluk yaşıyorum. Tuzlaspor’da başladık burayla devam etti. İnşallah bundan sonra bu takımın PTT 1. Lig’den Türkiye 1. Ligi’ne çıkmasına hep birlikte şahit oluruz. Ben başkanımı tekrar yürekten kutluyorum. Bu işi bu kadar sahiplenmesinden dolayı. Geçmiş zamanlarda yakalayamadığımız birlik beraberliği başkanımızla yakaladık, bu başarıyı zaten getiriyor. Bu birlik beraberlik bir sonraki sezon da başarıyı getirecek. Teknik direktörü, tüm oyuncuları, emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Hedeflere yürümeye devam edeceğiz” dedi.

    BAŞKAN BABAŞ’TAN BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU

    Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş ise, Spor Toto 3. Lig 3. Grup’ta mücadele eden Kastamonuspor 1966’ın şampiyon olmasının altında birlik ve beraberlik olduğunu söyledi. Ligi şampiyon olarak tamamlayan Kastamonuspor 1966 için statta pasta kesen Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, bundan sonraki hedeflerinin 2. Lig’de de şampiyon olmak olduğunu belirterek, “Bu bir ve beraber olmanın sonucudur. Bu bir Kastamonulu olma, beraber olma, coşkulu olma ve motivasyonlu olma işidir. Allah motivasyonumuzu, birliğimizi beraberliğimizi bozmasın. Her şeyde Kastamonu’nun başarılı olması temennimizdir” dedi.

    Kastamonuspor’un bu noktaya gelmesinden emeği geçen herkese teşekkür eden Başkan Babaş, “Bunda emeği geçen başta oyuncularımızdan teknik kadromuza, yönetiminden başkanımıza herkese çok teşekkür ediyorum. Bu yapılan iş bir Kastamonululuk ruhudur. Sporla beraber Kastamonu’nun tanıtılması da çok önemlidir. Biz her zaman sporla, kültürle, sanatla, çalışkanlığımızla, dürüstlüğümüzle öne çıkalım. Geçmişte sıkıntılar olmuştur, insanlar başaramamıştır. Ama bu bizim de başaramayacağımız anlamında gelmez. Bunu burada gördük. Bundan sonra ileriye bakacağız, Kastamonu’nun her şeyin en iyisine layık olduğunu göstereceğiz” diye konuştu.

    Babaş, şöyle devam etti:

    “Taraftarımıza çok teşekkür ediyorum gerçekten büyük bir ruhla, takımlarını desteklediler. Kastamonulu olduklarını gösterdiler ve Kastamonu ruhunu hem Türkiye’de hem de dünyaya duyurdular, duyurmaya da devam edecekler”

    “ELEŞTİRİLERE CEVABI ŞAMPİYON OLARAK VERDİK”

    Kastamonuspor 1966 Kulüp Başkanı Mahir Altıkulaç da, önemli bir başarıya imza attıklarını ifade ederek, eleştirilere en güzel cevabı şampiyon olarak verdiklerini kaydetti. Yaklaşık 50 yıllık bir özlemi Kastamonu’ya yaşattıklarını belirten Mahir Altıkulaç, şampiyonluğunun gurur abidesi olduğuna dikkat çekti. 50 yılık bir özlemi sonlandırdıkları için mutlu olduklarını dile getiren Altıkulaç, “Bugün kazanmış olduğumuz şampiyonluk ile ikinci lige çıkmış bulunuyoruz. Şampiyonluk hem bizim için hem de Kastamonu için bir gururdur. Bizlere her seferinde destek veren taraftarımıza, yönetimdeki arkadaşlarımıza ve belediye başkanımıza teşekkür ediyoruz. Şampiyonluğumuz futbolcularımız, teknik heyetimiz ve yönetimimizle birlik ve beraberlik içerisinde ortaya çıktı. Bu yaşadığımız coşkunun devamının gelmesini temenni ediyoruz. Bundan sonra daha üst liglere çıkabilmemiz için her türlü birlik ve beraberlik içerisinde çalışacağız. Her şey Kastamonu için. Teknik heyetimizin ve futbolcularımızın bizlere güvenmesi bu şampiyonluğu getirdi. Ankara’dan, İstanbul’dan ve Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen taraftarlarımızla bu mutluluğu yaşadık ve daha nice mutlulukları yaşamak istiyoruz” şeklinde konuştu.

    “ELEŞTİRİLERE ŞAMPİYONLUK İLE CEVAP VERDİK”

    Kurulduğu 1966 yılından 2016 yılına kadar geçen süreç içerisinde Kastamonsupor’un tarihinde inişler ve çıkışlar yaşandığında dikkat çeken Altıkulaç, “Kastamonuspor’umuzun kurulduğu günden bugüne kadar geçen süreç içerisinde yükselişler ve düşüşler meydana gelmiş. İki yıl önce biz amatör lige düşmüş bir takımı devraldık. Birlik ve beraberlik içerisinde bugünlere kadar geldik. Bizleri eleştirenler en güzel cevabımız aldığımız bu şampiyonluktur. Eleştirilere hiçbir zaman kulak asmadık. Eleştirilerle vakit harcamadık. Şampiyonluğumuzu Kastamonu halkına armağan ediyoruz. İnşallah diğer spor dallarında da şampiyonlukları beraber yaşayacağız” ifadelerini kullandı.

    “ŞAMPİYONLUĞUMUZU İKİ HAFTA KALA İLAN ETTİK”

    Kastamonuspor 1966 Teknik Direktörü Ahmet Duman ise, Beylerbeyispor’u yenerek şampiyonluğu garantilediklerini ve 2. Lige yükseldiklerini kaydetti. 20 ay önce şampiyonluk parolasıyla yola çıktıklarını açıklayan Duman, “Arka arkaya bu yolda ikinci kez şampiyonluk yaşıyoruz. 2. Ligde de bu yolda yürüyeceğiz” dedi.

    Kastamonu halkının 50 yıllık 2. Lig hasretini sona erdirmenin mutluluğunu yaşadıklarını aktaran Duman, “Kastamonuspor 1966 artık 2. Lig takımı. Kastamonu’da yaşayan, başka illerde yaşayan Kastamonuluları sevindirdiğimiz için çok mutluyuz. Geçen yıl Kastamonuspor 1966 3. Lig yakışır demiştik. Kastamonuspor 1966 2. Lig’e de yakışır. Çok çalıştık, yorulduk. Stres dolu günler haftalar geçirdik ama başardık, gururluyuz” diye konuştu.

  • Iuc Başkanı Azizoğlu’ndan “Milli, Manevi Ve Kültürel Değer” Vurgusu

    Uluslararası Üniversiteler Konseyi (IUC) Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu, “Milli, manevi ve kültürel değer ve kavram hassasiyetlerini yitirmiş nesil bizim geleceğimiz olamaz” dedi,

    Türkmeneli televizyonunda yayınlanan “Coğrafyamıza Akademik Bakış” isimli programına bu hafta Prof. Dr. Filiz Avşar’ı konuk eden Azizoğlu, “Coğrafyamızda ve ülkemizin etrafında çok önemli şer odakları oluşmuş durumdadır. İçimizde örgütlenmiş ihanet şebekelerinin milli ve manevi değerlerini yitirmiş sözde akademisyen, sözde entelektüel, sözde bilim adamı, sözde siyasetçi ile sanki benliğimiz kuşatılmış, bugün çok önemli milli, manevi değerlerimizin yok edilmesinin farkına varamıyoruz. Bizler o kadar çok meşgul ediliyoruz ki, bugüne kadar karşı durduğumuz emperyalizm güç odakları benim tanımlamamla birleşik emperyalizm oldu” dedi.

    Azizoğlu, şunları söyledi:

    “Batı emperyalizmi diyorduk. İçimizde kanayan yaranın veya içimizde şer odaklarının oluşmasına, yapılanmasına sebep olarak baktığımız bir konumdayken şimdi kuzey emperyalizmi çıktı. Yakında doğu emperyalizmi birleşip güç birliği oluşturacaklar. Birleşik emperyalizm diyorum. Bu kadar terörizmle, ihanetlerle coğrafi olarak etrafımız kuşatılmış durumdayken, çok meşgul edildiğimizi hayatı önem arz eden değerlerimizin yitirildiğinin çok bilincinde olamıyoruz. Örneğin kültür, inanç, değer kavramlarında biz geleceğimizi yitiriyoruz. Yeni nesil diyoruz, neye göre yeni nesil; hep deriz ya geleceğimizi evlatlarımıza teslim edeceğiz. Hangi evlatlara teslim edeceğiz. Neye göre gelecek nesildir ya da kimin gelecek neslidir.”

    Kültürün farklı bir konu olduğunu belirten Azizoğlu, “Kültür milli değerdir, milli kültürdür. Alt kültürlerimiz olur, üst kültürlerimiz olur. Lakin milli kültür birleştirici bir unsurdur. İnanç özellikle Anadolu insanının birleştirici çimentosu gibidir. İnançsız, kültürsüz bir nesil geleceğimizi temsil edemez. Anadolu’nun değerleri, kavramları, inançları ve kendisine özgü insani boyutu yüksek kültürü vardır. Bu dört ana başlık altındaki hayati önemde olan varlıklarımız yok edilerek ya da asimilasyona uğratılarak ülkemizin ve milletimizin geleceği bilinmeze sürüklenmektedir” dedi.

    Azizoğlu şunları söyledi:

    “Çok hızlı değişim ve dönüşüm yaşıyoruz. Özellikle son yüzyıllarda, Osmanlı coğrafyasının emperyalist güçler tarafından paylaşılmasından sonra Anadolu topraklarına milli sınırlar içerisine hapsedilen toplumumuz baskı altında kaldı. Küresel yapılanmalarda bazı görevler verildi. NATO ve Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında gibi. Fakat sıkıştırılmış coğrafyada bunlar yeterli görülmedi, Batı toplumları tarafından kendilerinin çok kötü kopyası olmamızı sağlamaya çalıştılar. Bunu sinema, tiyatro, görsel basınla yapmaya çalıştılar. Kültürel hızlı değişim ve dönüşümde biz biz olmaktan çıktık. Ben toplumsal yaşantımıza, milli algımıza baktığım zaman gelecekle ilgili bu kötü bir değişim ve dönüşüm yaşadığımızı görüyorum. Pozitif değil negatif. Kendi kültürlerinden, inançlarından, değerlerinden, kavramlarından uzaklaşmış bir toplum ve Batılı olmayı bir marifet sayan, Batılı olmayı asalet sayan, Batılı gibi giyinmek, Batılı gibi konuşmak, Batılı gibi yaşamayı çağdaşlık, uygarlık ve medeniyet gibi algılayan hızlı bir değişim dönüşümü yaşıyoruz. Aslında asaleti, çağdaşlığı, uygarlığı, medeniyeti Anadolu kültürü dediğimiz, milli kültürümüz dediğimiz yüzyıllarca tüm dünyaya örnek teşkil etmiş bir kültürün sahibi olduğumuzu unuttuk. Hızlı değişen ve dönüşen bu kültürel yapımızda geleceği hangi nesile teslim edeceğimizin endişesini taşıyorum.”

  • Emlakçılardan Yerli Emlakçı Vurgusu

    İzmir Emlak Komisyoncuları Odası (İZEKO) Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Güleroğlu, piyasadaki yabancı sermayeli emlak şirketleri nedeniyle Türkiye genelinde her yıl 40 milyon doların yurt dışına çıktığını söyledi.

    Yerli sermayeli emlak şirketlerinin kurumsallaşmasının şart olduğunu belirten İZEKO Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Güleroğlu, piyasadaki yabancı sermayeli emlak şirketleri nedeniyle Türkiye genelinde her yıl 40 milyon doların yurt dışına çıktığını belirterek, bu paranın ülkede kalması için eğitimli, mevzuatı bilen ve çıtayı yüksek tutan gayrimenkul danışmanlarına ihtiyaç olduğunu söyledi. İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Nizamettin Aşa da Güleroğlu’na destek vererek “Bu kesinlikle yabancı düşmanlığı değil. Bu tamamen mesleğe ve ülkeye sahip çıkmayla ilgili. Ülke bizim, sattığı taşınmaz bizim, emek bizim, sermaye bizim, komisyon bizim, hizmet bizim, ama para yabancı ülkeye gidiyor. Olmaz böyle şey” diye konuştu.

    “BU PASTA TÜRKİYE’DE KALSIN”

    Güleroğlu, “Bu para Türkiye’de kalabilir. Vatandaşların emlakçı seçerken yerli firmaları tercih etmesini tavsiye ediyoruz. Türkiye’de yerli markaların ön plana çıkabileceği, kişilerin kendi markalarını oluşturabileceğini göstermemiz gerekiyor. Vatandaşlar da bu kurumsal kimlik içinde rahat bir şekilde alışverişini yapmaları sonucunda elde edilen gelirin yine Türkiye’de kalmasını hedefledik” ifadelerini kullanırken, Aşa da şunları söyledi: “Türkiye’de toplanan paranın büyük kısma yurt dışına gidiyor. Halen Türkiye’de yüzde 65 bakir bir alan var. Pasta büyük ve bu pasta Türkiye’de kalsın. Ülke ekonomisine faydası olsun. Yeter ki emlakçılık istenen kaliteli seviyeye ve hak ettiği yere gelsin. Bütün amacımız bu.”

    “MASA SANDALYE İLE EMLAKÇI OLMAZ”

    Gayrimenkul danışmanlığının dünyanın en önemli mesleklerinden biri olduğunu dile getiren Aşa, “Emlakçı bir masa sandalye ve çantayla olmuyor. Kurumsallaşmak, eğitim ve disiplin, kendini devamlı geliştirmek çok önemli. Tapu mevzuatı, belediye mevzuatı, maliye mevzuatı ve hatta medeni kanuna kadar 16 tane kanuna hakim olunması gereken, yüzlerce genelge ve yönetmelikle idare edilen bir meslek. Kamuoyunda bilinenin aksine vasıf, eğitim isteyen bir meslek ve kelimenin tam anlamıyla kurumsallaşan bu işte başarılı olur” dedi.