Etiket: Vurgusu

  • Tıp Bayramı kutlamasında Menteşe 2. Basamak hastane vurgusu

    14 Mart Tıp Bayramı Kutlamaları çerçevesinde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi AKM 15 Temmuz salonunda tören düzenlendi. Törene Vali Esengül Civelek, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Coşkun Sel, Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya, öğretim üyeleri ve Tıp Fakültesi öğrencileri katıldı.

    Törenin açılışında konuşan MSKÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ümit Başar Semiz, 14 Mart Tıp Bayramı’nın Türkiye’nin modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edildiğini söyledi. Başhekim Semiz, “14 Mart Tıp Bayramında Muğla’nın gururu olan yeni Eğitim ve Araştırma kavuşmuş olarak girmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün tıbbiyelilerin en mutlu günü. Mesleğimiz yorucu, öğrenme süreci uzun, öğrenmeye mecbur olduğumuz konular çok kapsamlıdır. Amacı hastayı iyi etmek, hastanın ıstırabını dindirmek olan hekimlik, bilgilerin ve sanatların en kutsalıdır. Hekimlik insanı sevme mesleğidir. İnsanı evsiniz ve saygı duyunuz. Hekim demek, temizlik, saflık, dürüstlük, doğruluk, hastalara güven demektir. Kendisini alim zanneden meczupların peşinden gitmemek demektir” dedi.

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar ise Eğitim ve araştırma Hastanesinin hizmete açılmasından sonra merkezde yeni bir hastane ihtiyacının doğduğunu söyledi. Rektör Harmandar, “Her şeyden önce sağlıklı bir topumla ihtiyacımız var. Sağlıklı bir toplum yoksa hiçbir konuda başarılı olmamız mümkün değil. Bu da ancak eğitim ile olur. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi olarak geleceğin hekimlerini yetiştirmenin mutluluğu ve gururu ile çalışmaya devam ediyoruz. 2007 yılında kurulan Tıp Fakültemiz 2011 yılında öğrenci almaya başladı ve bu yıl ikinci mezunlarımızı vereceğiz. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma hastanemiz geçen yıl 29 Ekim’de hizmet vermeye başladı. Buradan yetkililere Muğla Merkezdeki eski hastanenin bulunduğu alanda 2. Basamak bir sağlık kuruluşunun hizmet vereceği bir sağlık tesisini hayat geçirmeleri konusunda talebimizi yeniliyorum. En azından Menteşe merkezdeki bu 2. Basamak sağlık kuruluşu Eğitim ve Araştırma hastanemizin yükünü hafifleyeceğine inanıyorum” dedi.

    Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de Menteşe 2. Basamak hastanesine vurgu yaparak, “Eğitim ve Araştırma Hastanemiz önemli bir eser ve hepimizin gururu. Bu hastanemizi rutinden uzaklaştıracak 3. Basamak hizmet verebilecek bir hale süratle dönüştürmemiz gerekiyor. Merkezdeki şu anki mevcut hastane ufak rotüşlerle en az 150-200 yataklı bir il merkez hastanesi haline dönüştürülebilir. Hasta Menteşedeki merkez hastanede elendikten sonra Eğitim ve Araştırma Hastanesine oradan sevklerle gönderebiliriz. Şu anda hem vatandaşlarımızın, hem meslektaşlarımın bir takım yaşadıkları durumların en aza indirilmesi sağlanabilir” dedi.

    Sağlığın en temel insan hakkı olduğunu belirten Vali Esengül Civelek, “Toplumun sağlıklı bir ortamda yaşamasını sağlamak devletin en önemli görevidir” dedi.

    Konuşmaların ardından hekim türkülerinin ardından biniş giyme töreni düzenlendi. MSKÜ Tıp Fakültesinde Doçent ve Profesörler için düzenlenen törende Rektör Mansur Harmandar oğlu Buğra Harmandar’a ve kızı Burcu Harmandar Kasap’a doçentlik cübbesini eşi Suzan Marmandar ile birlikte giydirdi.

  • Birlik ve beraberlik vurgusu

    Alevi Kültür Dernekleri Adıyaman Şubesinin ev sahipliğinde Karapınar Cemevi’nde düzenlenen programda birlik ve beraberlik mesajları verilerek lokma ikram edildi.

    Karapınar Cemevi’nde düzenlenen lokma programına Adıyaman Valisi Nurullah Naci Kalkancı, İl Jandarma Komutanı Albay Ercan Atasoy, İl Emniyet Müdürü Metin Alper, Jandarma Komutanı Ercan Atasoy, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Uslu, Ziraat Odası Başkanı Salih Şahan, Adıyaman Alevi Kültür Dernekleri Başkanı Rıza Tanrıverdi, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri, dernek başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği programda konuşan Adıyaman Alevi Kültür Dernekleri Başkanı Rıza Tanrıverdi, programda emeği geçen herkese teşekkür ettiğini söyledi. Daha sonra konuşan Adıyaman Valisi Nurullah Naci Kalkancı ise “Biz hangi inançtan olursak olalım, hangi mezhepten olursak olalım, hangi kimliğe sahip olursak olalım birliğimizi ve beraberliğimizi muhafaza ettiğimiz sürece yürekler bir attığı sürece, bir yumruk gibi hareket ettiğimiz sürece bize ne yedi düvelin gücü yeter ne de yetmiş yedi düvelin gücü yeter. Adıyaman’da, hiçbir ayrı ve gayrı gözetilmeden bu Afrin harekatında, Kıbrıs harekatında olduğu gibi aynı o günlerdeki gibi askerlik şubesine gidip ‘Ben de askere gitmek istiyorum’ diyen sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır. Allah sizlerden razı olsun. İşte yüreklerimiz bu memleket için atıyor, kalbimiz bu vatan için çarpıyor. Allah birliğimizi ve beraberliğimizi daim etsin” dedi.

    Yapılan konuşmaların ardından Alevi Dedesi Garip Bozkurt’un yaptığı dualar sonrası katılımcılara lokma ikram edildi.

  • Çakır’dan diyalog vurgusu

    Büyük Birlik Partisi (BBP) il yönetimini kabul eden Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, kurumlar arası diyaloğun önemine dikkat çekerek, “Biz siyasi partilerimiz ve diğer kurumlarımız ile diyalog halindeyiz” dedi.

    BBP Malatya İl Başkanı Ali Rıza Ulutaş ve Yönetim Kurulu üyeleri Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ı makamında ziyaret ederek bir süre görüştü. Yeni yönetim olarak Başkan Çakır’ı ziyaret ettiklerini belirten Ulutaş, kendilerini kabul ettiği için Çakır’a teşekkür etti. İl Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerine başarılar dileyen Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır ise, “Siyasi partilerimiz ülkenin yönetimi ve sorunlarına çözüm noktasında kurulmuş en önemli aktörlerdendir. Bizler yerel yönetimler olarak yerel dinamiklerle kamu kurum ve kuruluşlarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, siyasi partilerimiz ile diyalog halindeyiz. Onların görüş ve önerileri bizler için önemli. Malatya’da hep birlikte yaşıyoruz. Malatya’nın kalkınması, gelişmesi ve daha fazla hizmet alması Malatya’daki siyasi parti temsilcilerinin de görevi. İllerimizin gelişmesi ve kalkınması ülkemizin daha güçlü olması demektir. Ülkemiz bir yandan Suriye’de terör örgütleri ile mücadele ederken, içeride de FETÖ yapılanması ile mücadele edilmektedir. Bu terör örgütleri ile mücadele ederken aslında onları oluşturan, onları ekonomik olarak destekleyen yapılarla da mücadele ediyoruz. Biz ne kadar güçlü olursak, ülkemiz ve ordumuz o kadar güçlü olur. Bizim birliğimiz ve beraberliğimiz daim olsun” şeklinde konuştu.

    Ziyaret sırasında Büyük Birlik Partisi Malatya İl Başkanı Ali Rıza Ulutaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’a Osmanlı Tuğrası’nın yer aldığı bir tablo hediye etti.

  • Bakan Özlü’den teknoloji üssü Türkiye vurgusu

    Ege Üniversitesi’nde bilim insanları ile bir araya gelen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Bütün politikalarımızı bilim merkezi, teknoloji üssü ve ileri sanayi ülkesi Türkiye olması yönünde belirledik” dedi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ı makamında ziyaret etmesinin ardından Prof. Dr. Yusuf Vardar, MÖTBE Kampüs Merkezi’nde Egeli bilim insanlarıyla bir araya geldi. Ege Üniversitesi Fen ve Mühendislik Fakültelerinden akademisyenlerin yaptığı “Türkiye’de ve Ege Üniversitesinde Temel Bilimlerin Mevcut Durumu ve Akıllı Kompozit Malzemeler, Elektrikli Araçlar, Biyolojik Süreçler” konulu sunumları ve temel bilimler eğitimi konusundaki görüşlerini dinleyen Bakan Özlü, “Türkiye’nin bilim merkezi, teknoloji üssü ve ileri sanayi ülkesi olmasını arzu ediyoruz. Bütün politikalarımızı da bilim merkezi, teknoloji üssü ve ileri sanayi ülkesi Türkiye olması yönünde belirledik” diye konuştu.

    “Bilgi üretmezsek, teknoloji üretemeyiz”

    Temel bilimler konusunda neler yapılabileceğini istişare etmek üzere toplantı yapıldığını vurgulayan Bakan Özlü, “Türkiye’nin bilim merkezi, teknoloji üssü ve ileri sanayi ülkesi olmasını arzu ediyoruz. Bütün politikalarımızı da bilim merkezi, teknoloji üssü ve ileri sanayi ülkesi Türkiye olması yönünde belirledik. Bilgi üretmezsek, biz teknoloji üretemeyiz. Teknoloji transferi bir noktaya kadar mümkündür. Teknoloji üreten bir ülke olma hedefine ancak bilgi üreten üniversitelerle ulaşabiliriz. Eğitimden teknoparklara, tasarım merkezleri ve araştırma merkezlerine tüm faaliyetlerimizi üniversitelerle birlikte yürütmeye özen gösteriyoruz. Üniversitelerimizle birlikte temel bilimlerden başlayarak teknoloji üreten bir Türkiye hedefine kilitlendik. Bu hedefe doğru sizlerle ilerleyeceğiz. İzmir’in Türkiye’nin teknoloji üssü olmasını planlıyoruz ve bunun için bir çalışma yürütüyoruz. Toplumun ekonomik kalkınmasına, sosyal kalkınmasına fayda sağlamayan hiçbir çalışmanın kıymeti yoktur. Bizim amacımız insana, topluma fayda sağlayan, bilimsel ve teknolojik çalışmalardır” ifadelerini kullandı.

    AR-GE merkezlerinde istihdam

    Konuşmaların ardından Bakan Özlü, akademisyenlerin sorularını yanıtladı. Bakan Özlü, “AR-GE merkezleri, temel bilimcilerin çalışması için öncelik sağlanabilir mi?” sorusuna, “800 AR-GE merkezimiz var. Bunun da büyük çoğunluğu geçen sene oldu. AR-GE merkezlerine büyük önem veriyoruz ve bu sayıyı bine tamamlayacağız. Bir çalışma yapıyoruz; üniversitelerimizde şirketlerimizin AR-GE merkezlerini eşleştirmek. Örneğin doktora öğrencilerimizi şirketlerin AR-GE merkezlerinde istihdam etmek, üniversitelerimizin ana bilim dalları ve araştırma merkezleriyle şirketlerimizin AR-GE merkezleri arasında kuvvetli bağ kurmak. 800 AR-GE var ama hepsinin niteliği kalitesi aynı değil. Bir kısmı daha çok yeni. Üniversitelerimizle önceliğimiz; araştırma merkezleri ana bilim dalları ve hocalarımızla AR-GE merkezleri arasında iyi bir bağ kurmak. Temel bilimlerde doktora yapan öğrencilerimizin AR-GE merkezlerinde istihdam edilmelerini sağlamayı hedefliyoruz” yanıtını verdi.

    “Devlet memuru olmak için matematikçi olmaya gerek yok”

    Bakan Özlü, istihdam sorunu üzerine gelen soruya şu yanıtı verdi:

    “İstihdam konusu önemli ama asıl önemli olan orta ve yüksek teknolojiye katkı sağlayacak temel bilimlerin istihdamı, en iyi matematikçi, en iyi fizikçi, en iyi kimyacıların sayısını artırmak. Devlet memuru olmak için matematikçi olmaya gerek yok. Devlet memuru olmak için fizikçi olmaya gerek yok. Yüksek teknolojiye girdi olabilecek bilgi üretecek matematikçiler, fizikçiler, kimyacılar… Bunların istihdamı zor. Diğerlerini çözebiliriz. AR-GE kanununda temel bilimler mezunlarını çalıştıran şirketlerin ödeyeceği ücretlerin asgarinin brüt tutarını devlet karşılıyor.”

    YÖK ile ortak çalışma

    Soruları yanıtlamaya devam eden Bakan Özlü, YÖK ile Bakanlıklar bünyesindeki araştırma enstitüleri, TUBİTAK araştırma enstitüleri ve üniversitelerin araştırma merkezleri ile ortak çalışma yaptıklarını kaydederek, “Üniversitelerde 500’ün üzerinde araştırma merkezi ve enstitüsü var. 450’si bilim sanayi ve teknolojiye giriyor. Tek tek inceliyoruz. YÖK’le birlikte ortak çalışma sonucu araştırma enstitülerinde nasıl daha fazla fayda sağlarız, nasıl daha fazla katkı sunan konuma getiririz bunun sonuçlarına ulaşacağız” ifadelerine yer verdi.

    “Hedef araştırma üniversitesi olmak”

    Programın açılış konuşmasını yapan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak da üniversite olarak 2019 hedeflerinin Türkiye’de araştırma üniversitesi olmak olduğunu belirtti. Budak, “Senatomuzun kararı ile operasyona ilk destek veren üniversiteyiz. Sadece sözde destek değil bilimsel olarak da Mehmetçiğimizin kullandığı giyeceklerin ve teçhizatın yerli ve milli olarak sağlık ve güvenlik anlamında testlerini üniversitemizin akredite laboratuvarlarında yapmaktayız. Türk bilim adamları olarak öz güvenimiz tam ve dışarıya döviz ödemek zorunda kalmıyoruz. Bu anlamda dışarıya muhtaç da değiliz. Ülke olarak üniversitemizle, iş dünyasıyla, devletimizle tek yumruk olmak bizi ayrıca motive etmektedir. Son 3 ay içerisinde Ege Üniversitesi olarak multidisipliner çalışmalara önem verdik. Üniversitemizden yerli otomobil, yerli ve milli aşı ve biomedikal anlamda büyük projelerin ilgili birimlere destek almak için hazırlığını yaptık. Ülkemizin orta gelir tuzağından çıkışı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi bilimle olacaktır. Bu heyecanla Allah’ın izniyle ülkemiz ve milletimizin refahı daha da yükselecektir” dedi. Teknopark’ın yüzde 98’nin dolu olduğunu söyleyen Budak, teknoparkı genişletmek için Bakan Özlü’den destek istedi. Bakan Özlü, destek vereceklerinin sözünü verdi. Aralarında İzmir Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti İzmir Milletvekili Necip Kalkan, AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican ve Bakanlık bürokratlarının da bulunduğu protokol mensupları, daha sonra üniversite içerisinde bulunan teknoparkı ziyaret etti.

  • CHP İl Başkanı Sucu’dan 25 aralık vurgusu

    Cumhuriyet Halk Partisi Gaziantep İl Başkanı Hayri Sucu, Gaziantep’in 96. Kurtuluş günü ile ilgili yazılı bir basın bildirisi yayımladı.

    Bildirisinde Yaklaşık 11 ay süren Fransız işgaline karşı direnen Antep halkı aç kalmış, susuz kalmış ama asla özgürlüğünden ve vatanından vazgeçmemiştir. Vatan uğruna 6 bin 317 şehit vererek adına Gazilik unvanı almayı hak etmiştir ifadelerini kullanan Sucu mesajında, “Bundan tam 96 yıl önce bastığımız bu topraklar, dünyada emsali görülmemiş bir şekilde, kahramanlık öykülerinin gerçek olarak yaşandığı topraklar olarak tarihe geçmiştir. Ülkemiz büyük kurtuluş mücadelesine girdiği dönemde canını ve malını hiç düşünmeden, vatan toprağını kaybetmeme uğruna her şeyi göze alan Türk Milletimizin tamamı gibi Gaziantepli Halkımız da gereken vatan savunmasını yaparak şehrimizin düşman işgaline son vermiştir. 25 Aralık 1921 tarihinde sadece bir toprak savunması yapılmamıştır. Aynı zamanda ülkemizdeki milli kurtuluş mücadelesine de büyük bir destek sağlanmıştır. Cumhuriyetimizin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ise emeği de çok büyüktür. Bizim şehrimize “Gazilik” unvanını layık gören Atamızı da rahmetle anıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz

    Gaziantep halkı, Kurtuluş Savaşı sırasında kahramanlık destanı yazarak tarihe geçtiğini belirten CHP Gaziantep İl Başkanı Hayri Sucu, “Yaklaşık 11 ay süren Fransız işgaline karşı direnen Antep halkı aç kalmış, susuz kalmış ama asla özgürlüğünden ve vatanından vazgeçmemiştir. Vatan uğruna 6 bin 317 şehit vererek adına Gazilik unvanı almayı hak etmiştir. Bu vesileyle, başta Başkomutan Mustafa Kemal olmak üzere, vatanımızın bölünmez bütünlüğü için seve seve canlarını veren aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, dualarla yad ediyoruz. Tüm hemşehrilerimin Kurtuluş Bayramı’nı en içten duygularımla kutlarım” ifadelerini kullandı.