Etiket: vitamin

  • Vitamin ve mineral eksikliği birçok hastalığa davetiye çıkarıyor

    Sağlıklı beslenen kişilerde genellikle vitamin ve mineral eksikliğinin pek gözlenmediğini ifade eden uzmanlar, sağlıksız beslenenlerde ise metabolizma için gerekli maddelerin eksiklikleriyle beraber değişik şikayetler ortaya çıkabileceğini söyledi.

    Vitamin ve minerallerin vücudun kendi yapamadığı, besinlerle veya değişik preparatlar şeklinde dışarıda alındığını ifade eden uzmanlar, eksikliğinde ise bazı değişik sorunların ortaya çıkabileceğini ifade etti. Çeşitli vitaminlerin nasıl sorunlar ortaya çıkaracağını aktaran VM Medical Park Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdal Baysal, “A vitamini, vücutta eksikliği oluşursa, ciltte kuruluk, yüksek tansiyon, saç ve tırnak kırılmaları, görmede bozukluk, halsizlik ve enfeksiyonlara karşı dirençsizlik oluşabilir. B1 vitamini eksikliğinde dolaşım sistemi, sinir sistemi, sindirim bozukluğu ve halsizlik oluşabilir. B6 vitamini eksikliğinde de sinir sistemi ve halsizliğin yanı sıra böbrek taşı oluşumu ve kansızlık görülebilmektedir. B12 vitamininin eksikliğinde ise alzheimer gibi kalıcı sinir sistemi bozuklukları ortaya çıkabilir” dedi.

    Magnezyum eksikliğinin sık rastlanan bir sağlık sorunu olmadığını ifade eden Baysal, “Şeker hastalığı, kronik alkolizm, sigara kullanımı, kanser, mide bağırsak sistemi hastalıkları, böbrek hastalıkları ve bazı ilaçların kullanımı magnezyum eksikliğine sebep olur. Magnezyum ihtiyacını karşılamak için ise koyu yeşil sebzeler, tam tahıllı ekmek, fındık, fıstık, badem, susam, muz, maden suyu, soya fasulyesi ve kuruyemiş gibi besinler tüketilmelidir. Demir minerali eksikliği ise iç hastalıkları polikliniklerinde en sık karşılaşılan sorunlardan bir tanesidir. Demir eksikliği anemisi halk arasında kansızlık olarak da bilinir. Demir eksikliği anemisi başta mide bağırsak sistemi kanserleri olmak üzere pek çok önemli hastalığın ilk belirtisi olabilir. Kırmızı et, kuru baklagiller, tavuk eti, balık eti, yumurta, kuruyemiş, yeşil yapraklı sebzeler ve meyveler tüketilmeli. Kahve, çay, süt, posalı gıdalar demir emilimini bozdukları için demir eksikliğine sebep olurlar” diye konuştu.

  • B12 vitamin eksikliği depresyon nedeni

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erhan Aydın, zamanında önlem alınmadığı takdirde nörolojik ve zihinsel problemlere neden olabilen B12 vitamin eksikliğine karşı önlem almanın önem taşıdığını vurguladı.

    Memorial Dicle Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Erhan Aydın, B12 vitamin eksikliği ve tedavisi hakkında bilgi verdi. B12 vitamin eksikliğinin, son yıllarda yaygın görülen bir sağlık sorunu olduğunu belirten Aydın, “Sinir dokusunun sağlığı ve kırmızı kan hücresi üretimi için gerekli olan B12, vücut tarafından üretilmez. Kırmızı et, tavuk, balık, karaciğer, deniz ürünleri, süt, yumurta, yoğurt ve peynirde bolca bulunan B12, sebze ve meyve grubunda bulunmamaktadır. Özellikle vejetaryen beslenme tarzını benimseyenlerin çok dikkat etmesi gereken bir vitamindir. B12 ile zenginleştirilmiş yiyeceklerle takviye yapılabilir” dedi.

    “B12 yönünden zengin besinlerin tüketimine dikkat edilmeli”

    Besinleri pişirme süresinin uzamasının ve derecesinin yükselmesinin B12 vitamininin kaybını artırdığına dikkat çeken Aydın, “Örneğin balık ya da karaciğerin suda haşlandıktan sonra suyunun dökülmesi B12 vitaminin kaybını artıran sebepler arasındadır. Etler ızgara yapılırken, sıcaklık ve damlayan suyla B12 vitamininin yüzde 30’u, nemli sıcaklıktaysa yüzde 10-20’sinin kaybolduğu bilinmektedir. UHT yani uzun raf ömürlü sütlerdeki kayıp yüzde 7-10 civarında iken, yüzde 30 kadarı da kaynamayla kaybolmaktadır” diye konuştu.

    50 yaş ve sonrasında B12 vitaminin vücut tarafından emilmesinin zorlaştığına işaret eden Aydın, şunları kaydetti:

    “Vejetaryenlerin B12 ile güçlendirilmiş yiyeceklere yönelmesi veya B12 desteği için doktora danışmaları gerekir. Zayıflama amaçlı mide-bağırsak ameliyatı olanlar, alkol alışkanlığı bulunan ve aşırı alkol kullanan kişiler, yetersiz beslenen küçük çocuklar veya hamileler, antibiyotik sonrası bağırsakta aşırı bakteri çoğalması, uzun süre şeker hastalığı ve mide ilacı kullananlar ayrıca AIDS hastası veya HIV pozitif kişiler B12 vitamin eksikliği açısından risk altındadır.”

    “B12 eksikliğinin etkileri Alzheimer ile karıştırılabiliyor”

    B12 eksikliğinden ilk olarak beyin ve sinir dokusunun etkilendiğini anlatan Uz. Dr. Aydın, “Denge kaybı, yürümede zorluk, dilin şişmesi, uyuşma, karıncalanma, halsizlik, iştahsızlık, hafıza kaybı, dikkat dağınıklığı, ishal ve kulakta çınlama gibi şikayetler ortaya çıkar. Ayrıca, zihinsel fonksiyonlarda bozulmaya neden olduğu için yaşlı hastalarda alzheimer ile karıştırılabilir. B12 eksikliği yaşlılarda oldukça yaygındır ve bu yaş grubunda depresyonun temel nedenlerinden biridir. 65 yaş üstünde B12 eksikliği oranı .yüzde 3-42 arasında saptanmıştır. Yaşlılarda B12 eksikliğine erkenden tanı konmalıdır. Çünkü kolayca tedavi edilebilir ve eğer tedavi edilmezse geri dönüşü olmayan nörolojik hastalıklara neden olabilir. B12 eksikliğinin giderilmesi, mental fonksiyonları ve hastaların yaşam kalitesini yükseltmektedir” ifadelerinde bulundu.

    “Bebekte görülen B12 eksikliği tedavi edilmeli”

    B12 vitamin eksikliğinin özellikle bebekler için risk oluşturduğuna vurgu yapan Aydın, şunları söyledi:

    “Büyüme geriliği, hareket ile ilgili sorunlar ve gelişimsel sorunlar en önemli belirtileridir. Yetişkinlerde olduğu gibi bebeklerde görülen B12 eksikliği en kısa sürede önlem alınması gereken önemli bir durumdur. Bağırsak hastalığı olanlar 50 yaşın üzerindeki kişiler, vejetaryenler, gebe kalmayı planlayan kadınlar B12 vitaminini multivitamin ilaç olarak, günde 6-30 mikrogram almalıdır.”

    “Doktora danışarak tedavinizi planlayın”

    B12 vitamin eksikliği belirtilerinin vücut rezervleri tamamen tükeninceye kadar kendini belli etmeyebildiğini anlatan Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu nedenle B12 vitamin takviyesi çok önemlidir. Bu süreçte hayvansal ürünlerin tüketimi artırılabilir. Ancak kandaki seviyesine göre en uygun destek dozu doktora danışılmalıdır. B12 eksikliği tedavisi, güçlü B12 hapları ya da iğneleri ile kısa sürede tedavi edilebilir. İnsan bedeni 5 yıllık B12 vitamini depolayabilir. B12 vitamini fazlalığı zararlı değildir. Alınan B12 vitamininin fazlası idrarla zararsız şekilde vücuttan atılmaktadır. B12 vitamini sinir tahribatını önler, doğurganlığı sağlar, hücre oluşumunu ve uzun yaşamasını sağlar, sinir uçlarının normal gelişimini kolaylaştırır, hafızanın güçlenmesine ve öğrenmeye yardım eder ayrıca enerji metabolizmasında ve sinir sisteminde önemli fonksiyonları vardır.”

  • “Alabaş” vitamin deposu

    Bursa’nın Yenişehir ilçesinde yetiştirilmeye başlanan “alabaş” sebzesinin vitamin deposu olduğu bildirildi.

    Yenişehir’de 438 dönüm araziye alabaş eken Madan Tarım’ın sahibi Özcan Özçelik, “Alabaş turpgillerden olup, yüksek oranda C vitamini ihtiva ediyor. 1 gramında 1 portakaldan fazla C vitamini bulunur. Alabaş henüz Türkiye’de fazla tanınmıyor. Bu sebzenin ana vatanı Hollanda. Ege ve bir kısım Akdeniz bölgesinde yetişiyor. Yenişehir’de de biz ektik” dedi.

    Özçelik, “Alabaş sebzesinin salatası, çorbası yemeği olur. Bir turpu soyup yiyemezsiniz, ama bunu soyarak elma gibi yiyebilirsiniz. 438 dönüme ekmiştik. Barajın sularının açılması köprü yapıldığı için gecikti. Susuzluk, don ve ayazlardan dolayı zarar gördük. Alabaşı iç piyasa ve yurt dışına satıyoruz. Alabaşın tanesi ortalama 1 liradan satılıyor” diye konuştu.

  • ’Köpek vitamin haplarını’ ecstasy diye satan 3 kişi yakalandı

    Sivas’ta uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonda köpek vitamin haplarını ecstasy diye satan 3 kişi yakalandı.

    Sivas Emniyet Müdürlüğü Uyuşturucu ile Mücadele Şubesi ekipleri, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik operasyon düzenledi. Polis ekipleri yaptıkları çalışmada yeni yılın yaklaşması nedeniyle Y.K, T.M, ve G.Ç,’nin İstanbul’dan Sivas’a getirmiş oldukları uyuşturucu hapları kiralamış oldukları araçta satıklarını belirledi. Şüphelileri kullandıkları araçla birlikte yakalayan ekipler, ecstasy olduğu değerlendirilen 118 hap ele geçirdi. Ele geçirilen hapların ecstasyden farklı olduğunu tespit eden ekipler hapları incelemeye aldı.

    Test kiti ile yapılan kontrolde hapların veteriner kliniğinde satılan ve hayvan sağlığında kullanılan vitamin haplarıyla aynı olduğu tespit edildi. Şüpheliler sorgularında ise hayvan sağlığında kullanılan hapları ecstasy hap diye para karşılığında satıklarını itiraf ettiği öğrenildi. Y.K, T.M, ve G.Ç, emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

  • Vitamin deposu sirkenin özelliği saymakla bitmiyor

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Baysal Yusuf, sirkenin vitamin deposu olduğunu ifade ederek, “Sirke kan şekerinin dengeleyici özelliğe sahiptir. sirkenin tüketilen gıdalardaki minerallerin vücut tarafından kolayca sindirilmesine yardımcı olur” dedi.

    Potasyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor, A, B1, B2, B6, C, E vitaminleri gibi vitamin ve mineraller bakımından zengin bir kaynak olan sirke, birçok hastalığa karşıda koruyucu özelliğe sahip. Bir kaşığı üç kalori olan sirkenin kan şekerini düzenlediğini ve zayıflamaya yardımcı olduğunu ifade eden Medical Park İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Baysal Yusuf, sirkenin özellikleri hakkında bilgi verdi. Yusuf, “Şeker hastalığı insülinin kullanılamaması veya yeterli düzeyde salınamaması nedeniyle yüksek kan şekeri ile karakterize bir hastalıktır. Kan şekerini dengelemenin en etkili yolu diyet ve yaşam tarzı değişikliğidir. Elma sirkesi insülin hassasiyetini arttırarak kan şekerini önemli ölçüde azaltır. Bu yüzden diyabeti olan veya kan şekeri yüksek olan bireylere yemekleri ile birlikte elma sirkesi eklenmiş salata tüketmeleri tavsiye edilebilir” dedi.

    Zayıflamaya yardımcı

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Baysal Yusuf, “Elma sirkesi tokluk hissini arttırarak zayıflamaya yardımcı olur. Bir çalışmada, günlük 1-2 yemek kaşığı elma sirkesi tüketen kişilerde bel çevresi yağlanmanın ve bel çevresinin azaldığı, yüksek trigliserit düzeylerinde ve kiloda düşme olduğu gözlenmiştir. Zayıflama diyeti yapanlara yemek ile birlikte salatalarına eklemeleri önerilebilir. Ancak reflü ve gastrit rahatsızlıkları bulunanlar için aç karna tüketilmesi önerilmez” diye konuştu.

    Soğuk algınlığı ve öksürüğe iyi geliyor

    Fatma Baysal Yusuf, şöyle devam etti:

    “Elma sirkesi, nezle, grip gibi soğuk algınlığında ortaya çıkan hastalıklara, öksürüğe ve boğaz ağrısına doğal şifadır. 1 tatlı kaşığı elma sirkesine biraz bal ve su katın. Karışımın içine biraz ezilmiş, hamur kıvamına getirilmiş taze zencefil eklenmesi, tıbbi özelliklerini daha da güçlendirir. Burun tıkanıklığı ve öksürükten kurtulmak için günde üç kez 1 tatlı kaşığı bu karışım hazırlanıp tüketilir. Elma sirkesi, yeşil çayda da bulunan klorojenik asit içermektedir. Klorojenik asitin, kalp hastalığının oluşmasında etken olduğu düşünülen ve kötü kolesterol tabir edilen LDL kolesterolün oksitlenmesine karşı koruyucu etkileri olduğu bulunmuştur.”