Etiket: virüsten

  • İtalya’da son 24 saatte korona virüsten 822 ölüm

    İtalya’da son 24 saatte korona virüsten 822 ölüm

    İtalya’da yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınında son 24 saat içinde 822 kişinin hayatını kaybetmesi ile toplam ölü sayısı 52 bin 850’ye yükseldi.

    Avrupa’da yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınında bilanço ağırlaşıyor. İtalya Sağlık Bakanlığının açıkladığı verilere göre son 24 saatte 29 bin 3 yeni pozitif vaka tespit edilirken, toplam vaka sayısı 1 milyon 509 bin 875’e ulaştı. Son 24 saat içinde 822 kişinin Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Bakanlık, toplam can kaybının 52 bin 850’ye yükseldiğini aktardı. Ülkede toplam aktif vaka sayısının ise 795 bin 845 olduğu belirtildi. Sağlık Bakanlığı, ülke genelinde toplam 3 bin 846 hastanın virüs nedeniyle yoğun bakımda tedavi gördüğünü aktardı.

  • Kızılay Samsun Şube Başkanı Demirel korona virüsten hayatını kaybetti

    Kızılay Samsun Şube Başkanı Demirel korona virüsten hayatını kaybetti

    Kızılay Samsun Şube Başkanı Dr. Habib Demirel, Covid-19 tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

    Kızılay Samsun Şube Başkanı Dr. Habib Demirel, bir süre önce yakalandığı korona virüsten dolayı Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi altına alındı. Durumu ağırlaşan Demirel, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Samsun Valisi Zülkif Dağlı, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, “Korona virüs nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybeden Kızılay Samsun Şube Başkanımız Dr. Habib Demirel’e Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve Kızılay camiasına başsağlığı dilerim” dedi.

    1964 yılında Adıyaman’da dünyaya gelen Dr. Habib Demirel, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olup Samsun İl Sağlık Müdür Yardımcılığı, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü, Bafra SSK Hastanesi Başhekimliği, Samsun SSK Hastanesi Başhekimliği ve Samsun Gazi Devlet Hastanesi Başhekimliği ile Samsun Ruh Sağlığı Hastanesi Başhekim Yardımcılığı görevlerinde bulundu.

  • Korona virüsten hayatını kaybeden 14 yaşındaki Semir’in hayali aşçılıktı

    Korona virüsten hayatını kaybeden 14 yaşındaki Semir’in hayali aşçılıktı

    Sakarya’da korona virüs nedeniyle hayatını kaybeden 14 yaşındaki çocuğun babası Bilal Şair, oğlunun küçüklüğünden beri aşçı olmak istediğini ve bu yıl aşçılık lisesine başlayacağını belirterek, “Korona virüs yüzünden oğlum hayalleriyle birlikte öldü” dedi.

    Erenler ilçesi Değirmendere Mahallesinde ikamet eden Bilal ve Hatice Şair’in iki çocuğundan biri olan 14 yaşındaki Semir Şair, bir süredir Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaklaşık 1 aydır korona virüs tedavisi görüyordu. 14 yaşındaki Şair yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatın kaybetti. Semir Şair’in babası Bilal Şair ise yaşadığı o acı günleri anlattı. Baba Şair, oğlunun küçüklüğünden beri aşçı olmak istediğini bu sene aşçılık lisesine başlayacağını belirterek korona virüs yüzünden oğlunun hayalleriyle birlikte öldüğünü dile getirdi. Korona virüsü freni patlamış bir kamyona benzeten baba Şair, amcasının oğlu olan 53 yaşındaki Cengiz Şair’i, iki gün sonra da kendi oğlunu kaybettiğini belirterek yaşamlarında birbirlerini çok sevdiğini ve bu yüzden mezarlarının da yan yana olduğunu kaydetti. Korona virüsten dolayı hayatını kaybeden 14 yaşındaki Semir Şair’den geriye ise babasıyla çekilmiş fotoğrafları ve sosyal medyada paylaştığı videolar kaldı.

    Fenalaşınca hastaneye götürdük

    37 yaşındaki baba Bilal Şair, “Yaklaşık 1 ay önce oğlumuz Semir hastalandı ve hastaneye yatırdık. Gerekli tahliller yapıldı, ciğer röntgeni çekildi. Görselden korona virüs olduğu tespit edildi. Ciğerlerde astım ve bronşit hastalığı daha önceden vardı çocuğumuzun. Zaten ilk olarak astım ve bronşitten götürdük biz hastaneye. Yaklaşık 7-8 yıl önce tedavi olmuştu ama bronşit tamamen temizlenmediği için, ciğerlerde kalıntı bıraktı. Üşüttü ve üşüttüğü zaman hastalık tekrar tetikledi, hastaneye götürdük ilk olarak İstanbul’a götürdük. Doktorumuz muayene etti ve ilaçları verdi. İlaçları verdikten sonra biz Adapazarı’na döndük tekrar. Yaklaşık 2 gün ilaç tedavisini bekledik ve daha fenalaşınca burada hastaneye götürdük çocuğumuzu” dedi.

    23 gün entübe olarak kaldı, 3 saniye bile makinalardan ayrılamıyordu

    Oğlunun 23 gün boyunca entübe olarak hastanede yattığını ve 3 saniye bile olsa bağlı olduğu makinalardan ayrılamadığını aktaran baba Şair, “Semir bir gün hastanede yattı ve 2’nci günün akşamı entübeye almak zorunda kaldılar. 1 aya yakın bir süre boyunca ilaç ve tedavi gördü. 23 gün entübe olarak kaldı. Hastaneye yatırdığımızın ertesi günü pozitif çıktı ve yaklaşık 15-16 gün sonra doktorumuz koronadan kurtulduğunu ama virüsün ciğerlere verdiği zararlardan dolayı ciğer tedavisinin uyandırılarak devam ettirilmesi gerektiğini söyledi. Bunun için boğazına boru taktılar, küçük ama bir o kadar da riskli bir operasyondu, Semir makinalardan 3 saniye bile ayrılamıyordu. Doktorlar tarafından yapılan başarılı bir operasyon sonucu boğazına gerekli cihazı taktılar. Çocuğumu 23’üncü günde uyandırdılar. Ertesi gün tedavisini uyanık yapacaklardı, daha sonrasında hastaneye gidip bilgi almakta yasaklandı. Telefonla görüşmemiz söylenildi, telefonu götürdük Çarşamba günü ve Perşembe günü saat 14.30 gibi ölüm haberini aldık” diye konuştu.

    “Allah’tan başka kimse müdahale edemez, öyle bir hastalık şuanda”

    Korona virüsü, kalabalık halkın içerisine girmiş freni patlamış olan bir kamyona benzeten acılı baba Bilal Şair, “Ciğerlerinde oluşan hasarlardan dolayı üşüttü, korona virüse çevirdi, çevirmedi bilmiyorum ama doktorlar korona virüs dedi ve virüsün ciğerlere verdiği zarardan dolayı benim çocuğum öldü. Genel olarak sebebi üşütme, astım ama korona dedi doktor. Korona diyor ama bilmiyorum, ben şüpheli bakıyorum o işe. Korona gerçekten, freni patlamış bir kamyon gibi. Yokuştan aşağıya geliyor kalabalık bir halkın içine giriyor ve altına aldığını ezip parçalıyor, kurtulan kurtuluyor. Öyle bir kamyona kimse müdahale edebilir mi, Allah’tan başka hiç kimse müdahale edemez, öyle bir hastalık şuanda” şeklinde konuştu.

    2 gün önce yakın akrabası da koronadan vefat etmiş

    Semir Şair’in ölümünden 2 gün önce Bilal Şair’in 53 yaşındaki amcasının oğlu Cengiz Şair de hayatını kaybetti. Amcasının oğlu ile kendi oğlunun birbirlerini çok sevdiğini ve aynı kaderi paylaştıklarını aktaran baba Şair, “Amcamın oğlu Cengiz Şair, kendisi 53 yaşında. Amcamın oğlu korona virüsten vefat etti ve aradan 2 gün sonra benim oğlum vefat etti. Türkiye genelinde bu kadar ileri derecede ilk 10 olduğunu belirtti doktorlar. Çocuk olarak Semir tek, ileri derecede tek. Doktorlar bile şaşkındı Semir’e. Allah’ım bu musibeti alır başımızdan, temizler inşallah. Daha canlar yanmasın gerçekten çok büyük acı çektik. Ben ömrü hayatımda hiçbir yakınımı gömmemiştim, ilk gömdüğüm amcamın oğlu Cengiz ve sonrasında kendi oğlum, ikisi birbirini çok severdi. Bunun büyüğü, küçüğü, genci veya yaşlısı yok. Freni patlamış kamyon gibi büyüğü, küçüğü fark etmiyor eziyor geçiyor. Herkes çaresiz bu hastalığın karşısında” ifadelerini kullandı.

  • Son 24 saatte korona virüsten 75 kişi hayatını kaybetti

    Son 24 saatte korona virüsten 75 kişi hayatını kaybetti

    Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 75 kişinin korona virüsten hayatını kaybettiğini, toplam can kaybının 9 bin 874’e yükseldiğini açıkladı.

    Sağlık Bakanlığının Covid-19 bilgilendirme sayfasında Türkiye’nin güncel korona virüs tablosu kamuoyuyla paylaşıldı. Tabloya göre son 24 saatte 75 kişi korona virüsten hayatını kaybetti, toplam can kaybı 9 bin 874’e yükseldi. Bugün toplam 132 bin 913 test yapılırken, 2 bin 198 yeni vaka tanısı konuldu. Toplam vaka sayısı 363 bin 999 oldu. Bugün iyileşen bin 618 kişiyle birlikte toplam iyileşen toplam hasta sayısı 316 bin 8’e yükseldi. Toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 5,0, toplam ağır hasta sayısının ise bin 780 olduğu açıklandı.

    “Ağır ve aktif hasta sayısı artmaya devam ediyor”

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Bugün tespit edilen 2.198 yeni hasta var. Ağır ve aktif hasta sayısı artmaya devam ediyor. Salgının bölgesel tırmanışını durdurmak için birlikte mücadele etmek zorundayız. Tedbirden daha güçlü bir silahımız bugün için yok. Salgına karşı organize olalım” ifadelerini kullandı.

  • Dr. Oymak: “Korona virüsten dolayı meme kontrollerinizi ihmal etmeyin”

    Dr. Oymak: “Korona virüsten dolayı meme kontrollerinizi ihmal etmeyin”

    İskenderun Gelişim Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. S. Ezgi Oymak, her 8 kadından birinde meme kanseri geliştiğini ifade ederek, memede kanserinin geç fark edilmesinin tedaviyi zorlaştıracağını, erken teşhisin önemli olduğunu söyledi.

    Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser tipi olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Oymak, “Hiçbir risk faktörü olmayan sekiz kadından birinde meme kanseri gelişmektedir. Sigara, obezite, artmış östrojen maruziyeti gibi risk faktörleri durumunda ise daha sık görülmektedir. Tıptaki gelişmeler sayesinde, memedeki lezyonların kansere dönüşmeden önce fark edilmesi mümkün hale gelmiştir. Her kanser türünde olduğu gibi, meme kanserinde de erken dönemde tanı konması tedavi başarısını artırmaktadır. Meme kanseri bir toplum sağlığı konusudur. Türkiye Cumhuriyeti’nde tarama programındadır. 40 yaş ve üzerindeki bütün kadınların, her sene Mamografi (MMG) yaptırması gerekmektedir. Ülkemizde bu tarama ücretsiz olarak KETEM birimlerinde, devlet hastanelerinde yapılmaktadır. Aile hekiminizden size en yakın MMG merkezini öğrenebilirsiniz. Sonuçlar temiz çıksa da, aksatmadan her sene MMG yaptırma konusunda kadınların hassasiyet göstermesini istiyoruz. İyi huylu birçok lezyon görülmesi muhtemeldir. Bu lezyonları Genel Cerrahi Bölümü’nde kontrole giderek, takip etmek gerekmektedir” dedi.

    “Meme kanserinin tedavisi ekip işidir”

    Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. S. Ezgi Oymak, “Tanı alan her hastanın; Tıbbi Onkoloji uzmanı, Radyasyon Onkolojisi uzmanı ve meme kanseri cerrahisi konusunda uzman bir Genel Cerrahtan oluşan bir ekip tarafından çok disiplinli olarak değerlendirilmesini tavsiye ediyoruz. Bu sayede uygulanması gereken ameliyat, kemoterapi (ilaç tedavisi), radyoterapi (ışın tedavisi), immünoterapi (akıllı ilaç tedavisi) ve hormonoterapi tedavilerini hastaya özel olarak doğru sırada yapmak mümkün olmaktadır. Her hastanın organ koruyucu protokoller, uygun cerrahi teknikleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi almaya hakkı vardır. Tıptaki gelişmeler sayesinde, ileri evre hastalarda dahi memenin tamamını almadan, yani meme koruyucu yaklaşım ile tedavi etmek mümkün hale gelmiştir. Eskiden son evre diye nitelendirilen hastalarda tam şifa elde edildiği durumlarla karşılaşmamız bunun bir göstergesidir” şeklinde konuştu.

    “Taramalarınızı ertelemeyin”

    Tarama tetkiklerinin ertelenmesinin, çok daha büyük sağlık problemlerine yol açabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. S. Ezgi Oymak, “2019 yılı Aralık ayında ilk olarak Çin’de ortaya çıkan ve Mart 2020’den itibaren ülkemiz dahil tüm dünyayı etkisi altına almış Covid-19 Pandemisi süresinde, hastanemizde gerekli hijyen ve korunma tedbirleri ile ilgili eğitimler verilerek onkolojik tedavilerimize kesintisiz devam etmekteyiz. Gerekmedikçe hastaneye başvurulmaması yönündeki uyarıları halkımızın yanlış anladığını görmekten üzüntü duyuyoruz. Bu dönemde, raporlu ilaçları yazdırma için, ya da estetik gibi hayati önemi olmayan işlemler için hastanelere başvurulması, uzun süredir mevcut olan şikayetler için acil servislere başvurulması, sağlık kurumlarında gereksiz bir kalabalık oluşturmaktadır. Bunun tam aksine, ertelenmemesi gereken hastalıklarda tetkik ve tedavilerin, hastaya ya da kurumlara bağlı sebeplerle ihmal edildiğini ya da geciktiğini gözlüyoruz. Yılda bir sefer yapılacak olan tarama tetkikleri, randevuları ayarlanarak, hasta ve sağlık personeli açısında güvenli şartlarda yapılabilir. MMG de bu şekilde pandemi sonrasına ertelenmeden düzenli şekilde yapılmalıdır. Tarama tetkiklerinin terkedilmesi, çok daha büyük sağlık problemlerine yol açabilir. Bunu engellemek ve kanserde hayat kurtarmak için erken teşhis imkanını elden bırakmayalım” dedi.