Etiket: Veteriner

  • Kadın Gözünden ‘Veteriner Hekimliği’

    Birçok iş ve meslekte gruplarında başarıyı yakalamış kadınlar, çalıştıkları çeşitli sektörlerde zorluklarla karşılaşabiliyor. Eskişehir’de Veteriner Hekim olan Tuğba Akbaş Çine de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla mesleğinde kendisinin ve hemcinslerinin yaşadığı zorlukları anlattı.

    Veteriner Hekimliğine başlamadan önce sıkıntılarının başladığını aktaran Çine, henüz staj yaptığı yıllarda kırsalda büyükbaş hayvan işleri için gittiğinde halk tarafından bir kenarda tutulduğunu söyledi. Veteriner hekimliğin toplum tarafından erkeğe mal edildiğini belirten Çine, bazı hayvan sahipleri gözünden de kadına daha çok yakıştırıldığını söyledi. Tuğba Akbaş Çine, meslek hayatına başladıktan sonra halk tarafından oluşturulan ‘kadın veteriner’ algısının hem olumlu hem de olumsuz yönlerini aktardı. Veteriner Hekimi Çine, öncelikle tüm hemcinslerinin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutladığını belirtti.

    “AZ DA OLSA BİR KADININ BU MESLEĞE YAKIŞTIĞI ŞEKLİNDE GÜZEL KELİMELERDE DUYABİLİYORUM”

    Yaptığı meslekle ilgili sadece hayvan sağlığı yönünde çalışmadıklarını aynı zamanda halk sağlığı için de çalıştıklarını ifade eden Çine, “Bir kadın olarak yaptığım mesleği, olumlu veya olumsuz karşılayan insanlar var. Olumlu olarak pet klinisyenliğinde, bir kadının daha duygusal, titiz ve narin davrandığı yönünde tepkiler alıyorum. Ayrıca sayıları az da olsa bazı hayvan sahiplerinden bir kadının bu mesleğe çok yakıştığı şeklinde güzel kelimelerde duyabiliyorum. Veteriner Hekimi olduğum için bazen de çevreden olumsuz görüşler alabiliyorum. Buna örnek olarak ise, gelen bazı hayvan sahipleri, bana bu mesleği nasıl yaptığıma dair sorular sorarak, şaşkın bir ifade ile tepkilerini belli ediyorlar” şeklinde konuştu.

    “TOPLUMUMUZDA VETERİNER HEKİMLERİNİN ERKEK OLMASI GEREKTİĞİ ALGISI ÇOK FAZLA”

    Çine ayrıca, veteriner hekimliği mesleğinde oluşan erkek algısıyla sıkça karşılaştığını belirterek, “Klinik kapısından giren bazı insanlar, içeri girer girmez ilk ‘Veteriner bey yok mu?’ sorusunu sorabiliyorlar ama benim de hekim olduğumu söyleyince karşı taraftan “Nasıl yani siz de mi veterinersiniz?” gibi şaşkın ifadeler ile karşılaşabiliyorum. Oysaki bu zamanda kadın veteriner hekimi sayısı oldukça fazla ama toplumumuzda veteriner hekimlerinin erkek olması gerektiği algısı çok fazla ön plana çıkmaktadır. Büyükbaş hayvancılıkta staj yaptığım dönemlerde, kırsal bölgelerdeki hayvan sahipleri, beni hayvanlara yapılacak olan kontrollerin dışında tutmak isteyerek, “Gel otur, ayran iç, kıyafetlerin kirlenmesin!” şeklinde konuşuyorlardı” ifadelerini kullandı.

    “GÖSTERİLEN TEPKİLER BENİ MESLEĞİME DAHA DA BAĞLIYOR”

    Veteriner Hekimi Tuğba Akbaş Çine, yaşadığı sıkıntının sadece mesleğin erkek algısı içinde kalmadığını anlatarak şöyle devam etti:

    “Dışarıdan gelen bir başka tepki de, yoğun çalışma saatlerimiz ve acil durumlarda geceleri de çalışmamız gerektiği için bir kadına uygun olmadığı şeklinde. Ancak tüm bu olumsuz tepkilerin gelmesine rağmen ben mesleğimi severek yapıyorum. Bir kadın olarak mesleğime kendi açımdan baktığım zaman dışarıdan göründüğü kadar zor değil. Gösterilen tepkilerin hiç biri beni olumsuz yönde etkilememekle beraber mesleğime daha da bağlıyor.”

    “VETERİNER DEĞİL, VETERİNER HEKİMİ”

    Öte yandan Hekim Çine, mesleğiyle ilgili toplumdaki bir diğer yanlış ifadeden de hekimler olarak son derece rahatsız olduklarını kaydederek, “Bizler, veteriner değil, veteriner hekimiyiz. Genel olarak insanlar, veteriner hekimliği mesleğinin bilincinde olmadığı ya da küçümsemek amaçlı ‘Veteriner’ terimini kullanıyorlar. Halbuki veteriner kelimesi ‘Hayvan’ anlamı taşımaktadır. Bizler bu mesleği yapmaktan dolayı onur ve gurur duymaktayız” dedi.

  • (Özel Haber) 1 Metrelik Boyuyla Bütün Zorlukları Aşıp Veteriner Oldu Ama Kanunu Aşamadı

    Bütün zorlukları aşarak Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden mezun olan 112 santim boyundaki Emine Merve Küçük, diplomasını Rektör Yusuf Ulcay’ın elinden aldı. Veteriner Emine, en büyük sıkıntıyı hayvanlara müdahale ederken yaşıyor.

    Çalışkanlığı ve azmiyle engelleri bir bir aşıp veteriner hekim olan Emine Merve Küçük’ün tek arzusu, akondroplazi ’irsi cücelik’ hastalığının Sağlık Bakanlığı’nın özürlü oranları cetveline girmesi. Fakültenin maskotu olan ve başarısıyla takdir toplayan Küçük, engelli raporu alamadığı için devletin sağladığı engelli memur kontenjanından faydalanamıyor. Küçük, devlet memuru olmak istediğini belirtti.

    Yeni mezun olan 112 santim boyundaki Emine Merve Küçük, akondroplazi hastası olarak dünyaya geldi. En fazla 112 santimetreye kadar boyu uzayan Küçük, yılmadan çalışarak, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden başarıyla mezun oldu. Hayvanları çok seven Küçük, klinikte sedyeye yatırdığı hayvanları tabure üzerine çıkarak büyük bir özenle tedavi ediyor. Tam bir hayvan aşığı olan Küçük, yaşadığı bütün zorluklara rağmen veteriner hekim olarak takdirleri üzerine topladı.

    Küçük, en çok büyük baş hayvanları muayene ederken zorlanıyor. Meslek aşkı sayesinde onunda üstesinden geldiğini belirten Küçük, mesleğini aşkla yaptığını söyledi.

    Emine Merve Küçük’ün annesi Adalet Küçük, “Kızım akondroplazi hastası. Sağlık kurulu raporu alamadığımız için engelli haklarından hiçbir şekilde yararlanamıyor. Şu anda 25 yaşında olmasına rağmen 112 santim uzunluğunda. Araçlara binerken zorluk yaşıyor. Kıyafet bulmakta zorluk çekiyor. Organlarından herhangi biri eksiklik yok, ama boyu kısa olduğu için hayatında çok zorluk yaşıyor. Kızımın devletin sağladığı imkanlardan yaralanabilmesi için akondroplazi hastalarının da en az yüzde 40 engelli sayılmasını istiyoruz” dedi.

    Akondroplazi hastası erkeklerin engelli sayılıp askerlikten muaf tutulduğu öğrenildi.

  • Veteriner Hekimi Tuğba Çine: “Yol Üzerine Konan Kuşlar İçin Duyarlı Olun”

    Karın yağmasıyla birlikte doğal hayatta yaşam mücadelesi veren kanatlı canlıların beslenme ve barınma gibi konularda yaşadığı zorluklara dikkat çeken Veteriner Hekimi Tuğba Çine,

    yol kenarlarından beslenmeye çalışan kuşlara karşı sürücülerin dikkatli olması gerektiği uyarısında bulundu.

    Kış aylarıyla beraber etkili olan kar yağışı ve soğuk hava, birçok sokak hayvanını olumsuz etkiliyor. Bu aylarda yiyecek ve barınma gibi konularda zorlanan sahipsiz hayvanlar, bazı duyarlı vatandaşlar tarafından beslenirken barınma ihtiyacı da karşılanıyor. Ancak evcil olmayan serçe ve güvercin gibi kanatlı hayvanlar, yağan karla beraber yiyecek bulamadıkları için yol kenarlarını ve su kanallarını mesken ediniyorlar. Bedensel olarak küçük olan bu canlılar, yol üzerinde seyir eden araçları fark edemeyebiliyor. Ayrıca havaların soğuk olması nedeniyle yol üzerine konan kuşların uçma refleksi de yavaşladığından, sürücülerin yol üzerine konan kuşları gördükleri daha duyarlı olmaları gerekiyor.

    “YOL ÜZERİNE KONAN KUŞLAR İÇİN DUYARLI OLUNMASI GEREKİR”

    Konuyla ilgili açıklama yapan Veteriner Hekimi Tuğba Çine, kış aylarında daha çok kedi ve köpeklerin beslenme ve ihtiyaçlarına değinildiğini söyledi. Çine, “Ancak bunların yanı sıra bedensel olarak çok daha küçük olan canlılara da dikkat edilmelidir. Özellikle karın yağdığı dönemde, kuşların beslenme ve su ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için yol kenarlarındaki su kanallarında veya yol üzerinde bu ihtiyaçlarını karşılayabilmekteler. Havanın soğuk olmasından dolayı, refleksleri daha zayıf olduğundan uçmakta zorlanan kuşlar, bu esnada araçlar tarafından ezilme, çarpma gibi durumlarla karşı karşıya kalabiliyorlar. Boyut olarak küçük olan bu canlılar, sürücüler tarafından fark edilmeyebilir ya da fark edilmekte güçlük çekilebilir. Bu yüzden araç kullanıcılarının seyir halindeyken, özellikle bu dönemlerde yol üzerine konan kuşlar için daha duyarlı ve dikkatli olması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

  • Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı:

    Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı, şap hastalığı nedeniyle hem Kastamonu’da hem de ülke genelinde hayvancılığın risk altında olduğunu söyledi. Maşalacı, ayrıca serbest veteriner hekimler olarak şap hastalığıyla ilgili yapılacak mücadeleye destek vermeye hazır olduklarını kaydetti.

    Şap hastalığı nedeniyle hayvancılığın risk altında ve yetiştiricilerinin de dar boğazda olduğunu ifade eden Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı, “Hastalık çok önemli verim kayıplarına neden olurken genç ve ithal hayvanlarda ölümlere neden olmaktadır. Hastalık çok hızlı yayılma özelliğine sahiptir. Verim kayıpları da dikkate alındığında, ülkemizdeki en önemli salgın hastalıkların başında gelmektedir. Şap, bir kaç senede bir, değişik virüs tipleri ile ülkemizde bu tür salgınlara neden olmaktadır” dedi.

    Hastalık nedeniyle, ağız ve ayaklarda oluşan (aft) yaraların, yem yemeyi engellediği için hayvanlarda yüzde 50’ye varan verim kayıplarının oluştuğunu belirten Maşalacı, “Genç hayvanlarda da virüs doğrudan kalbi etkileyerek ölümlere neden olmaktadır. Bununla birlikte, hastalık insan sağlığı açısından risk oluşturmamaktadır. Bu nedenle, et ve sütün tüketilmesinde de herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Verim kayıpları ve hayvan ölümleri nedeniyle yaşanan önemli miktardaki ekonomik kayıplar ve hastalık nedeniyle, tüm tarımsal ürünlerin ihracatına getirilen yasaklar, yaşanan ekonomik kayıpları önemli boyutlara ulaştırmaktadır” diye konuştu.

    Salgın hastalıklarla mücadelede, biyo güvenlik tedbirlerinin ve karantinanın çok önem taşıdığını aktaran Maşalacı, “Daha önce yaşadığımız kuş gribi salgınında, yeterli biyo güvenlik önlemi alan entegre işletmelere hastalık bulaşmamış ve çok büyük kayıplar önlenmişti. Şap hastalığında da benzer tedbirler uygulanmak zorundadır. İşletmeler, aldıkları biyo güvenlik tedbirlerini arttırmalı ve işletmeye giriş çıkışları, zorunluluklar dışında engellemelidir” şeklinde konuştu.

    “Ülkemiz, bu salgını hak etmemektedir” diyen Hacı İbrahim Maşalacı, hayvan hastalıkları ile mücadele çalışmalarının Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı sorumluluğunda yürütüldüğünü hatırlatarak, “Sorumlu meslek de veteriner hekimlerdir. Ülkemizdeki aktif olarak çalışan veteriner hekim sayısı 25 bine ulaşmıştır. Bu sayı AB ülkelerinin her birinden fazladır. Bakanlıkta 8 bin, serbest muayenehane çalıştıran 6 bin veteriner hekim, hayvan sağlığı alanında görev yapmaktadır. Bu kadar veteriner hekimin olduğu yerde böyle bir salgının yaşanması mümkün değildir. Ancak; hem kurumda çalışan veteriner hekimlerden hem de muayenehane sahibi veteriner hekimlerden, hayvan hastalıkları ile mücadele amacı doğrultusunda yeterince yararlanılmamaktadır” ifadelerini kullandı.

    Hastalıklarla mücadelenin temel kurallarının bulunduğunu söyleyen Maşalacı, şöyle konuştu:

    “Birinci öncelik koruyucu hekimliktir. Bununla ilgili iyi bir alt yapı oluşturulması gerekir. İkincisi, hastalık tespit edildiğinde, yayılmayı önlemek için çok süratli karar alabilecek ve hareket edebilecek yetkili otoriteye ihtiyaç vardır. Maalesef Bakanlığımız bugünkü yapısı ile bu özelliklere sahip değildir. Bakanlık, salgın hastalıklarla mücadele çalışmalarında, bütçe imkanlarını arttırma çareleri bulmalı, hızlı karar alabilen ve uygulayabilen yetkili birimler oluşturmalı, serbest hekimleri bu çalışmaların içine, yetki ve sorumluluk vererek entegre etmelidir.”

    Türkiye’nin, şap hastalığı yanında, tüberküloz, bursella, çiçek, kisthidatik gibi halk sağlığını da tehdit eden hastalıklarla da etkin bir şekilde mücadele etmek zorunda olduğunu belirten Maşalacı, şunları kaydetti:

    “Bu hastalıklar ülkemize yakışmıyor. Ayrıca Kastamonu hayvan sağlığı şube müdürlüğümüzün hastalığın yayılmasının engellenmesi için pazar yerinin kapatılması ile ilgili aldığı kararın yerinde olduğunu ifade ediyor ve destekliyor ve Kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.”

    Maşalacı, bir an önce şap hastalığı çıkan bölgelerde, hızlı bir şekilde şap aşısı yapılmasının gerektiğini ve serbest veteriner hekimler olarak hayvan hastalıklarına karşı yapılacak mücadelelere destek verebileceklerini sözlerine ekledi.

  • Serdivan’da Huzur Veteriner Kliniği Açıldı

    Veteriner Hekim olan Yavuz ve Büşra Akbulut çiftinin Serdivan’da ‘Huzur’ ismini verdikleri Veteriner Kliniği hizmete açıldı.

    Sakaryalı Veteriner Hekim Yavuz ve Büşra Akbulut çiftinin sahipliğini yaptığı Huzur Veteriner Kliniği Serdivan Arabacıalanı Mahallesi’nde hizmete açıldı. Serdivan Kaymakamı Ramazan Şahin’in katıldığı açılış programında Yavuz ve Büşra çiftini yakınları ve sevenleri de yalnız bırakmadı. Kaymakam Şahin ve misafirler, açılışın ardından kliniği gezerek, çifte yeni yerlerinin hayırlı olması temennisinde bulundu.

    Tüm hayvan türlerinin teşhis ve tedavisi, kontrol, koruma ve aşılama işlemlerinin rahatlıkla yapılabileceği tam donanımlı Huzur Veteriner Kliniği, 2 Veteriner Hekim ve Veteriner Sağlık Teknikeri ile ameliyathane, yatar hasta bölümü ve petshop kısmı ile hizmet verecek.