Etiket: Vermeyin”

  • Diyabetin Hayatınızı Kısıtlamasına İzin Vermeyin

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Taner Babur, Diyabette doğru tedavi, doğru beslenme, düzenli kontrol, düzenli egzersiz ile sağlıklı bir ömür sürülebileceğini söyledi.

    Her yıl 14-21 Kasım tarihleri arası Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun işbirliğiyle düzenlenen Dünya Diyabet Günü dolayısıyla Medical Park Uşak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Taner Babur açıklamda bulundu. Babur, yaşamın her döneminde ortaya çıkabilen, tedavi edilmediği takdirde ciddi organ hasarlarına neden olabilen diyabet, 21. yüzyılda toplum sağlığını tehdit eden en ciddi kronik hastalıklardan biri olup, hastalığın tedavisinin kişisel çaba ile kontrol altına alınabileceğini ifade etti.

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Taner Babur açıklamasına şöyle devam etti; “Diyabet kan şekeri yüksekliği ile seyreden, vücudumuzdaki pankreas adi verilen salgı bezinden yeterli miktarda insulin hormonu üretilememesi ya da insulinin vücutta etkili kullanılamaması sonucunda ( insulin direnci) gelişen ve ömür boyu suren bir hastalıktır. Diyabeti düşündürecek olan başlıca şikâyetler Sık idrara çıkma, ağızda kuruluk, aşırı susama, halsizlik yorgunluk, el ve ayaklarda yanma, karıncalanma hissi, mide bulantısı, kusma, Kilo kaybı, acıkma hissi, ciltte kuruluk kasıntı, yaraların geç iyileşmesi, sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, bulanık görme, cinsel sorunlar.”

    GİZLİ ŞEKER ( PREDİYABET), TEDAVİ EDİLMESİ GEREKEN BİR DURUMDUR

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Taner Babur; “Halk arasında gizli şeker olarak adlandırılan prediyabet; kişinin açlık şekerinin 100-125 mg /dl arasında olduğu durumdur. Bu değerler tanıyı diyabet olarak koydurmaz ancak şeker yükleme testi ( OGTT) yapılarak altta yatan gizli seker tanısı ortaya çıkarılabilir. Bu kişiler tip 2 diyabet için adaydır, bu kişilerde 10 yıl içinde tip 2 diyabet gelişebilir. Diyabet hastaları gibi gizli şekeri olanlar kişilerde kalp damar hastalık riski taşımaktadır. Prediyabeti olanlar yasam ve beslenme tarzı değişikliği ile diyabet olmayı önleyebilir.

    ORGANLARDA HASARLARA YOL AÇIYOR

    Diyabetin beraberinde pek çok ciddi sağlık sorununu getirdiğine değinen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Taner Babur; “Kalp damar rahatsızlıkları, sinir sistemi rahatsızlıkları, göz damarlarında ciddi değişiklikler, böbreklerde zamanla önemli hasarlara yol açabilen bir hastalıktır. Diyabetik ayak yaraları da sık görülen şikâyetlerdendir. Diyabet tedavisinde; ilaç tedavisi, tıbbi beslenme tedavisi, egzersiz (fiziksel aktivite), ve eğitim ayrılmaz dörtlüdür. Nasıl masa bir bacağı olmadan işe yaramıyorsa, bu tedavilerde ancak beraber uygulanırsa amacına ulaşır” dedi.

    BESLENME ÇOK ÖNEMLİ

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Taner Babur; “Üç ana ve en az üç ara öğün olacak şekilde; sık sık, az az beslenmeye ve öğün atlamamaya dikkat edilmeli. Diyabette sağlıklı ve önemli olan kişiye göre beslenme programı hazırlanmasıdır. Ve şunlarda daima aklımızda bulunmalıdır. Beyaz ekmek yerine glisemik indeksi düşük kepekli veya yulaflı ekmek, pirinç yerine bulgur, meyve suyu yerine meyve tüketerek, öğünlerde bol salata ve bir porsiyon pişmiş sebze yemek, haftada 3-4 porsiyon kuru baklagil yemek, hastalık üzerinde olumlu yönde etkisi olacaktır” dedi.

  • Teknolojinin Fıtık Etmesine İzin Vermeyin

    Uzmanlar, elimizden bir saniye bile düşüremediğimiz cep telefonları ve tabletlerin boyun sağlığı açısından oluşturduğu tehlikenin her geçen gün daha da arttığını açıkladı.

    İlerleyen teknolojiyle birlikte cep telefonları, tablet bilgisayarlar gibi birçok mobil cihaz, günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Gelişen teknoloji bize kolaylık sağlarken diğer taraftan da uzun saatler boyunca bilgisayar başında kalmak omurgamız için büyük bir tehlike oluşturabiliyor. İşi gereği bilgisayar karşısında fazla vakit geçiren insanlarda ise omurgayla ilgili problemlerin yaşandığı ve gün geçtikçe bu problemlerin daha da arttığı gözlemleniyor. Yoğun iş temposu sebebiyle bilgisayarda uzun süre ara verilmeden çalışmak, özellikle boyun bölgesi başta olmak üzere omurgamız üzerinde boyun düzleşmesi, boyun ve bel fıtığı gibi ciddi rahatsızlıklara sebebiyet verebiliyor. İnsanların çalıştıkları ortamda duruşlarına dikkat etmemeleri ve kendilerine ergonomik bir ortam sağlamadan çalışmaları da bu rahatsızlıkların oluşumunu fazlasıyla tetikliyor. Uzun süre bilgisayar ve cep telefonu kullanımı, saatlerce vücudun ve başın öne eğik pozisyonda tutulduğu işlerle uğraşmanın sonucu baş ağrısı, boyun ağrısı, omuz ve kollarda ağrı oluşmakta ve her geçen gün bu ağrılardan şikâyetçi olanlara bir yenisi daha eklendi. Boyun ağrılarının, teknolojik cihazları yoğun olarak kullanmaktan dolayı günümüzde artış gösterdiğini vurgulayan Uzm. Dr. Ali Şahabettinoğlu, özellikle gençlerin bu cihazları yoğun olarak kullanmalarının duruş bozukluklarına ve hatta kamburluğa sebep olabileceğine dikkat çekiyor.

    Yarım saatte bir çalışmaya ara verilmesi ve bir-iki tur yürüyüş yapıldıktan sonra tekrar çalışmaya devam edilmesi gerektiğini özellikle belirten uzmanlar, bilgisayar karşısında, sabit bir şekilde ve uzun süre çalışmanın boyun düzleşmesine veya boyun fıtığına yol açabileceğini söyledi. Mutlaka yarım saatte bir 5 dakika bile olsa ara vermenizin ve 1-2 dakika bile olsa yürümenizin sağlıklı bir omurgaya sahip olmanız açısından önemli olduğunu dile getiren Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Ali Şahabettinoğlu, “Başın öne eğik pozisyonda uzun süre kalınması, omurga üzerinde baskıyı artırarak ve omurgaya yük binmesine sebep olarak, boyun ve bel disklerinde hasara yol açabiliyor. Sürekli aşağı bakmalı işlerle uzun süre uğraşmaktan kaynaklanan boyun ağrılarının kollara ve ellere vuruyorsa boyun fıtığı olabilir. Günlük hayatımızda sık kullandığımız mobil cihazların gerekli tedbirler alınarak kullanıldığı takdirde sağlıklı ve ağrısız bir şeklide hayatımıza devam edebiliriz. Özellikle bilgisayar, tablet ve cep telefonlarını kullanırken ve otururken 30 dakikada bir birkaç dakika ara vermenin ve 20-30 metre yürümenin koruyucu olarak önemlidir” dedi.

    Dünyada çok yaygın olan manipülasyon tedavisinin Türkiye’de birkaç uzman doktor tarafından bilinip uygulandığını vurgulayan Şahabettinoğlu, “Manipülasyon (elle tedavi) tedavisinin hafif vakalarda 2-3, orta vakalarda 4-6, ileri vakalarda ise 8-10 seans sürebiliyor. Tedavileri ise 3-5 gün aralıklarla uygulanıyor. Bu tedavi sırasında rahatsızlığın olduğu bel ve boyun bölgesine ellerle bir takım bastırma, germe ve döndürme gibi teknikler uygulanıyor. Manipülasyon ile hasta yüzde 98 iyileşme göstermektedir. Sadece yüzde 1-2 hastada ameliyat gerekebilir” şeklinde konuştu.

  • Mehdi Eker’den Seçmene “Oyuna Fısat Vermeyin” Mektubu

    Eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve AK Parti İstanbul 3. bölge milletvekili adayı M. Mehdi Eker, seçmene gönderdiği mektupla, “Oyunuzu kullanın, oyuna fırsat vermeyin” diyerek siyasi katılıma çağırdı.

    1 Kasım seçimlerinde aday gösterildiği İstanbul 3. bölgede seçim çalışmalarına devam eden Mehdi Eker, seçmene gönderdiği mektubun tamamını kendi kaleme aldı. AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana, Türkiye’de toplumsal taleplerin şiddetten uzak, demokratik yollarla ifade ve temsil edilmesini ve böylece farklı toplum kesimlerinin ülke yönetiminde söz sahibi olmasını sağladığını belirten Eker’in mektubundan bazı bölümler şöyle:

    “Bugün kendimizi gözden geçirip eksiklikleri gidererek ve hataları düzelterek yarım kalan işleri tamamlama ve bugüne kadar elde edilen kazanımları kalıcı hale getirme zamanıdır. Ben sizden biriyim. Dilinizi, örf ve adetinizi, duygu dünyanızı biliyorum. Aynı sofrada yemek yiyebileceğiniz, istediğiniz zaman ulaşabileceğiniz, gözünün içine bakabileceğiniz acınızı da sevincinizi de paylaşabileceğiniz birisiyim. Sorunlarınızı biliyorum ve sizlerin bundan sonra daha güçlü şekilde temsil edilmeniz için buradayım, yanınızdayım.

    ÜLKEMİZİN GELECEĞİNE BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM

    Gelin, ülkemizin geleceğine birlikte sahip çıkalım. Çocuklarımıza geleceğe daha özgür, daha güvenle bakacakları, şiddet ve gerilimden uzak, bilim, teknoloji ve sanatla ilgilenecekleri ve bu alanlarda dünyada söz sahibi olacakları bir hayat hazırlayalım.

    ŞİDDET ÜRETEN ZİHNİYETE BİRLİKTE CEVAP VERELİM

    Bu ülke hepimizin! Gelin aramızdaki barış ve kardeşlik köprüsünü yıkmak isteyenlere fırsat vermeyelim, aksine bu köprüyü daha da güçlendirelim. Silaha dayalı siyaseti meşru görüp, sonra da işlerine geldiği zaman demokratik siyaset diyenlerin bu ikili siyasetine ve ikiyüzlü tavırlarına geçit vermeyelim. Bir yandan barış ve ortak vatan deyip öte yandan sürekli şiddet üreten zihniyete birlikte cevap verelim.

    OYUNU KULLAN OYUNA FIRSAT VERME

    Tarih boyunca birçok badireden geçmiş olan toplumumuzun birlik ve beraberlik içerisinde aşamayacağı hiçbir engel, çözemeyeceği hiçbir sorun yoktur. Bu tarihi dönemeçte toplum olarak sağduyumuzu koruyacağımıza ve kirli oyunların bozacağımıza yürekten inanıyorum. 1 Kasım seçimleri bunu başaracağımızı göstermek açısından önemli bir fırsattır. Gelin siz de bu tarihi ve anlamlı çabaya ortak olun. Vereceğiniz her oy, ülkemizin kalıcı barış, huzur, istikrar ve refaha bir adım daha yaklaşmasına yardımcı olsun. Oyunu kullan, oyuna fırsat verme.”