Etiket: Vermeyecek”

  • Batuhan Yaşar: “ABD F-35’leri vermeyecek mi?”

    İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye gazetesindeki köşesinde, “Zarrab davası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı oyun dışında bırakmak için mi kullanılıyor?”, “F-35’ler doları uçurtabilir mi?”, “F-35 programında aksama var mı?”, “ROKETSAN ve TÜBİTAK’ın birlikte geliştirdiği SOM füze sistemlerinin F-35’lerde de kullanılması çalışmaları hangi aşamada?”, “Türkiye F-35’leri istediği gibi kullanabilecek mi?”, Millî savaş uçağı TF-X’in ne zaman havalanması hedefleniyor” sorularına cevap aradı.

    Batuhan Yaşar’ın “ABD F-35’leri vermeyecek mi?” başlıklı yazısının tamamı ise şöyle:

    “Sevgili stratejik ortağımız ile fırtınalı günlerden geçiyoruz.. Pek de dinecek gibi görünmüyor..

    Türkiye birkaç koldan aynı anda sıkıştırılıyor..

    FETÖ ve PKK’ya silah verme olayına Zarrab davası da eklendi..

    Bir sürü de tali problem, mesele var..

    Ama bu üç başlık, ilişkileri derinlerden sarsmaya başladı..

    Türk ekonomisi hedef alındı..

    İlk darbe de dolar üzerinden geldi..

    Sadece ekonomi de değil..

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı oyun dışında bırakmak için Zarrab davası sonuna kadar kullanılacak..

    Ayrıca FETÖ’cüler arasında ciddi bir paslaşma trafiği dikkat çekiyor.. (yarın detaylarını okuyabilirsiniz)

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ta Gezi kalkışmasından beri hedefteydi..

    Belli ki bu kez daha da kinlenmişler..

    Türkiye’ye 90’lı yılların “kaos elbisesi” yeniden giydirilmek isteniyor..

    Çoktan geçti o günler..

    Türkiye kendisi dahi istese giyemez artık o elbiseyi..

    F-35’LER DOLARI UÇURTABİLİR Mİ?

    Dikkat çekici gelişmelere tanıklık ediyoruz..

    Piyasaları etkileyen kanallardan “dolar uçurtucu” haberler yayınlanıyor..

    Son iki haftadır da F-35’lerin teslimi ile ilgili iddialar ortaya atılmaya başlandı:

    – “ABD Türkiye’ye F-35’leri vermeyecek..”

    Son dönemde ABD’li askerler siyasetçilere taş çıkartan politik açıklamalar yapıyor..

    Çok konuşmaya başladılar..

    ABD medyasındaki haberlere göre Türkiye’nin S-400’leri alması yaptırımın ana sebebi:

    – “S-400’ler yüzünden Washington, Türkiye’ye F-35 satışını durdurabilir..”

    Geçen hafta bu konu iki ayrı kez finans piyasalarına fısıldandı..

    ‘Niye’ mi dediniz?

    – Doları 4 TL’nin üzerine atabilmek için..

    F-35 PROGRAMINDA AKSAMA YOK

    Türkiye 5. nesil savaş uçağı F-35’in 9 katılımcısından biri..

    Türkiye toplamda 100 adet F-35 almayı taahhüt etti..

    Kesinleşen F-35 siparişi ise 38 tane..

    – 2018’de yani önümüzdeki yıl 1 adet,

    – 2019’da 5 adet,

    – 2020-2022 yılları arasında da 32 adet F-35 savaş uçağı Türkiye’ye teslim edilecek..

    Türkiye F-35 programının parça üreticileri arasında da yer alıyor..

    Aynı zamanda motor bakım programının da yüklenicilerinden..

    Anlaşmalar yapılmış imzalar atılmış..

    TAI’nın Locheed Martin’le sıkı bir iş birliği var..

    F-16’ların alınmaya başlandığı 1988 yılından beri süregelen bir ilişki..

    Türkiye nasıl dışarı itilecek?

    İki albayın konuşması ile olmuyor bu işler..

    Milyar dolarlık anlaşmaları pat diye bitiremezsiniz..

    GÜVENİLİR KAYNAK:

    “OLUMSUZ BİR DURUM YOK”

    Konuyu bütün boyutları ile araştırdık.

    Güvenilir bir kaynak şunları söyledi:

    – “F-35 toplantılarına bize önceden verilen program çerçevesinde katılıyoruz..”

    – “Bu toplantılarda bize yansıtılan olumsuz bir durum yok..”

    – “İlk uçağımızı 2018 içinde teslim alacağız.. Belki 2 tane de olabilir..”

    – “Problem olsaydı toplantı trafiği içinde mutlaka bize yansıtılırdı..”

    İngiltere, Hollanda ve Norveç’e uçaklar nasıl teslim edildiyse Türkiye’ye de aynı şekilde verilecek..

    Türk Pilotlar 2018’de ABD’ye eğitime gönderilecek..

    SOM FÜZESİ SON AŞAMAYA GELDİ

    ROKETSAN ve TÜBİTAK’ın birlikte geliştirdiği SOM füze sistemleri F-35’lerde de kullanılacak..

    Sistemin F-35’e entegre edilmesi ile ilgili toplantılar sürüyor..

    Sıkıntıların aşıldığı bilgisini de hemen paylaşalım..

    SOM’larla ilgili işler şimdilik yolunda..

    F-35 SÜREKLİ GELİŞTİRİLİYOR

    Aynı ATAK helikopterlerinde olduğu gibi F-35 projesi de sürekli geliştiriliyor..

    Kullanımdan gelen bilgilerle F-35 sistemi güncelleniyor..

    Fiziki aksaklıklar, yazılım problemleri gideriliyor..

    Zaten ciddi sıkıntılarla başlayan F-35 projesi çok pahalı olması sebebiyle ABD Başkanı Trump tarafından da eleştirilmişti..

    TÜRKİYE F-35’LERİ İSTEDİĞİ GİBİ KULLANAMAYACAK!

    Türlü tevatürler yayılmaya çalışılıyor..

    Yok efendim ABD istediği anda uçakları kaldırtmayacak..

    Yok PKK operasyonlarında kullanılamayacak..

    Hayır..

    Türkiye F-16’ları ve F-4 Phantom’ları nasıl kullanıyorsa F-35’leri de aynı operasyonlara yönlendirebilecek..

    Kaynaklar, bu yönde bir kısıtlamanın bulunmadığının da altını çizdiler..

    TF-X 2023’TE UÇACAK…

    Başbakan Binali Yıldırım’ın Londra ziyareti önemliydi..

    Proje yeniden elden geçirildi..

    Millî savaş uçağı TF-X’te gecikme olmaması için hummalı bir çalışma var..

    Hedef TF-X’in 2023’te havalanması..

    ATAK nasıl olduysa TF-X de olacak merak etmeyin!..”

  • Emine Erdoğan: “Bu ülkede darbelere izin vermeyecek bir sistem inşa edeceğiz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 16 Nisan halkoylaması ile yeni bir dönemece girildiğine dikkat çekerek, “Allah’ın izni ile bundan sonra bu ülkede darbelere izin vermeyecek bir sistem inşa edeceğiz. Teröre karşı her yönü ile güçlü bir yapı kuracağız” dedi.

    Ankara Ticaret Odası Başkanı (ATO) Gürsel Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın katılımı ile 15 Temmuz ve terörle mücadele gazilerinin onuruna iftar programı düzenledi. Programa Emine Erdoğan’ın yanı sıra, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’da katıldı. Konuşması sırasında gazilere seslenen Emine Erdoğan, “Millet olarak onlara minnettarız. Aynı şekilde ‘ölürsem şehit kalırsam gazi’ anlayışı ile tereddüt etmeden cepheye koşan ve bu vatan için çarpışan bütün gazilerimizi büyük bir minnet borçluyuz” şeklinde konuştu.

    Şehitliğin ve gaziliğin üzerinde daha üstün bir makam olmadığına dikkat çeken Erdoğan, birçok makamın çalışılarak elde edilebileceğini fakat şehitlik ve gazilik makamının çok güçlü bir inanç gerektirdiğini söyledi. “15 Temmuzda vatan kelimesi ruhlarımızı kanatarak yeniden hayatımızın merkezine yerleşti” diyen Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

    “Yeni nesil artık vatan için candan geçmenin ne demek olduğunu çok iyi biliyor. Milletimiz hainlerin emellerini tek yürek olarak engelledi. Ülkemizi esarete teslim etmedi. Gördük ki bu topraklarda ne yiğit biter ne şahadeti göze alan kahramanlar. Allah o gecesi bir daha yaşatmasın bu millete.”

    Erdoğan, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden bu yana şehit ve gazi yakınları ile sık sık görüştüklerini sözlerine ekleyerek, hepsi ile birer aile olduklarını kaydetti. 16 Nisan halkoylaması ile yeni bir dönemece girildiğine dikkat çeken Erdoğan, “Allah’ın izni ile bundan sonra bu ülkede darbelere izin vermeyecek bir sistem inşa edeceğiz. Teröre karşı her yönü ile güçlü bir yapı kuracağız” dedi.

    “Vatan size minnettar”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ise konuşması sırasında gazilere ve şehit yakınlarına seslenerek, “15 Temmuz’da terörle mücadelede canı pahasına vatanını savunan siz kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Vatan size minnettar” diye konuştu.

    Şehit yakınları ve gaziler için yapılması gerekenlerin hükümet olarak tereddüt edilmeden yerine getirildiğini anlatan Kaya, “Şehit yakını ve gazilerimize ekonomik ve sosyal desteklerimizi hiçbir maliyet hesabı yapmaksızın, sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    “15 Temmuz’da ihanet çetesinin hain planları, şehit ve gazilerimizle püskürtüldü”

    ATO Başkanı Gürsel Baran, şehit ve gazilerin bu topraklarda terör örgütlerine geçit vermemek için canlarını hiçe saydıklarına dikkat çekerek, Çanakkale’yi geçilmez yapan ruhun, 15 Temmuz ruhuyla aynı olduğunu vurguladı.

    Baran, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milleti demokrasiye sahip çıkması için meydanlara davet ettiğini anımsatarak, “O gece, Cumhurbaşkanımızın basiretli liderliği ve milletimizin de cesaret ve ferasetiyle ülkemiz uçurumun eğişinden döndü. Bir milletin lideriyle yekvücut olmasının önemini biz o gece daha iyi anladık. 15 Temmuz’da ihanet çetesinin hain planları, şehit ve gazilerimizle püskürtüldü. Vatan size minnettardır” değerlendirmesinde bulundu.

    “Güçlü hükümet iradesiyle güven ve istikrar ortamı devam ediyor”

    Türkiye’ye yönelik terörist saldırıların yanında, “ekonomik terör”le de karşı karşıya olunduğuna dikkati çeken Baran, “Birliğimizi hedef alanlar, ekonomiyi de zayıflatıp çökerterek, bize diz çöktürmeye çalıştılar. Yüksek faiz ve döviz spekülasyonu ile Türkiye’nin ekonomik istikrarına darbe vurulması, çarkların durdurulması amaçlandı. Allah’a şükür, terörün iki türlüsü de amacına ulaşamadı. Güçlü hükümet iradesiyle güven ve istikrar ortamı devam ediyor. Ekonomik terörün gazilerine destek olmak için biz de Odalar Birliğimizle birlikte, kaynaklarımızı seferber ettik. Düşük faizle sağladığımız krediler esnafımıza, tüccarımıza nefes aldırdı” dedi.

    Baran, İstihdam Seferberliği kapsamında devletin sağladığı desteklerden yararlanan özel sektörün, yaklaşık 1.5 milyon artı istihdam hedefini yakaladığına dikkat çekerek, Türkiye’de savunma sanayisinin geliştiğini savunma sanayisinde millilik oranının yüzde 24’lerden yüzde 60’lara geldiğini anlattı.

  • TESK Genel Başkanı Palandöken: “1 Ocak’tan itibaren bankalar karekodsuz çek vermeyecek”

    Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “1 Ocak’tan itibaren bankalar karekodsuz çek vermeyecek” diyerek esnafa uyarıda bulundu.

    TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, çeklerdeki karekod uygulamasına ilişkin açıklamada bulundu. Bu konuda esnafı uyaran Palandöken, 1 Ocak’tan itibaren bankaların karekodsuz çek vermeyeceklerini belirtti. Yeni uygulama ile piyasalarda alışverişler sonrasında çeke duyulan güvenin artacağına, karşılıksız çek olaylarının azalacağına inandığını ifade eden Palandöken, “Artık çeklerde seri numarasıyla karekod bulunması zorunlu hale geldi. Uygulama, 1 Ocak 2017’de başlıyor. Bankalar bundan böyle karekodsuz çek yaprağı veremeyecek. Ancak esnafımızın elinde 31 Aralık 2016 tarihinden önce basılan çekler varsa geçerli olacak. Karekodlu çeki düzenleyen lehtar, teslim aldığı çeki sisteme kaydedecek. Çek ile alan- veren ve düzenleyen taraflara erişim karekod ile sağlanacak” diye konuştu.

    “Çek ile ilgili verilen para cezalarını ödemezlerse cezaları hapis cezasına çevrilecek”

    Palandöken, çeki düzenleyip veren tüzel kişiyle ilgili oluşacak değişikliklerin şahsın sorumluluğunu devam ettireceğini kaydederek, “Tarihli ve süresinde ibraz edilen çekle ilgili karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında şikâyet üzerine her bir çekle ilgili olarak bin 500 güne kadar adli para cezası verilecek. Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı olanlar yasak süreleri içinde şirketlerinin yönetiminde görev yapamayacaklar. Çek hesabı açma yasağı olanlar Risk Merkezince bankalara bildirilecek. Çek ile ilgili verilen para cezalarını ödemezlerse cezaları hapis cezasına çevrilecek” şeklinde konuştu.

  • HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ: “Bu halk hiçbir darbeye geçit vermeyecek”

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, “Bu halk hiçbir darbeye geçit vermeyecek” dedi.

    Partisinin Adana’nın Seyhan ilçesindeki Gülbahçesi Mahallesi’nde düzenlediği “Darbelere Karşı Demokratik Direniş Buluşması” isimli, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan posterinin bulunduğu mitingde konuşan Yüksekdağ, tarihleri boyunca çok darbeler gördüklerini belirterek, “Bu halk hiçbir darbeye geçit vermeyecek. Biz bu halkın gücüne dayandığımız için bizi yenemediler. İşte yeni bir yol daha açtık. Her karanlığı dayattıkların da hep yeni yollar açtık. Bugün ’Darbeyi yendik’ diyenlerin geçtiği yoldan biz çoktan gittik, geldik. Onlar darbeyi kendilerine yöneldiğinde fark ettiler. Biz tarihimiz boyunca nice darbeler gördük ve darbeye karşı mücadeleyi kazandık. Yine kazanacağız” diye konuştu.

  • Yarkadaş: “CHP Başkanlığa Geçit Vermeyecek”

    CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, başkanlık sistemi tartışmalarıyla ilgili “CHP başkanlığa geçit vermeyecek” dedi.

    TBMM’deki kayıt işlemi sırasında milletvekilliği rozetini annesi Zülfiye Yarkadaş’a taktıran CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Muhabir Canan Coşkun’un yargı üyelerine verilen indirimli evleri haber yaptığı için 24 yıl hapisle yargılandığını hatırlatan Yarkadaş, “Ne yapmış Canan Coşkun, hangi suçu işlemiş de 24 yıl hapisle yargılıyorsunuz?” diye sordu.

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin kaç TL’ye mal olduğu ve yıllık giderinin ne kadar olduğunu kimsenin bilmediğini söyleyen Yarkadaş, “Şimdi bu yetmezmiş gibi, bir de denetlemenin ortadan kalktığı bir sistemi hakim kılmaya çalışıyor, başkanlık tartışması açıyorlar. CHP, Erdoğan’ın siyasal fantezisi olan Başkanlığa geçit vermeyecek, bunu tartışma konusu dahi yapmayacaktır” dedi.

    Bir gruba ait 14 yayın kuruluşunun TÜRKSAT’tan çıkarılmasını eleştiren Yarkadaş, şöyle konuştu: “Mahkeme kararı dahi olmadan sadece ve sadece soruşturma aşamasında 14 kanalın kapatılmasını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. 14 kanalın kapatılması düşünceye, ifade özgürlüğüne darbe olduğu gibi, AKP hükümetinin önümüzdeki dört yıl boyunca izleyeceği yol haritasının da ipuçların vermiştir. AKP hükümeti önümüzdeki dört yıl içinde daha baskı, sansür, engelleme yolunu izleyecektir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm televizyonların, gazetelerin, dergilerin, radyoların düşünceyi ifade özgürlüğü çerçevesinde söz haklarını kullanmaları gerektiğini söylüyoruz. Bu kanalların kapatılmasına karşı mücadele ettik, kamuoyu oluşturduk.”

    Yarkadaş, bu kanalların haksız hukuksuz bir biçimde kapatılmasının, Anayasa Mahkemesi (AYM)’nden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’nden ağır tazminat cezalarıyla döneceğini savundu.

    İpek Koza Grubu’na kayyuma atanmasına yönelik değerlendirme yapan Yarkadaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “AKP tek sesli bir Türkiye istiyor. AKP kendisini eleştirecek herhangi bir sesin olmasına tahammül edemiyor. Çünkü siyasi genlerinde demokrasi tok. Demokrasi eleştirmek, eleştiri özgürlüğü demektir, düşünce özgürlüğü demektir, çok sesliliktir. Ama AKP ve onların kurmayı ve partilerinin kurucusu olan Recep Tayyip Erdoğan muhalif seslerin duyulmadığı, sadece ve sadece kendi istedikleri sesin duyulduğu bir Türkiye istiyor.”

    Yarkadaş, gazetecilere yanında getirdiği “Aksaray’ın Sırları” adlı kitabını hediye etti.