Etiket: Vermeyeceğiz”

  • Akyürek: “Pankart ve afiş kirliliğine asla taviz vermeyeceğiz”

    Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Akyürek, merkez ilçelerdeki ana cadde ve kavşaklarda sürücülerin görüşünü engelleyen, trafik işaretlerini kapatan ve yayaların geçişine mani olan pankart ve afişlerin asılmasının yasak olduğunu anımsatıp, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehlikeye düşüren davranışlara karşı asla taviz vermeyeceklerini belirtti.

    Uygunsuz şekilde asılan 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama pankartlarının zabıta ekiplerince toplatılmasının ardından bazı siyasi parti yöneticilerinin talihsiz açıklamalar ve çirkin tavır gösterdiğini üzüntü içinde izlediklerini ifade eden Başkan Vekili Akyürek, “5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda yer alan ve Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nce kabul edilen Kent Estetiği ve İlan Reklam Yönetmeliği’ne göre ana cadde ve bulvarlarda sürücülerin görüşünü engelleyen, trafik işaretlerini kapatan, yayaların geçişine mani olacak şekilde afiş ve pankartların asılması yasaktır. Aykırı davrananlara 500 liradan az olmamak şartıyla para cezası uygulanmaktadır. Bu düzenlemeler vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak, görüntü kirliliğine son vermek içindir” diye konuştu.

    Söz konusu uygulamayla ilgili bir yılı aşkın süre önce merkez ilçe belediyeleri ve siyasi parti il başkanlıklarının bilgilendirildiğini kaydeden Akyürek, “30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 96’ncı yıldönümünde zabıta görevlilerimizin yetki ve sorumlulukları dahilinde gelişigüzel asılan pankartları toplamasına farklı anlamlar yüklemeye çalışmak, çirkin ve yakışıksız eleştirilerde bulunmak ciddiyetten uzaktır. Adana hepimizin memleketidir. Kentimizin temizliğine, düzenine ve daha yaşanabilir olmasına dikkat etmesi herkesin görevidir” diye konuştu.

  • Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy: “Hainlere yaşama hakkı vermeyeceğiz”

    Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin ile birlikte Adıyaman’a gelen İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, terör örgütlerine tepki göstererek hainlere yaşama hakkı vermeyeceklerini vurguladı.

    Geçtiğimiz günlerde terör örgütü PKK tarafından yapılan hain saldırıda 4 askerin şehit olması sonrası Adıyaman’a gelen İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, askerlere ve polislere başsağlığında bulunarak bayramlarını kutladı. Hava yoluyla Adıyaman’a gelen İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, ilk olarak Adıyaman İl Jandarma Komutanlığına geçti. Burada Adıyaman Valisi Nurullah Naci Kalkancı, İl Emniyet Müdürü Metin Alper ve İl Jandarma Komutanı Albay Ercan Atasoy tarafından karşılanan İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, komutanlıkta bulunan askerlerle bayramlaştı. Askerlerle tek tek bayramlaşan İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin ve beraberindeki il protokolü komutanlık makamına geçerek Adıyaman hakkında bilgiler aldı.

    Yaşanan terör olayından dolayı Adıyaman’da bulunduklarını dile getiren İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, “Hepinizin bildiği gibi 16 Ağustos tarihinde meydana gelen menfur patlamada 4 evladımızı şehit verdik. Terörün etkisini en aza indirdiğimiz her yönüyle belini kırdığımız ve top yekun mücadele ettiğimiz bir dönemde Adıyaman gibi hem ülkemizin hem de bölgemizin, en huzurlu, en sakin ve geleceğe en güvenle bakan hemşerilerimizin yaşadığı bu bölgede böyle hadiselerin olması çok üzdü. Her şeyden önce arkadaşlarımıza baş sağlığı dilemek, hem her zaman onların yanında olduğumuzu göstermek, hem de ülkemizin her köşesinde olduğu gibi Adıyaman’da da halkımızın huzurunu, refahını bozmaya yönelik güvenlik güçlerimizin moralini bozmaya yönelik hiçbir eyleme izin vermeyeceğiz. Herhangi bir şekilde bu eylemleri yapma cüretini ya da fırsatını yakalamış hainler olursa da onlara hiçbir şekilde bu bölgede yaşama hakkı tanımayacağımızı sonuna kadar olayları kovalayacağımızı ve bu olayları açığa çıkartmak suçlulara hak ettiği cezayı vermek için canla başla çalışan bütün güvenlik güçlerimizin her zaman yanında olacağız. İçişleri Bakanımızın talimatlarını hem Valimiz hem de güvenlik görevlisi arkadaşlarımızın temsilcileriyle, komutanlarıyla, müdürleri ile paylaşmak için Adıyaman’a geldik. Bundan sonra bu coğrafyada bizim huzurumuzu, bizim kardeşliğimizi bozmayı aklından geçirecek hiçbir kimseye hiçbir şekilde fırsat vermeyeceğimizi bu olayın faillerini hak ettikleri cezayı en kısa sürede vererek göstermiş olacağız” diye konuştu.

    Yapılan açıklamaların ardından komutanlık makamında bir süre bilgiler alan heyet, daha sonra Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Özel Hareket Şube Müdürlüğüne geçti.Burada Özel Hareket Şube Müdürlüğü, Asayiş Şube Müdürlüğü, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne bağlı polisler tarafından karşılanan İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, polislere başsağlığı diledi.

    İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, geçtiğimiz günlerde terör örgütü PKK’nın saldırısı sonucunda 4 askerin şehit olduğu bölgeyi gezdi. 4 askerin şehit olduğu bölgeyi basın mensuplarına kapalı bir şekilde gezen İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin ve beraberindeki il protokolü burada vatandaşlarla bir süre sohbet etti. Sohbetten sonra İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin Adıyaman’dan ayrıldı.

  • Bayır: “Dik duruşumuzdan ödün vermeyeceğiz”

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Erzurum Başkanı Taner Bayır, hükümetin açıkladığı yeni ekonomik modelini desteklediklerini belirtti.

    MÜSİAD Başkanı Taner Bayır, ‘Yeni Ekonomi Modeli’ ile ilgili yaptığı açıklamada MÜSİAD olarak Türkiye’nin maruz kaldığı hiçbir ekonomik oyunları en ağır şekilde kınadıklarını belirterek, “Kararlı duruşumuzdan asla ödün vermeyeceğiz” dedi.

    Milli ekonomiyi hedef alan tüm saldırılara karşı ekonomi yönetiminin sonuna kadar arkasında olduklarını belirten Bayır, “Bu ekonomik savaşı kaybetmeyeceğiz. Dik ve kararlı duruşumuzdan ödün vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin en geniş tabanlı sermaye kuruluşu olarak MÜSİAD’ın bu mücadelede üzerine düşen her türlü görevi üstlenmeye hazır olduğunu ifade den başkan Taner Bayır, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “MÜSİAD olarak son dönemde ülkemizin maruz kaldığı, hiçbir ekonomik kaide ile açıklanmayan etik dışı siyasi oyunları en ağır şekilde kınıyoruz. Çıktığımız uzun yolda, milli ekonomi modelimizi hedef alan tüm saldırılara karşı, sonucu ne olursa olsun Sayın Devlet Başkanımızın ve ekonomi yönetimimizin sonuna kadar arkasında olduğumuzu beyan ederiz. Bu ekonomik savaşı kaybetmeyeceğiz. Dik ve kararlı duruşumuzdan ödün vermeyeceğiz. Zor zamanlarda kenetlenmeyi bilen halkımız, alt edilemeyeceğini bir kez daha tüm dünyaya gösterecektir. Bu hususta devletimize ve halkımıza güvenimiz tamdır. Türkiye’nin en geniş tabanlı sermaye kuruluşu olarak MÜSİAD, bu mücadelede üzerine düşen her ne varsa yapmaya hazırdır. Cenab-ı Allah doğruların yanındadır.”

  • Başbakan Yardımcısı Bozdağ: “İstihbarat örgütlerine izin vermeyeceğiz”

    Hükûmet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Dışarıdaki ülkelerin, istihbarat örgütlerinin Türkiye’nin seçimlerine, içişlerine müdahale etmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Bozdağ, iftar sonrasında Memur-Sen Konfederasyonu Kırıkkale İl Başkanlığı tarafından düzenlenen programda konuştu. Bozdağ, “Türkiye’yi beraber geleceğe taşıyacağız. Siyasi partiler beyannamelerini de açıkladılar. Onlar geleceğe dair, bugüne dair ne varsa söylediler. Takip ettiniz. Biz de takip ediyoruz. Bizim dışımızdaki partilerin geleceğe dair söyledikleri fazlaca bir şey yok. Gözlerini geriye dikmişler. Gerisin geriye nasıl gideriz, geriye nasıl döneriz. Eskiyi nasıl geriye getirebiliriz, ihya edebiliriz bütün dert onun peşinde. Parlamenter siteme geri döneceğiz, diyorlar. Türkiye’nin yatırımlarını durduracağız, diyorlar. Yapılan kazanımların bazılarını kaldıracağız, diyorlar. Tabii, eğitim camiasını ilgilendiren en önemli gelişme de burada 1+8+4 eğitim sistemine geçeceğiz. Yani kesintisiz 28 Şubat modeli eğitim anlayışını yeniden Türkiye’ye getireceğiz diyorlar. Meslek liselerinin orta kısmını kapatacağız. 16 yaşını doldurmayan vatan evlatlarının Kur’an kursu ve hafızlık eğitimi almasını engelleyeceğiz, diyorlar. Neyi vaat ediyorlar? 28 Şubat’ı vaat ediyorlar. Neyi vaat ediyorlar? Eski Türkiye’yi vaat ediyorlar. Bunların vaatleri hep böyle. Parlamenter sistem vaadi de öyle. Diğer maddeleri okuyun hepsinde aynı şeyi görürsünüz. İşte bu seçim eski Türkiye rüyasını görenlerle, eskileri hortlatmak isteyenlerle, gözünü geleceğe dikmiş olanların seçimidir. Biz gözümüzü geleceğe diktik” diye konuştu.

    Türkiye’yi iyi yöneterek refahı artırdıklarını belirten Bozdağ, şunları söyledi:

    “Ekonomiyi güçlendirdik. Bankalar uzun vadeli kredi verme yoluna gitti. Ve insanlar da uzun vadeli krediyi kullanmaya cesaret etti. 20 yıl vade ile kredi veriyor tahsil ederim diyor. Öbürü 20 yıl vade ile kredi alıyor öderim diyor. Ve önünü gören bir Türkiye var. Önünü gören Türkiye’de herkes ayağını yere sağlam basıyor ve doğru hedefine uygun bir şekilde yürümeye devam ediyor. Şimdi diyoruz ki, yeni hükümet sistemiyle Türkiye istikrarla, güçlü iktidarla yoluna devam ederse kazanmaya ve büyümeye devam edecektir. Türkiye’yi durdurmak isteyen güçlerin ana nedeni, ana sebebi Türkiye’nin bu büyümesidir, gelişmesidir. Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı olanlar onun şahsına karşı değiller. Onun şahsının yanında fikirlerine, dünya görüşüne ve Türkiye’yi büyütme konusundaki bu azmine ve çalışkanlığına karşılar. İMF’yi göndermiş, kimseden borç istemiyor, Suriye’ye, Irak’a askerî harekât yapıyor, darbe oluyor, hendek terörü oluyor. Onca mücadele, onca seçim oluyor. Türkiye’nin ekonomisi dimdik ayakta. Türkiye güçlü yoluna devam ediyor, en fazla büyüyen ülke oluyor. Öyle bir ülkeyi istemiyorlar. İstiyorlar ki bizden borç dilensin. İMF’nin kapısına yeniden gelsin. Biz ne dersek sormadan evet desin, tamam desin, politikalarımızı revize edeceğiz desin. Tayyip Erdoğan gibi çıkıp da dünya 5’den büyüktür demesin, Kudüs Filistin’in başkentidir demesin ve bizim görüşümüze aykırı bir görüşü müdafaa etmesin Allah’ın izniyle biz milletimizden aldığımız güçle yolumuza devam ediyoruz. Gene de devam edeceğiz.”

    “Emin olun Berlin de aynısını istiyor”

    “Emin olun Berlin de aynısını istiyor” ifadesini kullanan Bozdağ, “24 Haziran bu anlamda Cumhurbaşkanımızı siyaseten durdurmak isteyenlerle onu durdurmak istemeyenlerin arasındaki bir mücadeledir. Devam diyenlerle onun devam etmesini istemeyenler arasındaki bir mücadele. Devam etmesini istemeyenler zannetmeyin ki sadece CHP, diğer partiler. Emin olun Berlin de aynısını istiyor, Tel Aviv de aynısını istiyor, Paris de aynısını istiyor. Eğer ayın 24’ünde bir olumsuz sonuç çıkarsa Allah muhafaza bilin ki sevincin ve bayramın büyüğünü CHP değil, CHP’ye kuyruk olan Saadetliler değil, vallahi billahi Tel Aviv yapacaktır. Hiç şüpheniz olmasın. Merkel yapacaktır, Berlin yapacaktır. Bizim seçimlerimiz kendi seçimlerimiz. Cumhurbaşkanımızı, kendi parlamentomuzu seçeceğiz ve yolumuza devam edeceğiz. Dışarıdaki ülkelerin, istihbarat örgütlerinin Türkiye’nin seçimlerine, içişlerine müdahale etmesine izin vermeyeceğiz. Ben aziz milletimizin bu seçimde Türkiye’ye dair hesap yapanların hesaplarını bir kez daha bozacağına yürekten inanıyorum” şeklinde konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İsrail’in Kudüs’ü gasp etmesine izin vermeyeceğiz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kudüs’ün İsrail tarafından gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Uzun zamandır işgal altındaki Filistin topraklarının özgür Filistin Devletinin sınırları içinde huzura ve güvene kavuşacağı günlere kadar kardeşlerimizin mücadelesini destekleyeceğiz. Yanlarında kim olursa olsun İsrail yönetiminin uyguladığı teröre, döktüğü kana, yaptığı haksızlıklara karşı mücadele eden Filistinlilerle dayanışma içinde olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    Her Ramazan ayında olduğu gibi bu Ramazan’da da ilk iftarını şehit aileleri ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizlerin bu iftar sofrası etrafında buluşmamıza vesile olanlara teşekkür ediyorum” diyerek tüm şehitlere rahmet diledi.

    “Bu uğurda mücadele etmesi, yaralanması ve ölmesi karşısında ancak saygı duyulabilir”

    “Şehitlik ve gazilik bizim inancımızda ve kültürümüzde çok önemli kavramlar. Bir insanın kendi canını millet, ezan, bayrak, vatan gibi ulvi değerler için feda etmeyi göze almasını, bu uğurda mücadele etmesi, yaralanması ve ölmesi karşısında ancak saygı duyulabilir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kur’an-ı Kerim’deki “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler, ancak siz bilemezsiniz, siz anlamazsınız” ifadesini hatırlatarak, “Şuanda şehitlerimiz bizi izliyor, dinliyor. Siz şehit yakınlarını Rabbim inşallah cennetinde onlarla haşrücem eylesin. Ben şunu hatırlatmak isterim, sakın üzülmeyin, çünkü şehit yakını olmak üzülmeyi değil, tam aksine Hazreti Ebubekir Sıddık’ın dediği gibi ‘beni bir kez daha, bir kez daha, bir kez daha şehadete kavuştur, tekrar dirilt, tekrar bana şehadet lütfeyle.’ Şimdi bizde olaylara böyle bakacağız. Çünkü onlar sıradan bir ölü değil, onların durumu çok daha farklı. Bizim milletimiz tarih boyunca şehitlerinin ve gazilerinin açtığı yollarda ilerleyerek coğrafyalar fethetmiş, devletler kurmuş, en zor dönemlerinde bile ayakta kalmayı başarmıştır” diye konuştu.

    15 Temmuz hain darbe girişimine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk milleti 15 Temmuz’da tarih sayfalarında kaldığı sanılan dirayetini, cesaretini, imanını bugün de en güçlü şekilde muhafaza ettiğini göstermiştir. Rabbim o gece ülkesi ve milleti için kıyama duran, bu uğurda hayatını kaybeden, yaralanan herkesten razı olsun” şeklinde konuştu.

    Şehit yakınlığı ve gaziliğin en büyük şereflerden olduğunu belirten Erdoğan, “Şehitlerimizin geride bıraktıkları emanetlerinin ve gazilerin hiçbir konuda mağdur olmamaları için gereken her türlü tedbiri alıyoruz. Ancak şehit yakınlarımıza ve gazilerimize bu sıfatın yüklediği çok önemli bir sorumluluk olduğunu da hatırlatmak istiyorum. Sizlerin bu sıfatın vakarına uygun hareket etmesi hem şehitlerimize olan minnetimiz hem de gazilik sıfatına olan saygımız sebebiyle çok önemlidir. Unutmayınız, şehit yakını ve gaziler olarak sizler bu ülkenin en ulvi değerlerinin sembollerini temsil ediyorsunuz. Bu sıfatla yapacağınız her hata, sergileyeceğimiz her olumsuz davranış temsilcisi olduğunuz değerlere zarar verecektir. Şehitlerimizin aziz ruhlarını muazzep etmeye, gazilik onurunu zedelemeye hiç birimizin hakkı yoktur” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin çevresinde 29 vatandaşın şehit olduğunu, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarında 126 Mehmetçiğin şehit olduğunu, terörle mücadelede hala zaman zaman şehitler verildiğini kaydeden Erdoğan, “Afrin’de 4 bin 456 teröristi etkisiz hale getirdik. Kuzey Irak’ta 403 teröristi, yurt içinde son dönemde 345 teröristi etkisiz hale getirdik” dedi.

    “Dünya gözünü yumsa da biz İsrail’in zulmüne rıza göstermeyeceğiz”

    Özgürlüğün, vatanın, bu uğurda mücadele etmenin kıymetini en iyi Türk milletinin bildiğini, şehitlerin ve gazilerin çokluğunun bu mücadelenin ne derece çetin ve kararlı yürüdüğünün ifadesi olduğunu söyleyen Erdoğan, Filistin’de yaşanan gelişmelere değindi. Erdoğan, “Bugün hemen yanı başımızdaki Filistin’de tek suçları binlerce yıldır üzerinde yaşadıkları topraklardaki haklarını savunmak olan masum insanlara yönelik büyük bir insanlık suçu ile karşı karşıyayız. İşte gördüğünüz gibi şurada 65 şehit ve 3 bini aşkın yaralı var. İsrail’in hak, hukuk, adalet, insanlık tanımayan saldırıları sebebiyle yarım asrı aşkın süredir huzur yüzü görmeyen Filistinliler bir kez daha zulme maruz kaldılar. Amerika’nın büyükelçiliğini BM ve diğer uluslararası kurumların kararlarını hiçe sayarcasına Kudüs’e taşıma kararı İsrail yönetimini adeta azdırmıştır. İsrail askerleri topraklarını savunmak dışında hiçbir amaçları olmayan, asla silaha, şiddete, zorbalığa başvurmayan masum Filistinlileri özellikle hedef göstererek çocuk, engelli, yaşlı, kadın demeden katlediyor. Dünyanın bir başka yerinde yaşansa tüm uluslararası kurumların, tüm devletlerin ayağa kalkacağı bu saldırı İsrail tarafından Filistinlilere uygulandığında maalesef büyük bir aymazlıkla karşılanmıştır. Türkiye’nin girişimleri, İslam coğrafyasındaki halkların yürek yakan isyanları ve kimi vicdanlı batılıların itirazları dışında bu trajediye sadece seyirci kalınmıştır. Biz daha 1 asır önce tıpkı şu salonda bulunan ülkemizin dört bir köşesindeki vilayetlerden vatandaşlar gibi canımızdan bir parça olan Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Tüm dünya gözünü yumsa da biz İsrail’in zulmüne rıza göstermeyeceğiz. Filistinli kardeşlerimizin sadece kalbimizde değil, tüm imkanlarımızla yanlarında olmayı sürdüreceğiz. Kudüs’ün İsrail tarafından gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Uzun zamandır işgal altındaki Filistin topraklarının özgür Filistin Devletinin sınırları içinde huzura ve güvene kavuşacağı günlere kadar kardeşlerimizin mücadelesini destekleyeceğiz. Yanlarında kim olursa olsun İsrail yönetiminin uyguladığı teröre, döktüğü kana, yaptığı haksızlıklara karşı mücadele eden Filistinlilerle dayanışma içinde olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    Son olaylar başlamadan önce İsrail yönetimini sağduyulu davranması konusunda ikaz ettiklerini belirten Erdoğan, “Buna rağmen katliam başlayınca hemen tüm uluslararası ve insani mekanizmaları harekete geçirdik. BM Genel Kurulunun bu konuyu özel olarak ele alması için girişimlere başladık. Bunun yanında BM Güvenlik Konseyi üyelerini de daha etkili şekilde harekete geçirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    “BM bütün bu olaylar karşısında bitmiştir, tükenmiştir, çökmüştür”

    Filistin’de yaşanan olaylar başladıktan sonra yaptığı telefon diplomasisini anlatan ve birçok liderle görüştüğünü açıklayan Erdoğan, bu telefon diplomasisini bu gece ve yarın da sürdüreceğini belirtti. İslam İşbirliği Teşkilatının Cuma günü İstanbul’da olağanüstü zirvesini toplayacaklarını kaydeden Erdoğan, daha sonra da Yenikapı Meydanı’nda dev bir mitingi gerçekleştireceklerini, tüm dünyaya sesleneceklerini söyledi. Erdoğan, “Pazar günü de Diyarbakır’da bir miting düzenliyoruz. Çeşitli şehirlerimizde bu katliamı kınamaya yönelik mitingler zaten başladı, devam edecek. Ayrıca Filistinlilerle dayanışma ve şühedaya saygı maksadıyla ülke genelinde 3 gün yas ilan ettik. Yaralıların tahliyesi için Genelkurmay Başkanlığımız, Dışişleri Bakanlığımız ve AFAD Başkanlığımız yoğun çaba gösteriyor. İsrail’in engellemelerine rağmen bu çabalarımızdan vazgeçmiyoruz. Amerika ve İsrail’deki büyükelçilerimizi istişare için Ankara’ya çağırdık. İsrail’in Ankara Büyükelçisine de ülkesine gitmesini tavsiye ettik ve gitti. Ramazan ayı boyunca Filistinli mülteciler için tüm İslam ülkelerini kapsayan büyük bir yardım kampanyası yürütülecek. Filistin meselesi sadece bir toplumun topraklarını ve izzetini koruma mücadelesi değildir. Bu mesele aynı zamanda tüm insanlık ve onları temsil eden uluslararası kurumlar için bir imtihandır. Maalesef şuana kadar bu imtihan çok kötü geçmiştir. İsrail’in hukuk tanımaz, hak ve adalet bilmez, şımarık, küstah, insanlık dışı uygulamalarına karşı sessiz kalınması çok tehlikeli bir kapının açılması anlamına gelecektir. Bilindiği gibi 1. ve 2. Dünya savaşlarının ağır tahribatı insanlığı uluslararası kurumlar etrafında birleşerek huzuru ve güvenliği kurallara dayalı bir düzeyde aramaya yöneltmişti. İsrail’in korsanlıkları bu düzenin kökten sarsılmasına ve artık son hadiselerle birlikte açıkça yıkılmaya başlamasına yol açmıştır. Daha önce Avrupa’nın göbeğindeki Bosna’da, Afrika’nı pek çok yerinde, Somali’de, yakın zamanda Irak ve Suriye’de kötü imtihanlar veren uluslararası sistem, Filistin’deki tavrı ile adeta intihar etmektedir. İşte BM bütün bu olaylar karşısında bitmiştir, tükenmiştir, çökmüştür. Zira BM adalet tesisi için vardır. Şuanda ben BM Genel Sekreterine hukukumuz ileri derece olmasına rağmen ulaşamıyoruz. Şayet İsrail zorbalığına daha fazla sessiz kalınırsa dünya hızla haydutluğun hakim olduğu bir kaosa doğru sürüklenecektir. Güçlü olanın istediğini aldığı, mazlum olanın ise hep kaybettiği böyle bir düzen insanlığın sonu demektir. Biz bu kötü gidişe itiraz ediyoruz. Bedeli ne olursa olsun sonuna kadar hakkın, hakikatin, mazlumun yanında yer alacağız. Bizim için bu tavır konjonktürel değil ilkeseldir. Aynı tavrı Suriye, Irak, Somali, Bosna, Kırım, Karabağ konusunda da gösteriyoruz. Bugüne kadar mazlumun kimliğine hiç bakmadık. Dünyanın 17. Büyük ekonomisi olmamıza rağmen insani yardımlarda milli gelire oranla dünyada birinci sırada yer almamızın sebebi budur. Canlarını ve namuslarını kurtarmak için ülkemize sığınan 3,5 milyon Suriyeliye yıllardır ev sahipliği yapmamızın sebebi bu yaklaşımdır. İstikrarsızlığın ve açlığın pençesinde kıvranın Somali’de yaklaşık 1 milyar dolarlık destekle tüm dünyaya örnek olacak bir kalkınma modelini hayata geçirmemizin sebebi işte bu insani davranıştır. Filistinli kardeşlerimizin de aynı sebeple yanındayız. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyerek aynı sebeple uluslararası sistemi adalete davet ediyoruz. Ecdadımız böyle yapmıştı, biz de aynı yolda ilerliyoruz. Kendimizden başlayarak tüm kardeşlerimizin, insanlığın mutluluğu ve refahını sağlayana kadar bu yoldan dönmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Yalan yanlış birçok kuru vaatlerde bulunanları herhalde görüyorsunuz”

    “Bölgemizde ve dünyada neler yaşanırsa yaşasın biz ülkemizle ilgili hedefe kararlılıkla yürümeyi sürdürüyoruz” açıklamasında bulunan Erdoğan, milli iradenin üzerinde hiçbir güç tanımadıklarını kaydetti. Erdoğan, “Ülkemizin yeni bir döneme adım atacağı 24 Haziran seçimlerinde milletimizin yine en doğru kararı vereceğinden hiç şüphemiz yoktur. Sizlerden ülkemizin demokrasiden ekonomiye her alandaki umutlarını ifade eden 2023 hedeflerine sahip çıkmanızı rica ediyorum. Eski Türkiye’nin hastalıklarını horlatmak için uğrayanlara asla izin vermeyeceğinize inanıyorum. Türkiye’yi yeniden istikrarsızlığa, çekişmenin, kısır kavgaların tuzağına çekmek isteyenlere itibar etmeyeceğinizi biliyorum. Yalan yanlış birçok kuru vaatlerde bulunanları herhalde görüyorsunuz. Böyle kuru vaatlerle bu iş olmuyor. Biz yaptıklarımızla konuşuyoruz” dedi.