Etiket: Vermeliyiz

  • Bozan: “Sahalarımızda şiddete değil sevgiye yer vermeliyiz”

    Adana Amatör Spor Kulüpleri Başkanı Dr. Ahmet Bozan geçtiğimiz hafta İstanbul Süper Amatör Ligi’nde yaşanan ve 17 yaşındaki Muhammed Yücel isimli gencin ölümü ile sonuçlanan olay sonrası yaptığı basın açıklamasında, “Hiç bir can müsabaka sonucuna feda edilemez. Gencecik yüreklerin susmasına asla müsaade etmemeliyiz’’ dedi.

    Adana Amatör Spor Kulüpleri Başkanı Dr. Ahmet Bozan Türkiye çapında amatör müsabakalarda yaşanan şiddet olayları ile geçtiğimiz haftalarda İstanbul Süper Amatör Ligi’nde yaşanan ve Muhammed Yücel adında 17 yaşında bir gencin ölümü ile sonuçlanan üzücü olay ile ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. Adana ASKF olarak kurulduğu günden bu yana hep şiddetin, çirkin tezahüratın ve saha olaylarının karşısında durduklarını ve durmaya devam edeceklerini aktaran Bozan, “Federasyon olarak şiddet ile kötü ve çirkin tezahürat kırmızı çizgimizdir. Sahalarımızda insan canını hiçe sayan bu tip eylemlerin hem Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu hem de ASKF olarak bizler daima sporun evrenselliğine gölge düşürdüğünü belirttik. Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Genel Başkanımız Sayın Ali Düşmez’in de ısrarla üzerinde durduğu konu ile ilgili en son açıklamalarının da kısaca sonuç odaklı sporun insan hayatının önüne geçmemesi gerekliliğini ve bu tarz acı olayların yaşanmaması için herkesin ders çıkarması gerektiğini vurgulamışlardır” ifadelerini kullandı.

    Sporun içinde bulunan tüm paydaşların tepkilerini en sert biçimde vermeleri gerektiğini vurgulayan Bozan,”Sporcusundan kulüplerine, hakeminden saha komiserine, basınından seyircisine bu tip olayların bir daha yaşanmaması için topyekün şiddetin karşısında durduğumuzu en gür sesle sahalara yansıtmalıyız. Hiç bir can müsabaka sonucuna feda edilemez. Gencecik yüreklerin susmasına asla müsaade etmemeliyiz’’ diye konuştu.

  • Başkan Altun: “Ev ve iş yerlerimizde ısı kayıplarına son vermeliyiz”

    Makina Mühendisleri Odası (MMO) Konya Şube Başkanı Aziz Hakan Altun, ev ve iş yerlerinde ısı kayıplarına son verilmesi gerektiğini söyledi.

    MMO Konya Şube Başkanı Aziz Hakan Altun, dünya üzerindeki birincil enerji kaynaklarının tükenesi üzerine gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm ülkelerin enerji ihtiyaçlarını kontrol altına alma ve enerjiyi etkin kullanma yöntemleri geliştirdiklerini söyledi. Başkan Altun, “Ülkemizde de, başta sanayi ve konut sektörlerinde olmak üzere, enerji tüketimleri her geçen yıl artmaktadır. Kalkınmakta olan ve nüfusu artan bir ülke olması nedeniyle ülkemizin enerji tüketimi de hızla artmaktadır. Bu da doğal kaynakların büyük bir hızla tüketilmeye başlamasına neden olmaktadır. Bu bilinçsizce tüketim, enerji kaynaklarının verimli kullanımını gündeme getirdiği gibi, tüketim sonucunda oluşan her türlü katı sıvı ve gaz atıkların da arıtılmadan doğaya atılmasının meydana getirdiği önemli çevre kirliliğinin önlenmesi arayışını da beraberinde getirmiştir. Konutlarda ısınma amaçlı enerji tüketimiyle, kaybedilen ısı enerjisi karşılanmakta ve ortam ile yüzey sıcaklıklarını konfor şartlarının gerektirdiği seviyelerde tutabilmek temelde hedeflenmektedir. Isınma sırasında tüketilen bu enerji çevreye kaybedilmekte ve kıt enerji kaynaklarımızla çevre kirletilmektedir. Diğer bir ifadeyle, yanlış ve bilinçsiz cihaz kullanımı ile enerji için harcanan miktarın bir kısmı israf edilmekte yani havayı ısıtmaya ve çevreyi kirletmeye harcanmaktadır. Bu nedenle, hem ülkemiz hem kendi cebimiz hem de çevremiz için, ısınma amaçlı enerji tüketimimizin mümkün olan en az düzeye indirilmesi gereklidir. Yani, ısınma amaçlı kullanmış olduğumuz cihazların ekonomik, güvenli ve çevreyi koruyucu şekilde işletilmesi ana amacımız olmalıdır” şeklinde konuştu.

    ” Isı yalıtımı hem ekolojik hem de ekonomik açıdan yararlı ve çok kısa sürede geri kazanılan bir yatırımdır”

    Bina yalıtımına da dikkat çeken Başkan Altun, “Bina yalıtımı yapılırken ısı kaybına müsait duvarlar, çatı ve zemin gibi geniş yüzeylerin yanı sıra subasman, kirişler, lento, radyatör muhafazaları, parapetler, donatılı beton sütunlar, pencere denizlikleri, pencereler arasındaki taşıyıcılar, duvar dış köşeleri, duvar birleşim yerleri gibi muhtemel ısı köprülerine de, gereken önemin verilmesi gerekiyor. Binaların pencerelerinden yüzde 10-25, tavanlarından yüzde 25, döşemelerinden yüzde 10, dolgu duvarlarından yüzde 15-25, ısı köprülerinden yüzde 20-50 ısı kayıpları söz konusudur. Isı yalıtımı hem ekolojik hem de ekonomik açıdan yararlı ve çok kısa sürede geri kazanılan bir yatırımdır. İyi bir yalıtımla yapı maliyetinin küçük bir kısmını oluşturan yalıtım giderleri, kendini çok kısa sürede amorti edebilmektedir. Ülkemizde hemen hemen bütün kazan daireleri bodrum katlarının en kötü bölümlerinde tesis edilmiştir. Bu hacimlerde kazanlar yanma için gerekli taze havayı alamaz. Yanma eksik olur, verim düşer, yanmamış gazlar çoğalır. Aynı şekilde bu gazlar dar, küçük ve kirli bacalarda boğulur” ifadelerini kullandı.

    ” Yapılacak harcamalar kendini 2 ila 5 yıl içerisinde amorti edebilir”

    En ucuz yakıtın, ancak tasarruf ilkelerine ve yakma tekniklerine uyularak tüketilebileceğini dile getiren Altun, akılcı bir tüketim ve enerji tasarrufu politikasıyla, kullanılan yakıtların çok daha ucuz ve ekonomik kılınabilir olduğunu kaydetti. Başkan Altun, “Isıtma sistemlerinin kullanımında enerji tasarrufu sağlayacak birkaç kuralı şöyle sıralayabiliriz; Bir uzman kişinin bilgisine başvurarak duvarlar yalıtılmalıdır. Bu işlem için yapılacak giderler, 2 ile 5 yıl arasında kendini amorti edebilir. Isınmayı sağlayan ısıtıcıların belirli periyotlarla ayarlarının yetkili servislerince kontrollerinin yapılması gereklidir. Uygun bir yalıtım malzemesi ile çatı en az 100 milimetre kalınlıkta yalıtılmalıdır. Bu işlem için yapılacak giderler, sağlanacak yakıt tasarrufu ile en çok 2 yıl içinde kendini amorti edebilir. Pencerelerde çift cam ya da çift pencere kullanılmalıdır, yapılacak olan giderler 5 yıl içinde enerji tasarrufundan karşılanabilir. Radyatörlerin önüne ve üstüne eşya, mobilya, mermer konmamalıdır. Radyatörlerin arka yüzüne bakan duvar, ısı yansıtma özelliği olan parlak, metal katkılı malzemeyle kaplanmalıdır. Yapılacak harcamalar kendini 2 ila 5 yıl içerisinde amorti edebilir. Pencerelerin ve dışa açılan kapıların kenarları uygun bir plastik, sünger malzeme ya da kağıt bantlarla kapatılmalıdır. Giderleri hemen o kış geri alınabilir” diye konuştu.

    “Yakıt tüketimini yüzde 7 azaltmak mümkün”

    Başkan Altun, “Oturma odaları için 22 derece, yatak odaları için ise 20 derece sıcaklık önerilir. Ancak, bu sıcaklıklar 1 derece düşürerek oturma odalarında 21 derece, yatak odalarında ise 19 derece seçilirse, toplam yakıt tüketimi yüzde 7 azalacaktır. 10 derecelik azalmayı sağlamak için, ısıtma cihazlarının termostatlarından yararlanılabilir. Ayrıca radyatörlere termostatik vana takarak da bu sağlanabilir. Kullanılmayan oda, kiler, antre ve merdiven radyatörleri ile banyo yapılmayan günler banyo radyatörleri kısılmalıdır. Odalarda bulunan masa, sandalye ve yatak gibi eşyalar dış duvarlardan uzak tutulmalı, temas önlenmelidir. Ülkemizde, tüm enerji kullanım alanlarında olduğu gibi, bina ısıtmasında da enerji verimi, batı ülkelerinden yaklaşık iki kat daha düşüktür. Ülkelerin enerji tüketimi arttıkça, tasarruf düşüncesi de aynı oranda artmaktadır. Bir ülkede üretilen enerjinin mümkün olabilen en yüksek verimle üretilmesi ve iletilmesi sağlanırken, bir taraftan da enerjinin gereksizce kaybolmasını önlemek gerekmektedir. Enerji tasarrufu kar demektir. Enerjiyi sorumsuzca kullanmak ve savurganca harcamak ekonomimiz için büyük bir kayıptır. Bu kayıpların önlenmesi de cihazların bilinçli kullanılması ve küçük tedbirlerin alınması ile sağlanabilmektedir” şeklinde konuştu.

  • Dr. Beyhan Baltacı: “Meme kanserinde erken tanı ve tedaviye önem vermeliyiz”

    Dahiliye Uzmanı Doktor Beyhan Baltacı, meme kanserine karşı uyarılarda bulunarak, hastalıkta erken teşhis ve tedavinin önemli olduğunu söyledi.

    Memede ya da koltuk altında ele gelen kütle, meme ucunun içe çekilmesi, kanlı yada kansız akıntı gelmesi, meme derisinde ödem, şişme, kızarıklığın meme kanseri belirtisi olduğunu kaydeden Konya Hospital Dahiliye Uzmanı Doktor Beyhan Baltacı, ailede ne kadar fazla kişide kanser varsa riskin artacağını kaydetti. Baltacı, “Meme kanserleri yüzde 5-10 genetiktir. Meme dokusunun sert olması, 11 yaşından önce adet görme, 55 yaşından sonra menapoz, çocuk doğurmamış, emzirmemiş, alkol sigara kullananlar, şişmanlık, yağlı beslenme riski artırıyor. Beyaz tenlilerde esmerlere göre risk yüzde 20 daha fazla. 35 yaşın altında meme kanseri olanlarda gidişat daha hızlı ve kötü olabiliyor. Tümör tespit edildiğinde büyük ve koltuk altına ve başka yerlere yayılmışsa bu da riski artıran bir durumdur” dedi.

    “Bağışıklık sistemimizi güçlendirmeliyiz”

    Doktor Baltacı son yıllarda kanser tedavilerinde önemli ilerlemeler ve yenilikler olduğuna değinerek, erken teşhisle mükemmel sonuçlar alındığını vurguladı. Baltacı, “Erken tanıyarak meme alınmadan tedaviler yapılabilmektedir. Meme alınsa da plastik cerrahi ile konuşularak yeni memeler yapılabilmektedir. Hastalıktan korunmak için beslenmemize dikkat etmeliyiz. Taze sebze ve meyve tüketmeli, aşırı kırmızı etten kaçınmalıyız. Kilo kontrolü sağlayıp fazla kilolardan kurtulmalıyız. Stresten, alkol ve sigaradan uzak durarak mutlaka egzersiz yapmalıyız. Uyku düzenimize dikkat edip bağışıklık sistemimizi güçlendirmeliyiz. Antioksidan içeren gıdalarla beslenmeliyiz. Aşırı tuzlu ve yağlı gıdalardan kaçınmalıyız. Hijyenik olmayan su ve gıdaları tüketmemeliyiz. Katkısız ve doğal gıdalar tüketmeliyiz. Hayatımızdaki gereksiz kimyasallardan kozmetik ürünlerden kaçınmalıyız. Hava kirliliğinden uzak bir çevrede yaşamaya çalışmalıyız” diye konuştu.

    “Erken tanı ve tedaviye önem vermeliyiz”

    Tümörün yenilenme riski ilk üç yılda fazla olduğu için üç yıl boyunca düzenli kontroller yapılması gerekliliğini vurgulayan Dahiliye Uzmanı Baltacı, “Stresten uzak bir hayat sürmeye çalışmalıdır. Kişilere yakınların ve doktorun bu konuda desteği önemlidir. Sonuç olarak, erken tanı ve tedaviye önem vermeliyiz. Etkisiz ve bilimsel olmayan yöntemlere itibar etmemeliyiz. Hekime gitmekten korkmamalıyız. Periyodik kontrollerimizi mutlaka yaptırmalıyız. Kanser belirtisi olabilecek şikayetler konusunda hassas olmalıyız” ifadelerini kullandı.

  • “Kayserili Sanayiciler Olarak Markalaşma ve İnovasyona Daha Fazla Önem Vermeliyiz”

    Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) meslek komitelerinden 1., 8., 9., 10., 11. ve 26. gruplara yönelik genişletilmiş meslek komitesi toplantısı yapıldı. Odamızda kahvaltılı olarak yapılan toplantıya, KAYSO Meclis Başkanlık Divanı, Yönetim Kurulu Üyeleri ve meslek komitesi üyeleri katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Odamız faaliyetleri ve üyelere yönelik çalışmaları hakkında bilgiler aktardı.

    Sanayiciler olarak seslerini daha iyi duyurmak adına meslek komitesi toplantılarının önemine değinen Başkan Büyüksimitci, “Meslek komitelerimiz iyi çalışırsa, ortak problemler ve çözüm önerilerimizi tartışabiliriz. Bu manada bu toplantılarımızdan çıkan birçok soruna çözüm bulduk. Bizimle devamlı irtibat halinde olur, sorunlarınızı bize sözlü ya da yazılı olarak iletirseniz, bizde ilgili makamlarla görüşüp çözüm yolları ararız” dedi

    Markalaşma ve inovasyona dikkat çeken Başkan Büyüksimitci, “Kayserili sanayiciler olarak markalaşma ve inovasyona daha da fazla önem vermemiz ve katma değerli üretim yapmamız gerekir. Bunun için hükümetimiz her türlü teşvik ve destek altyapısını hazırlamış durumda. Şu anda ilimizde 8 adet olan Ar-Ge merkezi sayısını artırarak, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlere adım atmamız gerekli” diye konuştu.

    KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya ise, altı ayrı grupla genişletilmiş meslek komitesi yaptıklarını belirterek, “Her grubun kendine özgü sorunları olduğu gibi sanayiciler olarak ortak sorunlarımızda var. Ortak sorunlarımızı zaten hepimiz biliyoruz ve bu konuda KAYSO olarak gerekli girişimlerde bulunuyoruz. Sanayicilerimiz burada daha çok kendi grupları ile ilgili spesifik sorunları dile getirirlerse bizde Oda olarak çözüm yolları bulmaya çalışırız” diye konuştu.

    Toplantının devam eden kısmında tüm sanayiciler teker teker söz alarak sektörde yaşadıkları sorunları ve çözüm önerilerini dile getirdi. İnşaat sektöründe faaliyet gösteren sanayiciler, inşaat demirinin maliyetlerinin arttığını, bununda taahhütle bulunan firmaları zora soktuğunu söylediler.

    Kağıt sektöründeki firmalar ise, Çin’in kağıt üretimine getirdiği kısıtlamadan dolayı fiyatların arttığını, bununda ambalaj fiyatlarına yansıdığını belirterek, her iki konuya da bir çözüm bulunması gerektiğini dile getirdiler.

    Sanayicilerin KDV ve geçici vergi konusunda düzenlemeye gidilmesi gerektiğini ve finansman maliyetlerinin arttığı bu ortamda üreticilere kolaylık sağlanması gerektiğini belirtmesi üzerine; KDV ile ilgili Maliye Bakanlığının kapsamlı bir çalışma yapıldığını ifade eden Başkan Büyüksimitci, Odalar olarak kendilerinin de katkıları ile KDV konusunda doğru bir çözüme ulaşılacağını söyledi.

  • Kılıçdaroğlu: “Çocuklarımıza güzel bir Türkiye vermeliyiz”

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 57. Alay yolundan Conkbayırı’na yapılan 6 kilometrelik yürüyüşün ardından anıta, üzerinde ’Adalet’ yazılı çelenk koydu. Türkiye’de huzur içerisinde yaşamak istediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Onlar hayatlarını verdiler, bizler de çocuklarımıza güzel bir Türkiye vermeliyiz” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Çanakkale’nin Eceabat ilçesine bağlı Kocadere Kamp Alanı’nda dün başlayan ve 4 gün sürecek olan ‘Adalet Kurultayı’nda ikinci gün programı kapsamında 57. Alay yürüyüş yolundan Conkbayırı’na yaklaşık 6 kilometre yürüyüş gerçekleştirildi. Kurultayın yapıldığı kamp alanında sabah saat 06.00’da çorba ve hoşaf içilmesinin ardından başlayan yürüyüşte CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da yer aldı. Conkbayırı Şehitler Anıtı’nda son bulan yürüyüş sonrası Kılıçdaroğlu, anıta üzerinde ‘Adalet’ yazılı çelenk bıraktı. Saygı duruşunun ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

    “57. Alay sabah kalktılar buğday çorbasını içti, şekersiz üzüm hoşafı ve yarım ekmekle sabah kahvaltılarını yaptılar. Bugün bizim geldiğimiz yoldan buraya geldiler. Atatürk onlara, ’Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum’ dedi ve 57. Alay bu topraklarda son buldu. Hayatını bu topraklar için, bayrakları için verdiler. Çanakkale destanı bir anlamda burada yatanların destanıdır. Onları rahmetle anıyoruz. Bize güzel bir Türkiye emanet ettiler. Çanakkale destanı bize Çanakkale’nin geçilmez olduğunu anlattı. Tarihimizi iyi bilmeliyiz. Eğer bize güzel bir Türkiye bıraktılarsa bu güzel Türkiye’de adalet içinde yaşamalıyız. Bu güzel Türkiye’de birlikte ve huzur içerisinde yaşamalıyız. Adalet kurultayımızın teması da budur. Mehmetçiklerimizi, komutanlarımızı andık. Onların savaştıkları topraklarda sabah yine onların kalktığı saatlerde kalktık, onların içtiği çorbaları, hoşafları içerek buralara geldik. Biz bu ülkede huzur içerisinde yaşamak istiyoruz. Onlar hayatlarını verdiler, bizler de çocuklarımıza güzel bir Türkiye vermeliyiz. Bu yürüyüşe katılanlara teşekkür ediyorum.”