Etiket: Vermek

  • Karşıdan gelen kamyona yol vermek isteyen traktör şarampole düştü

    Şanlıurfa’da karşıdan gelen kamyona yol vermek isteyen traktör şarampole düştü.

    Edinilen bilgiye göre kaza, Şanlıurfa’nın Haliliye İlçesine bağlı Mamuca kırsal Mahallesi Şahintepe sokakta yaşandı. İddiaya göre dar olan yolda, karşıdan gelen kamyona yol vermek isteyen traktörün sürücüsü, şarampole düştü. Kazada şans eseri ölen ya da yaralanan olmadı.

    Traktör, kırsal mahallede yaşayan vatandaşlar tarafından düştüğü yerden çıkartıldı.

  • Aşut: “Seçimlerin ertelenmesi çalışmaya ara vermek anlamına gelmemeli”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, TOBB’a bağlı oda ve borsaların seçimlerinin Bakanlar Kurulu kararışla Nisan 2018’e ertelenmesinin, çalışmaya ara vermek anlamına gelmemesi gerektiğini belirterek, “Bizler seçimden seçime değil, 365 gün odamız, kentimiz ve ülkemiz için çalışma ruhuna sahip bir camiayız” dedi.

    MTSO Başkanı Aşut, yazılı bir açıklama yaparak, Türkiye genelinde tüm oda ve borsaların seçimlerinin Bakanlar Kurulu kararıyla ertelenmesini değerlendirdi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) bağlı tüm odalarda 2017 Ekim-Kasım aylarında yapılması planlanan seçimlerin, Bakanlar Kurulu Kararı ile 2018 Nisan ayına ertelendiğini anımsatan Aşut, kararın pazar günü Resmi Gazetede yayınlandığını ifade etti.

    Bakanlar Kurulu’nun ilgili kararını anımsatan Aşut, MTSO üyelerine seslendiği açıklamasında, “Özellikle seçimlerde, MTSO Meclisinde, yönetiminde veya meslek komitelerinde yer almak için aday olan, seçimlere hazırlık yapan, bunun için bir süredir ciddi bir çalışma yapan tüm arkadaşlarıma gösterdikleri çabalar, kentimiz ve Mersin iş dünyasının geleceği adına gösterdikleri bu gönüllü çalışmalar için teşekkür ediyorum. Hepimizin amacı, kentimize ve kent ekonomimize hizmet etmektir. Yeni kesin seçim tarihi açıklanana kadar belki seçim çalışmalarımıza bir süre ara versek de odamız ve kent ekonomimiz için, sektörlerimiz için çalışmaya, odamız projelerinin, eğitimlerinin ve tüm çalışmaların etkin bir parçası ve aktif katkı koyucusu olmaya devam etmeliyiz. Seçimlerin ertelenmesi çalışmaya ara vermek anlamına gelmemelidir. Bizler seçimden seçime değil, 365 gün odamız, kentimiz ve ülkemiz için çalışma ruhuna sahip bir camiayız. Mersin iş dünyası, MTSO’nun tüm üyeleri bu ruhla yeni seçim gününe kadar en iyi bildiği şeye; yani, üretime, ihracata, yenilikçiliğe, girişimciliğe, ar-ge’ye, markalar yaratmaya, kısacası kentinin ve ülkesinin zenginliği olmaya devam edecektir. Alınan kararın hayırlara vesile olmasını diliyor, MTSO’nun tüm üyelerine saygılarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

  • Polise rüşvet vermek isteyince gözaltına alındılar

    Antalya’nın Alanya ilçesinde şüphe üzerine durdurulan araçta bulunan Rus uyruklu kadın ile bir kişi ve evraklarını soran polis memurlarına 300 TL rüşvet teklif ettiği öne sürülen sürücü gözaltına alındı.

    Edinilen bilgiye göre, Saray Mahallesi’nde dün gece saatlerinde devriye yapan Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği şüphe üzerine 07 FTN 71 plakalı otomobili durdurdu. Araçta bulunan Rus uyruklu Samira A., Albina F., ve Osman B.’nin GBT sorgusu yapıldığı sırada görevli polisin yanında gelen araç sürücüsü Yılmaz B. (35) ‘ehliyetim yok idare et’ diyerek elinde bulunan 300 TL’yi vermek istedi. Bunun üzerine rüşveti kabul etmeyen polis, araçta bulunan 4 kişiyi gözaltına aldı.

    Gözaltına alınan Samira A., Albina F. ile Osman B. savcılık talimatıyla serbest bırakılırken, polise rüşvet teklif eden Yılmaz B. ise emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

  • MTSO Başkanı Aşut: “Kendimize çeki düzen vermek, eksiklerimizi gidermek zorundayız”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, vizyon ve değişimlerin sadece eğitimle olacağını belirterek, “Türkiye’nin neden küresel şirketleri yoktur? Bizim şirketlerimiz neden küçüktür? Bunun elbette yatırım ortamından kaynaklanan nedenleri de vardır. Ama aynı zamanda, işin, o şirketleri yönetenlerin bakış açısı ile de bir alakası vardır. İş dünyası olarak önce kendimize çeki düzen vermek, kendi eksiklerimizi gidermek zorundayız” dedi.

    İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı Sanayi 500 listesini değerlendiren Aşut, listede Mersin firmalarının da olmasının kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Firma yöneticilerine çalışmalarından dolayı teşekkür eden Aşut, kendileriyle gurur duyduklarını dile getirdi. İSO 500 ve İSO ikinci 500 listelerinin kentlerin sanayi yapılanmaları ve sanayi üretimlerini göstermesi anlamında göstergelerden sadece bir tanesi olduğunun altını çizen Aşut, “Ancak, kentlerin ekonomik büyüklüklerini, sanayi gelişimlerini gösteren tek gösterge değil. İSO sanayi listelerinde Mersin’den daha fazla sayıda sanayi kuruluşu olan ama ekonomik büyüklüğü Mersin’in çok çok altında olan iller var. Ekonomi bütüncül ele alınması gereken bir konudur. Bir çiçekle bahar gelmez, bir sektörle veya bir gösterge ile ekonomik gelişme yakalandı denemez. Öncelikle ülke ekonomimizin küçük ve orta ölçekli KOBİ’lere dayandığı unutulmamalıdır. Tüm enerjimizi bu KOBİ’lerin öncelikle ayakta durmasına, sonra büyümesine, ar-ge kapasitesinin arttırılmasına, kurumsallaşmasına ve ihracat odaklı çalışmasına harcamamız gerekiyor. İşte bu anlamda İSO listelerine giren firmalarımızın bir rol model teşkil edeceğine inanıyorum” diye konuştu.

    “Türk sanayinin potansiyeli dünyada ilk 15 ülke içine girmeye yeter”

    Türk sanayisinin potansiyelinin dünyada ilk 15 ülke içine girmeye yeter olduğunu vurgulayan Aşut, “Evet, KOBİ’lere dayanan bir ekonomimiz var. Özellikle konumuz sanayi olduğu için biraz sanayi odaklı birkaç veriyi paylaşmak isterim. Türkiye İstatistik Kurumu veri tabanında yaklaşık 17 bin imalat sanayi şirketine ait veri bulunmaktadır. Bunlar arasında, beş yıl üst üste satışlarını artırabilen şirket sayısı yalnızca 600 civarındadır. Beş yıl üst üste, hem satışlarını, hem ihracatını, hem de verimliliğini artıran firmaları arıyorum derseniz, bulabileceğiniz firma sayısı yalnızca 15’tir. Türk şirketlerinin içinde, vasat olmayan, kendini sürekli yenileyip, operasyonlarını verimliliği ile birlikte büyütebilen firma sayısı yalnızca 15’tir. İstanbul Sanayi Odası’nın İSO-1000 şirketleri içinde, ortalama satış gelirleri artışı, beş yıl süreyle, içinde bulunduğu sektörün ortalama satış gelirlerinin üzerine çıkan şirket sayısı 150’yi bulmuyor. Bir önceki başyazımızın ne anlama geldiğini sanırım daha iyi anlıyoruz. Karakter olarak pozitif ve bardağın çoğu zaman dolu tarafını gören bir kişi olarak bilinirim. Hiçbir zaman umutsuz değilimdir. Bundan dolayı zaman zaman sanayimizin veya genel anlamda ekonomimizin eksiklerini öne çıkarttığımda bazı çevreler veya dostlarım bunu yanlış algılıyor ve neden karamsar yorumlar yaptığımı soruyorlar. Ben buna katılmıyorum. Çünkü ben ülkemin sanayi vizyonuna inanmasam bir sanayici olmam. Aksine, ben var olan durumumuzu var olan potansiyellerimize göre yetersiz bulduğum için, Türk sanayicisinin çok daha büyük işler başarabileceğini bildiğim için, ülkemin sanayisine inandığım için bu yorumları yapıyorum. Çocukluğundan beri sanayinin içinde olan bir sanayici olarak, ülkemin sanayi potansiyelini ve başarı hikayesini bilen biri olarak dünyanın sanayisi gelişmiş ilk 15 ülke içinde olmamız gerektiğine inandığım için bunları söylüyorum. Hatta çoğu zaman çuvaldızı kolaycılığa kaçıp makro eksiklere veya kamu desteklerine değil, aksine kendimize, biz sanayicilere batırıyor ve önce kendi eksiklerimize odaklanmamız gerektiğini söylüyorum. Çünkü şunu iyi biliyorum ki, mükemmel bir bütün, mükemmel parçalardan oluşur. Sanayiciler ve sanayi kuruluşları nitelikli olursa, ülke sanayimiz de nitelikli olur” şeklinde konuştu.

    “Sanayide aile vesayeti kurumsallaşmaya engel oluyor”

    Sanayide aile vesayetinin kurumsallaşmaya engel olduğunu kaydeden Aşut, “TEPAV uzmanları üşenmemişler ve İstanbul Sanayi Odası’nın İSO-1000 şirketlerini büyüklüklerine göre iki gruba ayırmışlar. İSO-1’inci 500 içinde daha büyük şirketler olsun. İSO-2’inci 500 içindeyse daha küçükler yer alsın. Her iki gruptaki şirketlerin yönetim kurullarında aynı soyadlı kaç kişi olduğuna bakmışlar. Bir nevi şirketlerde aile vesayeti ne durumda analizi yani. Aile vesayeti ne kadar güçlüyse, şirket o kadar az kurumsal oluyor. Buna göre, İSO-1’inci 500 şirketlerinin yönetim kurullarında aynı soyadı taşımayanların oranı yüzde 40 iken, İSO-2’inci 500 içinde bu oran yüzde 20’ye düşmektedir. Ya da tersinden söyleyelim: İSO-2’inci 500 şirketlerinin yüzde 42’sinde aynı soyadını taşıyanların yönetim kurulu içindeki ağırlığı yüzde 100 oranındadır. Aynı oran, İSO-1’inci 500 şirketleri içinde yüzde 24’e gerilemektedir. Yani, şirketler küçüldükçe, yönetim kurullarında hep aynı aileden kişiler yer almaktadır. Şirketler kurumsallaştıkça profesyonel yöneticiler başa geçmektedir ve büyümektedir. Elbette kurumsallaşma sadece bu demek değil ama durum bu. Sadece sanayicimizde değil, tüm girişimcilerimizde bu güven sorunu var aslında” ifadelerini kullandı.

    “Sanayicilerin vizyonu değişirse, sanayinin vizyonu değişir”

    Sanayicinin vizyonu değişirse, sanayinin de vizyonunun değişeceğine dikkat çeken Aşut, “Türkiye’nin neden küresel şirketleri yoktur? Bizim şirketlerimiz neden küçüktür? Bunun elbette yatırım ortamından kaynaklanan nedenleri de vardır. Ama aynı zamanda, işin, o şirketleri yönetenlerin bakış açısı ile de bir alakası vardır. Elbette Ticaret ve Sanayi Odaları olarak veya ülkenin ekonomik STK’ları olarak yatırım ortamı ile ilgili, makro alt yapı eksikleri ile ilgili veya kamu destekleri ile ilgili eksikleri gündeme getirmek, kamu ile uyum içinde, siyaset ile uyum içinde bunlara çözüm aramak asli görevlerimizden biridir. Ancak, iş dünyası olarak önce kendimize çeki düzen vermek, kendi eksiklerimizi gidermek zorundayız. Bunun başında da kurumsallaşmak, insan kaynağımızı eğitmek, ar-ge ve inovasyona odaklanmak, ihracatı odak noktamız yapmak ve yeni çağın imalat devrimi olan Sanayi 4.0’a kendi çapımızda hazır olmaya çalışmak gelmektedir. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu konularla ilgili sürekli eğitimleri Odamızın temel vizyonu olarak devam ettireceğiz. Çünkü, vizyon ve değişimler sadece eğitimle oluşur” dedi.

  • Yol ücretini vermek istemeyen gençler otobüs şoförünü bıçakladı

    Sakarya’nın Arifiye ilçesinde gençler ile otobüs şoförü arasında tartışma çıktı. Çıkan tartışmada gençler otobüs şoförünü bıçaklayarak yaraladı, o anlar otobüsün güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

    Olay Arifiye ilçesi Atatürk Caddesi üzerinde meydana geldi. İddialara göre ilçe garajlarından otobüse yolcu olarak binen iki genç Merkez Cami durağında inmek istedi. Gençlerin para vermediğini gören otobüs 57 yaşındaki şoförü Mustafa A. gençleri uyararak yol ücretini almak istedi. Gençler istenen ücrete sinirlenerek otobüs şoförüne saldırdı. Otobüs şoförü ve gençler arasındaki yaşanan arbede sonrasında, otobüs şoförü Mustafa A. karın ve bacak bölgesinden aldığı iki bıçak darbesiyle hafif şekilde yaralandı. Yaşanan kavga sonrasında gençler olay yerinden kaçarken, otobüs şoförü olay yerine gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı. Polis ekiplerinin, otobüs şoförüne saldıran iki genci yakalayarak gözaltına aldığı öğrenilirken, Mustafa A.’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    Öte yandan, yaşanan arbede saniye saniye otobüste bulunan güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, otobüs şoförü ile gençler arasında arbede yaşandığı ve gençlerin otobüs şoförünü bıçaklama anı gözüküyor.