Etiket: Vermek

  • Kilo Vermek İstiyorsanız Öğün Atlamayın

    Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, kilo vermek isteyenlere öğün atlamayın önerisinde bulundu.

    Öğün atlamayıp, kalori alımını çok düşürmenin kilo vermek için faydalı olduğunu belirten Gebze Medical Park Hastanesi Uzman Diyetisyenlerinden Aslıhan Küçük, “Kilo sorununu çözemeyenlerin aklına gelen ilk soru şu oluyor. ’metabolizmam mı bozuldu, metabolizmamı yavaşlatan bir problem mi oluştu?’ Metabolizma vücudun temel fonksiyonlarını sürdürebilmesi için harcadığı enerji miktarıdır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte tabiat kanunu olarak metabolizma hızımızın yavaşlaması sizleri korkutmamalı, yavaşlayan metabolizmaya karşılık gereksiz hızlandırıcı çabalara girilmemelidir. Metabolizmanın aşırı hızlı olması da yavaş olması da problemdir. Hızı ve büyüklüğü öncelikle vücut bileşimlerine, temel olarak da yağ-kas oranına bağlıdır. Yağ oranı artıp kas oranı azaldıkça yavaşlamakta ya da tersine kas miktarınız çoğalıp yağlarınız küçüldükçe hızlanmaktadır” dedi.

    Metabolizmayı etkileyen ve yavaşlatan durumlar hakkında Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, şu bilgileri verdi:

    “Kas kitlesi direk olarak kalori yakımı ile doğru orantılıdır. Eğer kas oranınız normale göre yüksek ise metabolizma hızınız olması gerekenden daha yüksek olduğu anlamına gelmektedir. Gün içerisinde yapılacak düzenli egzersiz ile kalori yakımını iki katına yakın arttırabilirsiniz. Egzersizin düzenli yapılması buradaki en önemli unsurdur. Çünkü yapmış olduğunuz egzersizde o anda yakılan kaloriden çok metabolizmanın aktif olarak sürekli çalışması daha önemlidir. Uzun süre ama daha orta tempo ile yapılan egzersizin, hızlı tempo ile daha kısa süre yapılan çalışmalara göre daha verimli sonuçlar vereceğini de unutmamalısınız.

    ÖĞÜN ATLAMAYIN

    Öğün atlamayın, kalori alımınızı çok düşürmeyin! Eğer vücudunuz giderek daha az besin almaya yöneltilir ve bunu almaya alışırsa, enerjiyi korumak için metabolizmanızı yavaşlatacaktır. Zamanla aynı besinleri tüketseniz bile, vücudunuz aldığınız kalorileri yakıt olarak kullanabilmek için yavaşlayacak ve istemediğiniz kiloların bedeninize yapışmasına neden olacaktır.

    YAĞLI TÜKETMEK

    Yediğiniz bir besinin yağdan gelen oranın yüksek olması gereksiz enerji alımına neden olur. Vücuttaki yağ kütlesindeki artış giderek metabolizmayı yavaşlatır.

    Karbonhidratsız olmaz: Ekmeği kesmek yapılan büyük hatalardan biridir. Posa ve B grubu vitaminleri bakımından zengin olan tahıllı ekmekler, kan şekerini dengeleyerek hızlı acıkmamızı engeller. Sıfır karbonhidrat kas kaybına da neden olacağı için metabolizmayı yavaşlatır.

    SU TÜKETİN, ZAYIFLAYIN

    Bedeninizin işlevselliğini devam ettirebilmesi için suya ihtiyaç duyar. Hatta hafif susuz iseniz metabolizmanız yavaşlayabilir. Yapılan bir çalışmada günde 8 bardak su içen kişilerin vücutlarının yakmış olduğu kalorinin 4 bardak içenlere göre daha fazla olduğu gösterilmiştir. Gün içerisinde alınan sıvı miktarına taze sebze ve meyvelerinde katkı sağladığını unutmadan bunları da günlük beslenme programınızda bulundurmanız önemlidir.”

  • Kilo Vermek İsteyenlere Önemli Uyarı

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Çolak, her kişi için farklı diyet programları uygulanması gerektiğini belirterek, kilo vermek isteyenleri televizyon ve internet üzerinden satılan zayıflama ürünlerini almamaları konusunda uyardı.

    Özel Gözde İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Çolak, her bireyin farklı vücut yapısı ve metobolizması olduğunu ve kişiye özel diyet programları hazırladıklarını söyledi. Hiçbir yiyecek ve ilacın tek başına kilo verdiremeyeceğini ifade eden Çolak, kilo vermek isteyenleri televizyon ve internet üzerinden satılan zayıflama ürünlerini almamaları konusunda uyardı. Çolak, özellikle orta yaşlı kadınlarda, genetik yatkınlık, yaş, hareketsiz yaşam ve dengesiz beslenme sonucu görülen aşırı kilo ve buna bağlı olarak ortaya çıkan insülin direncinin, şeker hastalığı ve karaciğer yağlanmasına yol açabildiğini kaydetti.

    Çolak, “Kilo problemi yaşayanların ilk önce dahiliye hekimine muayene olduğunu ve kan tahlillerine bakıldığını belirterek şöyle konuştu: “Fazla kiloya sebep olan bir hastalığın olup olmadığı saptandıktan sonra, boy, kilo, yaş, çalışma saatleri hatta psikolojik duruma göre enerji hesaplaması yapıyoruz ve 20 günlük özel diyet programı yazıyoruz. Danışanlarımız kilo ve vücut direncine bağlı olarak ayda 3-5 kilo veriyor. Duruma göre diyet sürelerini uzatıyoruz. İdeal ağırlığa ulaşıldığında koruma programıyla, takibe devam ediyoruz. Amacımız danışanların sadece hızlı bir şekilde kilo kaybını sağlamak değil, bunu yaparken sağlıklı ve dengeli beslenmeyi öğretmek. Kısacası, kişinin zayıflaması için değil, beslenme alışkanlığını değiştirmesi için çalışıyoruz. Bu yöntemle İzmir’de son 10 ayda danışanlarımız toplam bin 300 kilo verdi; hem sağlığına, hem de ideal ağırlıklarına ulaştı.”

    “ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE AİLELERE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”

    Aşırı kilo alımında çocukluk döneminde ailelere büyük görev düştüğünü dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Çolak, çocukluk dönemini kilolu geçiren bir çocuğun, ergenlik ve yetişkinlik döneminde obez olma riski taşıdığını ve tedavinin çok daha zorlu olabileceğini hatırlattı. Çocukların ilk 6 aydan itibaren ek gıdaya başladığını ve bu gıdaları tek tek tanıtmak gerektiğini belirten Çolak, “Çocuklar mutlaka yiyeceklerin tadını tek tek almalı. Yemek karıştırılarak verilmemeli. Mesela ıspanağın tadını ayrı, yoğurdun tadını ayrı almalı. Abur cubur tüketimin yerine, kuru meyve, tahin, pekmez, fındık, badem öneriyoruz. Anne ve babaların sofraya mutlaka çocuklarıyla birlikte oturmaları, yemek alışkanlığı kazanılmasında çok önemli bir nokta. Üç yaş üzeri tüm çocuklar, yemeklerini kendileri yemelidir. Anneler ellerinde kaşıkla çocuğa yemek yedirmemeli. Çocuk üstüne dökse bile, kendi kendine yemek yemesini öğrenmeli” şeklinde konuştu. Günümüzde televizyon, bilgisayar, tablet gibi iletişim araçlarının da özellikle çocukları hareketsiz bir yaşama ittiğini dile getiren Çolak, çocukların hem enerji harcayabilecekleri, hem de sosyalleşebilecekleri etkinliklere yönlendirilmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

  • “Sık Kilo Alıp Vermek Safra Kesesi Taşına Yol Açabilir”

    Toplumda sıklıkla 40 yaş üstü kadınlarda görülen safra kesesi taşlarının başta sarılık olmak üzere ilerleyen dönemde karaciğer yetmezliği ve safra kesesi kanserleri gibi ciddi hastalıklara neden olabileceği bildirildi. Özellikle düşük kalorili diyet yapanların risk altında olduğunu belirten uzmanlar, sık kilo alıp vermenin safra kesesi taşına neden olabileceğini söylüyor.

    Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünden Op. Dr. Tolgay Akın, safra kesesi taşlarının en sık olarak 40 yaş üstü kişilerde ortaya çıktığını, herhangi bir belirti vermeden sessizce oluşabileceğine dikkat çekti. İlerleyen dönemde ise karnın geneline yayılan, sırt ve omuza vuran şiddetli ağrılara yol açabileceğini kaydeden Op. Dr. Akın, “Bu şikayetler kimi zaman kalp krizi belirtileri ile karıştırılabilir. Bu nedenle doğru tanı konulması ve tedavinin buna göre şekillenmesi çok önemlidir. Tedavi için vakit kaybedilmemelidir. Çünkü zamanında müdahale edilmeyen safra kesesi taşları ciddi komplikasyonlara yol açabilir” dedi.

    DÜŞÜK KALORİLİ DİYET YAPANLAR RİSK ALTINDA

    Safra kesesinin en fazla görülen hastalığı olan taş oluşumunda, kişinin yaşam tarzının etkili olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Akın, doğurganlığa ve östrojen hormonuna bağlı olarak 40 yaş üstü kadınları, erkeklere oranla daha fazla etkileyen sorunun oluşma riskini artıran diğer faktörleri ise şu şekilde sıraladı: “Fazla kilo, düşük kalorili diyetlerle sık kilo alıp vermek, çok sayıda doğum yapmış olmak, hareketsiz yaşam.”

    Safra kesesi taşlarına doğru zamanda doğru tedavi uygulanmadığında, uzun dönemde safra kesesi kanseri ortaya çıkabileceğine işaret eden Op. Dr. Akın, şu ifadeleri kaydetti:

    “Kanser riski, safra kesesi taşı olan ve tedavi edilmeyen kişilerde, sağlıklı kişilere göre 7 kat fazladır. Safra kesesi kanserinin birçok kanser türüne göre kötü seyirli olduğu göz önüne alındığında, bu riskli durumun ortaya çıkmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Safra kesesi taşları, ağır ve yağlı yemeklerin ardından yaşanan şiddetli ağrılar, şişkinlik, hazımsızlık ve mide ağrısı şikayetleri ile kendini göstermektedir. Tanın konulması, taşın sayısının ve boyutunun saptanması için ultrasonografik inceleme yapılır. Tanı sonrası ameliyat gereken hastalarda sıklıkla altın standart kapalı ameliyat olarak adlandırılan laparoskopik cerrahi tercih edilmektedir. Safra kesesinin vücuttan cerrahi müdahaleyle alınması hastanın yaşam konforunu etkilememektedir.”

    Safra kesesinde taş tespit edilen hastaların, vakit kaybedilmeden ameliyat edilmesi gerektiğini söyleyen Op. Dr. Akın, küçük kesilerden girilerek yapılan laparoskopi ameliyatının hastaya konfor sağladığı bilgisini paylaştı. Op. Dr. Akın, bu yöntemle ameliyat sonrası hastanede kalış ve iyileşme süresinin kısalacağını, hastanın normal yaşama dönüş süresinin azalacağını ve 30 dakikadan az bir sürede yapılan safra kesesi ameliyatlarında, sabah ameliyat olan hastanın ertesi gün iş hayatına bile dönebileceğini sözlerine ekledi

  • Kilo Vermek İçin Maş Fasulyesi Tüketin !

    Uzman Diyetisyen Serkan Tutar, “Maş fasulyesinin önemi her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır. Çünkü ülkemizde bulunan birçok besin grubuna göre içeriği oldukça kalitelidir.” dedi.

    Kurubaklagiller grubundan olan maş fasulyesinin bitkisel protein içeriğinin oldukça yüksek olduğunu ifade eden Uzman Diyetisyen Serkan Tutar, şöyle konuştu:

    “Hatta son zamanların moda olan besini kinoa ile kıyaslandığında iki katından daha fazla miktarda protein içermektedir. İçeriğindeki fazla miktarda protein nedeni ile kilo vermek isteyenler için önemli bir besindir. Hem tok tutucu hem de metabolizma hızlandırıcı etkisi bulunmaktadır. Posa içeriğinin yüksek olması barsak sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Lifli besinlerin temel özelliği kolesterol seviyesinde düşmelere neden olmasıdır. Eğer yüksek kolesterol probleminiz varsa maş fasulyesini beslenme programınızda fazlası ile bulundurmalısınız. Kalp rahatsızlığı olan bireyler için haftada 2 defa kurubaklagil tüketilmesi zorunludur. Maş fasulyesi de en kaliteli baklagillerdendir. Karaciğer yağlanması olan bireylerin en büyük problemi yüksek kilodur. Maş fasulyesini tüketmek hem kilo kaybınızı sağlayacak hem de içerisindeki lesitinden dolayı karaciğer yağlanmanızı azaltacaktır. Magnezyum içeriği yüksek olan maş fasulyesinin bu özelliği sayesinde hem sinir sisteminizi rahatlatır hem de uyku kalitenizin artmasını sağlayacaktır.”

    İçindekiler:

    8-10 yemek kaşığı maş fasulyesi. 1 orta boy kuru soğan. 1 orta boy domates. 1 adet konserve kırmızı biber. Taze soğan (isteğe bağlı). 1 yemek kaşığı zeytinyağı. Hazırlanışı: Maş fasulyesini öncelikle sıcak su içerisinde yumuşayıncaya kadar bekletin. O beklerken siz kuru soğan, domates, kırmızı biber ve taze soğanı doğrayın. Daha sonra yumuşayan maş fasulyesinin suyunu döküp soğumasını bekleyin. Soğuduktan sonra kesmiş olduğunuz sebzeleri maş fasulyesi ile karıştırın. Üzerine lezzet katmak için zeytinyağı ve nar ekşisi ekleyebilirsiniz.

  • Ambulansa Yol Vermek İsterken Kaza Yaptı

    Bursa’da ambulansa yol vermek isteyen kadın sürücü yaşadığı panik sebebiyle kaza yaptı.

    Kaza, Bursa’nın İnegöl ilçesi Kemalpaşa Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Yeşil Cami kavşağına yaklaşmakta olan ambulansa yol vermek isteyen sürücü bir anda panikledi. 16 K 1166 plakalı otomobili ile ambulansa yol vermek isteyen B.D., kırmızı ışıkta geçmek istedi. Yardım etmek isterken gaza fazla yüklenen B.D., karşı şeritte kırmızı ışıkta bekleyen İ.Y. idaresindeki 16 PC 448 plakalı ticari araca çarptı. Kazada yaralanan olmazken, araçlarda maddi hasar meydana geldi.

    Kaza ile birlikte iyice panikleyen kadın sürücü, otomobili kaza yerinde bırakarak kayıplara karıştı. Kaza yerine gelen trafik ekipleri, gereken çalışmaları yaptıktan sonra araçlar çekici yardımıyla kaldırıldı. Emniyet ekipleri yaptıkları araştırmalar neticesinde kazaya karıştıktan sonra kaçan sürücüye kısa sürede ulaştı. Kaza yerine gelen kadın sürücünün ekiplere, korktuğu için kaza yerinden ayrıldığını söylediği öğrenildi.